6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7721 E. 2012/8531 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sadakat yükümlülüğü usul ekonomisi i̇i̇k 308/b sözleşmenin ihlali şirketin tasfiyesi ihtisas mahkemesi cezai şart hizmet sözleşmesi kamu düzeni uyuşmazlık konusu maddi ve manevi tazminat görevsizlik kararı taahhütname haksız rekabet görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: FSEK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...’a karşı taahhütnameye dayalı talepte bulunulamayacağı, diğer gerçek kişiler ile davacı arasında bir sözleşme olmadığı, ayrıca kişisel ticari faaliyetlerinin olmadığı, bu kişilerin fiillerinin haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalı şirketin, davacıya ait tanıtım evraklarının aynen veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini kendi tanıtımında kullandığı, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği, maddi zararın tespit edildiği, manevi zararının da doğduğu gerekçesiyle davalı şirketin vaki fiillerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, 3.308.87 TL maddi ve 5.000.00 TL manevi tazminatın tahsiline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi durumun ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat ile taahhüdün ihlaline dayalı cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.

Davalı ...’ın davacının Denizli Şubesinin işlerini idare etmek için işe alındığı, bu durumun SSK kayıtlarıyla da sabit olduğu, aleyhine yaptırılan tespite rağmen hizmet sözleşmesinin devam ettiği, hatta aynı eylemleri tekrar etmemek, davalı şirketin tasfiyesini sağlamak gibi taahhütlerde de bulunduğu, hizmet ilişkisinin 2005 yılında sona erdiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davacı vekili, davalı çalışanının müvekkilinin izni olmadan davalı gerçek kişilerle bir araya gelerek aynı alanda faaliyet göstermek üzere diğer davalı şirketi kurduklarını, işyerini hemen müvekkili işyeri karşısına açtıklarını, çalışanlarını davalı şirket nezdinde çalışmaya ikna ettiklerini, vekaletname ve diğer materyallerin aynısını veya kopyasını kullandıklarını, müşteri çevresini ele geçirdiklerini, böylelikle birlikte hareket ederek haksız rekabette bulunduklarını ve zarara neden olduklarını ileri sürmüştür.

Davalı ... ile davacı şirket arasında hizmet ilişkisi olup, dava konusu iddia edilen eylemler bu ilişkinin devamı sırasında işlenmiştir. Bu durum karşısında, davalı ...’ın davacı ile aralarında olan hizmet sözleşmesini ihlal ettiği, özellikle bu sözleşmede işçiye ait sadakat yükümlülüğüne uymadığı ileri sürülmüştür. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde iş mahkemesi görevlidir. Görev hususu, kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece kendiliğinden dikkate alınmak zorundadır. Her ne kadar ... dışındaki davalılar ile davacı arasında hizmet ilişkisi bulunmamakta ise de bu davalıların, dava dilekçesinde bildirilen eylemleri işçi davalıyla birlikte işlediklerinin ileri sürüldüğü, tüm davalılar aleyhine açılan davalar arasında bağlantı bulunduğu, usul ekonomisi ilkesi ile doğru sonuca ulaşma bakımından kanıtların bir bütün olarak incelenmesinde yarar olduğu ve iş mahkemesinin ihtisas mahkemesi niteliğinde bulunduğu dikkate alınıp, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılarak tüm davalılar hakkında açılmış davada görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sadakat yükümlülüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13041 E. 2014/6937 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3370 E. 2012/2859 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6651 E. 2013/5713 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10136 E. 2016/6805 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3861 E. 2014/12728 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12898 E. 2012/15569 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/7721 E.  ,  2012/8531 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/03/2010 tarih ve 2007/120-2010/91 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/05/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin marka, patent, tasarım vs. hakların tescili, lisans, devir ve yenileme sözleşmeleri alanında faaliyet gösterdiğini, tüm yazılı evraklarının, vekalet sözleşmesinin, tanıtıcı broşür ve evraklarının özgün olduğunu, yetkili müdürün eser niteliğindeki bu materyaller üzerindeki haklarını FSEK’nin 52. maddesine uygun şekilde müvekkiline devir ettiğini, davalı ...’ın müvekkilinin çalışanı olduğunu, Denizli Şubesi’nin yöneticisi olarak işe başladığını, ancak bu davalının sözleşmeye aykırı şekilde davalı gerçek kişilerle müvekkili ile aynı alanda faaliyette bulunmak üzere diğer davalı şirketi kurduklarının ortaya çıktığını, işyerini de müvekkili şubesinin olduğu iş hanına açtıklarını, müvekkili şubesini kapalı tutarak müşteri çevresini davalı şirkete yönlendirdiklerini, materyallerini kullandıklarını, eser niteliğindeki marka vekalet sözleşmesi ile tanıtıcı broşürleri kopya ettiklerini, diğer çalışanları ikna ederek davalı şirkette çalışmasına neden olduklarını, haksız rekabette bulunduklarını, taahhüde rağmen faaliyetlerine son vermediklerini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 10.000 YTL maddi ve 50.000 YTL manevi tazminatın tahsiline, taahhütnameyi ihlalden dolayı ...’dan 10.000 Euro maddi ve 30.000 Euro manevi tazminatın alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, uyuşmazlıkta fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, yetkili mahkemenin Denizli mahkemeleri bulunduğunu, istemin yerinde olmadığını savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...’a karşı taahhütnameye dayalı talepte bulunulamayacağı, diğer gerçek kişiler ile davacı arasında bir sözleşme olmadığı, ayrıca kişisel ticari faaliyetlerinin olmadığı, bu kişilerin fiillerinin haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalı şirketin, davacıya ait tanıtım evraklarının aynen veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini kendi tanıtımında kullandığı, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği, maddi zararın tespit edildiği, manevi zararının da doğduğu gerekçesiyle davalı şirketin vaki fiillerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, 3.308.87 TL maddi ve 5.000.00 TL manevi tazminatın tahsiline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi durumun ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat ile taahhüdün ihlaline dayalı cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.

Davalı ...’ın davacının Denizli Şubesinin işlerini idare etmek için işe alındığı, bu durumun SSK kayıtlarıyla da sabit olduğu, aleyhine yaptırılan tespite rağmen hizmet sözleşmesinin devam ettiği, hatta aynı eylemleri tekrar etmemek, davalı şirketin tasfiyesini sağlamak gibi taahhütlerde de bulunduğu, hizmet ilişkisinin 2005 yılında sona erdiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davacı vekili, davalı çalışanının müvekkilinin izni olmadan davalı gerçek kişilerle bir araya gelerek aynı alanda faaliyet göstermek üzere diğer davalı şirketi kurduklarını, işyerini hemen müvekkili işyeri karşısına açtıklarını, çalışanlarını davalı şirket nezdinde çalışmaya ikna ettiklerini, vekaletname ve diğer materyallerin aynısını veya kopyasını kullandıklarını, müşteri çevresini ele geçirdiklerini, böylelikle birlikte hareket ederek haksız rekabette bulunduklarını ve zarara neden olduklarını ileri sürmüştür.

Davalı ... ile davacı şirket arasında hizmet ilişkisi olup, dava konusu iddia edilen eylemler bu ilişkinin devamı sırasında işlenmiştir. Bu durum karşısında, davalı ...’ın davacı ile aralarında olan hizmet sözleşmesini ihlal ettiği, özellikle bu sözleşmede işçiye ait sadakat yükümlülüğüne uymadığı ileri sürülmüştür. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde iş mahkemesi görevlidir. Görev hususu, kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece kendiliğinden dikkate alınmak zorundadır. Her ne kadar ...

dışındaki davalılar ile davacı arasında hizmet ilişkisi bulunmamakta ise de bu davalıların, dava dilekçesinde bildirilen eylemleri işçi davalıyla birlikte işlediklerinin ileri sürüldüğü, tüm davalılar aleyhine açılan davalar arasında bağlantı bulunduğu, usul ekonomisi ilkesi ile doğru sonuca ulaşma bakımından kanıtların bir bütün olarak incelenmesinde yarar olduğu ve iş mahkemesinin ihtisas mahkemesi niteliğinde bulunduğu dikkate alınıp, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılarak tüm davalılar hakkında açılmış davada görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 900.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059467100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.