İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10136 E. 2016/6805 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsil ve ilzam yetkisi↗ hizmet akdi↗ şirket zararı↗ tazminat davası↗ hizmet sözleşmesi↗ kamu düzeni↗ temlik↗ görevsizlik kararı↗ yetkisizlik kararı↗ temsil↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin harcama belgelerinde bir usulsüzlük tespit edilemediği, davalı - borçlunun şef pozisyonunda çalışmadığı, imza yetkisinin olmaması nedeniyle kusurunun bulunmadığı, davalı - borçlunun itirazında haklı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı (temlik alan) vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı şirket çalışanı olan davalının şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu eylemlerin işlendiği yıllarda davalı ... davacı şirket çalışanı olup, davacı şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunmamaktadır. Bu durumda, anılan davalının davacı ile aralarındaki hizmet sözleşmesine aykırı davranmak suretiyle çalıştığı şirketi zarara uğrattığı iddia edilerek hizmet akdi ile çalışan bu şahısa karşı tazminat davası açılmıştır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde iş mahkemesi görevlidir. Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınmak zorundadır. Bu nedenle mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin görevli olduğu işbu davada görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı (temlik alan) vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6651 E. 2013/5713 K.
Ortak:hizmet sözleşmesi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu nedenle mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğu işbu davada «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Bu durumda, anılan davalının davacı ile aralarındaki «hizmet sözleşmesine» aykırı davranmak suretiyle çalıştığı «şirketi zarara» uğrattığı iddia edilerek «hizmet akdi» ile çalışan bu şahısa karşı «tazminat davası» açılmıştır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde iş mahkemesi «görevlidir».
Benzer bu karardaGörev hususu, «kamu düzenine» ilişkin olup, iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğuna dair «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...) Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Davalılardan ... ve ... aleyhindeki dava, «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanmakta olup işçi-işveren arasındaki sözleşmeden ... davalarda İş Mahkemesinin «görevli» olduğu, diğer davalı ... hakkındaki dava da adı geçen diğer davalılara bağlı olarak özel yetkili mahkemede görülmesi gerekmektedir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayalı her türlü hak iddialarından ... hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde İş Mahkemesi «görevlidir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtisas mahkemesi · derdestlik · ibraz
Benzer bu kararda… a dışı ... ...'a davacı banka şubesinde kredi hesabı açılarak kredi kullandırıldığı, kredinin geri ödenmemesi üzerine dava dışı borçlular hakkında başlatılan haczin «derdest» olduğu, banka zararının henüz somut biçimde oluşmadığı, bu durumda davacı bankanın borç ödemeden aciz belgesi alarak davalıların sorumluluğuna başvurması gerektiği, bu aşamada davacı bankanın davalılara karşı talep hakkına sahip olmadığı, davacı tarafça bildirilen bir kısım belgelerin «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Görev hususu, «kamu düzenine» ilişkin olup, iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğuna dair «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...) Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12870 E. 2012/18307 K.
Ortak:hizmet akdi · şirket zararı · tazminat davası · hizmet sözleşmesi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · temsil · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, anılan davalının davacı ile aralarındaki «hizmet sözleşmesine» aykırı davranmak suretiyle çalıştığı «şirketi zarara» uğrattığı iddia edilerek «hizmet akdi» ile çalışan bu şahısa karşı «tazminat davası» açılmıştır.
Bu nedenle mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğu işbu davada «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
1-Dava, davacı şirket çalışanı olan davalının «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu durumda, anılan davalıların davacı ile aralarındaki «hizmet sözleşmesine» aykırı davranmak suretiyle çalıştıkları «şirketi zarara» uğrattıkları iddia edilerek «hizmet akdi» ile çalışan bu şahıslara karşı da «tazminat davası» açılmıştır.
… bildirilen eylemleri işçi olan davalılarla birlikte işlediklerinin ileri sürülmüş olması nedeniyle tüm davalılar aleyhine açılan davalar arasında bağlantı bulunup, «usul ekonomisi» ilkesi gereğince ve doğru sonuca ulaşma bakımından kanıtların bir bütün olarak incelenmesinde yarar olması ve iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesi «görevli» olup, tüm davalılar hakkında açılmış işbu davada «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… ın o esnada hukuka aykırı olup olmadığının bilinemeyeceği dikkate alındığında bu kişilerin hukuka aykırı davranışta bulunduklarından söz edilemeyeceği, bu kişilerin «temsil» ve ilzama yetkili olmadıkları, davalılardan ..., ... ve ...’in ise ikinci derece «imza yetkilerinin» olması dikkate alındığında TTK’nun 336. maddesinde belirtilen organ vasfında oldukları, ancak zarara sebebiyet verildiği iddia edilen avanslara ilişkin olarak adı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza yetkisi · usul ekonomisi · ihtisas mahkemesi
Benzer bu kararda… bildirilen eylemleri işçi olan davalılarla birlikte işlediklerinin ileri sürülmüş olması nedeniyle tüm davalılar aleyhine açılan davalar arasında bağlantı bulunup, «usul ekonomisi» ilkesi gereğince ve doğru sonuca ulaşma bakımından kanıtların bir bütün olarak incelenmesinde yarar olması ve iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesi «görevli» olup, tüm davalılar hakkında açılmış işbu davada «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… ın o esnada hukuka aykırı olup olmadığının bilinemeyeceği dikkate alındığında bu kişilerin hukuka aykırı davranışta bulunduklarından söz edilemeyeceği, bu kişilerin «temsil» ve ilzama yetkili olmadıkları, davalılardan ..., ... ve ...’in ise ikinci derece «imza yetkilerinin» olması dikkate alındığında TTK’nun 336. maddesinde belirtilen organ vasfında oldukları, ancak zarara sebebiyet verildiği iddia edilen avanslara ilişkin olarak adı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12898 E. 2012/15569 K.
Ortak:görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu nedenle mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğu işbu davada «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde iş mahkemesi «görevlidir».
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından davacının talebinin davalıdan fazla mesai ücreti alacağına ilişkin olduğu, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» ve talep halinde dosyanın İş Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Maddesine göre İş Mahkemeleri, işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş aktinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuki uyuşmazlıklara bakmakla «görevlidir».
Bu itibarla mahkemece işin esasına girilmesi, taraf kanıtlarına göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işçi-işveren ilişkisi
Benzer bu karardaSomut olayda ise, taraflar arasında «işçi-işveren ilişkisi» bulunmamakta olup Hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğundan davaya genel mahkemede bakılması gerekir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3861 E. 2014/12728 K.
Ortak:hizmet sözleşmesi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu nedenle mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğu işbu davada «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Bu durumda, anılan davalının davacı ile aralarındaki «hizmet sözleşmesine» aykırı davranmak suretiyle çalıştığı «şirketi zarara» uğrattığı iddia edilerek «hizmet akdi» ile çalışan bu şahısa karşı «tazminat davası» açılmıştır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde iş mahkemesi «görevlidir».
Benzer bu karardaGörev hususu, «kamu düzenine» ilişkin olup, iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğuna dair «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
K.. aleyhindeki dava, «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
İşçi-işveren arasındaki «sözleşmeden doğan» davalarda İş Mahkemesi «görevli» olup, diğer davalı N..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık teamülleri · teamül · ihtisas mahkemesi · sözleşmeden doğan dava · müteselsil sorumluluk
Benzer bu kararda… bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların dava dışı firmalara kredi kullandırdıkları, kredi kullandırırken davacı banka mevzuatı, Bankalar Kanunu ve «bankacılık teamüllerine» aykırı hareket ettikleri, dava dışı firmalara kullandırılan kredilerin kısa sürede takip hesaplarına aktarılmasında ve Adli Tıp kurumu tarafından yapılan inceleme ile sabit olduğu üzere kefillerin adına atılan imzaların başkası tarafından atılmasında, kredi kullandırım aşamasında gerekli araştırmaların yapılmamasında ve sahte belgelerin düzenlenerek kredi dosyasına kabul edilmesinde ve belgelerin eksik alınması işlemlerinden dolayı imzaları bulunan kredi komitesi üyeleri davalıların kusurlu oldukları ve davalıların müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İşçi-işveren arasındaki «sözleşmeden doğan» davalarda İş Mahkemesi «görevli» olup, diğer davalı N..
Görev hususu, «kamu düzenine» ilişkin olup, iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğuna dair «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18198 E. 2014/912 K.
Ortak:görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu nedenle mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğu işbu davada «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde iş mahkemesi «görevlidir».
Benzer bu kararda5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde, bu mahkemelerin "İş Kanuna göre işçi sayılan kimselerle (kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile «görevli»" olduğu düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «görevsiz» olunduğuna hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4857 sayılı İş Kanunu'na dayalı olarak yapılan iş akdi ilişkisine dayandığı, açılan davanın İş Mahkemesinin görev alanında kaldığı gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3370 E. 2012/2859 K.
Ortak:şirket zararı · hizmet sözleşmesi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · temsil · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, anılan davalının davacı ile aralarındaki «hizmet sözleşmesine» aykırı davranmak suretiyle çalıştığı «şirketi zarara» uğrattığı iddia edilerek «hizmet akdi» ile çalışan bu şahısa karşı «tazminat davası» açılmıştır.
Bu nedenle mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğu işbu davada «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
1-Dava, davacı şirket çalışanı olan davalının «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı gerçek kişi müdüre isnat edilen eylemler TTK.nun 547. maddesinde düzenlenen rekabet yapma «yasağına» aykırılık teşkil etmekte ve de davacı ile aralarında hizmet ilişkisi bulunmamakta ise de bu davalının, dava dilekçesinde bildirilen eylemleri işçi davalıyla birlikte işlediklerinin ileri sürüldüğü, tüm davalılar aleyhine açılan davalar arasında bağlantı bulunduğu, «usul ekonomisi» ilkesi ile doğru sonuca ulaşma bakımından kanıtların bir bütün olarak incelenmesinde yarar olduğu ve iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunduğu dikkate alınarak, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğu sonucuna varılarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
1-Dava, davacı şirkette pay sahibi olan davalı müdür ile bu şirketin çalışanı gerçek kişi diğer davalının, aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirkete izinsiz şekilde ortak oldukları, davalı bu şirketin faaliyetlerinde davacı şirketin ticari sırlarının, müşteri çevresinin ve emtialarının kullanılarak birlikte davacı «şirketi zarara» uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ...’ün davacı şirketin %1 pay sahibi olduğu, taşınmaz satışı ve «ipotek» tesisi dışında mali ve teknik işlerde «temsil» ve ilzama yetkili bulunduğu, diğer davalı gerçek kişinin davacı şirkette teknik ressam olarak çalıştığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sadakat yükümlülüğü · usul ekonomisi · sözleşmenin ihlali · ihtisas mahkemesi · ipotek · oy yasağı · tüzel kişilik · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı gerçek kişi müdüre isnat edilen eylemler TTK.nun 547. maddesinde düzenlenen rekabet yapma «yasağına» aykırılık teşkil etmekte ve de davacı ile aralarında hizmet ilişkisi bulunmamakta ise de bu davalının, dava dilekçesinde bildirilen eylemleri işçi davalıyla birlikte işlediklerinin ileri sürüldüğü, tüm davalılar aleyhine açılan davalar arasında bağlantı bulunduğu, «usul ekonomisi» ilkesi ile doğru sonuca ulaşma bakımından kanıtların bir bütün olarak incelenmesinde yarar olduğu ve iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunduğu dikkate alınarak, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğu sonucuna varılarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Davalı ...’ün davacı şirketin %1 pay sahibi olduğu, taşınmaz satışı ve «ipotek» tesisi dışında mali ve teknik işlerde «temsil» ve ilzama yetkili bulunduğu, diğer davalı gerçek kişinin davacı şirkette teknik ressam olarak çalıştığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bu durum karşısında, davalı ...’un davacı ile aralarında olan «hizmet sözleşmesini ihlal» ettiği, özellikle bu sözleşmede işçiye ait «sadakat yükümlülüğüne» uymadığı iddia edilmiştir.
Davacı vekili, davalı gerçek kişilerin müvekkilinin izni olmadan aynı alanda faaliyet gösteren diğer davalı «tüzel kişiliğe» ortak olduklarını, ticari sırlarının, referanslarının, çizimlerinin ve hatta ürettiği malzeme ve makinelerinin davalı şirketin lehine ve müvekkili aleyhine kullandıklarını, böylelikle birlikte zarara neden olduklarını ileri sürmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/10136 E. , 2016/6805 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/06/2014 tarih ve 2005/2021-2014/598 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı (temlik alan) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, 22/06/2000- 30/11/2004 tarihleri arasında müvekkili şirkette idari işler elemanı olarak çalıştığını, 30/11/2004 tarihinde istifa ederek görevinden ayrıldığını, 22/03/2005 tarihli soruşturma raporunda davalının, müvekkil şirket hesaplarını, kasasını, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarını, kullanış amaçlarına ve şirket yönetmeliklerine aykırı şekilde kullandığının ve gerçeği yansıtmayan faturalar düzenlemek sureti ile usulsüz kapamalar yaptığının tespit edildiğini, söz konusu işlemlerin tespiti üzerine davalı aleyhine 2.000,00 TL asıl alacak ile 1.633 TL işlemiş yasal faizinin tahsili talebiyle ...
4. İcra Müdürlüğü'nün 2005/50 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek, icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalı - borçlunun %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, yargılama sırasında dava konusu alacak ... ile ... ...Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. arasında yapılan 30/06/2007 tarihli temlik sözleşmesine istinaden ... tarafından devir ve temlik alınmıştır.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirkette iş akdi ile Ulaştırma, Rezervasyon ve Araç-Envarter kısımlarında eleman olarak görev yaptığını, davalının çalıştığı süre boyunca şef pozisyonu almadığını ve hiç imza yetkisi bulunmadığını, davalının çalıştığı şirkette alınan avans ve kapamaların bir silsile içinde ve denetimden geçerek yapıldığını, davacının davalı ile arasında borca kaynaklık edebilecek bir ilişki bulunmamakla davacının iddiasının soyut ve dayanaksız kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin harcama belgelerinde bir usulsüzlük tespit edilemediği, davalı - borçlunun şef pozisyonunda çalışmadığı, imza yetkisinin olmaması nedeniyle kusurunun bulunmadığı, davalı - borçlunun itirazında haklı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı (temlik alan) vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı şirket çalışanı olan davalının şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu eylemlerin işlendiği yıllarda davalı ... davacı şirket çalışanı olup, davacı şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunmamaktadır. Bu durumda, anılan davalının davacı ile aralarındaki hizmet sözleşmesine aykırı davranmak suretiyle çalıştığı şirketi zarara uğrattığı iddia edilerek hizmet akdi ile çalışan bu şahısa karşı tazminat davası açılmıştır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde iş mahkemesi görevlidir. Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınmak zorundadır.
Bu nedenle mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin görevli olduğu işbu davada görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı (temlik alan) vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı (temlik alan) vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 17/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
22/06/2016 GÜL
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/228903600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz