Çekin ibraz süresi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8246 E. 2012/11077 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['818/140']
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'bir yıl', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekin ibraz süresi↗ hakdüşürücü süre↗ ibraz süresi↗ müracaat hakkı↗ çekin ibrazı↗ meşru hamil↗ kıymetli evrak↗ zamanaşımı defi↗ davanın açılmamış sayılması↗ kambiyo senedi↗ açılmamış sayılma↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ hak düşürücü süre↗ çek↗ zamanaşımı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına ve tüm dosya kapsamına göre; TTK'nın 644.maddesi gereğince davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava açabilmesi için öncelikle davaya konu olan çekin ibrazından sonra işlemeye başlayacak zaman aşımı süresinin dolmasını takip eden bir yıl içinde davanın açılması gerektiği, Yargıtay 'ın yerleşmiş uygulamaları gereği bu sürenin hak düşürücü süre olarak kabul edildiği, davaya konu edilen çekin ibraz süresi olan on günlük sürenin dolumundan itibaren başlayan zaman aşımı süresinin 05.07.2002 tarihinde dolduğu, zaman aşımı süresini kesen takibin iptal edilmesine dair kararın onanması nedeniyle takibin zaman aşımını kesme durumunun kalmadığı, bu tarihi takip eden bir yıl içinde davacı tarafça her ne kadar Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine dava açılmışsa da söz konusu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmekle süreyi kesme özelliğinin ortadan kalktığı davanın yasal süre içinde açılmadığı gerekçesiyle, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatife karşı çeke dayalı müracaat hakkını yitirmiş olan hamilin, TTK.'nın 730/14'ncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644'ncü maddesi uyarınca, keşideciye karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir. TTK'nın 644. maddesinde, çekin meşru hamili olan kişinin kambiyo senedine dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır. Bu dava ile TTK’nda düzenlenen kıymetli evraka ek bir koruma, hamiline ek bir başvuru hakkı getirilmiştir.
Hamil keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre başvurabilirse de, bu müracaatın süresi senet zamanaşımı süresinden itibaren bir yıldır. Bu süre zamanaşımı süresi olup hak düşürücü süre değildir. BK’nun 140. maddesi uyarınca “Müruruzaman dermeyan edilmediği surette hakim, müruruzamanı kendiliğinden nazara alamaz”. Bu itibarla, davalının davada zamanaşımı defi bulunmadığı halde mahkemece davanın hakdüşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, somut olay bakımından, davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açacağı davada bir yıllık zamanaşımı süresinin, TTK'nun 726. maddesi uyarınca çek zamanaşımı süresinin bitmesinden itibaren başlatılarak hesaplanması gerekirken, mahkemece davaya konu edilen çekin ibraz süresi olan on günlük sürenin dolumundan itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin hesaplanması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8062 E. 2013/22413 K.
Ortak:müracaat hakkı · meşru hamil · kıymetli evrak · kambiyo senedi · hamil · keşideci · çek · zamanaşımı · zamanaşımı ['818/140']
İncelediğiniz karardaDava, davalı kooperatife karşı çeke dayalı «müracaat hakkını» yitirmiş olan «hamilin», TTK.'nın 730/14'ncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644'ncü maddesi uyarınca, «keşideciye» karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Bu dava ile TTK’nda düzenlenen «kıymetli evraka» ek bir koruma, «hamiline» ek bir başvuru hakkı getirilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı, davada, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, «keşidecisi» davalı olan çeki dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devir aldığını, çekin «zamanaşımına» uğradığını, «hamili» olduğu «çek» bedelinin ödemediğini ileri sürerek davalı keşideciden çek bedelinin tahsilini talep etmiştir.
İddianın ileri sürülüş biçimine göre, dava çeke dayalı «müracaat hakkını» yitirmiş olan «hamilin», 6762 Sayılı TTK'nın 730/14'üncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644.'ncü maddesi uyarınca, «keşideciye» karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temel ilişki · ciro · alacak davası · temlik · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu çekin zaman aşımına uğradığından taraflar arasındaki «temel ilişkinin» incelenmesi gerektiği, davacı çeki «temlik»/«ciro» yolu ile devraldığına göre taraflar arasında temel ilişki de bulunmadığı bu nedenle alacak «sebebinin» dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davanın 6762 Sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı «alacak davası» olduğu nazara alınarak, tarafların iddia ve savunmalarının bu kapsamda değerlendirilip oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığından alacak «sebebinin» dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacı, davada, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, «keşidecisi» davalı olan çeki dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devir aldığını, çekin «zamanaşımına» uğradığını, «hamili» olduğu «çek» bedelinin ödemediğini ileri sürerek davalı keşideciden çek bedelinin tahsilini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/642 E. 2011/1267 K.
Ortak:zamanaşımı defi · sebepsiz zenginleşme · zamanaşımı · zamanaşımı ['818/140']
İncelediğiniz karardaHamil «keşideciye» karşı «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre başvurabilirse de, bu müracaatın süresi senet «zamanaşımı» süresinden itibaren bir yıldır.
Bu itibarla, davalının davada «zamanaşımı defi» bulunmadığı halde mahkemece davanın «hakdüşürücü süre» nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, somut olay bakımından, davacının «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre açacağı davada bir yıllık «zamanaşımı» süresinin, TTK'nun 726. maddesi uyarınca «çek» zamanaşımı süresinin bitmesinden itibaren başlatılarak hesaplanması gerekirken, mahkemece davaya konu edilen «çekin ibraz süresi» olan on günlük sürenin dolumundan itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin hesaplanması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar ver …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı aleyhine açtığı «sebepsiz zenginleşme» davasının bir yıl içinde açılması gerekirken 9 yıl sonra açıldığı, bir yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle “sübut bulmayan davanın süre yönünden reddine” karar verilmiştir.
Bu itibarla, davalının davada «zamanaşımı defi» bulunmadığı halde mahkemece davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6444 E. 2010/12375 K.
Ortak:müracaat hakkı · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaDava, davalı kooperatife karşı çeke dayalı «müracaat hakkını» yitirmiş olan «hamilin», TTK.'nın 730/14'ncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644'ncü maddesi uyarınca, «keşideciye» karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Ayrıca, somut olay bakımından, davacının «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre açacağı davada bir yıllık «zamanaşımı» süresinin, TTK'nun 726. maddesi uyarınca «çek» zamanaşımı süresinin bitmesinden itibaren başlatılarak hesaplanması gerekirken, mahkemece davaya konu edilen «çekin ibraz süresi» olan on günlük sürenin dolumundan itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin hesaplanması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar ver …
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına ve tüm dosya kapsamına göre; TTK'nın 644.maddesi gereğince davacının «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre dava açabilmesi için öncelikle davaya konu olan çekin ibrazından sonra işlemeye başlayacak zaman aşımı süresinin dolmasını takip eden bir yıl içinde davanın açılması gerektiği, Yargıtay 'ın yerleşmiş uygulamaları gereği bu sürenin «hak düşürücü süre» olarak kabul edildiği, davaya konu edilen «çekin ibraz süresi» olan on günlük sürenin dolumundan itibaren başlayan zaman aşımı süresinin 05.07.2002 tarihinde dolduğu, zaman aşımı süresini kesen takibin iptal edilmesine dair kararın onanması nedeniyle takibin zaman aşımını kesme durumunun kalmadığı, bu tarihi takip eden bir yıl içinde davacı tarafça her ne kadar Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine dava açılmışsa da söz konusu «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmekle süreyi kesme özelliğinin ortadan kalktığı davanın yasal süre içinde açılmadığı gerekçesiyle, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar ver …
Benzer bu karardaÇeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına dava yolu ile kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Davaya konu somut olayda, davacı çekin «hamili» olduğunu, «keşideci» olan davalı ile aralarında «temel ilişki» bulunmadığını belirterek, TTK’nun anılan 644 ncü maddesi uyarınca istemde bulunmuştur.
Dava, süresi içinde «ibraz» edilmeyen çekten dolayı TTK’nun 730/14 ncü maddesi yollaması ile aynı Kanun’un 644 ncü maddesi uyarınca açılan alacak davasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temel borç ilişkisi · temel ilişki
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının borçlusu olan dava dışı şahsın çekte cirosunun olmadığı, aralarındaki «temel ilişkinin» de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Birincisi doğrudan «temel borç ilişkisine» dayanarak bir tahsil davası ya da çekler hakkında da uygulanması mümkün bulunan TTK’nun 644 ncü maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası açması gerekmektedir.
Davaya konu somut olayda, davacı çekin «hamili» olduğunu, «keşideci» olan davalı ile aralarında «temel ilişki» bulunmadığını belirterek, TTK’nun anılan 644 ncü maddesi uyarınca istemde bulunmuştur.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8859 E. 2015/9970 K.
Ortak:müracaat hakkı · meşru hamil · kambiyo senedi · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava, davalı kooperatife karşı çeke dayalı «müracaat hakkını» yitirmiş olan «hamilin», TTK.'nın 730/14'ncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644'ncü maddesi uyarınca, «keşideciye» karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Hamil «keşideciye» karşı «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre başvurabilirse de, bu müracaatın süresi senet «zamanaşımı» süresinden itibaren bir yıldır.
Benzer bu kararda6762 sayılı TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, «keşideciye» karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı alacaklının çeke dayalı «müracaat hakkının» düşmüş olması nedeniyle tercih hakkını kullanarak eski TTK'nın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluna başvurduğu, bu davanın «cirantaya» karşı açılmasının mümkün olmadığı, «keşideci» davalı M..
B.. hakkında kambiyo hukukuna dayalı mevcut bir icra takibi olması nedeniyle bu şahsa karşı «sebepsiz zenginleşme» davası açılması koşulları oluşmadığı gerekçesiyle, davalı M..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · ciranta · husumet ehliyeti · pasif husumet · alacak davası · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaB.. aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Hamil, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı olarak «keşideci» aleyhine ya da temel ilişkiye dayalı olarak «cirantası» aleyhine «alacak davası» açabilir.Davalı keşideci hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı alacaklının çeke dayalı «müracaat hakkının» düşmüş olması nedeniyle tercih hakkını kullanarak eski TTK'nın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluna başvurduğu, bu davanın «cirantaya» karşı açılmasının mümkün olmadığı, «keşideci» davalı M..
Davacı, icra takip dosyasının işlemsiz bırakılması nedeniyle çeke dayalı takip hakkının düştüğünü ileri sürerek TTK'nın 644. maddesine dayalı «alacak davası» açmıştır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4503 E. 2013/5765 K.
Ortak:kambiyo senedi · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci · çek · zamanaşımı · zamanaşımı ['818/140']
İncelediğiniz karardaHamil «keşideciye» karşı «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre başvurabilirse de, bu müracaatın süresi senet «zamanaşımı» süresinden itibaren bir yıldır.
Ayrıca, somut olay bakımından, davacının «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre açacağı davada bir yıllık «zamanaşımı» süresinin, TTK'nun 726. maddesi uyarınca «çek» zamanaşımı süresinin bitmesinden itibaren başlatılarak hesaplanması gerekirken, mahkemece davaya konu edilen «çekin ibraz süresi» olan on günlük sürenin dolumundan itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin hesaplanması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar ver …
Dava, davalı kooperatife karşı çeke dayalı «müracaat hakkını» yitirmiş olan «hamilin», TTK.'nın 730/14'ncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644'ncü maddesi uyarınca, «keşideciye» karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu çekin «kambiyo senedi» vasfında olmadığı, taraflar arasında «yapılan protokolden» kaynaklanan ve sözleşmenin karşılıklı olarak «ifa» edileceği güvenine dayanılarak yapılan ödemenin «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca talep edilebileceği, davacı «çek hamilinin» ...'nın 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayanarak çeklerin «zamanaşımı» süresinin dolmasından itibaren 1 yıllık süre içinde «keşideciye» karşı talep ve dava hakkının bulunduğu, belirtilen zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, takibin iptaline, alacaklı haksız ve «kötüniyetle» takip yaptığından çek bedelinin %40'ı olan 20.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı tarafça ileri sürülen «zamanaşımı def»'iinin taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi uyarınca değerlendirilmesi gerekirken somut olayda uygulanma imkanı bulunmayan ...'nın 644'üncü maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı olarak talepte bulunulduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...-Bozma sebep ve şekli …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · çek hamili · yapılandırma protokolü · bedel iadesi · zamanaşımı def'i · ifa · def'i · protokol
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu çekin «kambiyo senedi» vasfında olmadığı, taraflar arasında «yapılan protokolden» kaynaklanan ve sözleşmenin karşılıklı olarak «ifa» edileceği güvenine dayanılarak yapılan ödemenin «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca talep edilebileceği, davacı «çek hamilinin» ...'nın 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayanarak çeklerin «zamanaşımı» süresinin dolmasından itibaren 1 yıllık süre içinde «keşideciye» karşı talep ve dava hakkının bulunduğu, belirtilen zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, takibin iptaline, alacaklı haksız ve «kötüniyetle» takip yaptığından çek bedelinin %40'ı olan 20.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
1-Dava, feshedilen «protokol» uyarınca ödenen «bedelin iadesi» amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı tarafça ileri sürülen «zamanaşımı def»'iinin taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi uyarınca değerlendirilmesi gerekirken somut olayda uygulanma imkanı bulunmayan ...'nın 644'üncü maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı olarak talepte bulunulduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...-Bozma sebep ve şekli …
Taraflar arasında pay ve «işletme devrine» ilişkin sözleşme bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13366 E. 2012/20132 K.
Ortak:kambiyo senedi · hamil · keşideci · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaDava, davalı kooperatife karşı çeke dayalı «müracaat hakkını» yitirmiş olan «hamilin», TTK.'nın 730/14'ncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644'ncü maddesi uyarınca, «keşideciye» karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, somut olay bakımından, davacının «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre açacağı davada bir yıllık «zamanaşımı» süresinin, TTK'nun 726. maddesi uyarınca «çek» zamanaşımı süresinin bitmesinden itibaren başlatılarak hesaplanması gerekirken, mahkemece davaya konu edilen «çekin ibraz süresi» olan on günlük sürenin dolumundan itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin hesaplanması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar ver …
Benzer bu karardaHamilin «kambiyo senedine» dayalı haklarını muhafaza için kanun hükmünce yapılması gerekli muamelelerin ihmal edilmiş olması, dolayısıyla çekten doğan haklarının düşmüş olması halinde de «keşideciye» karşı sebepsiz iktisap davası açabileceği TTK 730.maddesi yollanmasıyla TTK'nun 644.maddesinde yer almakta olup, davacı «hamil» de çeke dayalı takip hakkını yitirdiği ve bu nedenle kambiyo senedine dayalı icra takibi iptal edilmiş olduğundan, davacının TTK'nun 644.maddesiuyarınca keşideciye …
Dava konusu «çek» süresinde bankaya «ibraz» edilmediğinden davacı TTK'nun 720/«son» maddesi hükmüne göre kambiyo hukukuna dayalı takip hakkını kaybetmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığı, dava konusu çekin «kambiyo vasfını» taşımadığı, davacının davalı «keşideciden» alacak isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo vasfı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığı, dava konusu çekin «kambiyo vasfını» taşımadığı, davacının davalı «keşideciden» alacak isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu «çek» süresinde bankaya «ibraz» edilmediğinden davacı TTK'nun 720/«son» maddesi hükmüne göre kambiyo hukukuna dayalı takip hakkını kaybetmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15069 E. 2017/340 K.
Ortak:meşru hamil · kambiyo senedi · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaTTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Dava, davalı kooperatife karşı çeke dayalı «müracaat hakkını» yitirmiş olan «hamilin», TTK.'nın 730/14'ncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644'ncü maddesi uyarınca, «keşideciye» karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Hamil «keşideciye» karşı «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre başvurabilirse de, bu müracaatın süresi senet «zamanaşımı» süresinden itibaren bir yıldır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «çek» tarihi nazara alındığında usül yönünden zaman aşımı süresinin geçmiş olduğu, ayrıca davalı- «keşideci» haricindeki diğer çek borçlularına, «cirantalarla» karşı da davacı tarafın her hangi bir takip yapmadığı ve dava açmadığı sadece davalı-keşideciye karşı takip yaparak dava açtığı, çek bir ödeme aracı olduğundan «sebepten mücerret» olduğu, mal «teslim» ettiğini «ispat yükünün» davacı tarafa ait olduğu ancak bu hususun da davacı tarafça ispat edilemediği, dava konusu çekin «kambiyo senedi vasfını» da yitirmiş olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Davacının 25.07.2006 tarihli «çek» yönünden başlangıçta alacak talebi mevcut olup, artık «ıslah» dilekçesiyle «keşideci» ile arasındaki temel ilişkiye değil «sebepsiz zenginleşmeye» dayandığından işbu talep yönünden «ispat yükü» davalı keşideci üzerindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepten mücerretlik · kambiyo senedi vasfı · mücerretlik · ciranta · ispat yükü · ıslah · dava sebebi · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «çek» tarihi nazara alındığında usül yönünden zaman aşımı süresinin geçmiş olduğu, ayrıca davalı- «keşideci» haricindeki diğer çek borçlularına, «cirantalarla» karşı da davacı tarafın her hangi bir takip yapmadığı ve dava açmadığı sadece davalı-keşideciye karşı takip yaparak dava açtığı, çek bir ödeme aracı olduğundan «sebepten mücerret» olduğu, mal «teslim» ettiğini «ispat yükünün» davacı tarafa ait olduğu ancak bu hususun da davacı tarafça ispat edilemediği, dava konusu çekin «kambiyo senedi vasfını» da yitirmiş olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Islah taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltmesi olup, davacı taraf da talep sonucunu ve dayandığı hukuki «sebebini» değiştirerek «ıslah» talebinde bulunmuş olduğuna göre, mahkemece ıslah dilekçesindeki talep sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, «eksik incelemeye» ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı vekili, davalıya mal sattığını ve karşılığında 25.07.2006 tarihli 4.800 TL bedelli çeki aldığını ancak çekin karşılıksız çıktığını ileri sürmüş, «ıslah» dilekçesi ile 30.11.2006 tarihli 4.800 TL bedelli çeki de davaya konu etmiş ve «sebepsiz zenginleşme» hukuki «sebebine» dayanmıştır.
Davacının 25.07.2006 tarihli «çek» yönünden başlangıçta alacak talebi mevcut olup, artık «ıslah» dilekçesiyle «keşideci» ile arasındaki temel ilişkiye değil «sebepsiz zenginleşmeye» dayandığından işbu talep yönünden «ispat yükü» davalı keşideci üzerindedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/8246 E. , 2012/11077 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Menemen Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/11/2008 tarih ve 2007/190-2008/576 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin inşaat malzemeleri satışı işiyle iştigal eden bir tacir olduğunu, davalı kooperatif tarafından keşide edilen 25.12.2001 tarih ve 4.000.000.000 TL bedelli çekin ciro edilmek suretiyle verildiğini, bankaya ibrazında karşılığının çıkmadığını, bu nedenle Karşıyaka 1.İcra Müdürlüğünün 2002/ 1554 Esas sayılı dosyası ile takipte bulunduklarını, davalının takibe karşı itiraz ederek Karşıyaka İcra Tetkik Mercii Hakimliğinin 2002/ 450 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, Tetkik Merciince takibin iptaline karar verildiğini ileri sürerek, 4.000.000.000 TL bedelli çekin 25.12.2001 tarihinden itibaren bankaların vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, son hamil tarafından keşideciye karşı ticari ilişkiye dayanılarak alacak davası açılamayacağını, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına ve tüm dosya kapsamına göre; TTK'nın 644.maddesi gereğince davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava açabilmesi için öncelikle davaya konu olan çekin ibrazından sonra işlemeye başlayacak zaman aşımı süresinin dolmasını takip eden bir yıl içinde davanın açılması gerektiği, Yargıtay 'ın yerleşmiş uygulamaları gereği bu sürenin hak düşürücü süre olarak kabul edildiği, davaya konu edilen çekin ibraz süresi olan on günlük sürenin dolumundan itibaren başlayan zaman aşımı süresinin 05.07.2002 tarihinde dolduğu, zaman aşımı süresini kesen takibin iptal edilmesine dair kararın onanması nedeniyle takibin zaman aşımını kesme durumunun kalmadığı, bu tarihi takip eden bir yıl içinde davacı tarafça her ne kadar Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine dava açılmışsa da söz konusu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmekle süreyi kesme özelliğinin ortadan kalktığı davanın yasal süre içinde açılmadığı gerekçesiyle, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatife karşı çeke dayalı müracaat hakkını yitirmiş olan hamilin, TTK.'nın 730/14'ncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644'ncü maddesi uyarınca, keşideciye karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir. TTK'nın 644. maddesinde, çekin meşru hamili olan kişinin kambiyo senedine dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır. Bu dava ile TTK’nda düzenlenen kıymetli evraka ek bir koruma, hamiline ek bir başvuru hakkı getirilmiştir.
Hamil keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre başvurabilirse de, bu müracaatın süresi senet zamanaşımı süresinden itibaren bir yıldır. Bu süre zamanaşımı süresi olup hak düşürücü süre değildir. BK’nun 140. maddesi uyarınca “Müruruzaman dermeyan edilmediği surette hakim, müruruzamanı kendiliğinden nazara alamaz”. Bu itibarla, davalının davada zamanaşımı defi bulunmadığı halde mahkemece davanın hakdüşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, somut olay bakımından, davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açacağı davada bir yıllık zamanaşımı süresinin, TTK'nun 726. maddesi uyarınca çek zamanaşımı süresinin bitmesinden itibaren başlatılarak hesaplanması gerekirken, mahkemece davaya konu edilen çekin ibraz süresi olan on günlük sürenin dolumundan itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin hesaplanması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061797600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz