Zamanaşımı defi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/642 E. 2011/1267 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- bir yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı defi↗ sebepsiz zenginleşme↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı aleyhine açtığı sebepsiz zenginleşme davasının bir yıl içinde açılması gerekirken 9 yıl sonra açıldığı, bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle “sübut bulmayan davanın süre yönünden reddine” karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nun 644. maddesine göre açılmış sebepsiz iktisap davasıdır. BK’nun 140. maddesi uyarınca “Müruruzaman dermeyan edilmediği surette hakim, müruruzamanı kendiliğinden nazara alamaz”. Bu itibarla, davalının davada zamanaşımı defi bulunmadığı halde mahkemece davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ticaret Sicili Memurunun Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15682 E. 2012/20641 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil
Benzer bu karardaMahkemece, davacının sübut bulmayan davasının reddine dair verilen kararın davacı «temsilcisi» tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 08.05.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8246 E. 2012/11077 K.
Ortak:zamanaşımı defi · sebepsiz zenginleşme · zamanaşımı · zamanaşımı bir yıl
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı aleyhine açtığı «sebepsiz zenginleşme» davasının bir yıl içinde açılması gerekirken 9 yıl sonra açıldığı, bir yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle “sübut bulmayan davanın süre yönünden reddine” karar verilmiştir.
Bu itibarla, davalının davada «zamanaşımı defi» bulunmadığı halde mahkemece davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaHamil «keşideciye» karşı «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre başvurabilirse de, bu müracaatın süresi senet «zamanaşımı» süresinden itibaren bir yıldır.
Bu itibarla, davalının davada «zamanaşımı defi» bulunmadığı halde mahkemece davanın «hakdüşürücü süre» nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, somut olay bakımından, davacının «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre açacağı davada bir yıllık «zamanaşımı» süresinin, TTK'nun 726. maddesi uyarınca «çek» zamanaşımı süresinin bitmesinden itibaren başlatılarak hesaplanması gerekirken, mahkemece davaya konu edilen «çekin ibraz süresi» olan on günlük sürenin dolumundan itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin hesaplanması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar ver …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin ibraz süresi · hakdüşürücü süre · ibraz süresi · müracaat hakkı · çekin ibrazı · meşru hamil · kıymetli evrak · davanın açılmamış sayılması
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına ve tüm dosya kapsamına göre; TTK'nın 644.maddesi gereğince davacının «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre dava açabilmesi için öncelikle davaya konu olan çekin ibrazından sonra işlemeye başlayacak zaman aşımı süresinin dolmasını takip eden bir yıl içinde davanın açılması gerektiği, Yargıtay 'ın yerleşmiş uygulamaları gereği bu sürenin «hak düşürücü süre» olarak kabul edildiği, davaya konu edilen «çekin ibraz süresi» olan on günlük sürenin dolumundan itibaren başlayan zaman aşımı süresinin 05.07.2002 tarihinde dolduğu, zaman aşımı süresini kesen takibin iptal edilmesine dair kararın onanması nedeniyle takibin zaman aşımını kesme durumunun kalmadığı, bu tarihi takip eden bir yıl içinde davacı tarafça her ne kadar Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine dava açılmışsa da söz konusu «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmekle süreyi kesme özelliğinin ortadan kalktığı davanın yasal süre içinde açılmadığı gerekçesiyle, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar ver …
Ayrıca, somut olay bakımından, davacının «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre açacağı davada bir yıllık «zamanaşımı» süresinin, TTK'nun 726. maddesi uyarınca «çek» zamanaşımı süresinin bitmesinden itibaren başlatılarak hesaplanması gerekirken, mahkemece davaya konu edilen «çekin ibraz süresi» olan on günlük sürenin dolumundan itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin hesaplanması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar ver …
Dava, davalı kooperatife karşı çeke dayalı «müracaat hakkını» yitirmiş olan «hamilin», TTK.'nın 730/14'ncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644'ncü maddesi uyarınca, «keşideciye» karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9263 E. 2010/8155 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekaletname yetkisi · davadan feragat · feragat · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm
Benzer bu karardaBozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacı ... yönünden kesinleşen davanın reddi kararı nedeniyle haklarında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davacılar yönünden davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davacılardan ... vekilinin temyizi üzerine dosyanın Dairemize gönderilmesinden sonra davacılar vekili Av. ... tarafından yerel mahkemeye verilen 08.06.2010 tarihli dilekçeyle «vekaletnamesindeki yetkiye» dayanarak davacılardan ... ve ... bakımından «davadan feragat», mümeyyiz davacı ... bakımından ise temyizden feragat ettiği görülmüştür.
1-HUMK' nun 95 nci maddesi hükmünce «davadan feragat» «kesin» hükmün sonuçlarını doğuracağından dava kesinleşinceye kadar herhangi bir aşamada dermeyan edilmesi halinde öncelikle bir hususta hüküm kurulmak gerekmekle davacılardan ... ve ... vekilinin feragatına ilişkin karar verilebilmesi için hükmün bozulması yoluna gidilmek gerekmiştir.
2-Diğer davacı ... vekilinin temyizden yöntemince «feragati» nedeniyle de bu davacının temyiz isteminin reddine karar verilmek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/642 E. , 2011/1267 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/10/2008 tarih ve 2007/91-2008/1135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından 15.03.1999 vadeli ve 2.150.000.000TL bedelli senedin tahsili için borçlu ... aleyhine Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü’nün 2000/5125 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, yenileme ile dosyanın 2005/56E.numarasını aldığını, borçlular tarafından İİK’nun 168/5 maddesi uyarınca icra takibine konu bononun zamanaşımına uğradığı iddiası ile takibin iptali davası açıldığını, davada borçluların zamanaşımı def’i kabul edilerek takibin iptaline karar verildiğini, ancak müvekkilinin bonoya dayalı olarak TTK’nun 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacağını tahsil imkanı bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.150,00 YTL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalıya Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılmıştır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı aleyhine açtığı sebepsiz zenginleşme davasının bir yıl içinde açılması gerekirken 9 yıl sonra açıldığı, bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle “sübut bulmayan davanın süre yönünden reddine” karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nun 644. maddesine göre açılmış sebepsiz iktisap davasıdır. BK’nun 140. maddesi uyarınca “Müruruzaman dermeyan edilmediği surette hakim, müruruzamanı kendiliğinden nazara alamaz”. Bu itibarla, davalının davada zamanaşımı defi bulunmadığı halde mahkemece davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014251900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz