Marka hükümsüzlüğü | Ticaret unvanının terkini | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/206 E. 2024/2515 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ hükümsüzlüğün tespiti↗ ticaret sicilinden terkin↗ sicilden terkin↗ ticaret unvanı↗ yenileme↗ kâr kaybı↗ kötü niyet↗ terkin↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile davalı ticaret unvanının ticaret sicilinden terkini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 ve 42 nci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 45, 52 nci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Ticaret unvanının terkini | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5183 E. 2023/4859 K.
Ortak:ticaret sicilinden terkin · ticaret unvanı · terkin · Marka hükümsüzlüğü | Ticaret unvanının terkini, Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaDava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile davalı «ticaret unvanının» «ticaret sicilinden terkini» talebine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile davalı «ticaret unvanının» «ticaret sicilinden terkini» talebine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5153 E. 2020/2718 K.
Ortak:ticaret unvanı
İncelediğiniz karardaDava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile davalı «ticaret unvanının» «ticaret sicilinden terkini» talebine ilişkindir.
Benzer bu karardaŞti." markasının hükümsüzlüğüne, «ticaret unvanı» ile ilgili talebin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12305 E. 2018/3873 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · hükümsüzlüğün tespiti · ticaret unvanı · terkin
İncelediğiniz karardaDava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile davalı «ticaret unvanının» «ticaret sicilinden terkini» talebine ilişkindir.
Benzer bu kararda2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, marka hükümsüzlüğü ile «ticaret unvanının terkini» istemine ilişkindir.
Şti. markasının «hükümsüzlüğünün tespiti» ile sicilden terkinine, davalının «ticaret unvanı» ile ilgili talebinin reddine karar verilmiştir.
KHK 8/3 ve 8/5 maddeleri uyarınca davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle, marka hükümsüzlüğüne «ticaret unvanı» ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · kâr dağıtımı · ilan
Benzer bu karardaMahkemece benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, «uyuşmazlık konusu» “...” ibaresi üzerindeki üstün ve öncelik hakkının 556 sy.
Ancak, davacı ....’nin ticaret sicilinde tescil ve «ilan» edilen ana iştigal sahaları “Şirket, petrol boru hatları inşa ettirmek, inşa edilmiş boru hatlarını satın almak veya kiralamak suretiyle petrol nakliyatı yapmak amacı ile kurulmuştur” olarak açıklanmıştır.
… benzer alıcı kitlesine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, birbirleri yerine ikame edilebilme ve rekabet etme olanaklarının olup olmadığı, «dağıtım» kanalları kullanım yöntemleri ve amaçları ile hedeflenen halk kesimi gibi her somut olayın özelliklerine uygun düşen ölçütlerin de dikkate alınması gereklidir.
3 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12253 E. 2014/18689 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh protokolü · borca itiraz · izafeten dava · donatan · acente · acentelik · protokol · yargılama gideri
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, taraflar arasındaki «sulh protokolü» ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların sulh olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması gerekçesiyle de, donatana izafeten M..
Acenteliği A.Ş'ye karşı yapılmış, tarafların takibe itirazı üzerine icra takibi durmuş, işbu dava yalnız «borca itiraz» eden Botaş Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş'ye karşı kendisine asaleten, «donatana» «izafeten» açılmıştır.
Botaş Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş'nin «donatanın» «acentesi» olmadığını savunması üzerine davacı vekilinin talebi ile dava dilekçesi donatana «izafeten» M..
Bu nedenle mahkemece «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin» «donatanın» «acentesi» sıfatıyla davada yer alan M..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12250 E. 2014/18714 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borca itiraz · izafeten dava · donatan · acente · acentelik · yargılama gideri · sulh · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davada tarafların «sulh» olduğu, sulhun davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle, HMK‘nın 315. madde gereğince davanın esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, ayrıca «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmamasına göre donatana izafeten M..
A.. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve «donatana» «izafeten» «acentesi» M..
A.Ş'ye karşı yapılmış, tarafların takibe itirazı üzerine icra takibi durmuş, iş bu dava yalnız «borca itiraz» eden Botaş Boru Hatları İle Petrol Taşıma A.Ş'ye karşı kendisine asaleten, «donatana» «izafeten» açılmıştır.
Botaş'ın «donatanın» «acentesi» olmadığını savunması üzerine davacı vekilinin talebi ile dava dilekçesi donatana «izafeten» M..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11483 E. 2010/11714 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi · reeskont faizi · protokol · yetki · dosya masrafı · kusur
Benzer bu kararda… duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Nato petrol boru hatlarının bakım ve koruma «yetki» ve görevine sahip kamu tüzel kişisi olarak Elazığ’da işlettiği boru hattına davalı Botaş’ın denetiminde diğer davalı ....Şti. tarafından yapılan çalışmalar sırasında zarar verilip yakıt zaiyatına neden olunduğunu, davacıya başvurulmadan, harita ve tapular incelenmeden yapılan kazının davacı ile davalı Botaş arasında düzenlenen «protokole» aykırı olarak yapılması nedeniyle davalıların kusurlu bulunduğunu ileri sürerek «zayi» olan 197.218 kg. yakıt bedeli 259.919,52 TL ile boru onarım «masrafı» 3.953,43 TL olmak üzere toplam 263.854,95 TL’nin olay tarihinden itibaren «reeskont faizi» ve %18 KDV ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Botaş Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. vekili, müvekkilinin sorumluluğunu gerektirir bir «kusuru» bulunmadığını, zarar miktarı hesaplanmasının doğru yapılmadığını, zararın abartıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/206 E. , 2024/2515 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2020/214 Esas, 2022/120 Karar
Avukat Mehmet Onurkar Gülderen
vekili Avukat ...
HÜKÜM
Kısmen kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davacı vekili
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü ve ticaret unvanının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1974 yılından beri kullandığı tanınmış marka ve ticaret unvanının marka olarak tescili amacıyla 2011/113705 sayılı marka tescil başvurusunda bulunduklarını ancak markalarının davalının "Botaş İnşaat Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti." + şekil ibareli 2008/41781 no.lu tescilli markası nedeniyle 19. ve 37. sınıflarda kısmen reddedildiğini, markalarının reddi nedeniyle davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talepli işbu davayı açtıklarını, müvekkilinin "BOTAŞ" ibaresine tanınmışlık ve güvenilirlik kazandırdığını, davalının markasının, müvekkili kuruluş ile müsemma, bilinirliği yüksek BOTAŞ ibaresinden haksız yarar sağladığını, bu ibare sayesinde itibar ve reklam gücü elde ettiğini, bu manada kötü niyetli tescil ettirildiğini, 556 sayılı mülga Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de (mülga 556 sayılı KHK) zikredilen hükümsüzlük hallerinin somut olayda gerçekleştiğini, davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 57 nci maddesine aykırı davrandığının açık olduğunu, markası hükümsüz kılınsa dahi davalının ticaret unvanı kullanması durumunda davacının ticaret unvanı ve markasından yararlanmaya devam edeceğini ileri sürerek davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile davalının ticaret unvanının ticaret sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili duruşmadaki beyanında davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 09.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Marka Sicilindeki kayıtlarına göre dava konusu markanın yenilenmediği ve hükümden düştüğü, davacının dava konusu marka üzerinde “her türfü petrol ürünü ile doğalgaz boru hatlarını inşa etmek, ettirmek, inşa edilmiş boru hatlarını devralmak, satın almak veya kiralamak, boru hatları ile petrol, petrol ürünleri ve doğal gaz nakliyatında bulunmak ve anılan boru hatlarında nakledilecek ham petrol ve doğal gazı satın aimdk ve satmak, yurt dışında petrol ve doğal gazın teminine yönelik arama, sondaj, üretim, taşıma, depolama ve rafinaj gibi tüm petrol işleri” hizmetleri bakımından eskiye dayalı kullanım hakkının bulunduğu, davacının eskiye dayalı kullanımı bulunan mal/hizmetlerin dava konusu mal/hizmetlerden “19.
sınıf; İnşaat, yol yapımı, tamirat, kaplama amaçlarıyla kullanılan biçimlendirilmemiş halde yapı/inşaat/yol yapımı malzemeleri. Beton, alçı, toprak, kil, kum, doğal taş, yapay taş, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden yapılmış biçimlendirilmiş halde yapı / inşaat / yal yapımı malzemeleri, yapı parçaları, yapılar, direkler, bariyerler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Tabaka veya şerit halinde tabii veya sentetik yüzey kaplamaları, ısı ile yapıştırılabilen sentetik kaplamalar; çatılar için zifili kartonlar; zifli kaplamalar. İnşaatlar için cam ürünleri.
37. sınıf; İnşaat hizmetleri, inşaat araç. gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri. Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri.” ile benzer ilişkili olduğu ve belirtilen mal/hizmetler için mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkrası kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, davacının tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığı, davacının, davalının dava konusu markayı haksız alarak yararlanmak veya gerçekte kullanmayıp, yedekleme, marka ticareti yapmak amacına yönelik bir davranışta bulunduğunu ispatlayamadığı, kötü niyet değerlendirmesinin Mahkemenin takdirinde olduğu görüşlerine yer verildiği, taraflarca sunulan belgeler ile tüm delillerin incelendiği, bilirkişi raporunun denetime açık, gerekçesi ile sonucu itibariyle dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına 2008/41781 no.lu Botaş İnş.
Taah. Tic. San. Ltd. Şti. markasının hükümsüzlüğünün tespiti ile sicilden terkinine, davacının, ticaret ünvanı ile ilgili talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 11.09.2023 tarihli, 2022/5183 E. ve 2023/4859 K. sayılı kararıyla, mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; tarafların ticaret unvanları arasında da benzerlik bulunduğunu, mahkemece unvan terkini taleplerinin gerekçesiz şekilde reddedildiğini, susma nedeniyle hak kaybının olduğu ifade edilmiş ise de davalının bu yönde savunmasının bulunmadığını, dava açmak için 5 yıllık bir sürenin öngörülmediğini, kaldı ki davalı yerel bir firma olup varlığından haberdar olmadıklarını, müvekkilinin 1974 yılında tescil ediliğini, öncelikli ve üstün hak sahibi olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bu yöndne bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile davalı ticaret unvanının ticaret sicilinden terkini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 ve 42 nci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 45, 52 nci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051525400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz