6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15529 E. 2013/13100 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kurtuluş kanıtı hafif kusur zimmet kusur oranı haksız eylem hakkaniyet kusur avans faizi i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 100

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı banka çalışanı ...'nin görev yaptığı dönem içinde banka müşterilerinin hesaplarından müşterilerin rızaları dışında tasarrufta bulunduğu ve davacı ...'ın hesabından da 25.000 TL olmak üzere toplam 816.944 TL zimmetine geçirdiği ve müsnet suçtan Şanlıurfa 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/4 esas sayılı dosyasıyla yargılanarak cezalandırılmasına karar verilmiş olduğu, BK.nun 53. Maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek davacının hesabından 25.000 TL’nı zimmetine geçirdiği, dosyada bulunan dekonttaki imzaların davacıya ait olduğu göz önünde tutularak boş dekontlara imza attığı ve bu durumun davacının müterafik kusurunu oluşturacağı, davalı bankanın çalıştırdığı kişilerin seçiminde gerekli özeni göstermesi, şube içi denetim yolları ile personelini ve işlemlerini denetlemesi pek çok müşteri ile ilgili usulsüzlüklere sessiz kalmaması, çalışanın kişisel hesabını incelemesi, hesap hareketlerini takip etmesi, aktif davranması gerektiği, sonuçta bankaya güvenen davacı ile çalışan arasındaki ilişkiyi salt vekalet kapsamında gören bankanın denetim görevini gündeme getirmeyen bir yaklaşımla .../...

usulsüzlüğün sonuçlarına davacının katlanması gerektiğinin kabulünün doğru görülemeyeceği, bankaların mudi ile olan sözleşme ilişkilerini çalıştığı kişiler aracılığıyla yapması, diğer anlatımla mudi ile çalışanı arasında BK.nun 55. maddesinde olduğu gibi haksız eylem ilişkisi bulunmaması nedeniyle bankaların BK.nun ilke olarak kurtuluş kanıtı öngörmeyen BK'nun 100'ncü maddesi ile sorumlu olup aynı kanunun 99/2 maddesi, 100/son maddesindeki kurtuluş halini hafif kusurlar için dahi kaldırmakta açıklanan tespitlerin ışığı taraflara izafesi mümkün hakkaniyete uygun kusur oranlarının ise davalı banka açısından %70 davacı mudi açısından ise %30 olacağı ve taleple bağlı kalınarak kusur oranına göre davacının davalı bankadan talep edebileceği alacak miktarının 16.100 TL olduğu ve davalı bankanın çalıştıran sıfatıyla bu miktardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 16.100 TL alacağın 05.01.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi yürütülerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıda (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı, davalının çalıştırdığı banka personeline güvenerek ve parasının daha iyi değerlendirileceği şeklindeki beyanına inanarak, davalı çalışanına boş imzalı dekontlar verdiğini ve bu dekontların üzerinin davalı tarafından ödeme yapılmış gibi doldurulduğunu, oysa bu dekontlardaki parayı tahsil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da kusur izafe edilerek karar verilmiştir. Ancak, 818 sayılı BK’nun 100. maddesi gereğince davalı banka, çalışanının kusurundan ötürü tamamen sorumlu olup, davacı söz konusu boş dekontları 3. bir şahsa değil de davalı çalışanına verdiğine göre, somut uyuşmazlıkta davalı bankanın BK’nun 100. maddesindeki sorumluluk koşulu gerçekleşmiştir. Bu durumda mahkemece davacıya kusur izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

3- Davalı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince;

Ağır ceza mahkemesindeki yargılama sırasında banka çalışanı ... mahkeme huzurundaki beyanında davacının 22.000 TL parası olduğunu bildirmiş, banka müfettişine verdiği ifadesinde ise davacının kendisine 18.000 TL verdiğini beyan etmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu alınmış ise de, bilirkişi raporunda ancak ağır ceza mahkemesinin kararının kesinleşmesi halinde davacı zararının 25.000 TL olarak kabulünün gerekeceği bildirilmesine rağmen mahkemece ceza mahkemesinin kararının kesinleşmesi beklenilmeden davacının zararının 25.000 TL olduğundan bahisle taleple bağlı kalınarak 23.000 TL üzerinden karar verilmiştir. Bu durumda, taraflar arasında zimmete geçirilen paranın tutarı konusunda ihtilaf bulunduğuna ve bu konuda da ağır ceza mahkemesi kararına itibar edildiğine göre, bu kararın kesinleşmesi beklenmeden yazılı gerekçeyle davanın kabulü doğru olmayıp hükmün davalı banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4070 E. 2022/6035 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6105 E. 2013/6867 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6510 E. 2014/14294 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/3438 E. 2010/317 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3767 E. 2019/5432 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/231 E. 2014/6802 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6542 E. 2014/12634 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/15529 E.  ,  2013/13100 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/07/2012 tarih ve 2010/218-2012/328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, dava dışı banka çalışanı ...’nin müvekkilinin parasını haksız ve kötüniyetli olarak hesabından çektiğini, bir güven ve itibar kurumu olan bankaların kabul ettikleri mevduatı sahtecilere karşı özenle korumak zorunda olduğunu, davalı bankanın müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu bulunduğunu, davalının adam çalıştıran sıfatı ile de sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 23.000 TL alacağın talep tarihine kadar akdi faizi ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, yetki, işbölümü ve husumet itirazı ile zamanaşımı definde bulunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı banka çalışanı ...'nin görev yaptığı dönem içinde banka müşterilerinin hesaplarından müşterilerin rızaları dışında tasarrufta bulunduğu ve davacı ...'ın hesabından da 25.000 TL olmak üzere toplam 816.944 TL zimmetine geçirdiği ve müsnet suçtan Şanlıurfa 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/4 esas sayılı dosyasıyla yargılanarak cezalandırılmasına karar verilmiş olduğu, BK.nun 53. Maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek davacının hesabından 25.000 TL’nı zimmetine geçirdiği, dosyada bulunan dekonttaki imzaların davacıya ait olduğu göz önünde tutularak boş dekontlara imza attığı ve bu durumun davacının müterafik kusurunu oluşturacağı, davalı bankanın çalıştırdığı kişilerin seçiminde gerekli özeni göstermesi, şube içi denetim yolları ile personelini ve işlemlerini denetlemesi pek çok müşteri ile ilgili usulsüzlüklere sessiz kalmaması, çalışanın kişisel hesabını incelemesi, hesap hareketlerini takip etmesi, aktif davranması gerektiği, sonuçta bankaya güvenen davacı ile çalışan arasındaki ilişkiyi salt vekalet kapsamında gören bankanın denetim görevini gündeme getirmeyen bir yaklaşımla .../...

usulsüzlüğün sonuçlarına davacının katlanması gerektiğinin kabulünün doğru görülemeyeceği, bankaların mudi ile olan sözleşme ilişkilerini çalıştığı kişiler aracılığıyla yapması, diğer anlatımla mudi ile çalışanı arasında BK.nun 55. maddesinde olduğu gibi haksız eylem ilişkisi bulunmaması nedeniyle bankaların BK.nun ilke olarak kurtuluş kanıtı öngörmeyen BK'nun 100'ncü maddesi ile sorumlu olup aynı kanunun 99/2 maddesi, 100/son maddesindeki kurtuluş halini hafif kusurlar için dahi kaldırmakta açıklanan tespitlerin ışığı taraflara izafesi mümkün hakkaniyete uygun kusur oranlarının ise davalı banka açısından %70 davacı mudi açısından ise %30 olacağı ve taleple bağlı kalınarak kusur oranına göre davacının davalı bankadan talep edebileceği alacak miktarının 16.100 TL olduğu ve davalı bankanın çalıştıran sıfatıyla bu miktardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 16.100 TL alacağın 05.01.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi yürütülerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıda (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı, davalının çalıştırdığı banka personeline güvenerek ve parasının daha iyi değerlendirileceği şeklindeki beyanına inanarak, davalı çalışanına boş imzalı dekontlar verdiğini ve bu dekontların üzerinin davalı tarafından ödeme yapılmış gibi doldurulduğunu, oysa bu dekontlardaki parayı tahsil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da kusur izafe edilerek karar verilmiştir. Ancak, 818 sayılı BK’nun 100. maddesi gereğince davalı banka, çalışanının kusurundan ötürü tamamen sorumlu olup, davacı söz konusu boş dekontları 3. bir şahsa değil de davalı çalışanına verdiğine göre, somut uyuşmazlıkta davalı bankanın BK’nun 100.

maddesindeki sorumluluk koşulu gerçekleşmiştir. Bu durumda mahkemece davacıya kusur izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

3- Davalı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince;

Ağır ceza mahkemesindeki yargılama sırasında banka çalışanı ... mahkeme huzurundaki beyanında davacının 22.000 TL parası olduğunu bildirmiş, banka müfettişine verdiği ifadesinde ise davacının kendisine 18.000 TL verdiğini beyan etmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu alınmış ise de, bilirkişi raporunda ancak ağır ceza mahkemesinin kararının kesinleşmesi halinde davacı zararının 25.000 TL olarak kabulünün gerekeceği bildirilmesine rağmen mahkemece ceza mahkemesinin kararının kesinleşmesi beklenilmeden davacının zararının 25.000 TL olduğundan bahisle taleple bağlı kalınarak 23.000 TL üzerinden karar verilmiştir. Bu durumda, taraflar arasında zimmete geçirilen paranın tutarı konusunda ihtilaf bulunduğuna ve bu konuda da ağır ceza mahkemesi kararına itibar edildiğine göre, bu kararın kesinleşmesi beklenmeden yazılı gerekçeyle davanın kabulü doğru olmayıp hükmün davalı banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına (3) nolu bendde açıklanan nedenlerle ise davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 24/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042005900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.