Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/231 E. 2014/6802 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taleple bağlılık kuralı↗ taleple bağlılık↗ müterafik kusur↗ kusur oranı↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, usulsüz işlemleri gerçekleştiren nakit yetkilisini çalıştıran sıfatıyla davalı bankanın, Ş.K.'ün bu işlemlerinden dolayı oluşan zarardan sorumlu olduğu, yapılan usulsüz işlemler nedeniyle davacının maddi zararının 10.000 euro olduğu, ancak davacının da davalı banka çalışanının verdiği boş tediye fişlerini imzalayarak meydana gelen maddi zararının oluşumunu kolaylaştırıcı eylemde bulunduğu, bu nedenle 10.000 euro zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının müterafik kusuru nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği, dolayısıyla davalı bankanın, maddi zararın 7000 euroluk kısmından sorumlu olduğu, ancak taleple bağlılık kuralı gereği davacı tarafça 5000 euro talep edildiğinden, talep edilen miktarla sınırlı olarak davacının davasının kabulü ile, 5.000 Euro alacağın dava tarihi olan 05.10.2010 tarihinden itibaren değişen oranda kamu bankalarının Euro için fiilen uyguladıkları azami yıllık faizi üzerinden hesaplanacak ve işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin (3). Bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Davacı, davalının çalıştırdığı banka personeline güvenerek ve kendisi yurt dışında iken daha kolay hizmet alabileceği şeklindeki beyanına inanarak, davalı çalışanına boş imzalı dekontlar verdiğini ve bu dekontların üzerinin davalının çalışanı tarafından ödeme yapılmış gibi doldurulduğunu, oysa bu dekontlardaki parayı tahsil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da kusur izafe edilerek karar verilmiştir. Ancak, 818 sayılı BK’nın 100. maddesi gereğince davalı banka, çalışanının kusurundan ötürü tamamen sorumlu olup, davacı söz konusu boş dekontları 3. bir şahsa değil de davalı çalışanına verdiğine göre, somut uyuşmazlıkta davalı bankanın BK’nun 100. maddesindeki sorumluluk koşulu gerçekleşmiştir. Bu durumda mahkemece davacıya kusur izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
(3) Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 5.000 Euro'yu davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 kusur oranının talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6105 E. 2013/6867 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… uro zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği, dolayısıyla davalı bankanın, maddi zararın 7000 euroluk kısmından sorumlu olduğu, ancak «taleple bağlılık kuralı» gereği davacı tarafça 5000 euro talep edildiğinden, talep edilen miktarla sınırlı olarak davacının davasının kabulü ile, 5.000 Euro alacağın dava tarihi olan 05.10 …
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. (3) Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 5.000 Euro'yu davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranının» talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilm …
Benzer bu kararda… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Ayrıca, dava bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup, ticari iş mahiyetinde olması nedeniyle, talep gibi «reeskont faizine» hükmedilmesi gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · yasal faiz
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Ayrıca, dava bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup, ticari iş mahiyetinde olması nedeniyle, talep gibi «reeskont faizine» hükmedilmesi gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6528 E. 2014/12143 K.
Ortak:müterafik kusur · kusur
İncelediğiniz kararda… uro zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği, dolayısıyla davalı bankanın, maddi zararın 7000 euroluk kısmından sorumlu olduğu, ancak «taleple bağlılık kuralı» gereği davacı tarafça 5000 euro talep edildiğinden, talep edilen miktarla sınırlı olarak davacının davasının kabulü ile, 5.000 Euro alacağın dava tarihi olan 05.10 …
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. (3) Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 5.000 Euro'yu davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranının» talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilm …
Benzer bu kararda… nle zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği,diğer yandan davacı 16/06/2010 tarihinde hesaba icra tehdidiyle 1.135 TL yatırdığını iddia etmiş ise de, paraların çekildiği davacıya ait 72465 nolu hesabın bankaca tayin edilen limit dahilinde çalışan kredili «mevduat hesabı» olması nedeniyle borç bakiyesi vermiş olduğundan dolayı, kullanılan kredinin «işlemiş faizinin» karşılanması amacıyla bu tutarın yatırıldığı kanaatine varıldığı, talep edilen 3.000 TL'ye ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, dolayısıyla davalı bankanın, ödeme makbuzunda para küpür dökümü bulunmadığından ve müfettiş raporundaki ifadelerden yola çıkarak maddi zararın 5.264 TL'lik kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.264 TL alacağın dava tarihi olan 24.09.2010 tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek «avans faiz» oranı üzerinden hesaplanacak ve işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı · işlemiş faiz · avans faizi
Benzer bu kararda… nle zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği,diğer yandan davacı 16/06/2010 tarihinde hesaba icra tehdidiyle 1.135 TL yatırdığını iddia etmiş ise de, paraların çekildiği davacıya ait 72465 nolu hesabın bankaca tayin edilen limit dahilinde çalışan kredili «mevduat hesabı» olması nedeniyle borç bakiyesi vermiş olduğundan dolayı, kullanılan kredinin «işlemiş faizinin» karşılanması amacıyla bu tutarın yatırıldığı kanaatine varıldığı, talep edilen 3.000 TL'ye ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, dolayısıyla davalı bankanın, ödeme makbuzunda para küpür dökümü bulunmadığından ve müfettiş raporundaki ifadelerden yola çıkarak maddi zararın 5.264 TL'lik kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.264 TL alacağın dava tarihi olan 24.09.2010 tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek «avans faiz» oranı üzerinden hesaplanacak ve işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6542 E. 2014/12634 K.
Ortak:kusur oranı · kusur
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. (3) Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 5.000 Euro'yu davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranının» talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilm …
… uro zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği, dolayısıyla davalı bankanın, maddi zararın 7000 euroluk kısmından sorumlu olduğu, ancak «taleple bağlılık kuralı» gereği davacı tarafça 5000 euro talep edildiğinden, talep edilen miktarla sınırlı olarak davacının davasının kabulü ile, 5.000 Euro alacağın dava tarihi olan 05.10 …
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Benzer bu kararda3- Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranının» talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… kontlardaki parayı tahsil ettiğini hatırlamadığını iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1228 E. 2014/11927 K.
Ortak:kusur oranı · kusur
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. (3) Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 5.000 Euro'yu davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranının» talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilm …
… uro zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği, dolayısıyla davalı bankanın, maddi zararın 7000 euroluk kısmından sorumlu olduğu, ancak «taleple bağlılık kuralı» gereği davacı tarafça 5000 euro talep edildiğinden, talep edilen miktarla sınırlı olarak davacının davasının kabulü ile, 5.000 Euro alacağın dava tarihi olan 05.10 …
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… m zararının 60.779,64 TL olduğu, davacının ise banka personeline mutlak bir güven içinde hareket etmekle % 30 oranında kusurlu kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle «kusur oranına» göre 42.685,75 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özen borcu · güven kuruluşu · sahtecilik
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre «güven kuruluşu» olan davalı Banka'nın, topladığı mevduatı «sahtecilere» karşı özenle korumak ve objektif «özen borcu» altında bulunduğu, para çekme dekontlarında her ne kadar davacının imzası var ise davacı ve işlemi yapan M.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15173 E. 2012/6391 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/231 E. , 2014/6802 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ CEYHAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 09/07/2013
NUMARASI 2010/439-2013/434
Taraflar arasında görülen davada Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/07/2013 tarih ve 2010/439-2013/434 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin A. Ceyhan Şubesi'nin mudisi olduğunu, davalı bankanın personeli Ş. K.'ün suistimalleri sonucunda mudilerin hesaplarının boşaltılması hakkında soruşturma başlatıldığını ve müvekkilininde bunun akabinde hesabını kontrol ettiğinde 10.03.2010 tarihinde yatırdığı 10.000 Euro'nun olmadığını gördüğünü, söz konusu olayın aslında bankaya hesabına para yatırmaya giden müvekkilinin, banka veznesinde görevli Ş. K.'e hesabına yatırmak üzere parayı vermesi ve karşılığında üç adet dekontu imzalaması gerektiğinin söylenmesi sonucu gerçekleştiğini, normalde bir adet dekont imzalanması gerekli ve yeterli iken, banka personeli Ş.K.'ün ısrarla üç adet dekont imzalatmak istediğini ve gerekçe olarak da banka işlemlerinde kolaylık sağlanması için olduğunu söylediğini, müvekkilinin mevcut dekontları imzaladığını, müvekkilinin hesabına yatırmak için verdiği 10.000 Euro'yu banka personelinin kandırarak imzalattığı dekontları kullanarak zimmetine geçirdiğini, bu işlemlerin ardından banka personeli Ş.
K.'ün tutuklandığını ve bu olayın müvekkilinin hesabının ne şekilde boşaltığının da bir göstergesi olduğunu, hesaptan para çekilmesi olayının farkına varılınca durumun davalı bankaya bir dilekçe ile iletildiğini, aslında bu dilekçenin yazılmasının da davalı bankanın personelinin telkin ettiğini ve dilekçede "yurt dışında çalıştığım için ben yokken ailem hesaptan kolay para çeksin diye iki adet boş dekont imzaladım" şeklinde beyan verdirdiğini, yılların birikimini bir çırpıda kaybeden müvekkilinin çaresizlikten ve parasını kurtarma umudundan bu şekilde bir başvuruda bulunduğunu, bu başvurunun ardından müvekkiline davalı banka tarafından 05.07.2010 tarihinde "yapılan inceleme sonucunda hesapta herhangi bir olumsuzluk olmadığı" yönünde cevap iletildiğini, bu tarihten sonra müvekkilinin savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, açıklanan durum ile Yargıtay kararları ışığında davalı banka şubesinin gerek BK 99/II özel hükmü, gerekse adam çalıştıran niteliğini haiz olduğu ve bu nedenle de kusursuz sorumlu olup müvekkilinin oluşan zararını karşılama yükümlülüğünün söz konusu olduğunu, bu nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 10.000 Euro'dan şimdilik 5.000 Euro'nun 10.03.2010 tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek avans faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, usulsüz işlemleri gerçekleştiren nakit yetkilisini çalıştıran sıfatıyla davalı bankanın, Ş.K.'ün bu işlemlerinden dolayı oluşan zarardan sorumlu olduğu, yapılan usulsüz işlemler nedeniyle davacının maddi zararının 10.000 euro olduğu, ancak davacının da davalı banka çalışanının verdiği boş tediye fişlerini imzalayarak meydana gelen maddi zararının oluşumunu kolaylaştırıcı eylemde bulunduğu, bu nedenle 10.000 euro zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının müterafik kusuru nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği, dolayısıyla davalı bankanın, maddi zararın 7000 euroluk kısmından sorumlu olduğu, ancak taleple bağlılık kuralı gereği davacı tarafça 5000 euro talep edildiğinden, talep edilen miktarla sınırlı olarak davacının davasının kabulü ile, 5.000 Euro alacağın dava tarihi olan 05.10.2010 tarihinden itibaren değişen oranda kamu bankalarının Euro için fiilen uyguladıkları azami yıllık faizi üzerinden hesaplanacak ve işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin (3). Bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Davacı, davalının çalıştırdığı banka personeline güvenerek ve kendisi yurt dışında iken daha kolay hizmet alabileceği şeklindeki beyanına inanarak, davalı çalışanına boş imzalı dekontlar verdiğini ve bu dekontların üzerinin davalının çalışanı tarafından ödeme yapılmış gibi doldurulduğunu, oysa bu dekontlardaki parayı tahsil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da kusur izafe edilerek karar verilmiştir. Ancak, 818 sayılı BK’nın 100. maddesi gereğince davalı banka, çalışanının kusurundan ötürü tamamen sorumlu olup, davacı söz konusu boş dekontları 3. bir şahsa değil de davalı çalışanına verdiğine göre, somut uyuşmazlıkta davalı bankanın BK’nun 100.
maddesindeki sorumluluk koşulu gerçekleşmiştir. Bu durumda mahkemece davacıya kusur izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
(3) Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 5.000 Euro'yu davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 kusur oranının talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün kabule göre temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edene iadesine, 07/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101723000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz