Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3767 E. 2019/5432 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluktan kurtulma↗ ön inceleme aşaması↗ zimmet↗ vade↗ ıslah↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, dosya içerisinde mevcut teftiş raporuna uyarınca davalı banka çalışanının 106 müştekinin hesaplarından zimmetine para geçirdiği, davalı bankanın uzun süre bu çalışanının söz konusu görevi yapmasına izin verdiği, banka müşterilerine güven tesis etmesine neden olduğu, bu güvenden dolayı çalışanının müşterilere boş dekontlar imzalattığı, kendi lehine menfaat sağlamasına neden olunduğu, bankaların BK'nın 99/2 maddesine tabi olup davalı bankanın mudinin önceden boş olarak imzalayarak çalışanına verdiği ödeme belgeleri nedeniyle sorumluluktan kurtulanmayacağı, bankaların kendilerine yatırılan paraları, mudiler istediğinde veya belli bir vadede aynı veya misli olarak iade etmekle yükümlü oldukları, davalının, adam çalıştıran sıfatı ile sorumlu olduğu, davalının gerekli özeni gösterdiğini ispat edemediği, çalışanının hesaplardaki işlemlerini denetlemediği, zararın tamamından sorumlu olduğu, bozma ilamı sonrasında ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, banka görevlisinin zimmetinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı bankanın zararın tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davacılar vekilince dava dilekçesinde 10.000,00 TL’nin talep edildiği dikkate alınarak kararın gerekçesinde davalı bankanın oluşan zararın tamamından sorumlu olduğu belirtilmesine rağmen mahkemece, reddedilen 3.000,00 TL’lik kısma dair herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin 7.000,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15162 E. 2014/17635 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:peşin harç · başvurma harcı · havale · harç · avans faizi
Benzer bu kararda2-Ancak, 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca davalı harçtan muaf olmasına rağmen «peşin harç» ve «başvurma harcının» davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Off Shore Ltd'den tahsil edilmesinin mümkün olmayıp «havale» görünümlü mevduat toplamının söz konusu olduğu ve bu şekilde davacıların zararına neden olunduğu, davalı bankanın davacıların mevduatının tamamından sorumlu olup ceza zaman aşımının söz konusu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 80.000 TL'nin davalıdan 17.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7753 E. 2011/1012 K.
Ortak:zimmet
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, dosya içerisinde mevcut teftiş raporuna uyarınca davalı banka çalışanının 106 müştekinin hesaplarından «zimmetine» para geçirdiği, davalı bankanın uzun süre bu çalışanının söz konusu görevi yapmasına izin verdiği, banka müşterilerine güven tesis etmesine neden olduğu, bu güvenden dolayı çalışanının müşterilere boş dekontlar imzalattığı, kendi lehine menfaat sağlamasına neden olunduğu, bankaların BK'nın 99/2 maddesine tabi olup davalı bankanın mudinin önceden boş olarak imzalayarak çalışanına verdiği ödeme belgeleri nedeniyle «sorumluluktan kurtulanmayacağı», bankaların kendilerine yatırılan paraları, mudiler istediğinde veya belli bir «vadede» aynı veya misli olarak iade etmekle yükümlü oldukları, davalının, adam çalıştıran sıfatı ile sorumlu olduğu, davalının gerekli özeni gösterdiğini ispat edemediği, çalışanının hesaplardaki işlemlerini denetlemediği, zararın tamamından sorumlu olduğu, bozma ilamı sonrasında «ıslah» yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek avans faiziyle …
1-) Dava, banka «görevlisinin» «zimmetinden» kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’in davacının gönderdiği parayı davacının kullandığı kredi hesabına aktarmayarak «zimmetine» geçirmesi nedeniyle oluşan zararın tamamından sorumlu olduğu, davacının ise kredi borcuna ait hesaba parayı EFT yapması gerekirken, banka çalışanının hesabına EFT yapması nedeniyle oluşan zarardan %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, manevi tazminatın ise şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden «maddi tazminat» isteminin kabulüne, davalı banka yönünden ise davanın kısmen kabulü ile 5.340 YTL’nın «temerrüt faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, davalı banka çalışanının davacının parasını «zimmete» geçirdiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacının, davalı bankadan kredi kullandığı ve 04.10.2004 tarihinde kredi borcunun kalan kısmının tek seferde ödenmesi için davalı banka çalışanın hesabına 9.340 YTL EFT yolu ile «havale» yapıldığı, bu paranın 389 YTL’nın davacının kredi borcuna ödendiği bakiye kısmının ise davalı banka çalışanı tarafından «zimmete» geçirildiği hususlarında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş kanıtı · hafif kusur · haksız eylem · temerrüt faizi · havale · maddi tazminat · kusur · temerrüt
Benzer bu karardaEsasen, bankaların mudi ile olan sözleşme ilişkilerini, çalıştırdığı kişiler aracılığı ile yapması, diğer anlatımla, mudi ile çalışan arasında BK'nun 55. maddesinde olduğu gibi «haksız eylem» ilişkisi bulunmaması nedeniyle, bankalar, BK'nun «kurtuluş kanıtı» öngörmeyen 100. maddesine göre sorumlu olup, aynı Kanun’un 99/2. maddesi, 100/«son» maddesindeki kurtuluşu «hafif kusurlar» için dahi kaldırmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’in davacının gönderdiği parayı davacının kullandığı kredi hesabına aktarmayarak «zimmetine» geçirmesi nedeniyle oluşan zararın tamamından sorumlu olduğu, davacının ise kredi borcuna ait hesaba parayı EFT yapması gerekirken, banka çalışanının hesabına EFT yapması nedeniyle oluşan zarardan %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, manevi tazminatın ise şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden «maddi tazminat» isteminin kabulüne, davalı banka yönünden ise davanın kısmen kabulü ile 5.340 YTL’nın «temerrüt faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının, davalı bankadan kredi kullandığı ve 04.10.2004 tarihinde kredi borcunun kalan kısmının tek seferde ödenmesi için davalı banka çalışanın hesabına 9.340 YTL EFT yolu ile «havale» yapıldığı, bu paranın 389 YTL’nın davacının kredi borcuna ödendiği bakiye kısmının ise davalı banka çalışanı tarafından «zimmete» geçirildiği hususlarında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
… değil de davalı banka çalışanının hesabına EFT yapması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, hesabına EFT ile «havale» yapılan kişinin davalı bankanın çalışanı olması ve daha önce de bu şekilde gönderilen paraların davacının kredi borcu hesabına aktarılması nedeniyle bir güven oluş …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3767 E. , 2019/5432 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17/04/2018 tarih ve 2017/82-2018/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, 30.11.2008 tarihinden itibaren hesabında olması gereken 118.712,00 TL'nin olmadığını farkettiğini, bir banka personelinin zimmetine para geçirmek suçundan tutuklandığını ve bu olayın müvekkilinin hesabının ne şekilde boşaltıldığının da bir göstergesi olduğunu, bankaya 26.05.2010 tarihli ihtar çekilerek zararının tazmini istenmişse de bankaca bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin 30.11.2008 tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet itirazında bulunarak davacının taleplerinin tutarsız olduğunu, çekilen bir kısım paraya ait dekontlarda davacının imzasının bulunduğunu, imzası olmayan ve arşivde bulunamayan dekontlar karşılığında davacıya ödeme yapılacağının bildirildiğini ancak davacının bunu kabul etmediğini, davanın kötü niyetle ikame edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, dosya içerisinde mevcut teftiş raporuna uyarınca davalı banka çalışanının 106 müştekinin hesaplarından zimmetine para geçirdiği, davalı bankanın uzun süre bu çalışanının söz konusu görevi yapmasına izin verdiği, banka müşterilerine güven tesis etmesine neden olduğu, bu güvenden dolayı çalışanının müşterilere boş dekontlar imzalattığı, kendi lehine menfaat sağlamasına neden olunduğu, bankaların BK'nın 99/2 maddesine tabi olup davalı bankanın mudinin önceden boş olarak imzalayarak çalışanına verdiği ödeme belgeleri nedeniyle sorumluluktan kurtulanmayacağı, bankaların kendilerine yatırılan paraları, mudiler istediğinde veya belli bir vadede aynı veya misli olarak iade etmekle yükümlü oldukları, davalının, adam çalıştıran sıfatı ile sorumlu olduğu, davalının gerekli özeni gösterdiğini ispat edemediği, çalışanının hesaplardaki işlemlerini denetlemediği, zararın tamamından sorumlu olduğu, bozma ilamı sonrasında ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, banka görevlisinin zimmetinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı bankanın zararın tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davacılar vekilince dava dilekçesinde 10.000,00 TL’nin talep edildiği dikkate alınarak kararın gerekçesinde davalı bankanın oluşan zararın tamamından sorumlu olduğu belirtilmesine rağmen mahkemece, reddedilen 3.000,00 TL’lik kısma dair herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin 7.000,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/548858200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz