Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6510 E. 2014/14294 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zimmet↗ kusur oranı↗ kusur↗ eksik inceleme↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının banka çalışanı Ş. K.'e güvenerek boş tediye fişi imzalayıp verdiği, böylece Ş. K.'ün rahat ve sorumsuzca hareket etmesine neden olduğu, ödeme belgelerinde bulunan imzaları davacının da inkar etmediği, olay nedeniyle davalı bankanın %70, davacının %30 kusurlu olduğu gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL'nin avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, mevduat hesabında bulunan paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup, dosyada mevcut delillerden davalı Banka çalışanı Ş. K.'ün 106 kişiye karşı zimmet suçu işlediği iddiasıyla yargılandığı anlaşılmaktadır. Davacı, banka müfettişine verdiği dilekçesinde eksik olan parasının tutarını tam olarak belirtememiş, 18.11.2009 tarihi itibariyle parası 49.520,00 TL iken yaklaşık 9.000,00 TL çektiğini, hesabında yaklaşık 40.000,00 TL kalması gerektiğini belirtmiş, mahkemece alınan ve itibar edilen bilirkişi raporlarında ise davacı hesabından çekilen ve üzerinde ödenen paranın dökümü gösterilmeyen dekontların toplamı 156,770,00 TL olarak gösterilmiştir. Bu durumda, mahkemece ceza davasındaki davacı ile dava dışı banka görevlisi Ş. K.'ün beyanları, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporlarındaki belirlemeler de göz önüne alınmak suretiyle varsa davalı alacağının tam olarak belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Yine kabule göre, mahkemece davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da kusur izafe edilerek karar verilmiştir. Ancak, dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK’nın 100. maddesi gereğince davalı banka, çalışanının kusurundan ötürü tamamen sorumlu olup, davacı söz konusu boş dekontları 3. bir şahsa değil de davalı çalışanına verdiğine göre, somut uyuşmazlıkta davalı bankanın BK’nın 100. maddesindeki sorumluluk koşulu gerçekleşmiştir. Bu durumda mahkemece davacıya kusur izafesi doğru olmayıp, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Kabule göre, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 kusur oranına tekabül eden miktara göre hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusur oranı uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6105 E. 2013/6867 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda2-Yine kabule göre, mahkemece davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Kabule göre, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranına» tekabül eden miktara göre hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusur oranı uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Ayrıca, dava bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup, ticari iş mahiyetinde olması nedeniyle, talep gibi «reeskont faizine» hükmedilmesi gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · yasal faiz
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Ayrıca, dava bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup, ticari iş mahiyetinde olması nedeniyle, talep gibi «reeskont faizine» hükmedilmesi gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6542 E. 2014/12634 K.
Ortak:kusur oranı · kusur
İncelediğiniz kararda3-Kabule göre, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranına» tekabül eden miktara göre hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusur oranı uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Yine kabule göre, mahkemece davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda3- Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranının» talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… kontlardaki parayı tahsil ettiğini hatırlamadığını iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6528 E. 2014/12143 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda2-Yine kabule göre, mahkemece davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Kabule göre, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranına» tekabül eden miktara göre hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusur oranı uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… nle zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği,diğer yandan davacı 16/06/2010 tarihinde hesaba icra tehdidiyle 1.135 TL yatırdığını iddia etmiş ise de, paraların çekildiği davacıya ait 72465 nolu hesabın bankaca tayin edilen limit dahilinde çalışan kredili «mevduat hesabı» olması nedeniyle borç bakiyesi vermiş olduğundan dolayı, kullanılan kredinin «işlemiş faizinin» karşılanması amacıyla bu tutarın yatırıldığı kanaatine varıldığı, talep edilen 3.000 TL'ye ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, dolayısıyla davalı bankanın, ödeme makbuzunda para küpür dökümü bulunmadığından ve müfettiş raporundaki ifadelerden yola çıkarak maddi zararın 5.264 TL'lik kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.264 TL alacağın dava tarihi olan 24.09.2010 tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek «avans faiz» oranı üzerinden hesaplanacak ve işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · mevduat hesabı · işlemiş faiz · avans faizi
Benzer bu kararda… nle zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği,diğer yandan davacı 16/06/2010 tarihinde hesaba icra tehdidiyle 1.135 TL yatırdığını iddia etmiş ise de, paraların çekildiği davacıya ait 72465 nolu hesabın bankaca tayin edilen limit dahilinde çalışan kredili «mevduat hesabı» olması nedeniyle borç bakiyesi vermiş olduğundan dolayı, kullanılan kredinin «işlemiş faizinin» karşılanması amacıyla bu tutarın yatırıldığı kanaatine varıldığı, talep edilen 3.000 TL'ye ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, dolayısıyla davalı bankanın, ödeme makbuzunda para küpür dökümü bulunmadığından ve müfettiş raporundaki ifadelerden yola çıkarak maddi zararın 5.264 TL'lik kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.264 TL alacağın dava tarihi olan 24.09.2010 tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek «avans faiz» oranı üzerinden hesaplanacak ve işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/231 E. 2014/6802 K.
Ortak:kusur oranı · kusur · Alacak
İncelediğiniz kararda3-Kabule göre, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranına» tekabül eden miktara göre hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusur oranı uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Yine kabule göre, mahkemece davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. (3) Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 5.000 Euro'yu davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranının» talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilm …
… uro zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği, dolayısıyla davalı bankanın, maddi zararın 7000 euroluk kısmından sorumlu olduğu, ancak «taleple bağlılık kuralı» gereği davacı tarafça 5000 euro talep edildiğinden, talep edilen miktarla sınırlı olarak davacının davasının kabulü ile, 5.000 Euro alacağın dava tarihi olan 05.10 …
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık kuralı · taleple bağlılık · müterafik kusur
Benzer bu kararda… uro zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği, dolayısıyla davalı bankanın, maddi zararın 7000 euroluk kısmından sorumlu olduğu, ancak «taleple bağlılık kuralı» gereği davacı tarafça 5000 euro talep edildiğinden, talep edilen miktarla sınırlı olarak davacının davasının kabulü ile, 5.000 Euro alacağın dava tarihi olan 05.10 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15529 E. 2013/13100 K.
Ortak:zimmet · kusur oranı · kusur
İncelediğiniz kararda3-Kabule göre, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranına» tekabül eden miktara göre hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusur oranı uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
K.'ün 106 kişiye karşı «zimmet» suçu işlediği iddiasıyla yargılandığı anlaşılmaktadır.
2-Yine kabule göre, mahkemece davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMaddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek davacının hesabından 25.000 TL’nı «zimmetine» geçirdiği, dosyada bulunan dekonttaki imzaların davacıya ait olduğu göz önünde tutularak boş dekontlara imza attığı ve bu durumun davacının müterafik kusurunu oluşturacağı, davalı bankanın çalıştırdığı kişilerin seçiminde gerekli özeni göstermesi, şube içi denetim yolları ile personelini ve işlemlerini denetlemesi pek çok müşteri ile ilgili usulsüzlüklere sessiz kalmaması, çalışanın kişisel hesabını incelemesi, hesap hareketlerini takip etmesi, aktif davranması gerektiği, sonuçta bankaya güvenen davacı ile çalışan arasındaki ilişkiyi salt vekalet kapsamında gören bankanın denetim görevini gündeme getirmeyen bir yaklaşımla .../... usulsüzlüğün sonuçlarına davacının katlanması gerektiğinin kabulünün doğru görülemeyeceği, bankaların mudi ile olan sözleşme ilişkilerini çalıştığı kişiler aracılığıyla yapması, diğer anlatımla mudi ile çalışanı arasında BK.nun 55. maddesinde olduğu gibi «haksız eylem» ilişkisi bulunmaması nedeniyle bankaların BK.nun ilke olarak «kurtuluş kanıtı» öngörmeyen BK'nun 100'ncü maddesi ile sorumlu olup aynı kanunun 99/2 maddesi, 100/«son» maddesindeki kurtuluş halini «hafif kusurlar» için dahi kaldırmakta açıklanan tespitlerin ışığı taraflara izafesi mümkün «hakkaniyete» uygun «kusur oranlarının» ise davalı banka açısından %70 davacı mudi açısından ise %30 olacağı ve taleple bağlı kalınarak kusur oranına göre davacının davalı bankadan talep edebileceği alacak miktarının 16.100 TL olduğu ve davalı bankanın çalıştıran sıfatıyla bu miktardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 16.100 TL alacağın 05.01.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda «avans faizi» yürütülerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… içinde banka müşterilerinin hesaplarından müşterilerin rızaları dışında tasarrufta bulunduğu ve davacı ...'ın hesabından da 25.000 TL olmak üzere toplam 816.944 TL «zimmetine» geçirdiği ve müsnet suçtan Şanlıurfa 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/4 esas sayılı dosyasıyla yargılanarak cezalandırılmasına karar verilmiş olduğu, BK.nun 53.
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş kanıtı · hafif kusur · haksız eylem · hakkaniyet · avans faizi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMaddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek davacının hesabından 25.000 TL’nı «zimmetine» geçirdiği, dosyada bulunan dekonttaki imzaların davacıya ait olduğu göz önünde tutularak boş dekontlara imza attığı ve bu durumun davacının müterafik kusurunu oluşturacağı, davalı bankanın çalıştırdığı kişilerin seçiminde gerekli özeni göstermesi, şube içi denetim yolları ile personelini ve işlemlerini denetlemesi pek çok müşteri ile ilgili usulsüzlüklere sessiz kalmaması, çalışanın kişisel hesabını incelemesi, hesap hareketlerini takip etmesi, aktif davranması gerektiği, sonuçta bankaya güvenen davacı ile çalışan arasındaki ilişkiyi salt vekalet kapsamında gören bankanın denetim görevini gündeme getirmeyen bir yaklaşımla .../... usulsüzlüğün sonuçlarına davacının katlanması gerektiğinin kabulünün doğru görülemeyeceği, bankaların mudi ile olan sözleşme ilişkilerini çalıştığı kişiler aracılığıyla yapması, diğer anlatımla mudi ile çalışanı arasında BK.nun 55. maddesinde olduğu gibi «haksız eylem» ilişkisi bulunmaması nedeniyle bankaların BK.nun ilke olarak «kurtuluş kanıtı» öngörmeyen BK'nun 100'ncü maddesi ile sorumlu olup aynı kanunun 99/2 maddesi, 100/«son» maddesindeki kurtuluş halini «hafif kusurlar» için dahi kaldırmakta açıklanan tespitlerin ışığı taraflara izafesi mümkün «hakkaniyete» uygun «kusur oranlarının» ise davalı banka açısından %70 davacı mudi açısından ise %30 olacağı ve taleple bağlı kalınarak kusur oranına göre davacının davalı bankadan talep edebileceği alacak miktarının 16.100 TL olduğu ve davalı bankanın çalıştıran sıfatıyla bu miktardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 16.100 TL alacağın 05.01.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda «avans faizi» yürütülerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10659 E. 2018/3116 K.
Ortak:eksik inceleme · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece ceza davasındaki davacı ile dava dışı banka «görevlisi» Ş.
K.'ün beyanları, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporlarındaki belirlemeler de göz önüne alınmak suretiyle varsa davalı alacağının tam olarak belirlenmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ların toplamının 156,770 TL olarak gösterildiği, davacının hesabından çekilen para miktarının tam olarak belirlenmediği, ceza davasındaki davacı ile dava dışı banka «görevlisi» ...'ün beyanları, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporlarındaki belirlemeler de göz önüne alınmak suretiyle varsa davalı alacağının tam olarak belirlenmesinin ge …
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulmuşsa da, banka «görevlisi» ...'ün yargılandığı ceza dosyası getirtilip incelenmemiş, bu dosyadaki beyanlar ve alınmışsa yeni raporlar değerlendirilmemiş, bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir.
… re bir karar verilmesi gerekirken daha önce dosyaya celbedilen ve mudilerin beyanları doğrultusunda yapılan hesaplara dayandığı belirtilen ceza mahkemesine sunulmuş «bilirkişi raporundaki denetime elverişsiz» değerlendirmeye itibar edilip «eksik incelemeye» dayalı olarak davacının 40.000 TL alacağının olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporunun denetime elverişliliği · denetime elverişlilik
Benzer bu kararda… re bir karar verilmesi gerekirken daha önce dosyaya celbedilen ve mudilerin beyanları doğrultusunda yapılan hesaplara dayandığı belirtilen ceza mahkemesine sunulmuş «bilirkişi raporundaki denetime elverişsiz» değerlendirmeye itibar edilip «eksik incelemeye» dayalı olarak davacının 40.000 TL alacağının olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6510 E. , 2014/14294 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ CEYHAN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 10/12/2013
NUMARASI 2012/37-2013/447
Taraflar arasında görülen davada Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2013 tarih ve 2012/37-2013/447 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesabını kontrol ettiğinde hesabında olması gereken 40.000,00 TL'nin bulunmadığını, mevduatının davalı banka personeli Ş. K.'ün suistimalleri ile boşaltıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait mevduat hesabından yapılan 1.000,00 TL'lik işlem dışındaki tüm işlemlerdeki imzanın davacıya ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının banka çalışanı Ş. K.'e güvenerek boş tediye fişi imzalayıp verdiği, böylece Ş. K.'ün rahat ve sorumsuzca hareket etmesine neden olduğu, ödeme belgelerinde bulunan imzaları davacının da inkar etmediği, olay nedeniyle davalı bankanın %70, davacının %30 kusurlu olduğu gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL'nin avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, mevduat hesabında bulunan paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup, dosyada mevcut delillerden davalı Banka çalışanı Ş. K.'ün 106 kişiye karşı zimmet suçu işlediği iddiasıyla yargılandığı anlaşılmaktadır. Davacı, banka müfettişine verdiği dilekçesinde eksik olan parasının tutarını tam olarak belirtememiş, 18.11.2009 tarihi itibariyle parası 49.520,00 TL iken yaklaşık 9.000,00 TL çektiğini, hesabında yaklaşık 40.000,00 TL kalması gerektiğini belirtmiş, mahkemece alınan ve itibar edilen bilirkişi raporlarında ise davacı hesabından çekilen ve üzerinde ödenen paranın dökümü gösterilmeyen dekontların toplamı 156,770,00 TL olarak gösterilmiştir. Bu durumda, mahkemece ceza davasındaki davacı ile dava dışı banka görevlisi Ş.
K.'ün beyanları, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporlarındaki belirlemeler de göz önüne alınmak suretiyle varsa davalı alacağının tam olarak belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Yine kabule göre, mahkemece davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da kusur izafe edilerek karar verilmiştir. Ancak, dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK’nın 100. maddesi gereğince davalı banka, çalışanının kusurundan ötürü tamamen sorumlu olup, davacı söz konusu boş dekontları 3. bir şahsa değil de davalı çalışanına verdiğine göre, somut uyuşmazlıkta davalı bankanın BK’nın 100. maddesindeki sorumluluk koşulu gerçekleşmiştir. Bu durumda mahkemece davacıya kusur izafesi doğru olmayıp, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Kabule göre, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 kusur oranına tekabül eden miktara göre hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusur oranı uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 23/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102144100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz