Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6542 E. 2014/12634 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur oranı↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bankanın çalışanının eyleminden adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğunu, çalışanı müdilerin hesaplarında oynamalar yaparken gerekli denetlemeyi yapmayı ihmal ettiğini, ayrıca davacının banka çalışanı personel Şenol Katıöz'e hileli davranışlarıyla da olsa, boş tediye fişi imzalayıp verdiği ödeme belgelerinde bulunan imzaları inkar etmediği gerekçesiyle olayda davalı bankanın %70, davacı N.. C..'in %30 kusurlu, davanın kabulü ile 10.000,00 TL alacağın dava tarihi olan 05/07/2010'da tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taleple bağlı kalınarak karar verilmiş olması ve fazlaya dair istemin açılacak davada tartışılacak bulunmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyzi itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, davalının çalıştırdığı banka personeline güvenerek ve daha kolay hizmet alabileceğine inanarak, davalı çalışanına boş imzalı dekontlar verdiğini ve bu dekontların üzerinin davalının çalışanı tarafından ödeme yapılmış gibi doldurulduğunu, oysa bu dekontlardaki parayı tahsil ettiğini hatırlamadığını iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da kusur izafe edilerek karar verilmiştir. Ancak, 818 sayılı BK’nın 100. maddesi gereğince davalı banka, çalışanının kusurundan ötürü tamamen sorumlu olup, davacı söz konusu boş dekontları 3. bir şahsa değil de davalı çalışanına verdiğine göre, somut uyuşmazlıkta davalı bankanın BK’nun 100. maddesindeki sorumluluk koşulu gerçekleşmiştir. Bu durumda mahkemece davacıya kusur izafesi doğru olmayıp, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 kusur oranının talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6105 E. 2013/6867 K.
Ortak:kusur · Tazminat
İncelediğiniz kararda… kontlardaki parayı tahsil ettiğini hatırlamadığını iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranının» talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Ayrıca, dava bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup, ticari iş mahiyetinde olması nedeniyle, talep gibi «reeskont faizine» hükmedilmesi gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · yasal faiz
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Ayrıca, dava bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup, ticari iş mahiyetinde olması nedeniyle, talep gibi «reeskont faizine» hükmedilmesi gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/231 E. 2014/6802 K.
Ortak:kusur oranı · kusur
İncelediğiniz kararda3- Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranının» talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… kontlardaki parayı tahsil ettiğini hatırlamadığını iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. (3) Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 5.000 Euro'yu davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranının» talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilm …
… uro zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği, dolayısıyla davalı bankanın, maddi zararın 7000 euroluk kısmından sorumlu olduğu, ancak «taleple bağlılık kuralı» gereği davacı tarafça 5000 euro talep edildiğinden, talep edilen miktarla sınırlı olarak davacının davasının kabulü ile, 5.000 Euro alacağın dava tarihi olan 05.10 …
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık kuralı · taleple bağlılık · müterafik kusur
Benzer bu kararda… uro zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği, dolayısıyla davalı bankanın, maddi zararın 7000 euroluk kısmından sorumlu olduğu, ancak «taleple bağlılık kuralı» gereği davacı tarafça 5000 euro talep edildiğinden, talep edilen miktarla sınırlı olarak davacının davasının kabulü ile, 5.000 Euro alacağın dava tarihi olan 05.10 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6528 E. 2014/12143 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… kontlardaki parayı tahsil ettiğini hatırlamadığını iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranının» talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… nle zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği,diğer yandan davacı 16/06/2010 tarihinde hesaba icra tehdidiyle 1.135 TL yatırdığını iddia etmiş ise de, paraların çekildiği davacıya ait 72465 nolu hesabın bankaca tayin edilen limit dahilinde çalışan kredili «mevduat hesabı» olması nedeniyle borç bakiyesi vermiş olduğundan dolayı, kullanılan kredinin «işlemiş faizinin» karşılanması amacıyla bu tutarın yatırıldığı kanaatine varıldığı, talep edilen 3.000 TL'ye ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, dolayısıyla davalı bankanın, ödeme makbuzunda para küpür dökümü bulunmadığından ve müfettiş raporundaki ifadelerden yola çıkarak maddi zararın 5.264 TL'lik kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.264 TL alacağın dava tarihi olan 24.09.2010 tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek «avans faiz» oranı üzerinden hesaplanacak ve işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · mevduat hesabı · işlemiş faiz · avans faizi
Benzer bu kararda… nle zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği,diğer yandan davacı 16/06/2010 tarihinde hesaba icra tehdidiyle 1.135 TL yatırdığını iddia etmiş ise de, paraların çekildiği davacıya ait 72465 nolu hesabın bankaca tayin edilen limit dahilinde çalışan kredili «mevduat hesabı» olması nedeniyle borç bakiyesi vermiş olduğundan dolayı, kullanılan kredinin «işlemiş faizinin» karşılanması amacıyla bu tutarın yatırıldığı kanaatine varıldığı, talep edilen 3.000 TL'ye ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, dolayısıyla davalı bankanın, ödeme makbuzunda para küpür dökümü bulunmadığından ve müfettiş raporundaki ifadelerden yola çıkarak maddi zararın 5.264 TL'lik kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.264 TL alacağın dava tarihi olan 24.09.2010 tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek «avans faiz» oranı üzerinden hesaplanacak ve işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6510 E. 2014/14294 K.
Ortak:kusur oranı · kusur
İncelediğiniz kararda3- Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranının» talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… kontlardaki parayı tahsil ettiğini hatırlamadığını iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda3-Kabule göre, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranına» tekabül eden miktara göre hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusur oranı uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Yine kabule göre, mahkemece davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · eksik inceleme · görevli mahkeme
Benzer bu karardaK.'ün 106 kişiye karşı «zimmet» suçu işlediği iddiasıyla yargılandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece ceza davasındaki davacı ile dava dışı banka «görevlisi» Ş.
K.'ün beyanları, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporlarındaki belirlemeler de göz önüne alınmak suretiyle varsa davalı alacağının tam olarak belirlenmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1228 E. 2014/11927 K.
Ortak:kusur oranı · kusur · Tazminat
İncelediğiniz kararda3- Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranının» talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… kontlardaki parayı tahsil ettiğini hatırlamadığını iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… m zararının 60.779,64 TL olduğu, davacının ise banka personeline mutlak bir güven içinde hareket etmekle % 30 oranında kusurlu kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle «kusur oranına» göre 42.685,75 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özen borcu · güven kuruluşu · sahtecilik
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre «güven kuruluşu» olan davalı Banka'nın, topladığı mevduatı «sahtecilere» karşı özenle korumak ve objektif «özen borcu» altında bulunduğu, para çekme dekontlarında her ne kadar davacının imzası var ise davacı ve işlemi yapan M.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6542 E. , 2014/12634 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ CEYHAN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 10/12/2013
NUMARASI 2012/38-2013/446
Taraflar arasında görülen davada Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2013 tarih ve 2012/38-2013/446 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, 30/11/2008 tarihinden itibaren hesabında olması gereken 118.712,00 TL'nin olmadığını farkettiğini, bir banka personelinin zimmetine para geçirmek suçundan tutuklandığını ve bu olayın müvekkilinin hesabının ne şekilde boşaltıldığının da bir göstergesi olduğunu, bankaya 26/5/2010 tarihli ihtar çekilerek zararının tazmini istenmişse de bankaca bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL'nin 30/11/2008 tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek avans faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; imzası olmayan ve arşivde bulunamayan dekontlar karşılığını davacıya ödeyeceklerini bildirdiğini ancak davacının bunu kabul etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bankanın çalışanının eyleminden adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğunu, çalışanı müdilerin hesaplarında oynamalar yaparken gerekli denetlemeyi yapmayı ihmal ettiğini, ayrıca davacının banka çalışanı personel Şenol Katıöz'e hileli davranışlarıyla da olsa, boş tediye fişi imzalayıp verdiği ödeme belgelerinde bulunan imzaları inkar etmediği gerekçesiyle olayda davalı bankanın %70, davacı N.. C..'in %30 kusurlu, davanın kabulü ile 10.000,00 TL alacağın dava tarihi olan 05/07/2010'da tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taleple bağlı kalınarak karar verilmiş olması ve fazlaya dair istemin açılacak davada tartışılacak bulunmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyzi itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, davalının çalıştırdığı banka personeline güvenerek ve daha kolay hizmet alabileceğine inanarak, davalı çalışanına boş imzalı dekontlar verdiğini ve bu dekontların üzerinin davalının çalışanı tarafından ödeme yapılmış gibi doldurulduğunu, oysa bu dekontlardaki parayı tahsil ettiğini hatırlamadığını iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da kusur izafe edilerek karar verilmiştir. Ancak, 818 sayılı BK’nın 100. maddesi gereğince davalı banka, çalışanının kusurundan ötürü tamamen sorumlu olup, davacı söz konusu boş dekontları 3. bir şahsa değil de davalı çalışanına verdiğine göre, somut uyuşmazlıkta davalı bankanın BK’nun 100.
maddesindeki sorumluluk koşulu gerçekleşmiştir. Bu durumda mahkemece davacıya kusur izafesi doğru olmayıp, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 kusur oranının talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün kabule göre temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101873100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz