6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6841 E. 2011/16607 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin vade gecikme faizi genel kredi sözleşmesi vade protokol temerrüt faizi kredi sözleşmesi temerrüt kesin hüküm

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile, taraflar arasında imzalanan protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi vadelerde ödeyeceği ve gecikme faizi konularında, davacı ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle 421.807,00 TL'nin genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte davalı şirketten tahsiline, davalılardan ... bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.maddesiyle kararlaştırılan tarihlerde dava konusu taksitlerin ödenmemiş bulunmasına, davacının bu tutarları sözleşmenin 5.maddesi uyarınca istemesinin mümkün olmasına ve davacının gelir ortaklığı talebinin davalı tarafça kabul edilmemiş bulunmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2-Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesi ile, ödeme hususunda kesin vade belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren bu maddede gösterilen oranda temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nispetinin de belirlenmemiş olması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6848 E. 2011/16606 K.

    Ortak: · Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Karz akdine dayalı alacak | Protokol hükümleri uyarınca

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14320 E. 2014/5394 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6853 E. 2011/16605 K.

    Ortak: · Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2548 E. 2012/3727 K.

    Ortak: · Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1145 E. 2021/5352 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Karz akdine dayalı alacak | Protokol hükümleri uyarınca

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5928 E. 2016/2675 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2672 E. 2012/4915 K.

    Ortak: · Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Karz akdine dayalı alacak | Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu | Protokol hükümleri uyarınca

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5929 E. 2016/2822 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/6841 E.  ,  2011/16607 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/12/2009 tarih ve 2009/388-2009/523 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin finans sıkıntısını aşmak üzere, müvekkilin kredibilitesinden faydalanmak suretiyle OYAKBANK'dan toplam 2.000.000,00 TL kredi kullanıldığını, müvekkili ile davalılar arasında imzalanan protokol ile davalılara 1.000.000,00 TL'nin ödünç olarak verildiğini, bu protokolün OYAKBANK ile müvekkili arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin bir eki niteliğinde olduğunun protokol ile belirlendiğini, her ayın 15 gününde banka ödeme planı dahilinde davalıların üzerine düşen miktarı müvekkile ödemesi gerektiğini, ancak muaccel olan borçların davalılarca ödenmediğini ileri sürerek 15.03.2009-15.10.2009 tarihleri arasında ödenmeyen 421.807,00 TL kredi taksit tutarının, her ayın 15 gününden itibaren işleyecek OYAKBANK ile imzalanan genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, imzalanan protokolün 6. maddesi gereğince tüm borç davacı tarafça bankaya ödendikten sonra, müvekkilinin işletiminde olan AQUAPARK kâr payından %50'sinin davacı tarafa verilmesi suretiyle borcun ifa edileceğinin kararlaştırıldığını, bu nedenle borcun henüz muaccel olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin inançlı işlem olduğunu, ödünç sözleşmesi olmadığını, müvekkillerinden ...'ün protokolde imzasının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile, taraflar arasında imzalanan protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi vadelerde ödeyeceği ve gecikme faizi konularında, davacı ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle 421.807,00 TL'nin genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte davalı şirketten tahsiline, davalılardan ... bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.maddesiyle kararlaştırılan tarihlerde dava konusu taksitlerin ödenmemiş bulunmasına, davacının bu tutarları sözleşmenin 5.maddesi uyarınca istemesinin mümkün olmasına ve davacının gelir ortaklığı talebinin davalı tarafça kabul edilmemiş bulunmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2-Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesi ile, ödeme hususunda kesin vade belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren bu maddede gösterilen oranda temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nispetinin de belirlenmemiş olması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı vekilinin yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 19.361,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Bintaş İhr. Tur. San. Tic. A.Ş.'den alınmasına, 07.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040517100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.