Karz akdine dayalı alacak | Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu | Protokol hükümleri uyarınca
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5929 E. 2016/2822 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin vade↗ talep aşımı↗ ödünç sözleşmesi↗ gecikme faizi↗ temerrüt tarihi↗ muacceliyet↗ infaz↗ genel kredi sözleşmesi↗ vade↗ protokol↗ ihbar↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ temerrüt↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamlarına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi vadelerde ödeyeceği ve gecikme faizi konularında, davacı ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları, davacı ile davalı arasında düzenlenen 12/03/2007 tarihli genel kredi sözleşmesine göre kredinin ilk altı ay ödemesiz olacağı, davalı tarafın da ilk taksiti ödediği, sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksiti takip eden taksitlerin ana para toplamının ihbara gerek olmaksızın kendiliğinden muaccel olacağını içermesi nazara alındığında, temerrüt için taraflar arasında kesin vadenin belirlendiği görülmüş, bu haliyle davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı tarafça yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, temerrüt tarihi nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca .../...
kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %41 olduğu gerekçeleriyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı... ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 390.805,36 TL'nin davalıdan tahsiline, alacağa 15/10/2007 tarihinden itibaren % 41 oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı şirket vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, karz akdine dayalı alacak istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, taraflar arasında akdedilen ödünç sözleşmesi hükümleri uyarınca davalılar tarafından 15.07.2008 ila 15.02.2009 tarihleri arası ödenmeyen kredi tutarının kredi taksitleri vade tarihlerinden itibaren genel kredi sözleşmesi şartlarındaki gecikme faiz oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki protokolün 3. maddesi “...ödünç alan .... kredi veren ...... kredi sözleşmesi koşulları uyarınca ödünç aldığı 1.000.000,00 TL'yi geri ödeyecektir. Kredinin geri ödenmesinde ilk 6 ay ödemesiz olacaktır. Kredi borcu 15.09.2007 tarihinden itibaren ödenmeye başlayacak, her ayın 15. günü eşit taksitler halinde ödenecektir” hükmünü, 5. maddesi ise “...ödünç alan..., ödeme taksitlerinden bir tanesini ödemede temerrüde düşerse ödünç veren... Şirketi'nin bankaya yapacağı ödemeler karşılığında kredi sözleşmesi şartlarındaki gecikme faizi oranı ile ödünç alan..., ödünç veren... şirketine ödemeyi kabul eder” hükmünü içermektedir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizce “... istem ve taraflar arasındaki protokol hükümleri uyarınca davalı şirketin temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca infazda kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden, temerrüt tarihleri bakımından talep aşımı sonucu doğuracak şekilde ve dava konusu her bir taksitin ödeme tarihindeki ilgili bankanın ticari kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oranlar ve taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi hükmü ile kredi sözleşmesindeki gecikme faiz oranı nazara alınmadan yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafın talebi, taraflar arasındaki protokolün 3. ve 5. maddeleri, dava konusu kredi sözleşmesinin gecikme faiz oranına ilişkin hükmü ve daha önceki bozma ilamları ile kesinleşen hususlar hep birlikte nazara alınıp, dava konusu taksitlerin her birinin ödeme tarihinde dava konusu bankanın ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranları sorulup dava konusu her bir aya ilişkin ödenen taksit tutarına bankadan bildirilen oranın %100 oranında temerrüt faizi uygulamak suretiyle hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Karz akdine dayalı alacak | Protokol hükümleri uyarınca
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5928 E. 2016/2675 K.
Ortak:kesin vade · talep aşımı · ödünç sözleşmesi · gecikme faizi · temerrüt tarihi · infaz · genel kredi sözleşmesi · vade
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamlarına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları, davacı ile davalı arasında düzenlenen 12/03/2007 tarihli genel kredi sözleşmesine göre kredinin ilk altı ay ödemesiz olacağı, davalı tarafın da ilk taksiti ödediği, sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksiti takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden «muaccel» olacağını içermesi nazara alındığında, «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği görülmüş, bu haliyle davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı tarafça yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca .../... kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %41 olduğu gerekçeleriyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı... ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 390.805,36 TL'nin davalıdan tahsiline, alacağa 15/10/2007 tarihinden itibaren % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 15.07.2008 ila 15.02.2009 tarihleri arası ödenmeyen kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren «genel kredi sözleşmesi» şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizce “... istem ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı şirketin «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçe …
Benzer bu kararda… , sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksidi takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden muacel olacağını içermesi nazara alındığında «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği, davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, hiç bir ihbara gerek olmaksızın dava konusu toplam tutarı ödemekle yükümlü olduğu, davacının yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının % 41 olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 421,807,19 TL'nin davalıdan tahsiline, davaya konu edilen alacağa davalı ile.... arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı Genel Kredi Sözleşmesi'nde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranı olan % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine, faiz başlangıcının 15/10/2007 tarihi olarak belirlenmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, “taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 2009 yılı Mart ayından itibaren 2009 yılı Ekim ayına kadar (15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası) ödenmeyen toplam 421.807,19 TL kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren Genel Kredi Sözleşmesi şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili” istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 11.07.2012 tarihli karar, Dairemizce “... istem ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı şirketin «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçe …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 258 · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu kararda… , sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksidi takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden muacel olacağını içermesi nazara alındığında «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği, davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, hiç bir ihbara gerek olmaksızın dava konusu toplam tutarı ödemekle yükümlü olduğu, davacının yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının % 41 olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 421,807,19 TL'nin davalıdan tahsiline, davaya konu edilen alacağa davalı ile.... arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı Genel Kredi Sözleşmesi'nde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranı olan % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine, faiz başlangıcının 15/10/2007 tarihi olarak belirlenmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kredi borcu 15.09.2007 tarihinden itibaren ödenmeye başlayacak, her ayın 15. günü 60.«258»,17 TL eşit taksitler halinde 15.02.2010 tarihine kadar 1.807.745,42 TL ödenecektir” hükmünü, 5. maddesinde ise “...ödünç alan..., ödeme taksitlerinden bir tanesini ödemede «temerrüde» düşerse ödünç veren...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5848 E. 2016/3019 K.
Ortak:talep aşımı · ödünç sözleşmesi · gecikme faizi · temerrüt tarihi · infaz · genel kredi sözleşmesi · vade · protokol
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamlarına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları, davacı ile davalı arasında düzenlenen 12/03/2007 tarihli genel kredi sözleşmesine göre kredinin ilk altı ay ödemesiz olacağı, davalı tarafın da ilk taksiti ödediği, sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksiti takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden «muaccel» olacağını içermesi nazara alındığında, «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği görülmüş, bu haliyle davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı tarafça yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca .../... kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %41 olduğu gerekçeleriyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı... ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 390.805,36 TL'nin davalıdan tahsiline, alacağa 15/10/2007 tarihinden itibaren % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 15.07.2008 ila 15.02.2009 tarihleri arası ödenmeyen kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren «genel kredi sözleşmesi» şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizce “... istem ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı şirketin «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçe …
Benzer bu karardaYukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere dava dilekçesiyle “taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 15.10.2007 ila 15.06.2008 tarihleri arası ödenmeyen toplam 512.323,53 TL kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren Genel Kredi Sözleşmesi şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili” talep edilmiştir.
Mahkemece, davalı .... aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen 11.07.2012 tarihli karar, Dairemizce “... istem, savunma ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri çerçevesinde davalı Şirketin «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde 15.03.2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçe …
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden, «temerrüt» tarihleri bakımından «talep aşımı» sonucu doğuracak şekilde ve dava konusu her bir taksitin ödeme tarihindeki ilgili bankanın ticari kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oranlar ve taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi hükmü ile «kredi sözleşmesindeki» «gecikme faiz» oranı nazara alınmadan yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 258 · tavzih · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · yargılama gideri · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak dosya kapsamına göre; davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı .... aleyhine açılan davanın kabulüne, 512,323,53 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davaya konu edilen alacağa davalı ile .... arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı Genel Kredi Sözleşmesi'nde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranı olan %41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine, faiz başlangıcının 15/10/2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, «tavzih» kararıyla hükümde yer verilen «yargılama giderlerinin» düzeltilmiş ve tavzih kararının kesinleşmiş olmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Kredi borcu 15.09.2007 tarihinden itibaren ödenmeye başlanacak, her ayın 15. günü 60.«258»,17 TL eşit taksitler halinde 15.02.2010 tarihine kadar 1.807.745,42 TL ödenecektir” hükmünü, 5. maddesinde ise “...ödünç alan ..., ödeme taksitlerinden bir tanesini ödemede «temerrüde» düşerse ödünç veren....
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5135 E. 2019/6859 K.
Ortak:talep aşımı · ödünç sözleşmesi · gecikme faizi · temerrüt tarihi · infaz · genel kredi sözleşmesi · vade · protokol
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamlarına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları, davacı ile davalı arasında düzenlenen 12/03/2007 tarihli genel kredi sözleşmesine göre kredinin ilk altı ay ödemesiz olacağı, davalı tarafın da ilk taksiti ödediği, sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksiti takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden «muaccel» olacağını içermesi nazara alındığında, «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği görülmüş, bu haliyle davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı tarafça yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca .../... kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %41 olduğu gerekçeleriyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı... ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 390.805,36 TL'nin davalıdan tahsiline, alacağa 15/10/2007 tarihinden itibaren % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 15.07.2008 ila 15.02.2009 tarihleri arası ödenmeyen kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren «genel kredi sözleşmesi» şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizce “... istem ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı şirketin «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçe …
Benzer bu kararda2-Dava, taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 2009 yılı Mart ayından itibaren 2009 yılı Ekim ayına kadar (15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası) ödenmeyen toplam 421.807,19 TL kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren Genel Kredi Sözleşmesi şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 11.07.2012 tarihli karar, Dairemizce “... istem ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı şirketin «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçe …
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden, «temerrüt» tarihleri bakımından «talep aşımı» sonucu doğuracak şekilde ve dava konusu her bir taksitin ödeme tarihindeki ilgili bankanın ticari kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oranlar ve taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesi hükmü ile «kredi sözleşmesindeki» «gecikme faiz» oranı nazara alınmadan verilen 24/12/2014 tarihli karar da Dairemizce ‘’...mahkemece davacı tarafın talebi (15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası) taraflar arasındaki «protokolün» 3. ve 5. maddeleri, dava konusu kredi sözleşmesinin gecikme faiz oranına ilişkin hükmü ve daha önceki bozma ilamları ile kesinleşen hususlar hep birlikte nazara alınıp, dava konusu taksitlerin her birinin ödeme tarihinde dava konusu bankanın ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranları sorulup dava konusu her bir aya ilişkin ödenen taksit tutarına bankadan bildirilen oranın %100'ü oranında «temerrüt faizi» uygulamak suretiyle hüküm kurulmak gerektiği’’ gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen yine bozma gereğinin yerine getirilmediği, bozma ilamları uyarınca her bir kredi taksidinin temerrüt tarihlerinden itibaren temerrüt faizinin hesaplanması gerekirken anılan husus hükme bağlanmadığı gibi, davacı tarafça «işlemiş faiz» talebi bulunmamasına rağmen talebe aykırı olarak temerrüt tarihinden dava tarihine kadar faiz hesaplanarak işlemiş faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 258 · infazda tereddüt · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · işlemiş faiz · husumet yokluğu · asıl alacak · husumet
Benzer bu kararda… /2009, 15/05/2009, 15/06/2009, 15/07/2009, 15/08/2009 ve 15/09/2009 tarihli ödenmeyen taksitlere bankaca bildirilen faiz oranı uygulanmak suretiyle her bir taksitin «temerrüt» tarihinden, dava tarihine kadar işleyecek «temerrüt faiz» bedelinin toplam 89.583,83 TL olduğu, dava konusu taksitlere dava tarihine kadar işleyecek temerrüt faiz oranının «infazda» kuşkuya yol açmaması için hüküm fıkrasında belirtildiği, ayrıca asıl alacağın toplamı olan 421.807,19TL'ne dava tarihinden itibaren, yine «protokol» doğrultusunda %40 faiz oranın %100 olacak şekilde %80 temerrüt faizi işletilmesine karar verildiği gerekçesiyle, davanın davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı şirket yönünden kabulü ile, 421.807,19 TL «asıl alacak» ve temerrüt tarihinden dava tarihine kadar işlemiş 89.583,00 TL temerrüt faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 421.807,19 TL asıl alacağa, dava tarihin …
Kredi borcu 15.09.2007 tarihinden itibaren ödenmeye başlayacak, her ayın 15. günü 60.«258»,17 TL eşit taksitler halinde 15.02.2010 tarihine kadar 1.807.745,42 TL ödenecektir” hükmünü, 5. maddesinde ise “...ödünç alan BİNTAŞ, ödeme taksitlerinden bir tanesini ödemede «temerrüde» düşerse ödünç veren YILDIZLAR Şirketi'nin bankaya yapacağı ödemeler karşılığında «kredi sözleşmesi» şartlarındaki «gecikme faizi» oranı ile ödünç alan BİNTAŞ, ödünç veren YILDIZLAR Şirketi'ne ödemeyi kabul eder” hükmünü içermektedir.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden, «temerrüt» tarihleri bakımından «talep aşımı» sonucu doğuracak şekilde ve dava konusu her bir taksitin ödeme tarihindeki ilgili bankanın ticari kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oranlar ve taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesi hükmü ile «kredi sözleşmesindeki» «gecikme faiz» oranı nazara alınmadan verilen 24/12/2014 tarihli karar da Dairemizce ‘’...mahkemece davacı tarafın talebi (15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası) taraflar arasındaki «protokolün» 3. ve 5. maddeleri, dava konusu kredi sözleşmesinin gecikme faiz oranına ilişkin hükmü ve daha önceki bozma ilamları ile kesinleşen hususlar hep birlikte nazara alınıp, dava konusu taksitlerin her birinin ödeme tarihinde dava konusu bankanın ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranları sorulup dava konusu her bir aya ilişkin ödenen taksit tutarına bankadan bildirilen oranın %100'ü oranında «temerrüt faizi» uygulamak suretiyle hüküm kurulmak gerektiği’’ gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen yine bozma gereğinin yerine getirilmediği, bozma ilamları uyarınca her bir kredi taksidinin temerrüt tarihlerinden itibaren temerrüt faizinin hesaplanması gerekirken anılan husus hükme bağlanmadığı gibi, davacı tarafça «işlemiş faiz» talebi bulunmamasına rağmen talebe aykırı olarak temerrüt tarihinden dava tarihine kadar faiz hesaplanarak işlemiş faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
… ce, uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamlarında da belirtildiği üzere, davacı tarafın talebi 15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası), taraflar arasındaki «protokolün» 3. ve 5. maddeleri, dava konusu «kredi sözleşmesinin» «gecikme faiz» oranına ilişkin hükmü ve daha önceki bozma ilamları ile kesinleşen hususlar hep birlikte nazara alınıp, dava konusu taksitlerin her birinin ödeme tarihinde dava konusu bankanın ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranları sorulup dava konusu her bir aya ilişkin ödenen taksit tutarına bankadan bildirilen oranın %100 oranında «temerrüt faizi» uygulamak suretiyle, «infazda tereddüt» oluşturmayacak ve taleple de bağlı kalınacak şekilde hüküm tesisi gerekirken anılan hususlar nazara alınmaksızın, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde …
4 benzer karar daha
-
Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2548 E. 2012/3727 K.
Ortak:gecikme faizi · genel kredi sözleşmesi · vade · protokol · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamlarına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları, davacı ile davalı arasında düzenlenen 12/03/2007 tarihli genel kredi sözleşmesine göre kredinin ilk altı ay ödemesiz olacağı, davalı tarafın da ilk taksiti ödediği, sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksiti takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden «muaccel» olacağını içermesi nazara alındığında, «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği görülmüş, bu haliyle davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı tarafça yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca .../... kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %41 olduğu gerekçeleriyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı... ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 390.805,36 TL'nin davalıdan tahsiline, alacağa 15/10/2007 tarihinden itibaren % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 15.07.2008 ila 15.02.2009 tarihleri arası ödenmeyen kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren «genel kredi sözleşmesi» şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafın talebi, taraflar arasındaki «protokolün» 3. ve 5. maddeleri, dava konusu «kredi sözleşmesinin» «gecikme faiz» oranına ilişkin hükmü ve daha önceki bozma ilamları ile kesinleşen hususlar hep birlikte nazara alınıp, dava konusu taksitlerin her birinin ödeme tarihinde dava konusu bankanın ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranları sorulup dava konusu her bir aya ilişkin ödenen taksit tutarına bankadan bildirilen oranın %100 oranında «temerrüt faizi» uygulamak suretiyle hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle 390.805,86 TL'nin genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte dava …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6848 E. 2011/16606 K.
Ortak:kesin vade · gecikme faizi · genel kredi sözleşmesi · vade · protokol · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamlarına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları, davacı ile davalı arasında düzenlenen 12/03/2007 tarihli genel kredi sözleşmesine göre kredinin ilk altı ay ödemesiz olacağı, davalı tarafın da ilk taksiti ödediği, sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksiti takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden «muaccel» olacağını içermesi nazara alındığında, «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği görülmüş, bu haliyle davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı tarafça yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca .../... kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %41 olduğu gerekçeleriyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı... ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 390.805,36 TL'nin davalıdan tahsiline, alacağa 15/10/2007 tarihinden itibaren % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafın talebi, taraflar arasındaki «protokolün» 3. ve 5. maddeleri, dava konusu «kredi sözleşmesinin» «gecikme faiz» oranına ilişkin hükmü ve daha önceki bozma ilamları ile kesinleşen hususlar hep birlikte nazara alınıp, dava konusu taksitlerin her birinin ödeme tarihinde dava konusu bankanın ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranları sorulup dava konusu her bir aya ilişkin ödenen taksit tutarına bankadan bildirilen oranın %100 oranında «temerrüt faizi» uygulamak suretiyle hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 15.07.2008 ila 15.02.2009 tarihleri arası ödenmeyen kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren «genel kredi sözleşmesi» şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle 390.805,86 TL'nin genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte dava …
… aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir 2) Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi ile, ödeme hususunda «kesin vade» belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren 5. madde nispetinde «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nispetinin de belirlenmemiş olması doğru olmamış kararın bu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6841 E. 2011/16607 K.
Ortak:kesin vade · gecikme faizi · genel kredi sözleşmesi · vade · protokol · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamlarına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları, davacı ile davalı arasında düzenlenen 12/03/2007 tarihli genel kredi sözleşmesine göre kredinin ilk altı ay ödemesiz olacağı, davalı tarafın da ilk taksiti ödediği, sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksiti takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden «muaccel» olacağını içermesi nazara alındığında, «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği görülmüş, bu haliyle davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı tarafça yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca .../... kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %41 olduğu gerekçeleriyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı... ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 390.805,36 TL'nin davalıdan tahsiline, alacağa 15/10/2007 tarihinden itibaren % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafın talebi, taraflar arasındaki «protokolün» 3. ve 5. maddeleri, dava konusu «kredi sözleşmesinin» «gecikme faiz» oranına ilişkin hükmü ve daha önceki bozma ilamları ile kesinleşen hususlar hep birlikte nazara alınıp, dava konusu taksitlerin her birinin ödeme tarihinde dava konusu bankanın ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranları sorulup dava konusu her bir aya ilişkin ödenen taksit tutarına bankadan bildirilen oranın %100 oranında «temerrüt faizi» uygulamak suretiyle hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 15.07.2008 ila 15.02.2009 tarihleri arası ödenmeyen kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren «genel kredi sözleşmesi» şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle 421.807,00 TL'nin genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte dava …
2-Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesi ile, ödeme hususunda «kesin vade» belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren bu maddede gösterilen oranda «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nispetinin de belirlenmemiş olması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6853 E. 2011/16605 K.
Ortak:kesin vade · gecikme faizi · genel kredi sözleşmesi · vade · protokol · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamlarına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları, davacı ile davalı arasında düzenlenen 12/03/2007 tarihli genel kredi sözleşmesine göre kredinin ilk altı ay ödemesiz olacağı, davalı tarafın da ilk taksiti ödediği, sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksiti takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden «muaccel» olacağını içermesi nazara alındığında, «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği görülmüş, bu haliyle davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı tarafça yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca .../... kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %41 olduğu gerekçeleriyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı... ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 390.805,36 TL'nin davalıdan tahsiline, alacağa 15/10/2007 tarihinden itibaren % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafın talebi, taraflar arasındaki «protokolün» 3. ve 5. maddeleri, dava konusu «kredi sözleşmesinin» «gecikme faiz» oranına ilişkin hükmü ve daha önceki bozma ilamları ile kesinleşen hususlar hep birlikte nazara alınıp, dava konusu taksitlerin her birinin ödeme tarihinde dava konusu bankanın ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranları sorulup dava konusu her bir aya ilişkin ödenen taksit tutarına bankadan bildirilen oranın %100 oranında «temerrüt faizi» uygulamak suretiyle hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 15.07.2008 ila 15.02.2009 tarihleri arası ödenmeyen kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren «genel kredi sözleşmesi» şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle 512.323,53 TL'nin genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte dava …
2) Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin, 5.maddesi ile, ödeme hususunda «kesin vade» belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nispetinin de belirlenmemiş olması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/5929 E. , 2016/2822 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2014 tarih ve 2014/361-2014/441 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili ve davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin finans sıkıntısını aşmak üzere, müvekkilin kredibilitesinden faydalanmak suretiyle ...'dan toplam 2.000.000,00 TL kredi kullanıldığını, müvekkili ile davalılar arasında imzalanan protokol ile davalılara 1.000.000,00 TL'nin ödünç olarak verildiğini, bu protokolün ... ile müvekkili arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin bir eki niteliğinde olduğununun protokol ile belirlendiğini, her ayın 15. gününde banka ödeme planı dahilinde davalıların üzerine düşen miktarı müvekkile ödemesi gerektiğini, ancak muaccel olan borçların davalılarca ödenmediğini ileri sürerek 15.07.2008-15.02.2009 tarihleri arasında ödenmeyen 390.805,86 TL kredi taksit tutarının, her ayın 15.
gününden itibaren işleyecek ... ile imzalanan genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, imzalanan protokolün 6. maddesi gereğince tüm borç davacı tarafça bankaya ödendikten sonra, müvekkilinin işletiminde olan.... kar payından %50'sinin davacı tarafa verilmesi suretiyle borcun ifa edileceğinin kararlaştırıldığını, bu nedenle borcun henüz muaccel olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin inançlı işlem olduğunu, ödünç sözleşmesi olmadığını, müvekkilerinden ...'ün protokolde imzasının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamlarına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi vadelerde ödeyeceği ve gecikme faizi konularında, davacı ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları, davacı ile davalı arasında düzenlenen 12/03/2007 tarihli genel kredi sözleşmesine göre kredinin ilk altı ay ödemesiz olacağı, davalı tarafın da ilk taksiti ödediği, sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksiti takip eden taksitlerin ana para toplamının ihbara gerek olmaksızın kendiliğinden muaccel olacağını içermesi nazara alındığında, temerrüt için taraflar arasında kesin vadenin belirlendiği görülmüş, bu haliyle davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı tarafça yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, temerrüt tarihi nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca .../...
kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %41 olduğu gerekçeleriyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı... ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 390.805,36 TL'nin davalıdan tahsiline, alacağa 15/10/2007 tarihinden itibaren % 41 oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı şirket vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, karz akdine dayalı alacak istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, taraflar arasında akdedilen ödünç sözleşmesi hükümleri uyarınca davalılar tarafından 15.07.2008 ila 15.02.2009 tarihleri arası ödenmeyen kredi tutarının kredi taksitleri vade tarihlerinden itibaren genel kredi sözleşmesi şartlarındaki gecikme faiz oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki protokolün 3. maddesi “...ödünç alan .... kredi veren ...... kredi sözleşmesi koşulları uyarınca ödünç aldığı 1.000.000,00 TL'yi geri ödeyecektir. Kredinin geri ödenmesinde ilk 6 ay ödemesiz olacaktır. Kredi borcu 15.09.2007 tarihinden itibaren ödenmeye başlayacak, her ayın 15. günü eşit taksitler halinde ödenecektir” hükmünü, 5. maddesi ise “...ödünç alan..., ödeme taksitlerinden bir tanesini ödemede temerrüde düşerse ödünç veren... Şirketi'nin bankaya yapacağı ödemeler karşılığında kredi sözleşmesi şartlarındaki gecikme faizi oranı ile ödünç alan..., ödünç veren... şirketine ödemeyi kabul eder” hükmünü içermektedir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizce “... istem ve taraflar arasındaki protokol hükümleri uyarınca davalı şirketin temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca infazda kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden, temerrüt tarihleri bakımından talep aşımı sonucu doğuracak şekilde ve dava konusu her bir taksitin ödeme tarihindeki ilgili bankanın ticari kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oranlar ve taraflar arasındaki sözleşmenin 5.
maddesi hükmü ile kredi sözleşmesindeki gecikme faiz oranı nazara alınmadan yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafın talebi, taraflar arasındaki protokolün 3. ve 5. maddeleri, dava konusu kredi sözleşmesinin gecikme faiz oranına ilişkin hükmü ve daha önceki bozma ilamları ile kesinleşen hususlar hep birlikte nazara alınıp, dava konusu taksitlerin her birinin ödeme tarihinde dava konusu bankanın ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranları sorulup dava konusu her bir aya ilişkin ödenen taksit tutarına bankadan bildirilen oranın %100 oranında temerrüt faizi uygulamak suretiyle hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 15/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217074800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz