Karz akdine dayalı alacak | Protokol hükümleri uyarınca
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5928 E. 2016/2675 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin vade↗ talep aşımı↗ ödünç sözleşmesi↗ gecikme faizi↗ i̇i̇k 258↗ temerrüt tarihi↗ pasif husumet yokluğu↗ infaz↗ genel kredi sözleşmesi↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ vade↗ protokol↗ ihbar↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ temerrüt↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında düzenlenen 12/03/2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ne göre kredinin ilk altı ay ödemesiz olacağı, davalı tarafın ilk taksidi ödediği, sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit
ile bu taksidi takip eden taksitlerin ana para toplamının ihbara gerek olmaksızın kendiliğinden muacel olacağını içermesi nazara alındığında temerrüt için taraflar arasında kesin vadenin belirlendiği, davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, hiç bir ihbara gerek olmaksızın dava konusu toplam tutarı ödemekle yükümlü olduğu, davacının yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, temerrüt tarihi nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının % 41 olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 421,807,19 TL'nin davalıdan tahsiline, davaya konu edilen alacağa davalı ile.... arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı Genel Kredi Sözleşmesi'nde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranı olan % 41 oranında temerrüt faizi işletilmesine, faiz başlangıcının 15/10/2007 tarihi olarak belirlenmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava, karz akdine dayalı alacak istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, “taraflar arasında akdedilen ödünç sözleşmesi hükümleri uyarınca davalılar tarafından 2009 yılı Mart ayından itibaren 2009 yılı Ekim ayına kadar (15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası) ödenmeyen toplam 421.807,19 TL kredi tutarının kredi taksitleri vade tarihlerinden itibaren Genel Kredi Sözleşmesi şartlarındaki gecikme faiz oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili” istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki protokolün 3. maddesinde “...ödünç alan... kredi veren ..... kredi sözleşmesi koşulları uyarınca ödünç aldığı 1.000.000,00 TL'yi geri ödeyecektir. Kredinin geri ödenmesinde ilk 6 ay ödemesiz olacaktır. Kredi borcu 15.09.2007 tarihinden itibaren ödenmeye başlayacak, her ayın 15. günü 60.258,17 TL eşit taksitler halinde 15.02.2010 tarihine kadar 1.807.745,42 TL ödenecektir” hükmünü, 5. maddesinde ise “...ödünç alan..., ödeme taksitlerinden bir tanesini ödemede temerrüde düşerse ödünç veren... Şirketi'nin bankaya yapacağı ödemeler karşılığında kredi sözleşmesi şartlarındaki gecikme faizi oranı ile ödünç alan..., ödünç veren...Şirketi'ne ödemeyi kabul eder” hükmünü içermektedir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 11.07.2012 tarihli karar, Dairemizce “... istem ve taraflar arasındaki protokol hükümleri uyarınca davalı şirketin temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca infazda kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden, temerrüt tarihleri bakımından talep aşımı sonucu doğuracak şekilde ve dava konusu her bir taksitin ödeme tarihindeki ilgili bankanın ticari kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oranlar ve taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesi hükmü ile kredi sözleşmesindeki gecikme faiz oranı nazara alınmadan yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafın talebi (15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası) taraflar arasındaki protokolün 3. ve 5. maddeleri, dava konusu kredi sözleşmesinin gecikme faiz oranına ilişkin hükmü ve daha önceki bozma ilamları ile kesinleşen hususlar hep birlikte nazara alınıp, dava konusu taksitlerin her birinin ödeme tarihinde dava konusu bankanın ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranları sorulup dava konusu her bir aya ilişkin ödenen taksit tutarına bankadan bildirilen oranın %100'ü oranında temerrüt faizi uygulamak suretiyle hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5135 E. 2019/6859 K.
Ortak:talep aşımı · ödünç sözleşmesi · gecikme faizi · i̇i̇k 258 · temerrüt tarihi · pasif husumet yokluğu · infaz · pasif husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… , sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksidi takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden muacel olacağını içermesi nazara alındığında «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği, davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, hiç bir ihbara gerek olmaksızın dava konusu toplam tutarı ödemekle yükümlü olduğu, davacının yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının % 41 olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 421,807,19 TL'nin davalıdan tahsiline, davaya konu edilen alacağa davalı ile.... arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı Genel Kredi Sözleşmesi'nde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranı olan % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine, faiz başlangıcının 15/10/2007 tarihi olarak belirlenmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, “taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 2009 yılı Mart ayından itibaren 2009 yılı Ekim ayına kadar (15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası) ödenmeyen toplam 421.807,19 TL kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren Genel Kredi Sözleşmesi şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili” istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 11.07.2012 tarihli karar, Dairemizce “... istem ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı şirketin «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçe …
Benzer bu kararda… /2009, 15/05/2009, 15/06/2009, 15/07/2009, 15/08/2009 ve 15/09/2009 tarihli ödenmeyen taksitlere bankaca bildirilen faiz oranı uygulanmak suretiyle her bir taksitin «temerrüt» tarihinden, dava tarihine kadar işleyecek «temerrüt faiz» bedelinin toplam 89.583,83 TL olduğu, dava konusu taksitlere dava tarihine kadar işleyecek temerrüt faiz oranının «infazda» kuşkuya yol açmaması için hüküm fıkrasında belirtildiği, ayrıca asıl alacağın toplamı olan 421.807,19TL'ne dava tarihinden itibaren, yine «protokol» doğrultusunda %40 faiz oranın %100 olacak şekilde %80 temerrüt faizi işletilmesine karar verildiği gerekçesiyle, davanın davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı şirket yönünden kabulü ile, 421.807,19 TL «asıl alacak» ve temerrüt tarihinden dava tarihine kadar işlemiş 89.583,00 TL temerrüt faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 421.807,19 TL asıl alacağa, dava tarihin …
2-Dava, taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 2009 yılı Mart ayından itibaren 2009 yılı Ekim ayına kadar (15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası) ödenmeyen toplam 421.807,19 TL kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren Genel Kredi Sözleşmesi şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Kredi borcu 15.09.2007 tarihinden itibaren ödenmeye başlayacak, her ayın 15. günü 60.«258»,17 TL eşit taksitler halinde 15.02.2010 tarihine kadar 1.807.745,42 TL ödenecektir” hükmünü, 5. maddesinde ise “...ödünç alan BİNTAŞ, ödeme taksitlerinden bir tanesini ödemede «temerrüde» düşerse ödünç veren YILDIZLAR Şirketi'nin bankaya yapacağı ödemeler karşılığında «kredi sözleşmesi» şartlarındaki «gecikme faizi» oranı ile ödünç alan BİNTAŞ, ödünç veren YILDIZLAR Şirketi'ne ödemeyi kabul eder” hükmünü içermektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · işlemiş faiz · asıl alacak
Benzer bu kararda… /2009, 15/05/2009, 15/06/2009, 15/07/2009, 15/08/2009 ve 15/09/2009 tarihli ödenmeyen taksitlere bankaca bildirilen faiz oranı uygulanmak suretiyle her bir taksitin «temerrüt» tarihinden, dava tarihine kadar işleyecek «temerrüt faiz» bedelinin toplam 89.583,83 TL olduğu, dava konusu taksitlere dava tarihine kadar işleyecek temerrüt faiz oranının «infazda» kuşkuya yol açmaması için hüküm fıkrasında belirtildiği, ayrıca asıl alacağın toplamı olan 421.807,19TL'ne dava tarihinden itibaren, yine «protokol» doğrultusunda %40 faiz oranın %100 olacak şekilde %80 temerrüt faizi işletilmesine karar verildiği gerekçesiyle, davanın davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı şirket yönünden kabulü ile, 421.807,19 TL «asıl alacak» ve temerrüt tarihinden dava tarihine kadar işlemiş 89.583,00 TL temerrüt faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 421.807,19 TL asıl alacağa, dava tarihin …
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden, «temerrüt» tarihleri bakımından «talep aşımı» sonucu doğuracak şekilde ve dava konusu her bir taksitin ödeme tarihindeki ilgili bankanın ticari kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oranlar ve taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesi hükmü ile «kredi sözleşmesindeki» «gecikme faiz» oranı nazara alınmadan verilen 24/12/2014 tarihli karar da Dairemizce ‘’...mahkemece davacı tarafın talebi (15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası) taraflar arasındaki «protokolün» 3. ve 5. maddeleri, dava konusu kredi sözleşmesinin gecikme faiz oranına ilişkin hükmü ve daha önceki bozma ilamları ile kesinleşen hususlar hep birlikte nazara alınıp, dava konusu taksitlerin her birinin ödeme tarihinde dava konusu bankanın ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranları sorulup dava konusu her bir aya ilişkin ödenen taksit tutarına bankadan bildirilen oranın %100'ü oranında «temerrüt faizi» uygulamak suretiyle hüküm kurulmak gerektiği’’ gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen yine bozma gereğinin yerine getirilmediği, bozma ilamları uyarınca her bir kredi taksidinin temerrüt tarihlerinden itibaren temerrüt faizinin hesaplanması gerekirken anılan husus hükme bağlanmadığı gibi, davacı tarafça «işlemiş faiz» talebi bulunmamasına rağmen talebe aykırı olarak temerrüt tarihinden dava tarihine kadar faiz hesaplanarak işlemiş faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
… ce, uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamlarında da belirtildiği üzere, davacı tarafın talebi 15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası), taraflar arasındaki «protokolün» 3. ve 5. maddeleri, dava konusu «kredi sözleşmesinin» «gecikme faiz» oranına ilişkin hükmü ve daha önceki bozma ilamları ile kesinleşen hususlar hep birlikte nazara alınıp, dava konusu taksitlerin her birinin ödeme tarihinde dava konusu bankanın ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranları sorulup dava konusu her bir aya ilişkin ödenen taksit tutarına bankadan bildirilen oranın %100 oranında «temerrüt faizi» uygulamak suretiyle, «infazda tereddüt» oluşturmayacak ve taleple de bağlı kalınacak şekilde hüküm tesisi gerekirken anılan hususlar nazara alınmaksızın, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5848 E. 2016/3019 K.
Ortak:talep aşımı · ödünç sözleşmesi · gecikme faizi · i̇i̇k 258 · temerrüt tarihi · pasif husumet yokluğu · infaz · pasif husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… , sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksidi takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden muacel olacağını içermesi nazara alındığında «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği, davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, hiç bir ihbara gerek olmaksızın dava konusu toplam tutarı ödemekle yükümlü olduğu, davacının yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının % 41 olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 421,807,19 TL'nin davalıdan tahsiline, davaya konu edilen alacağa davalı ile.... arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı Genel Kredi Sözleşmesi'nde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranı olan % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine, faiz başlangıcının 15/10/2007 tarihi olarak belirlenmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, “taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 2009 yılı Mart ayından itibaren 2009 yılı Ekim ayına kadar (15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası) ödenmeyen toplam 421.807,19 TL kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren Genel Kredi Sözleşmesi şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili” istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 11.07.2012 tarihli karar, Dairemizce “... istem ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı şirketin «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçe …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak dosya kapsamına göre; davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı .... aleyhine açılan davanın kabulüne, 512,323,53 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davaya konu edilen alacağa davalı ile .... arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı Genel Kredi Sözleşmesi'nde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranı olan %41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine, faiz başlangıcının 15/10/2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere dava dilekçesiyle “taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 15.10.2007 ila 15.06.2008 tarihleri arası ödenmeyen toplam 512.323,53 TL kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren Genel Kredi Sözleşmesi şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili” talep edilmiştir.
Mahkemece, davalı .... aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen 11.07.2012 tarihli karar, Dairemizce “... istem, savunma ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri çerçevesinde davalı Şirketin «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde 15.03.2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçe …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tavzih · yargılama gideri
Benzer bu kararda1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, «tavzih» kararıyla hükümde yer verilen «yargılama giderlerinin» düzeltilmiş ve tavzih kararının kesinleşmiş olmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5929 E. 2016/2822 K.
Ortak:kesin vade · talep aşımı · ödünç sözleşmesi · gecikme faizi · temerrüt tarihi · infaz · genel kredi sözleşmesi · vade
İncelediğiniz kararda… , sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksidi takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden muacel olacağını içermesi nazara alındığında «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği, davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, hiç bir ihbara gerek olmaksızın dava konusu toplam tutarı ödemekle yükümlü olduğu, davacının yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının % 41 olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 421,807,19 TL'nin davalıdan tahsiline, davaya konu edilen alacağa davalı ile.... arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı Genel Kredi Sözleşmesi'nde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranı olan % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine, faiz başlangıcının 15/10/2007 tarihi olarak belirlenmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, “taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 2009 yılı Mart ayından itibaren 2009 yılı Ekim ayına kadar (15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası) ödenmeyen toplam 421.807,19 TL kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren Genel Kredi Sözleşmesi şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili” istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 11.07.2012 tarihli karar, Dairemizce “... istem ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı şirketin «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçe …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamlarına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları, davacı ile davalı arasında düzenlenen 12/03/2007 tarihli genel kredi sözleşmesine göre kredinin ilk altı ay ödemesiz olacağı, davalı tarafın da ilk taksiti ödediği, sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksiti takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden «muaccel» olacağını içermesi nazara alındığında, «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği görülmüş, bu haliyle davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı tarafça yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca .../... kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %41 olduğu gerekçeleriyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı... ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 390.805,36 TL'nin davalıdan tahsiline, alacağa 15/10/2007 tarihinden itibaren % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 15.07.2008 ila 15.02.2009 tarihleri arası ödenmeyen kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren «genel kredi sözleşmesi» şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizce “... istem ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı şirketin «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçe …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamlarına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları, davacı ile davalı arasında düzenlenen 12/03/2007 tarihli genel kredi sözleşmesine göre kredinin ilk altı ay ödemesiz olacağı, davalı tarafın da ilk taksiti ödediği, sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksiti takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden «muaccel» olacağını içermesi nazara alındığında, «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği görülmüş, bu haliyle davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı tarafça yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca .../... kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %41 olduğu gerekçeleriyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı... ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 390.805,36 TL'nin davalıdan tahsiline, alacağa 15/10/2007 tarihinden itibaren % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Karz akdine dayalı alacak | Protokol hükümleri uyarınca
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14320 E. 2014/5394 K.
Ortak:kesin vade · gecikme faizi · temerrüt tarihi · pasif husumet yokluğu · infaz · genel kredi sözleşmesi · pasif husumet · husumet yokluğu · dava şartı · Karz akdine dayalı alacak, Protokol hükümleri uyarınca
İncelediğiniz kararda… , sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksidi takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden muacel olacağını içermesi nazara alındığında «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği, davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, hiç bir ihbara gerek olmaksızın dava konusu toplam tutarı ödemekle yükümlü olduğu, davacının yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının % 41 olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 421,807,19 TL'nin davalıdan tahsiline, davaya konu edilen alacağa davalı ile.... arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı Genel Kredi Sözleşmesi'nde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranı olan % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine, faiz başlangıcının 15/10/2007 tarihi olarak belirlenmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 11.07.2012 tarihli karar, Dairemizce “... istem ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı şirketin «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçe …
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, “taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 2009 yılı Mart ayından itibaren 2009 yılı Ekim ayına kadar (15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası) ödenmeyen toplam 421.807,19 TL kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren Genel Kredi Sözleşmesi şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili” istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaS.. aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulü ile 421.807,19 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davaya konu edilen alacağa davalı ile Oyakbank A.Ş. arasında düzenlenen 12.03.2007 tarihli «genel kredi sözleşmesinde» kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında «temerrüt faizi» işletilmesine, faiz başlangıcının 12.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin 5. maddesi uyarınca 15.03.2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
… cı işbu davada, 15.03.2009-15.10.2009 tarihleri arasında ödenmeyen 421.807,00 TL kredi taksit tutarının her ayın 15. gününden itibaren işleyecek banka ile imzalanan «genel kredi sözleşmesinde» belirtilen «gecikme faiz» oranı ile birlikte tahsilini istemiş olmasına göre, istem ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı şirketin «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem de aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesi de yerinde olmayıp, kararın …
S..'ün taraflar arasında yapılan sözleşmenin tarafı olmadığından onun hakkında açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, tarafların 12.03.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ile karz akdi düzenlediği, sözleşmeye göre belirlenen tarihlerdeki taksitlerin davalı şirke …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı
Benzer bu kararda2-Dava, karz akdine dayalı alacak istemine ilişkin olup, bozma ilamı kapsamında uyuşmazlık «temerrüt faizinin başlangıcı» ile faiz oranının ne olması gerektiğine ilişkindir.Mahkemece, davanın davalılardan şirket yönünden kabulüne ilişkin kararı Dairemizce "Taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi ile ödeme hususunda «kesin vade» belirlendiğine göre, mahkemece bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödene …
-
Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6841 E. 2011/16607 K.
Ortak:kesin vade · gecikme faizi · genel kredi sözleşmesi · vade · protokol · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · temerrüt
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, davacı tarafın talebi (15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası) taraflar arasındaki «protokolün» 3. ve 5. maddeleri, dava konusu «kredi sözleşmesinin» «gecikme faiz» oranına ilişkin hükmü ve daha önceki bozma ilamları ile kesinleşen hususlar hep birlikte nazara alınıp, dava konusu taksitlerin her birinin ödeme tarihinde dava konusu bankanın ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranları sorulup dava konusu her bir aya ilişkin ödenen taksit tutarına bankadan bildirilen oranın %100'ü oranında «temerrüt faizi» uygulamak suretiyle hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… , sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksidi takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden muacel olacağını içermesi nazara alındığında «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği, davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, hiç bir ihbara gerek olmaksızın dava konusu toplam tutarı ödemekle yükümlü olduğu, davacının yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının % 41 olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 421,807,19 TL'nin davalıdan tahsiline, davaya konu edilen alacağa davalı ile.... arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı Genel Kredi Sözleşmesi'nde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranı olan % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine, faiz başlangıcının 15/10/2007 tarihi olarak belirlenmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 11.07.2012 tarihli karar, Dairemizce “... istem ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı şirketin «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçe …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle 421.807,00 TL'nin genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte dava …
2-Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesi ile, ödeme hususunda «kesin vade» belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren bu maddede gösterilen oranda «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nispetinin de belirlenmemiş olması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1145 E. 2021/5352 K.
Ortak:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · temerrüt faizi · temerrüt · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… , sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksidi takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden muacel olacağını içermesi nazara alındığında «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği, davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, hiç bir ihbara gerek olmaksızın dava konusu toplam tutarı ödemekle yükümlü olduğu, davacının yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının % 41 olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 421,807,19 TL'nin davalıdan tahsiline, davaya konu edilen alacağa davalı ile.... arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı Genel Kredi Sözleşmesi'nde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranı olan % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine, faiz başlangıcının 15/10/2007 tarihi olarak belirlenmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 11.07.2012 tarihli karar, Dairemizce “... istem ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı şirketin «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçe …
Bu durumda mahkemece, davacı tarafın talebi (15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası) taraflar arasındaki «protokolün» 3. ve 5. maddeleri, dava konusu «kredi sözleşmesinin» «gecikme faiz» oranına ilişkin hükmü ve daha önceki bozma ilamları ile kesinleşen hususlar hep birlikte nazara alınıp, dava konusu taksitlerin her birinin ödeme tarihinde dava konusu bankanın ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranları sorulup dava konusu her bir aya ilişkin ödenen taksit tutarına bankadan bildirilen oranın %100'ü oranında «temerrüt faizi» uygulamak suretiyle hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı şirket yönünden kabulü ile, 421.807,19 TL «asıl alacak» ve «temerrüt» tarihinden dava tarihine kadar işlemiş 89.583,00 TL «temerrüt faizinin» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 421.807,19 TL asıl alacağa, dava tarihinden itibaren sözleşmeyle belirlenmiş %80 temerrüt faizi işletilmesine dair verilen …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı şirket yönünden kabulü ile, 421.807,19 TL «asıl alacak» ve «temerrüt» tarihinden dava tarihine kadar işlemiş 89.583,00 TL «temerrüt faizinin» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 421.807,19 TL asıl alacağa, dava tarihinden itibaren sözleşmeyle belirlenmiş %80 temerrüt faizi işletilmesine dair verilen …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/5928 E. , 2016/2675 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/12/2014 tarih ve 2014/362-2014/435 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08/03/2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av... ile davalı asil ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin finans sıkıntısını aşmak üzere müvekkilin kredibilitesinden faydalanmak suretiyle...'tan toplam 2.000.000,00 TL kredi kullanıldığını, müvekkili ile davalılar arasında imzalanan protokol ile davalılara 1.000.000,00 TL'nin ödünç olarak verildiğini, bu protokolün banka ile müvekkili arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin bir eki niteliğinde olduğunun protokol ile kararlaştırıldığını, her ayın 15. gününde banka ödeme planı dahilinde davalıların üzerine düşen miktarı müvekkile ödemesi gerektiğini, ancak muaccel olan borçların davalılarca ödenmediğini ileri sürerek, 15.03.2009-15.10.2009 tarihleri arasında ödenmeyen 421.807,00 TL kredi taksit tutarının her ayın 15.
gününden itibaren işleyecek banka ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin inançlı işlem olduğunu, ödünç sözleşmesi olmadığını, müvekkillerinden ...'ün protokolde imzasının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında düzenlenen 12/03/2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ne göre kredinin ilk altı ay ödemesiz olacağı, davalı tarafın ilk taksidi ödediği, sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit
ile bu taksidi takip eden taksitlerin ana para toplamının ihbara gerek olmaksızın kendiliğinden muacel olacağını içermesi nazara alındığında temerrüt için taraflar arasında kesin vadenin belirlendiği, davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, hiç bir ihbara gerek olmaksızın dava konusu toplam tutarı ödemekle yükümlü olduğu, davacının yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, temerrüt tarihi nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının % 41 olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 421,807,19 TL'nin davalıdan tahsiline, davaya konu edilen alacağa davalı ile.... arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı Genel Kredi Sözleşmesi'nde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranı olan % 41 oranında temerrüt faizi işletilmesine, faiz başlangıcının 15/10/2007 tarihi olarak belirlenmesine, davalı ...
aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava, karz akdine dayalı alacak istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, “taraflar arasında akdedilen ödünç sözleşmesi hükümleri uyarınca davalılar tarafından 2009 yılı Mart ayından itibaren 2009 yılı Ekim ayına kadar (15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası) ödenmeyen toplam 421.807,19 TL kredi tutarının kredi taksitleri vade tarihlerinden itibaren Genel Kredi Sözleşmesi şartlarındaki gecikme faiz oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili” istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki protokolün 3. maddesinde “...ödünç alan... kredi veren ..... kredi sözleşmesi koşulları uyarınca ödünç aldığı 1.000.000,00 TL'yi geri ödeyecektir. Kredinin geri ödenmesinde ilk 6 ay ödemesiz olacaktır. Kredi borcu 15.09.2007 tarihinden itibaren ödenmeye başlayacak, her ayın 15. günü 60.258,17 TL eşit taksitler halinde 15.02.2010 tarihine kadar 1.807.745,42 TL ödenecektir” hükmünü, 5. maddesinde ise “...ödünç alan..., ödeme taksitlerinden bir tanesini ödemede temerrüde düşerse ödünç veren... Şirketi'nin bankaya yapacağı ödemeler karşılığında kredi sözleşmesi şartlarındaki gecikme faizi oranı ile ödünç alan..., ödünç veren...Şirketi'ne ödemeyi kabul eder” hükmünü içermektedir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 11.07.2012 tarihli karar, Dairemizce “... istem ve taraflar arasındaki protokol hükümleri uyarınca davalı şirketin temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca infazda kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden, temerrüt tarihleri bakımından talep aşımı sonucu doğuracak şekilde ve dava konusu her bir taksitin ödeme tarihindeki ilgili bankanın ticari kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oranlar ve taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesi hükmü ile kredi sözleşmesindeki gecikme faiz oranı nazara alınmadan yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafın talebi (15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası) taraflar arasındaki protokolün 3. ve 5. maddeleri, dava konusu kredi sözleşmesinin gecikme faiz oranına ilişkin hükmü ve daha önceki bozma ilamları ile kesinleşen hususlar hep birlikte nazara alınıp, dava konusu taksitlerin her birinin ödeme tarihinde dava konusu bankanın ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranları sorulup dava konusu her bir aya ilişkin ödenen taksit tutarına bankadan bildirilen oranın %100'ü oranında temerrüt faizi uygulamak suretiyle hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alıp davalı şirkete verilmesine, takdir olunan davalı şirketten alınıp davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı şirkete iadesine, 10/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215728300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz