6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Karz akdine dayalı alacak | Protokol hükümleri uyarınca

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14320 E. 2014/5394 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin vade temerrüt ve faiz başlangıcı gecikme faizi temerrüt tarihi pasif husumet yokluğu infaz genel kredi sözleşmesi pasif husumet husumet yokluğu vade protokol temerrüt faizi kredi sözleşmesi temerrüt kesin hüküm husumet

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre davalı S.. S..'ün taraflar arasında yapılan sözleşmenin tarafı olmadığından onun hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, tarafların 12.03.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ile karz akdi düzenlediği, sözleşmeye göre belirlenen tarihlerdeki taksitlerin davalı şirket tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığı, sözleşmeyle belirtilen tarihlerde taksitlerin davalı tarafça ödenmediği, taksitleri ödemek zorunda kalan davacının aralarındaki sözleşmenin 5. maddesi uyarınca, yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu ve davalının gelir ortaklığı talebinin kabul edilmemiş olması karşısında davacının talebinin kabulünün gerekeceği sonucuna varılarak, davalı S.. S.. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulü ile 421.807,19 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davaya konu edilen alacağa davalı ile Oyakbank A.Ş. arasında düzenlenen 12.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi işletilmesine, faiz başlangıcının 12.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin 5. maddesi uyarınca 15.03.2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dava, karz akdine dayalı alacak istemine ilişkin olup, bozma ilamı kapsamında uyuşmazlık temerrüt faizinin başlangıcı ile faiz oranının ne olması gerektiğine ilişkindir.Mahkemece, davanın davalılardan şirket yönünden kabulüne ilişkin kararı Dairemizce "Taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi ile ödeme hususunda kesin vade belirlendiğine göre, mahkemece bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nispetinin de belirlenmemiş olmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yazılı şekilde davalı şirket yönünden davanın kabulü ile ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi işletilmesine, faiz başlangıcının 12.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin 5.maddesi uyarınca 15.03.2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir. Oysaki mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında da vurgulandığı üzere, taraflar arasındaki protokolün 3. maddesinde, kredi geri ödemesinin ilk altı ayının ödemesiz olacağı, kredi borcunun 15.09.2007 tarihinden itibaren ödenmeye başlanacağı kararlaştırılmıştır. Davacı işbu davada, 15.03.2009-15.10.2009 tarihleri arasında ödenmeyen 421.807,00 TL kredi taksit tutarının her ayın 15. gününden itibaren işleyecek banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte tahsilini istemiş olmasına göre, istem ve taraflar arasındaki protokol hükümleri uyarınca davalı şirketin temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem de aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, ayrıca infazda kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesi de yerinde olmayıp, kararın bu nedenlerle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6841 E. 2011/16607 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Karz akdine dayalı alacak | Protokol hükümleri uyarınca

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5928 E. 2016/2675 K.

    Ortak: · dava şartı · Karz akdine dayalı alacak, Protokol hükümleri uyarınca

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1145 E. 2021/5352 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Protokol hükümleri uyarınca

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5135 E. 2019/6859 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Karz akdine dayalı alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14352 E. 2014/5286 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Karz akdine dayalı alacak | Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu | Protokol hükümleri uyarınca

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5929 E. 2016/2822 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/14320 E.  ,  2014/5394 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ MARMARİS 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)

TARİHİ 11/07/2012

NUMARASI 2012/162-2012/408

Taraflar arasında görülen davada Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/07/2012 tarih ve 2012/162-2012/408 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11/03/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. S.. A.. ile davalılar vekili Av. O. Ö..r dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin finans sıkıntısını aşmak üzere müvekkilin kredibilitesinden faydalanmak suretiyle Oyakbank'tan toplam 2.000.000,00 TL kredi kullanıldığını, müvekkili ile davalılar arasında imzalanan protokol ile davalılara 1.000.000,00 TL'nin ödünç olarak verildiğini, bu protokolün banka ile müvekkili arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin bir eki niteliğinde olduğunun protokol ile kararlaştırıldığını, her ayın 15. gününde banka ödeme planı dahilinde davalıların üzerine düşen miktarı müvekkile ödemesi gerektiğini, ancak muaccel olan borçların davalılarca ödenmediğini ileri sürerek, 15.03.2009-15.10.2009 tarihleri arasında ödenmeyen 421.807,00 TL kredi taksit tutarının her ayın 15.

gününden itibaren işleyecek banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin inançlı işlem olduğunu, ödünç sözleşmesi olmadığını, müvekkillerinden S.. S..'ün protokolde imzasının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre davalı S.. S..'ün taraflar arasında yapılan sözleşmenin tarafı olmadığından onun hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, tarafların 12.03.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ile karz akdi düzenlediği, sözleşmeye göre belirlenen tarihlerdeki taksitlerin davalı şirket tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığı, sözleşmeyle belirtilen tarihlerde taksitlerin davalı tarafça ödenmediği, taksitleri ödemek zorunda kalan davacının aralarındaki sözleşmenin 5. maddesi uyarınca, yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu ve davalının gelir ortaklığı talebinin kabul edilmemiş olması karşısında davacının talebinin kabulünün gerekeceği sonucuna varılarak, davalı S..

S.. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulü ile 421.807,19 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davaya konu edilen alacağa davalı ile Oyakbank A.Ş. arasında düzenlenen 12.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi işletilmesine, faiz başlangıcının 12.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin 5. maddesi uyarınca 15.03.2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dava, karz akdine dayalı alacak istemine ilişkin olup, bozma ilamı kapsamında uyuşmazlık temerrüt faizinin başlangıcı ile faiz oranının ne olması gerektiğine ilişkindir.Mahkemece, davanın davalılardan şirket yönünden kabulüne ilişkin kararı Dairemizce "Taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi ile ödeme hususunda kesin vade belirlendiğine göre, mahkemece bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nispetinin de belirlenmemiş olmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yazılı şekilde davalı şirket yönünden davanın kabulü ile ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi işletilmesine, faiz başlangıcının 12.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin 5.maddesi uyarınca 15.03.2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.

Oysaki mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında da vurgulandığı üzere, taraflar arasındaki protokolün 3. maddesinde, kredi geri ödemesinin ilk altı ayının ödemesiz olacağı, kredi borcunun 15.09.2007 tarihinden itibaren ödenmeye başlanacağı kararlaştırılmıştır. Davacı işbu davada, 15.03.2009-15.10.2009 tarihleri arasında ödenmeyen 421.807,00 TL kredi taksit tutarının her ayın 15. gününden itibaren işleyecek banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte tahsilini istemiş olmasına göre, istem ve taraflar arasındaki protokol hükümleri uyarınca davalı şirketin temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem de aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, ayrıca infazda kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesi de yerinde olmayıp, kararın bu nedenlerle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle anılan davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı şirket yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı şirkete verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, 20.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101799700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.