Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6853 E. 2011/16605 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin vade↗ gecikme faizi↗ genel kredi sözleşmesi↗ vade↗ protokol↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ temerrüt↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile, taraflar arasında imzalanan protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi vadelerde ödeyeceği ve gecikme faizi konularında, davacı ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle 512.323,53 TL'nin genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte davalı şirketten tahsiline, davalılardan ... bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5. maddesiyle kararlaştırılan tarihlerde dava konusu taksitlerin ödenmemiş bulunmasına, davacının bu tutarları sözlemenin 5. maddesi uyarınca istemesinin mümkün olmasına ve davacının gelir ortaklığı talebinin davalı tarafça kabul edilmemiş bulunmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyizi itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2) Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin, 5.maddesi ile, ödeme hususunda kesin vade belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nispetinin de belirlenmemiş olması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6848 E. 2011/16606 K.
Ortak:kesin vade · gecikme faizi · genel kredi sözleşmesi · vade · protokol · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · temerrüt · Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle 512.323,53 TL'nin genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte dava …
2) Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin, 5.maddesi ile, ödeme hususunda «kesin vade» belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nispetinin de belirlenmemiş olması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle 390.805,86 TL'nin genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte dava …
… aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir 2) Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi ile, ödeme hususunda «kesin vade» belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren 5. madde nispetinde «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nispetinin de belirlenmemiş olması doğru olmamış kararın bu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6841 E. 2011/16607 K.
Ortak:kesin vade · gecikme faizi · genel kredi sözleşmesi · vade · protokol · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · temerrüt · Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle 512.323,53 TL'nin genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte dava …
2) Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin, 5.maddesi ile, ödeme hususunda «kesin vade» belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nispetinin de belirlenmemiş olması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle 421.807,00 TL'nin genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte dava …
2-Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesi ile, ödeme hususunda «kesin vade» belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren bu maddede gösterilen oranda «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nispetinin de belirlenmemiş olması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2548 E. 2012/3727 K.
Ortak:gecikme faizi · genel kredi sözleşmesi · vade · protokol · kredi sözleşmesi · Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle 512.323,53 TL'nin genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte dava …
2) Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin, 5.maddesi ile, ödeme hususunda «kesin vade» belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nispetinin de belirlenmemiş olması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle 390.805,86 TL'nin genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte dava …
Sonuç: 🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5848 E. 2016/3019 K.
Ortak:gecikme faizi · genel kredi sözleşmesi · vade · protokol · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle 512.323,53 TL'nin genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte dava …
2) Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin, 5.maddesi ile, ödeme hususunda «kesin vade» belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nispetinin de belirlenmemiş olması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davacı tarafın talebi (15.10.2007 ila 15.06.2008 tarihleri arası), taraflar arasındaki «protokolün» 3. ve 5. maddeleri, dava konusu «kredi sözleşmesinin» «gecikme faiz» oranına ilişkin hükmü ve daha önceki bozma ilamları ile kesinleşen hususlar hep birlikte nazara alınıp, dava konusu taksitlerin her birinin ödeme tarihinde dava konusu bankanın ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranları sorulup dava konusu her bir aya ilişkin ödenen taksit tutarına bankadan bildirilen oranın %100 oranında «temerrüt faizi» uygulamak suretiyle hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, davalı .... aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen 11.07.2012 tarihli karar, Dairemizce “... istem, savunma ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri çerçevesinde davalı Şirketin «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde 15.03.2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçe …
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden, «temerrüt» tarihleri bakımından «talep aşımı» sonucu doğuracak şekilde ve dava konusu her bir taksitin ödeme tarihindeki ilgili bankanın ticari kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oranlar ve taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi hükmü ile «kredi sözleşmesindeki» «gecikme faiz» oranı nazara alınmadan yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:talep aşımı · ödünç sözleşmesi · i̇i̇k 258 · tavzih · temerrüt tarihi · pasif husumet yokluğu · infaz · pasif husumet
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak dosya kapsamına göre; davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı .... aleyhine açılan davanın kabulüne, 512,323,53 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davaya konu edilen alacağa davalı ile .... arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı Genel Kredi Sözleşmesi'nde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranı olan %41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine, faiz başlangıcının 15/10/2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı .... aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen 11.07.2012 tarihli karar, Dairemizce “... istem, savunma ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri çerçevesinde davalı Şirketin «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde 15.03.2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçe …
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, «tavzih» kararıyla hükümde yer verilen «yargılama giderlerinin» düzeltilmiş ve tavzih kararının kesinleşmiş olmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere dava dilekçesiyle “taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 15.10.2007 ila 15.06.2008 tarihleri arası ödenmeyen toplam 512.323,53 TL kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren Genel Kredi Sözleşmesi şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili” talep edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5929 E. 2016/2822 K.
Ortak:kesin vade · gecikme faizi · genel kredi sözleşmesi · vade · protokol · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle 512.323,53 TL'nin genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte dava …
2) Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin, 5.maddesi ile, ödeme hususunda «kesin vade» belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nispetinin de belirlenmemiş olması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamlarına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları, davacı ile davalı arasında düzenlenen 12/03/2007 tarihli genel kredi sözleşmesine göre kredinin ilk altı ay ödemesiz olacağı, davalı tarafın da ilk taksiti ödediği, sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksiti takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden «muaccel» olacağını içermesi nazara alındığında, «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği görülmüş, bu haliyle davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı tarafça yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca .../... kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %41 olduğu gerekçeleriyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı... ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 390.805,36 TL'nin davalıdan tahsiline, alacağa 15/10/2007 tarihinden itibaren % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafın talebi, taraflar arasındaki «protokolün» 3. ve 5. maddeleri, dava konusu «kredi sözleşmesinin» «gecikme faiz» oranına ilişkin hükmü ve daha önceki bozma ilamları ile kesinleşen hususlar hep birlikte nazara alınıp, dava konusu taksitlerin her birinin ödeme tarihinde dava konusu bankanın ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranları sorulup dava konusu her bir aya ilişkin ödenen taksit tutarına bankadan bildirilen oranın %100 oranında «temerrüt faizi» uygulamak suretiyle hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 15.07.2008 ila 15.02.2009 tarihleri arası ödenmeyen kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren «genel kredi sözleşmesi» şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:talep aşımı · ödünç sözleşmesi · temerrüt tarihi · muacceliyet · infaz · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamlarına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları, davacı ile davalı arasında düzenlenen 12/03/2007 tarihli genel kredi sözleşmesine göre kredinin ilk altı ay ödemesiz olacağı, davalı tarafın da ilk taksiti ödediği, sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksiti takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden «muaccel» olacağını içermesi nazara alındığında, «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği görülmüş, bu haliyle davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı tarafça yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca .../... kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %41 olduğu gerekçeleriyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı... ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 390.805,36 TL'nin davalıdan tahsiline, alacağa 15/10/2007 tarihinden itibaren % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizce “... istem ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı şirketin «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçe …
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 15.07.2008 ila 15.02.2009 tarihleri arası ödenmeyen kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren «genel kredi sözleşmesi» şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden, «temerrüt» tarihleri bakımından «talep aşımı» sonucu doğuracak şekilde ve dava konusu her bir taksitin ödeme tarihindeki ilgili bankanın ticari kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oranlar ve taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi hükmü ile «kredi sözleşmesindeki» «gecikme faiz» oranı nazara alınmadan yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/243 E. 2019/6860 K.
Ortak:temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda2) Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin, 5.maddesi ile, ödeme hususunda «kesin vade» belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nispetinin de belirlenmemiş olması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… na uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davalı şirket yönünden kabulü ile, 512.323,53 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 15/10/2007 tarihinden itibaren 60.«258»,17 TL’lik taksitlerin her birinin ödenme tarihine göre dava konusu krediyi sağlayan bankanın 2007 yılı ödemeleri için %41 oranında ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranın %100 oranınına isabet eden %82 oranında «temerrüt faizi» ile birlikte, 2008 yılı ödemeleri için %50 oranında ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranın %100 oranınına isabet eden %100 oranında temerrüt faizi uygulamak suretiyle davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulduğu halde her bir taksidin ödeme («temerrüt») tarihleri ve tahsil tarihine değin işleyecek faiz oranı hüküm yerinde belirtilmeksizin, «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 258 · infazda tereddüt · temerrüt tarihi · infaz · husumet
Benzer bu kararda… na uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davalı şirket yönünden kabulü ile, 512.323,53 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 15/10/2007 tarihinden itibaren 60.«258»,17 TL’lik taksitlerin her birinin ödenme tarihine göre dava konusu krediyi sağlayan bankanın 2007 yılı ödemeleri için %41 oranında ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranın %100 oranınına isabet eden %82 oranında «temerrüt faizi» ile birlikte, 2008 yılı ödemeleri için %50 oranında ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranın %100 oranınına isabet eden %100 oranında temerrüt faizi uygulamak suretiyle davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulduğu halde her bir taksidin ödeme («temerrüt») tarihleri ve tahsil tarihine değin işleyecek faiz oranı hüküm yerinde belirtilmeksizin, «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6853 E. , 2011/16605 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2009 tarih ve 2008/207-2009/504 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin finans sıkıntısını aşmak üzere, müvekkilin kredibilitesinden faydalanmak suretiyle OYAKBANK'dan toplam 2.000.000,00 TL kredi kullanıldığını, müvekkili ile davalılar arasında imzalanan protokol ile davalılara 1.000.000,00 TL'nin ödünç olarak verildiğini, bu protokolün OYAKBANK ile müvekkili arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin bir eki niteliğinde olduğununun protokol ile belirlendiğini, her ayın 15. gününde banka ödeme planı dahilinde davalıların üzerine düşen miktarı müvekkile ödemesi gerektiğini, ancak muaccel olan borçların davalılarca ödenmediğini ileri sürerek 15.10.2007-15.06.2008 tarihleri arasında ödenmeyen 512.323,53 TL kredi taksit tutarının, her ayın 15.
gününden itibaren işleyecek OYAKBANK ile imzalanan genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, imzalanan protokolün 6. maddesi gereğince tüm borç davacı tarafça bankaya ödendikten sonra, müvekkilinin işletiminde olan AQUAPARK kar payından %50'sinin davacı tarafa verilmesi suretiyle borcun ifa edileceğinin kararlaştırıldığını, bu nedenle borcun henüz muaccel olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin inançlı işlem olduğunu, ödünç sözleşmesi olmadığını, müvekkilerinden ...'ün protokolde imzasının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile, taraflar arasında imzalanan protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi vadelerde ödeyeceği ve gecikme faizi konularında, davacı ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle 512.323,53 TL'nin genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte davalı şirketten tahsiline, davalılardan ... bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5. maddesiyle kararlaştırılan tarihlerde dava konusu taksitlerin ödenmemiş bulunmasına, davacının bu tutarları sözlemenin 5. maddesi uyarınca istemesinin mümkün olmasına ve davacının gelir ortaklığı talebinin davalı tarafça kabul edilmemiş bulunmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyizi itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2) Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin, 5.maddesi ile, ödeme hususunda kesin vade belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nispetinin de belirlenmemiş olması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentle açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı vekili yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 23.515,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Bintaş'dan alınmasına, 07/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040514200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz