6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşmenin İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4273 E. 2011/15718 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
öğrenme tarihi usulsüz tebliğ tebligat usulsüzlüğü gerekçeli kararın tebliği tebliğ tarihi tebligat kanunu m.35 tescilsiz tasarım ba formu cy/cy şerhi tebligat fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: İİK · HUMK — HUMK 432

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2010/4273 E.  ,  2011/15718 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/03/2005 gün ve 2004/763-2005/45 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Form Mob. ve Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili; davalının 17.03.2003 tarihinde yaptığı başvuru neticesinde 2003 03205 tasarım tescil belgesine konu tabureyi adına tescil ettirdiğini, oysa söz konusu tasarımın yeni olmayıp ayırdedici niteliğinin bulunmadığını, nitekim söz konusu tasarımın 1996 tarihinde İntern, 2001 tarihinde de Maison Francaise dergilerinde yayınlandığını, kamuya daha önce sunulmuş bir ürünün davalı adına tescil edilmesinin 556 sayılı KHK'ye aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli 2003 03205 sayılı endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece; davalı adına tescil olunan tasarımın tescil tarihinden önce kamuya sunulduğu, şu halde yenilik unsuruna sahip olmadığı gerekçesi ile, davanın kabulüne ve tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

HUMK’nun 432/1. maddesi uyarınca temyiz süresi onbeş gündür.

7201 Sayılı Tebligat Kanunun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde de, tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir Sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesinin 28.09.2004 tarihinde "İşyeri Yöneticisi" sıfatıyla Halime Güler'e, bilahare gerekçeli kararın da "sekreter sıfatıyla" aynı kişiye tebliğ edildiği görülmüş isede, Tebligat Tüzüğünün 18.maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına şerh edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan tebligatlar usulsüzdür. Öte yandan gerekçeli kararın tebliğine ilişkin tebligat evrakına tebliğ tarihi de yazılmış değildir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesinde, "Tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur" hükmüne yer verilmiştir.

Davalı vekili 25.02.2010 tarihli temyiz dilekçesi ile gerekçeli kararın usulsüz tebliğ olunduğunu, davadan ve karardan 16.02.2010 tarihinde haberdar olduklarını ileri sürerek temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin kabulü ile hükmün bozulmasını talep etmiştir. Oysa, dava dosyası içeriğinden temyiz eden davalı vekilinin 02.03.2009 tarihinde dosyaya vekaletname sunup dosyanın fotokopisini talep ettiği, talebin aynı tarihli hakim havalesi ile kabul edildiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki; davacı tarafça temyize konu iş bu kararın vekalet ücretine ilişkin hükmünün takibe konulduğu, icra emrinde alacağın iş bu karardan kaynaklandığının belirtildiği, icra emrinin 19.02.2009 tarihinde davalıya tebliğ olunduğu görülmektedir. Şu halde davalının davayı ve kararı öğrenme tarihi engeç 02.03.2009 tarihi olup 25.02.2010 tarihli temyiz istemi süresinde yapılmamıştır. Bu durum karşısında davalının temyiz isteminin HUMK’nun 432/4. maddesi uyarınca, süre yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12901 E. 2014/19186 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Zayi Belgesi Verilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2210 E. 2014/9417 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8486 E. 2012/1117 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Tasarım Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6315 E. 2018/1260 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13841 E. 2012/4329 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5682 E. 2017/7470 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6409 E. 2014/9408 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/4273 E.  ,  2011/15718 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/03/2005 gün ve 2004/763-2005/45 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Form Mob. ve Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili; davalının 17.03.2003 tarihinde yaptığı başvuru neticesinde 2003 03205 tasarım tescil belgesine konu tabureyi adına tescil ettirdiğini, oysa söz konusu tasarımın yeni olmayıp ayırdedici niteliğinin bulunmadığını, nitekim söz konusu tasarımın 1996 tarihinde İntern, 2001 tarihinde de Maison Francaise dergilerinde yayınlandığını, kamuya daha önce sunulmuş bir ürünün davalı adına tescil edilmesinin 556 sayılı KHK'ye aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli 2003 03205 sayılı endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece; davalı adına tescil olunan tasarımın tescil tarihinden önce kamuya sunulduğu, şu halde yenilik unsuruna sahip olmadığı gerekçesi ile, davanın kabulüne ve tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

HUMK’nun 432/1. maddesi uyarınca temyiz süresi onbeş gündür.

7201 Sayılı Tebligat Kanunun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde de, tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir Sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesinin 28.09.2004 tarihinde "İşyeri Yöneticisi" sıfatıyla Halime Güler'e, bilahare gerekçeli kararın da "sekreter sıfatıyla" aynı kişiye tebliğ edildiği görülmüş isede, Tebligat Tüzüğünün 18.maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına şerh edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan tebligatlar usulsüzdür. Öte yandan gerekçeli kararın tebliğine ilişkin tebligat evrakına tebliğ tarihi de yazılmış değildir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesinde, "Tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur" hükmüne yer verilmiştir.

Davalı vekili 25.02.2010 tarihli temyiz dilekçesi ile gerekçeli kararın usulsüz tebliğ olunduğunu, davadan ve karardan 16.02.2010 tarihinde haberdar olduklarını ileri sürerek temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin kabulü ile hükmün bozulmasını talep etmiştir. Oysa, dava dosyası içeriğinden temyiz eden davalı vekilinin 02.03.2009 tarihinde dosyaya vekaletname sunup dosyanın fotokopisini talep ettiği, talebin aynı tarihli hakim havalesi ile kabul edildiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki; davacı tarafça temyize konu iş bu kararın vekalet ücretine ilişkin hükmünün takibe konulduğu, icra emrinde alacağın iş bu karardan kaynaklandığının belirtildiği, icra emrinin 19.02.2009 tarihinde davalıya tebliğ olunduğu görülmektedir.

Şu halde davalının davayı ve kararı öğrenme tarihi engeç 02.03.2009 tarihi olup 25.02.2010 tarihli temyiz istemi süresinde yapılmamıştır. Bu durum karşısında davalının temyiz isteminin HUMK’nun 432/4. maddesi uyarınca, süre yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK’nun 432/4 ncü maddesi uyarınca süre yönünden REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039141500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.