Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12901 E. 2014/19186 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebligat usulsüzlüğü↗ hukuki dinlenilme hakkı↗ adil yargılanma hakkı↗ tebligat kanunu m.35↗ cy/cy şerhi↗ tebligat↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı yanın davacıların hak takibine yetkili olduğu bazı icraları izinsiz kullandığı, davacının mali hakları takip ve tahsil yetkisinin bulunduğu, sunulan deliller ile taleplerin uyumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 5846 sayılı Kanun gereğince davacı meslek birliği üyelerinin yorumladığı eserlerin izinsiz ve bedel ödenmeden kullanılmasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde de, tüzel kişi adına tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı şirkete gönderilen dava dilekçesinin sıfat belirtilmeksizin Y.. K..'a tebliğ olunduğu, ön inceleme gününün ise Tebligat Kanunu 21. maddesine göre yapıldığı, davalı şirketin duruşmaya katılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava dilekçesi Y..K..zasına tebliğ edilmişse de, Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına şerh edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan tebligat usulsüzdür. Şu halde, usulüne uygun olmayan tebligatlara dayanılarak, adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenme hakkı gözetilmeden davalının yokluğunda yargılama yapılıp karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4273 E. 2011/15718 K.
Ortak:tebligat usulsüzlüğü · cy/cy şerhi · tebligat
İncelediğiniz karardaBu durumda, dava dilekçesi Y..K..zasına tebliğ edilmişse de, Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına «şerh» edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan «tebligat usulsüzdür».
7201 Sayılı Tebligat Kanunun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara «tebligat» selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır.
Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde de, tüzel kişi adına «tebligatı» kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır buluna …
Benzer bu kararda… gat Tüzüğünün 18.maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına «şerh» edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan «tebligatlar usulsüzdür».
7201 Sayılı Tebligat Kanunun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara «tebligat» selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır.
Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde de, tüzel kişi adına, «tebligatı» kabul edecek kişi herhangi bir Sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır buluna …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:öğrenme tarihi · usulsüz tebliğ · gerekçeli kararın tebliği · tebliğ tarihi · tescilsiz tasarım · vekalet ücreti
Benzer bu karardaÖte yandan «gerekçeli kararın tebliğine» ilişkin «tebligat» evrakına «tebliğ tarihi» de yazılmış değildir.
Mahkemece; davalı adına tescil olunan tasarımın tescil tarihinden önce kamuya sunulduğu, şu halde yenilik unsuruna sahip olmadığı gerekçesi ile, davanın kabulüne ve «tescilli tasarımın» hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Muhatabın beyan ettiği tarih, «tebliğ tarihi» addolunur" hükmüne yer verilmiştir.
Davalı vekili 25.02.2010 tarihli temyiz dilekçesi ile gerekçeli kararın «usulsüz tebliğ» olunduğunu, davadan ve karardan 16.02.2010 tarihinde haberdar olduklarını ileri sürerek temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin kabulü ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.
-
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8486 E. 2012/1117 K.
Ortak:tebligat usulsüzlüğü · hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · cy/cy şerhi · tebligat
İncelediğiniz karardaBu durumda, dava dilekçesi Y..K..zasına tebliğ edilmişse de, Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına «şerh» edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan «tebligat usulsüzdür».
Şu halde, usulüne uygun olmayan «tebligatlara» dayanılarak, «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenme hakkı» gözetilmeden davalının yokluğunda yargılama yapılıp karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara «tebligat» selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, davalı şirkete gönderilen dava dilekçesinin " birlikte sakin daimi sekreter" «şerhi» ile Dilek Ata'ya tebliğ olunduğu, davalı şirketin ilk duruşmaya katılmadığı, mahkemece davalıya usulünce «tebligat» yapıldığının ancak hazır olmadığının tutanağa geçirildiği, 07.11.2007 tarihli celsede bu kere mahkemece, davalıya yapılan «tebligatın usulsüz» olduğundan bahisle yeniden tebligat çıkartılmasına karar verildiği, takip eden celse de ise tebligatın şirket çalışanına tebliğ olunduğu belirtilerek yargılamaya devam olunduğu görülmekte olup, esasen bu «son» tebligatın da aynı şekilde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava dilekçesi birlikte sakin daimi sekreter Dilek Ata imzasına tebliğ edilmişse de, Tebligat Tüzüğünün 18.maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına «şerh» edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan «tebligat usulsüzdür».
Şu halde, usulüne uygun olmayan «tebligata» dayanılarak, «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenme hakkı» gözardı edilerek davalının yokluğunda yargılama yapılıp karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · iyiniyet · sicilden terkin · terkin · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ğı tanınmışlık düzeyinden haksız bir yarar sağlayabileceği, kaldı ki söz konusu markanın davalı tarafından yapı endüstrisi alanı dışında kullanılmak istenmesinin de «iyiniyetli» bir davranış olarak nitelendirilemeyeceği, bu durumda davalının marka tescil başvurusunda MK'nun 2.maddesi anlamında iyi niyetli de sayılamayacağı ve bu halde davacı markalarının, başvurunun tümü yönünden tescil engeli olacağı gerekçesi ile, TPE YİDK kararının iptaline, marka başvurusunun tescil edildiği tespit edildiğinden «hükümsüzlüğünün tespiti» ile markalar sicilinden terkinine karar verilmiştir. .../...
1-Dava, marka tescil başvurusuna yapılan itirazın reddine ilişkin YİDK kararının iptali, tescil olunması halinde davalı markasının iptali ve «sicilden terkini» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı şirkete gönderilen dava dilekçesinin " birlikte sakin daimi sekreter" «şerhi» ile Dilek Ata'ya tebliğ olunduğu, davalı şirketin ilk duruşmaya katılmadığı, mahkemece davalıya usulünce «tebligat» yapıldığının ancak hazır olmadığının tutanağa geçirildiği, 07.11.2007 tarihli celsede bu kere mahkemece, davalıya yapılan «tebligatın usulsüz» olduğundan bahisle yeniden tebligat çıkartılmasına karar verildiği, takip eden celse de ise tebligatın şirket çalışanına tebliğ olunduğu belirtilerek yargılamaya devam olunduğu görülmekte olup, esasen bu «son» tebligatın da aynı şekilde yapıldığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6315 E. 2018/1260 K.
Ortak:tebligat
İncelediğiniz kararda7201 Sayılı Tebligat Kanunun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara «tebligat» selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır.
Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde de, tüzel kişi adına «tebligatı» kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır buluna …
Bu durumda, dava dilekçesi Y..K..zasına tebliğ edilmişse de, Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına «şerh» edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan «tebligat usulsüzdür».
Benzer bu kararda… vaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 20. ve 21. maddelerine göre, «tebligatın» tüzel kişinin yetkili mümessillerinden birine, «tüzel kişinin tebligatı» almaya yetkililerinin herhangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunmaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişiye tebligat · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · istifa · tescilsiz tasarım · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu kararda24.11.2015 günlü duruşmaya karşı davacının gelmemesi ve kabule değer bir «mazeret» bildirmemesi nedeniyle karşı dava dosyasının «işlemden kaldırılmasına», 3 aylık yasal sürenin sonunda da karşı «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Usulsüz tebliğe rağmen «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ve üç aylık yasal sürede «yenilenmediği» gerekçesiyle karşı «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı-karşı davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; karşı davanın takip edilmediği, üç aylık yasal süre içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «açılmamış sayılmasına», asıl davada davalı ....
Avize’ye ait 2013/03675-1, 4, 5, 7, 9, 17, 19, 23, 24, 27, 2013/03667-5, 6, 8 numaralı «tescilli tasarımların» yenilik ve «ayırt edicilik» vasıflarını haiz olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. .../...
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13841 E. 2012/4329 K.
Ortak:tebligat
İncelediğiniz kararda7201 Sayılı Tebligat Kanunun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara «tebligat» selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır.
Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde de, tüzel kişi adına «tebligatı» kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır buluna …
Bu durumda, dava dilekçesi Y..K..zasına tebliğ edilmişse de, Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına «şerh» edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan «tebligat usulsüzdür».
Benzer bu kararda1) 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12. ve 13., Tebligat Tüzüğünün 17. ve 18. maddesi hükümlerine göre, «tebligatın» tüzel kişinin yetkili mümessillerinden birine, «tüzel kişinin tebligatı» almaya yetkililerinin her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunmaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Şti. adına çıkartılan dava dilekçesi «tebligatında» “tebliğ evrakının adreste şirketin daimi çalışanı ...'ya tebliğ edildiği” yazılı bulunsa da mazbatada Tebligat Kanunu ve Tüzüğü'nün yukarıda belirtilen hükümleri doğrultusunda öncelikle tüzel kişi yetkili «temsilcilerinin» adreste aranıp da bulunamadıklarına ya da hazır oldukları halde evrakı alamayacak durumda olduklarına dair meşruhat bulunmadığından, «usulsüz tebliğe» rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı Propap Kağıt Sanayi Ve Dış Ticaret Ltd.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişiye tebligat · usulsüz tebliğ · hükümsüzlüğün tespiti · iptal davası · karar verilmesine yer olmadığına · temsil · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… onu marka başvurusunda bulunan “matbaa ve ciltleme malzemeleri, badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar, büro makineleri” dışında kalan emtia yönünden kısmen «iptaline, davaya» konu marka başvurusu hükümden düştüğünden markanın «hükümsüzlüğünün tespiti» istemine ilişkin dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1) 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12. ve 13., Tebligat Tüzüğünün 17. ve 18. maddesi hükümlerine göre, «tebligatın» tüzel kişinin yetkili mümessillerinden birine, «tüzel kişinin tebligatı» almaya yetkililerinin her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunmaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Şti. adına çıkartılan dava dilekçesi «tebligatında» “tebliğ evrakının adreste şirketin daimi çalışanı ...'ya tebliğ edildiği” yazılı bulunsa da mazbatada Tebligat Kanunu ve Tüzüğü'nün yukarıda belirtilen hükümleri doğrultusunda öncelikle tüzel kişi yetkili «temsilcilerinin» adreste aranıp da bulunamadıklarına ya da hazır oldukları halde evrakı alamayacak durumda olduklarına dair meşruhat bulunmadığından, «usulsüz tebliğe» rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı Propap Kağıt Sanayi Ve Dış Ticaret Ltd.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5682 E. 2017/7470 K.
Ortak:tebligat
İncelediğiniz kararda7201 Sayılı Tebligat Kanunun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara «tebligat» selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır.
Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde de, tüzel kişi adına «tebligatı» kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır buluna …
Bu durumda, dava dilekçesi Y..K..zasına tebliğ edilmişse de, Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına «şerh» edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan «tebligat usulsüzdür».
Benzer bu karardaAncak; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddeleri ile bu Kanun uyarınca çıkartılan yönetmeliğin 20 ve 21. maddelerinde tüzel kişilere ve «ticari işletmelere» çıkartılan «tebligatların» nasıl yapılması gerektiği hususları düzenlenmiştir.
İlgili yasa ve yönetmelik hükümleri uyarınca tüzel kişi veya işletmelere çıkartılacak «tebligatlar» tüzel kişi veya işletmenin yetkili kişilerine tebliğ edilir.
Tüzel kişiler adına «tebligatı» almaya yetkili kişilerin, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebligat, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haciz ihbarnamesi · ticari işletme · hak düşürücü süre · haciz · temsil · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacıya 1. «haciz ihbarnamesinin» 26.11.2013, 2. haciz ihbarnamesinin 27.02.2014 tarihinde tebliğ edildiği ve 1. ve 2. haciz ihbarnamelerine itirazların bulunmadığı, 3. haciz ihbarnamesinin 08.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği, İİK 89/3 maddesindeki 15 günlük sürenin 23.07.2014 tarihinde dolduğu, davanın 08.09.2014 tarihinde açıldığı, İİK 89/3 maddesindeki 15 günlük sürenin İİK’da düzenlenen bir süre olup HMK 104. maddesindeki hükmün İcra İflas Kanunu ve dolayısıyla İİK 89/3'te düzenlenen 15 günlük süre içinde uygulanmasının yasal olarak mümkün olmadığı, davanın en geç 23.07.2014 tarihinde açılmış olmasının gerektiği, 08.09.2014 tarihinde açılmış olduğu gerekçesiyle davanın «hak düşürücü süre» yönünden reddine karar verilmiştir.
Buna göre, davacı şirkete 3. «haciz ihbarnamesinin» tebliği usulüne uygun olarak yapılmadığından dava süresinde açılmış olup, süresinde açılmadığı gerekçesiyle «hak düşürücü süre» yönünden reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle «tebligatın» muhatabı olan tüzel kişinin «temsilcisinden» sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle «görevlendirilmiş» bir kişi olması gereklidir.
Somut olayda, davacı şirkete gönderilen 3.«haciz ihbarnamesinin» «tebligat» mazbatasında evrak almaya yetkili olduğunu beyan eden çalışan kişiye tebliğ edildiği belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2210 E. 2014/9417 K.
Ortak:cy/cy şerhi · tebligat
İncelediğiniz karardaBu durumda, dava dilekçesi Y..K..zasına tebliğ edilmişse de, Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına «şerh» edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan «tebligat usulsüzdür».
7201 Sayılı Tebligat Kanunun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara «tebligat» selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır.
Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde de, tüzel kişi adına «tebligatı» kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır buluna …
Benzer bu karardaBuna karşın dosya içeriği itibari ile «tebligat» işleminin davacı şirketin çalışanına yapıldığı, bu kişinin yetkili olduğuna dair kayıt olmadığı gibi tebligat evrakı üzerine yetkili «temsilcinin» bulunmadığına ilişkin olarak bir «şerhin» de düşülmediği anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanununun 13. maddesi kapsamında «tüzel kişiliği» haiz kurum ve kuruluşlara yapılacak «tebligata» ilişkin olarak “Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.” hükmü getirilmiş olup, aynı düzenlemeye, dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18. maddeleri kapsamında da yer verilmiş ve tebligatın hükmi şahsın yetkili «temsilcisine», bu gibi kimselerin işyerinde bulunmamaları halinde ise o yerdeki memur ve müstahdeme yapılması öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi belgesi · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · zayi · açılmamış sayılma · tüzel kişilik · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafça takip edilmeyen davanın «işlemden kaldırılmasına» ve ardından «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava TTK uyarınca «zayi belgesi» verilmesi istemine ilişkindir.
7201 sayılı Tebligat Kanununun 13. maddesi kapsamında «tüzel kişiliği» haiz kurum ve kuruluşlara yapılacak «tebligata» ilişkin olarak “Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.” hükmü getirilmiş olup, aynı düzenlemeye, dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18. maddeleri kapsamında da yer verilmiş ve tebligatın hükmi şahsın yetkili «temsilcisine», bu gibi kimselerin işyerinde bulunmamaları halinde ise o yerdeki memur ve müstahdeme yapılması öngörülmüştür.
Buna karşın dosya içeriği itibari ile «tebligat» işleminin davacı şirketin çalışanına yapıldığı, bu kişinin yetkili olduğuna dair kayıt olmadığı gibi tebligat evrakı üzerine yetkili «temsilcinin» bulunmadığına ilişkin olarak bir «şerhin» de düşülmediği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1503 E. 2015/6189 K.
Ortak:cy/cy şerhi · tebligat
İncelediğiniz karardaBu durumda, dava dilekçesi Y..K..zasına tebliğ edilmişse de, Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına «şerh» edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan «tebligat usulsüzdür».
7201 Sayılı Tebligat Kanunun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara «tebligat» selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır.
Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde de, tüzel kişi adına «tebligatı» kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır buluna …
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davalı ... adına çıkartılan dava dilekçesi «tebligatında» “daimi çalışan sekreter ...’e tebliğ edildi” yazılı bulunsa da tebligat evrakına, Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin yukarıda belirtilen hükümleri doğrultusunda öncelikle tüzel kişi yetkili «temsilcilerinin» adreste aranıp da bulunamadıklarına ya da hazır oldukları halde evrakı alamayacak durumda olduklarına dair «şerh» düşülmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden, «usulsüz tebliğe» rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1) 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 20. ve 21. maddelerine göre, «tebligatın» tüzel kişinin yetkili mümessillerinden birine, «tüzel kişinin tebligatı» almaya yetkililerinin herhangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunmaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişiye tebligat · usulsüz tebliğ · ayırt edicilik · temsil · görevli mahkeme
Benzer bu kararda1) 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 20. ve 21. maddelerine göre, «tebligatın» tüzel kişinin yetkili mümessillerinden birine, «tüzel kişinin tebligatı» almaya yetkililerinin herhangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunmaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Somut uyuşmazlıkta davalı ... adına çıkartılan dava dilekçesi «tebligatında» “daimi çalışan sekreter ...’e tebliğ edildi” yazılı bulunsa da tebligat evrakına, Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin yukarıda belirtilen hükümleri doğrultusunda öncelikle tüzel kişi yetkili «temsilcilerinin» adreste aranıp da bulunamadıklarına ya da hazır oldukları halde evrakı alamayacak durumda olduklarına dair «şerh» düşülmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden, «usulsüz tebliğe» rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların markalarına konu ibarelerin «ayırt edicilik» düzeyinin düşük olduğu ancak bunun markaların hiç korunmayacakları anlamına gelmediği, “...” ibaresinin her iki grup markanın ilk ve ön plandaki ibareleri olduğu, …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12901 E. , 2014/19186 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 18/02/2014
NUMARASI 2012/89-2014/17
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2014 tarih ve 2012/89-2014/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait Ekin Tv isimli televizyon kanalında müvekkili meslek birliği üyesi icracı sanatçıların şarkı ve videoların izinsiz ve FSEK'na aykırı bir şekilde kullanıldığını ileri sürerek, 2011 yılı içinde icraların izinsiz-lisanssız kullanılmış olması sebebiyle şimdilik 53.000 TL tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesiyle, dava değerini 159.000 TL' ye çıkartmıştır.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı yanın davacıların hak takibine yetkili olduğu bazı icraları izinsiz kullandığı, davacının mali hakları takip ve tahsil yetkisinin bulunduğu, sunulan deliller ile taleplerin uyumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 5846 sayılı Kanun gereğince davacı meslek birliği üyelerinin yorumladığı eserlerin izinsiz ve bedel ödenmeden kullanılmasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde de, tüzel kişi adına tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı şirkete gönderilen dava dilekçesinin sıfat belirtilmeksizin Y.. K..'a tebliğ olunduğu, ön inceleme gününün ise Tebligat Kanunu 21. maddesine göre yapıldığı, davalı şirketin duruşmaya katılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava dilekçesi Y..K..zasına tebliğ edilmişse de, Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına şerh edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan tebligat usulsüzdür. Şu halde, usulüne uygun olmayan tebligatlara dayanılarak, adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenme hakkı gözetilmeden davalının yokluğunda yargılama yapılıp karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102099400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz