6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Zayi Belgesi Verilmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/2210 E. 2014/9417 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zayi belgesi işlemden kaldırma davanın açılmamış sayılması cy/cy şerhi zayi açılmamış sayılma tüzel kişilik tebligat temsil

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacı tarafça takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılmasına ve ardından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava TTK uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.

Dosya içeriği itibari ile duruşma gününü içerir evrakın davacı şirket personeline tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 13. maddesi kapsamında tüzel kişiliği haiz kurum ve kuruluşlara yapılacak tebligata ilişkin olarak “Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.” hükmü getirilmiş olup, aynı düzenlemeye, dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18. maddeleri kapsamında da yer verilmiş ve tebligatın hükmi şahsın yetkili temsilcisine, bu gibi kimselerin işyerinde bulunmamaları halinde ise o yerdeki memur ve müstahdeme yapılması öngörülmüştür. Buna karşın dosya içeriği itibari ile tebligat işleminin davacı şirketin çalışanına yapıldığı, bu kişinin yetkili olduğuna dair kayıt olmadığı gibi tebligat evrakı üzerine yetkili temsilcinin bulunmadığına ilişkin olarak bir şerhin de düşülmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı tarafın usulüne uygun şekilde duruşma gününden haberdar edildiği söylenemez. O halde mahkemece, davacının usulüne uygun şekilde duruşmaya daveti sağlandıktan sonra sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6409 E. 2014/9408 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12901 E. 2014/19186 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Müstahsil makbuzu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4830 E. 2011/15704 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5682 E. 2017/7470 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sözleşmenin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4273 E. 2011/15718 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tasarım Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6315 E. 2018/1260 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/2210 E.  ,  2014/9417 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/05/2010

NUMARASI 2009/1043-2010/314

H.. H.. olarak görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/05/2010 tarih ve 2009/1043-2010/314 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı temsilcisi, davacı şirkettin işyerinde meydana gelen su baskını sonucunda şirkete ait defter ve evrakın zayi olduğunu ileri sürerek, defter ve belgeler hakkında zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, davacı tarafça takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılmasına ve ardından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava TTK uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.

Dosya içeriği itibari ile duruşma gününü içerir evrakın davacı şirket personeline tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 13. maddesi kapsamında tüzel kişiliği haiz kurum ve kuruluşlara yapılacak tebligata ilişkin olarak “Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.” hükmü getirilmiş olup, aynı düzenlemeye, dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18. maddeleri kapsamında da yer verilmiş ve tebligatın hükmi şahsın yetkili temsilcisine, bu gibi kimselerin işyerinde bulunmamaları halinde ise o yerdeki memur ve müstahdeme yapılması öngörülmüştür.

Buna karşın dosya içeriği itibari ile tebligat işleminin davacı şirketin çalışanına yapıldığı, bu kişinin yetkili olduğuna dair kayıt olmadığı gibi tebligat evrakı üzerine yetkili temsilcinin bulunmadığına ilişkin olarak bir şerhin de düşülmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı tarafın usulüne uygun şekilde duruşma gününden haberdar edildiği söylenemez. O halde mahkemece, davacının usulüne uygun şekilde duruşmaya daveti sağlandıktan sonra sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102129700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.