Tasarım Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6315 E. 2018/1260 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüzel kişiye tebligat↗ usulsüz tebliğ↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ mazeret↗ tebligat kanunu m.35↗ işlemden kaldırma↗ istifa↗ tescilsiz tasarım↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ tebligat↗ ayırt edicilik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; karşı davanın takip edilmediği, üç aylık yasal süre içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle açılmamış sayılmasına, asıl davada davalı .... Avize’ye ait 2013/03675-1, 4, 5, 7, 9, 17, 19, 23, 24, 27, 2013/03667-5, 6, 8 numaralı tescilli tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
.../...
Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Karşı davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 20. ve 21. maddelerine göre, tebligatın tüzel kişinin yetkili mümessillerinden birine, tüzel kişinin tebligatı almaya yetkililerinin herhangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle görevli bir kişiye, bunların da bulunmaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine yapılması gerekir.
Karşı davacı ... .... İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti. Vekili 05.10.2015 tarihli dilekçesi ile vekaletten istifa etmiş, istifa dilekçesi karşı davacı asile 19.10.2015 tarihinde "evrakı almaya yetkili muhasebeci ... ...." imzasına yeni duruşma günü ile birlikte tebliğ edilmiştir. 24.11.2015 günlü duruşmaya karşı davacının gelmemesi ve kabule değer bir mazeret bildirmemesi nedeniyle karşı dava dosyasının işlemden kaldırılmasına, 3 aylık yasal sürenin sonunda da karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Oysa, karşı davacı vekilinin istifa dilekçesi ile yeni duruşma gününün karşı davacı asile tebliği, 7201 sayılı Yasa ve Yönetmeliğinin yukarıda açıklanan hükümlerine göre usulsüzdür. Usulsüz tebliğe rağmen dosyanın işlemden kaldırılmasına ve üç aylık yasal sürede yenilenmediği gerekçesiyle karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı-karşı davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12901 E. 2014/19186 K.
Ortak:tebligat
İncelediğiniz kararda… vaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 20. ve 21. maddelerine göre, «tebligatın» tüzel kişinin yetkili mümessillerinden birine, «tüzel kişinin tebligatı» almaya yetkililerinin herhangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunmaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Benzer bu kararda7201 Sayılı Tebligat Kanunun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara «tebligat» selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır.
Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde de, tüzel kişi adına «tebligatı» kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır buluna …
Bu durumda, dava dilekçesi Y..K..zasına tebliğ edilmişse de, Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına «şerh» edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan «tebligat usulsüzdür».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tebligat usulsüzlüğü · hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · cy/cy şerhi · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaBu durumda, dava dilekçesi Y..K..zasına tebliğ edilmişse de, Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına «şerh» edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan «tebligat usulsüzdür».
Şu halde, usulüne uygun olmayan «tebligatlara» dayanılarak, «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenme hakkı» gözetilmeden davalının yokluğunda yargılama yapılıp karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı yanın davacıların hak takibine yetkili olduğu bazı icraları izinsiz kullandığı, davacının mali hakları takip ve tahsil «yetkisinin» bulunduğu, sunulan deliller ile taleplerin uyumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1503 E. 2015/6189 K.
Ortak:tüzel kişiye tebligat · usulsüz tebliğ · tebligat · ayırt edicilik · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… vaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 20. ve 21. maddelerine göre, «tebligatın» tüzel kişinin yetkili mümessillerinden birine, «tüzel kişinin tebligatı» almaya yetkililerinin herhangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunmaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Avize’ye ait 2013/03675-1, 4, 5, 7, 9, 17, 19, 23, 24, 27, 2013/03667-5, 6, 8 numaralı «tescilli tasarımların» yenilik ve «ayırt edicilik» vasıflarını haiz olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. .../...
Benzer bu kararda1) 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 20. ve 21. maddelerine göre, «tebligatın» tüzel kişinin yetkili mümessillerinden birine, «tüzel kişinin tebligatı» almaya yetkililerinin herhangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunmaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Somut uyuşmazlıkta davalı ... adına çıkartılan dava dilekçesi «tebligatında» “daimi çalışan sekreter ...’e tebliğ edildi” yazılı bulunsa da tebligat evrakına, Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin yukarıda belirtilen hükümleri doğrultusunda öncelikle tüzel kişi yetkili «temsilcilerinin» adreste aranıp da bulunamadıklarına ya da hazır oldukları halde evrakı alamayacak durumda olduklarına dair «şerh» düşülmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden, «usulsüz tebliğe» rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların markalarına konu ibarelerin «ayırt edicilik» düzeyinin düşük olduğu ancak bunun markaların hiç korunmayacakları anlamına gelmediği, “...” ibaresinin her iki grup markanın ilk ve ön plandaki ibareleri olduğu, …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy şerhi · temsil
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davalı ... adına çıkartılan dava dilekçesi «tebligatında» “daimi çalışan sekreter ...’e tebliğ edildi” yazılı bulunsa da tebligat evrakına, Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin yukarıda belirtilen hükümleri doğrultusunda öncelikle tüzel kişi yetkili «temsilcilerinin» adreste aranıp da bulunamadıklarına ya da hazır oldukları halde evrakı alamayacak durumda olduklarına dair «şerh» düşülmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden, «usulsüz tebliğe» rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13841 E. 2012/4329 K.
Ortak:tüzel kişiye tebligat · usulsüz tebliğ · tebligat · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… vaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 20. ve 21. maddelerine göre, «tebligatın» tüzel kişinin yetkili mümessillerinden birine, «tüzel kişinin tebligatı» almaya yetkililerinin herhangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunmaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Benzer bu kararda1) 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12. ve 13., Tebligat Tüzüğünün 17. ve 18. maddesi hükümlerine göre, «tebligatın» tüzel kişinin yetkili mümessillerinden birine, «tüzel kişinin tebligatı» almaya yetkililerinin her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunmaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Şti. adına çıkartılan dava dilekçesi «tebligatında» “tebliğ evrakının adreste şirketin daimi çalışanı ...'ya tebliğ edildiği” yazılı bulunsa da mazbatada Tebligat Kanunu ve Tüzüğü'nün yukarıda belirtilen hükümleri doğrultusunda öncelikle tüzel kişi yetkili «temsilcilerinin» adreste aranıp da bulunamadıklarına ya da hazır oldukları halde evrakı alamayacak durumda olduklarına dair meşruhat bulunmadığından, «usulsüz tebliğe» rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı Propap Kağıt Sanayi Ve Dış Ticaret Ltd.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · iptal davası · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
Benzer bu kararda… onu marka başvurusunda bulunan “matbaa ve ciltleme malzemeleri, badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar, büro makineleri” dışında kalan emtia yönünden kısmen «iptaline, davaya» konu marka başvurusu hükümden düştüğünden markanın «hükümsüzlüğünün tespiti» istemine ilişkin dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Şti. adına çıkartılan dava dilekçesi «tebligatında» “tebliğ evrakının adreste şirketin daimi çalışanı ...'ya tebliğ edildiği” yazılı bulunsa da mazbatada Tebligat Kanunu ve Tüzüğü'nün yukarıda belirtilen hükümleri doğrultusunda öncelikle tüzel kişi yetkili «temsilcilerinin» adreste aranıp da bulunamadıklarına ya da hazır oldukları halde evrakı alamayacak durumda olduklarına dair meşruhat bulunmadığından, «usulsüz tebliğe» rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı Propap Kağıt Sanayi Ve Dış Ticaret Ltd.
2 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14110 E. 2010/56 K.
Ortak:tebligat · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… vaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 20. ve 21. maddelerine göre, «tebligatın» tüzel kişinin yetkili mümessillerinden birine, «tüzel kişinin tebligatı» almaya yetkililerinin herhangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunmaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Benzer bu kararda1-7201 sayılı Tebligat Kanunu`nun 12 nci ve 13 ncü, Tüzüğün ise 17 nci ve 18 nci maddeleri hükümlerine göre, tüzel kişilere «tebligatın» yetkili mümessillerinden birine, bunların her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde işyerinde bulunamamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunamaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Tebligat parçasında tüzel kişiyi «temsile» yetkili olan kişinin bulunamadığı tespit edilmeden ve bu husus «tebligat» parçasında belirtilmeden doğrudan daimi çalışana tebligat yapılması doğru değildir.
Maddesinde,anılan 12 nci ve 13 ncü maddelere atıf yapılarak, kendisine «tebligat» yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğinin belirtilmesi halinde, bu keyfiyet ve beyanda bulunanın hüviyetinin tebliğ mazbatasına yazılarak altının beyan yapan tarafından imzalanması zorunluluğu getirilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık · terkin · ilan · temsil
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mümeyyiz davalı şirket bakımından taraf teşkili yapılmadan, «savunma hakkı kısıtlanmak» suretiyle davanın kabulüne hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
… cının 1995 yılından beri anılan markayı tescil ettirdiği ve kesintisiz kullandığı, aynı ve benzer ürünleri yönünden öncelik hakkının davacıda olduğu, diğer markanın «terkini» isteminin süre ve esas yönünden reddi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 29.04.1997 tarihli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, hükmün «ilanına», diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı «temsilcisi» temyiz etmiştir.
Tebligat parçasında tüzel kişiyi «temsile» yetkili olan kişinin bulunamadığı tespit edilmeden ve bu husus «tebligat» parçasında belirtilmeden doğrudan daimi çalışana tebligat yapılması doğru değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/662 E. 2019/2366 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · tebligat
İncelediğiniz karardaUsulsüz tebliğe rağmen «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ve üç aylık yasal sürede «yenilenmediği» gerekçesiyle karşı «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı-karşı davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
24.11.2015 günlü duruşmaya karşı davacının gelmemesi ve kabule değer bir «mazeret» bildirmemesi nedeniyle karşı dava dosyasının «işlemden kaldırılmasına», 3 aylık yasal sürenin sonunda da karşı «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; karşı davanın takip edilmediği, üç aylık yasal süre içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «açılmamış sayılmasına», asıl davada davalı ....
Benzer bu karardaMahkemece bozma kararı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın «işlemden kaldırıldığı» tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda, Dairemiz bozma ilamından sonra davacı vekilinin, vekillik sıfatı devam etmekte iken duruşma günü tebliğlerinin asile yapıldığı ve duruşmaya «mazeretsiz» olarak katılınmadığı gerekçesiyle «dosyanın işlemden kaldırılıp», HMK 150/5 hükmü gereği «açılmamış sayılmasına» karar verildiği, gerekçeli karardan sonra vekile kararın tebliğinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. maddesinde vekil ile takip edilecek işlerde «tebligatın», vekile yapılması gerektiği düzenlenmiş olup vaki «vekalet ilişkisi» devam etmekteyken tebligatların asıla yapılarak hüküm kurulması yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ilişkisi
Benzer bu kararda7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. maddesinde vekil ile takip edilecek işlerde «tebligatın», vekile yapılması gerektiği düzenlenmiş olup vaki «vekalet ilişkisi» devam etmekteyken tebligatların asıla yapılarak hüküm kurulması yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6315 E. , 2018/1260 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada .....
2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/03/2016 tarih ve 2014/188-2016/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin avize tasarımı ve imalatı yaptığını, davalı .. . yetkilisi ... ....’in eski çalışanları olup, davacı şirkette 3 yıl çalıştıktan sonra davalı .... Avize şirketini kurduğunu, ... Avize’ye ait tasarımları birebir kopyalayarak satışa arz ettiğini, davalının ... ....’ye ait avizeleri kötüniyetli olarak adına tescil ettirdiğini, davalı .... Avize’nin sonradan tescil edilen dava konusu avizelerin yeni ve ayırt edicilik vasıflarına haiz olmadığını ileri sürerek davalıya ait 08/05/2013 tarih 2013/03675 -1-4-5-7-9-17-19-23-24-27 sıra, tescil nolu tasarımları ile 2013/03667- 5-6-8 sıra tescil no’lu tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkini ile kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın ise reddini savunmuştur.
Davalı vekili; asıl davanın reddi ile karşı davada karşı davalı ... Avize A.Ş'nin dava konusu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığını ....’de camilerde yıllardır aynısı veya benzerlerinin kullanıldığını, cami avizelerinde çoğunlukla kullanılan “...” veya “....” model olarak adlandırılan farklı çağ ve çember gövdeye sahip, çeşitli kollar veya zincir şeklinde parçalarla yerleştirilmiş kandil şeklindeki camın içinde aydınlatılma sağlanan modellerle, karşı davalı tescili tasarımlarından 2006/02831-2, 2007/00486-27-51, 2011/02598-28-32-34 numaralı tasarımların benzer olduğunu, “... ...” şeklinde yapılan harcıalem modellerle karşı davalının 2011/02598-7-37-43-18-53, 2007/00486-14 numaralı tasarımların benzediğini iddia ederek karşı davalı adına tescilli tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; karşı davanın takip edilmediği, üç aylık yasal süre içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle açılmamış sayılmasına, asıl davada davalı .... Avize’ye ait 2013/03675-1, 4, 5, 7, 9, 17, 19, 23, 24, 27, 2013/03667-5, 6, 8 numaralı tescilli tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
.../...
Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Karşı davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 20. ve 21. maddelerine göre, tebligatın tüzel kişinin yetkili mümessillerinden birine, tüzel kişinin tebligatı almaya yetkililerinin herhangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle görevli bir kişiye, bunların da bulunmaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine yapılması gerekir.
Karşı davacı ... .... İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti. Vekili 05.10.2015 tarihli dilekçesi ile vekaletten istifa etmiş, istifa dilekçesi karşı davacı asile 19.10.2015 tarihinde "evrakı almaya yetkili muhasebeci ... ...." imzasına yeni duruşma günü ile birlikte tebliğ edilmiştir.
24. 11.2015 günlü duruşmaya karşı davacının gelmemesi ve kabule değer bir mazeret bildirmemesi nedeniyle karşı dava dosyasının işlemden kaldırılmasına, 3 aylık yasal sürenin sonunda da karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Oysa, karşı davacı vekilinin istifa dilekçesi ile yeni duruşma gününün karşı davacı asile tebliği, 7201 sayılı Yasa ve Yönetmeliğinin yukarıda açıklanan hükümlerine göre usulsüzdür. Usulsüz tebliğe rağmen dosyanın işlemden kaldırılmasına ve üç aylık yasal sürede yenilenmediği gerekçesiyle karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı-karşı davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ...nin asıl davaya yönelik temyiz itirazının reddi ile asıl davada verilen kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacının karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 22,50 TL asıl davaya yönelik harcın temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 20/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407234700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz