6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3646 E. 2010/11029 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme aşaması iyiniyet kuralı şirket merkezi mahkemesi ticaret sicili tescili iyiniyet dürüstlük kuralı ticaret unvanı tüzel kişilik limited şirket ticaret sicili terkin ilan cy/cy kaydı haksız rekabet iltibas i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TMK — TMK 2 · TTK — TTK 43TTK 47TTK 54

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların unvanlarında kullanılan “berteks” kelimesinin belirleyici vurgu eki olduğu, davacı kullanımı ve tescili önceye dayandığından TTK'nun 54. maddesi uyarınca davalı unvanından bu kelimenin silinmesinin gerektiği, davalının ticaret sicilindeki unvanını silinmesine kadar kullanmasının yasaya aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı unvanında yer alan “...” ibaresinin unvandan çıkartılarak ticaret sicilinden terkinine, haksız rekabetin tespit ve men’ine ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava, davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin ticaret unvanından silinmesi, terkini, bu ibareyi kullanmasının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men’i ve karar özetinin ilanı istemlerine ilişkindir.

TTK’nun 47/son maddesi hükmüne göre, bir tüzel kişinin ticaret unvanı Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer bir unvandan ayırt edilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapması zorunludur. Ticaret şirketlerinin merkezleri ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında iltibas varsa, önceden ticaret sicil kaydını yaptıran tüzel kişilik, TTK’nun 43, 47, 54 ve 57/5. maddeleri uyarınca haksız rekabetin men'i davası açabilirse ise de, hareket tarzı itibariyle hakkın ihlaline zımnen müsaade edildiği takdirde, karşı tarafın senelerden beri iyiniyetle kullandığı unvanının iptali dava konusu olamayacaktır. Ayrıca, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi, “herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” hükmünü içerdiğinden davalı unvanından ticaret sicilindeki ilanla haberdar olduğunun kabulü gereken tarafın uzun süre sessiz kaldıktan sonra dava açması himaye görmeyecektir.

Davacı şirketin “...” şeklindeki ticaret unvanı 1993 yılında tescil edilmiş, davalı şirketin “... Tekstil Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” şeklindeki ticaret unvanı ise 28.12.2001 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiş olup, iş bu dava ise 29.06.2007 tarihinde açılmıştır. Bu durumda, davalının tesciline yaklaşık 6 yıl süre ile suskun kalan davacının iddiası TMK'nun 2. maddesinde yazılı iyiniyet kuralı çerçevesinde artık dinlenemeyecektir. Bu nedenle mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davalının tesciline uzun süre sessiz ve suskun kalan davacının işbu davasının TMK'nun 2. maddesi hükmü uyarınca reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ticaret unvanına tecavüz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/13595 E. 2007/273 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Iyiniyet kuralı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2682 E. 2010/9210 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Iyiniyet kuralı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2007/3728 E. 2008/5436 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Ticaret sicili tescili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/647 E. 2011/4741 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Ticari Ünvanın Korunması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1745 E. 2013/2353 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticari Unvanın Korunması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4094 E. 2019/1069 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/3646 E.  ,  2010/11029 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2008 tarih ve 2008/5 - 2008/502 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkil şirketin 1993 yılında kurulduğunu ve 2001 yılında unvanda yer alan “berteks” ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, davalı firmanın ise 2001 yılından itibaren ... Tekstil ...San. ve Ticaret Ltd.Şti. olarak tescil edilmesinin aynı sektörde faaliyet yapan müvekkil unvanıyla iltibas oluşturması nedeniyle haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, davalı unvanın sicilden silinmesine, karar özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, TTK'nun 62. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların unvanlarında kullanılan “berteks” kelimesinin belirleyici vurgu eki olduğu, davacı kullanımı ve tescili önceye dayandığından TTK'nun 54. maddesi uyarınca davalı unvanından bu kelimenin silinmesinin gerektiği, davalının ticaret sicilindeki unvanını silinmesine kadar kullanmasının yasaya aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı unvanında yer alan “...” ibaresinin unvandan çıkartılarak ticaret sicilinden terkinine, haksız rekabetin tespit ve men’ine ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava, davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin ticaret unvanından silinmesi, terkini, bu ibareyi kullanmasının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men’i ve karar özetinin ilanı istemlerine ilişkindir.

TTK’nun 47/son maddesi hükmüne göre, bir tüzel kişinin ticaret unvanı Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer bir unvandan ayırt edilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapması zorunludur. Ticaret şirketlerinin merkezleri ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında iltibas varsa, önceden ticaret sicil kaydını yaptıran tüzel kişilik, TTK’nun 43, 47, 54 ve 57/5. maddeleri uyarınca haksız rekabetin men'i davası açabilirse ise de, hareket tarzı itibariyle hakkın ihlaline zımnen müsaade edildiği takdirde, karşı tarafın senelerden beri iyiniyetle kullandığı unvanının iptali dava konusu olamayacaktır.

Ayrıca, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi, “herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” hükmünü içerdiğinden davalı unvanından ticaret sicilindeki ilanla haberdar olduğunun kabulü gereken tarafın uzun süre sessiz kaldıktan sonra dava açması himaye görmeyecektir.

Davacı şirketin “...” şeklindeki ticaret unvanı 1993 yılında tescil edilmiş, davalı şirketin “... Tekstil Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” şeklindeki ticaret unvanı ise 28.12.2001 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiş olup, iş bu dava ise 29.06.2007 tarihinde açılmıştır. Bu durumda, davalının tesciline yaklaşık 6 yıl süre ile suskun kalan davacının iddiası TMK'nun 2. maddesinde yazılı iyiniyet kuralı çerçevesinde artık dinlenemeyecektir. Bu nedenle mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davalının tesciline uzun süre sessiz ve suskun kalan davacının işbu davasının TMK'nun 2. maddesi hükmü uyarınca reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034831000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.