Iyiniyet kuralı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2682 E. 2010/9210 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iyiniyet kuralı↗ şirket merkezi mahkemesi↗ ticaret sicili tescili↗ iyiniyet↗ dürüstlük kuralı↗ ticaret unvanı↗ tüzel kişilik↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ terkin↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ haksız rekabet↗ zamanaşımı↗ iltibas↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, TTK.nun 47/son maddesi hükmüne göre; bir tüzel kişinin ticaret unvanı Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer unvandan ayırt edilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapmasının zorunlu olduğu, davalının logosunun, davacı logosundan farklı olmasının ve şirket merkezlerinin farklı şehirde bulunmasının önemli olmadığı, davacı ve davalı şirketin unvanındaki “...” sözcüğünün iltibas yarattığı, haksız rekabet devam etmekte iken, bunun önlenmesini amaçlayan davada zamanaşımının işlemesi söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin ticaret unvanından silinmesi, terkini ve kararın ilanı istemine ilişkin olup, mahkememece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece de karar yerinde isabetle belirlendiği gibi TTK’nun 47/son maddesi hükmüne göre, bir tüzel kişinin ticaret unvanı Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer bir unvandan ayırdedilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapması zorunludur. Hatta ticaret ortaklıkların merkezleri ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında iltibas varsa, önceden ticaret sicil kaydını yaptıran tüzel kişilik, TTK’nun 43., 47., 54. ve 57/5 nci maddeleri uyarınca haksız rekabetin men'i davası açabilir. Ancak, hareket tarzı itibariyle hakkın ihlaline zımnen müsaade edildiği takdirde, karşı tarafın senelerden beri iyiniyetle kullandığı unvanının iptali dava konusu olamayacağı gibi, Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesi, “herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” hükmünü içermektedir.
Somut olaya gelince, davacı şirketin “... Makine Otmotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi” şeklindeki ticaret unvanı 23.02.1994 tarihinde, davalı şirketin, “... Makine Otomotiv ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ” şeklindeki ticaret unvanı ise 27.12.1996 tarihinde ticaret siciline tescil, yine davacının unvanı 07.03.1994, davalının unvanı ise aynı 31.12.1996 tarihinde ilan edilmiş, iş bu dava ise 17.01.2008 tarihinde açılmış olup, davalının tesciline yaklaşık 12 yıl süre ile suskun kalan davacının iltibas iddiası TMK.nun 2 nci maddesinde yazılı iyiniyet kuralı çerçevesinde tartışılmadan mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalının tesciline anılan süre sessiz ve suskun kalan davacının işbu davayı açmasının TMK.nun 2 nci maddesi hükümleri ile bağdaşıp bağdaşmadığı, anılan bu hükümden hareketle, davacının duruşunu kanun’un himaye edip etmeyeceği savunmaya rağmen tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2007/3728 E. 2008/5436 K.
Ortak:iyiniyet kuralı · iyiniyet · ticaret unvanı · tüzel kişilik · ticaret sicili · terkin · ilan · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaMakine Otomotiv ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ” şeklindeki «ticaret unvanı» ise 27.12.1996 tarihinde «ticaret siciline tescil», yine davacının unvanı 07.03.1994, davalının unvanı ise aynı 31.12.1996 tarihinde «ilan» edilmiş, iş bu dava ise 17.01.2008 tarihinde açılmış olup, davalının tesciline yaklaşık 12 yıl süre ile suskun kalan davacının «iltibas» iddiası TMK.nun 2 nci maddesinde yazılı «iyiniyet kuralı» çerçevesinde tartışılmadan mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hatta ticaret ortaklıkların merkezleri ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında «iltibas» varsa, önceden «ticaret sicil» «kaydını» yaptıran «tüzel kişilik», TTK’nun 43., 47., 54. ve 57/5 nci maddeleri uyarınca «haksız rekabetin» men'i davası açabilir.
2- Dava, davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin ticaret unvanından silinmesi, «terkini» ve kararın «ilanı» istemine ilişkin olup, mahkememece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTTK'nın 47/«son» maddesi hükmüne göre, bir tüzel kişinin «ticaret unvanı» Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer bir unvandan ayırdedilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapması zorunlu ve ticaret ortaklıkların merkezleri ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında «iltibas» varsa, önceden «ticaret sicil» «kaydını» yaptıran «tüzel kişilik», TTK'nın 43., 47., 54. ve 57/5. maddeleri uyarınca «haksız rekabetin» meni davası açabilir.
Dava ise, 28.07.2003 tarihinde açılmış olup, mahkemece, davalının tesciline yaklaşık 9 yıl suskun kalan davacının «haksız rekabet» iddiası TMK'nın 2. maddesinde yazılı «iyiniyet kuralı» çerçevesinde tartışılmamış ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
… anan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı şirketten sonra kurulduğu, K... ibaresinin davalı şirket unvanında yer almasının «haksız rekabete» neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının eyleminin davacı unvanına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile K... ibaresinin davalı unvanından terkinine ve davalının bu ibareyi unvan olarak kullanmasının önlenmesine, tanıtım ve reklamlarında, poşet, insert ve basılı benzer ev-raklarda bu ibarenin kullanılmasının önlenmesine, kullanılanların toplanmasına ve hükmün «ilanına», zarar oluştuğunun ispat edilememesi nedeniyle, tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu kararda2- Dava, «haksız rekabet» iddiasına dayalı davalının ticaret unvanında yer alan "K..." ibaresinin unvandan «terkini», haksız rekabetin meni ve «maddi tazminat» istemlerine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalının tesciline 9 yıl sessiz kalan davacının işbu davayı açmasının TMK'nın 2. maddesi hükmü ile bağdaşıp bağdaşmadığı, anılan bu hükümden hareketle, davacının duruşunu kanunun himaye edip etmeyeceği tartışılmadan, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/13595 E. 2007/273 K.
Ortak:iyiniyet kuralı · iyiniyet · ticaret unvanı · tüzel kişilik · ticaret sicili · terkin · cy/cy kaydı · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaHatta ticaret ortaklıkların merkezleri ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında «iltibas» varsa, önceden «ticaret sicil» «kaydını» yaptıran «tüzel kişilik», TTK’nun 43., 47., 54. ve 57/5 nci maddeleri uyarınca «haksız rekabetin» men'i davası açabilir.
Makine Otomotiv ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ” şeklindeki «ticaret unvanı» ise 27.12.1996 tarihinde «ticaret siciline tescil», yine davacının unvanı 07.03.1994, davalının unvanı ise aynı 31.12.1996 tarihinde «ilan» edilmiş, iş bu dava ise 17.01.2008 tarihinde açılmış olup, davalının tesciline yaklaşık 12 yıl süre ile suskun kalan davacının «iltibas» iddiası TMK.nun 2 nci maddesinde yazılı «iyiniyet kuralı» çerçevesinde tartışılmadan mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, TTK.nun 47/«son» maddesi hükmüne göre; bir tüzel kişinin «ticaret unvanı» Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer unvandan ayırt edilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapmasının zorunlu olduğu, davalının logosunun, davacı logosundan farklı olmasının ve «şirket merkezlerinin» farklı şehirde bulunmasının önemli olmadığı, davacı ve davalı şirketin unvanındaki “...” sözcüğünün «iltibas» yarattığı, «haksız rekabet» devam etmekte iken, bunun önlenmesini amaçlayan davada «zamanaşımının» işlemesi söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHer ne kadar, TTK'nun 47/«son» maddesi hükmüne göre, bir tüzel kişinin «ticaret unvanı» Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer bir unvandan ayırdedilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişinin unvanına gerekli ekleri yapması zorunlu ve tüzel kişinin merkezleri ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında «iltibas» varsa, önceden «ticaret sicil» «kaydını» yaptıran «tüzel kişilik», TTK'nun 43., 47., 54. ve 57/5. maddeleri uyarınca «haksız rekabetin» men'i davası açabilir.
Dava ise, 9.5.2003 tarihinde açılmış olup, mahkemece, davalının tesciline yaklaşık 9 yıl süre ile suskun kalan davacının, «haksız rekabet» iddiası TMK'nun 2. maddesinde yazılı «iyiniyet kuralı» çerçevesinde tartışılmamıştır.
Dava, davalının ticaret unvanında yer alan "P… …." ibaresinin ticaret unvanından silinmesi, «terkini», bu ibareyi kullanmasının «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespiti ve haksız rekabetin men'i istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, görsel ve fonotik olarak davacı unvanı ile davalı unvanındaki P… …..SAN sözcüğünün «iltibasa» neden olduğu, bunun da davacının markasına ve «ticaret unvanına tecavüz» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının unvanından PERMAK kelimesinin çıkarılmasına karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalının tesciline anılan süre sessiz ve suskun kalan davacının işbu davayı açmasının TMK'nın 2. maddesi hükümleri ile bağdaşıp bağdaşmadığı, anılan bu hükümden hareketle, davacıyı kanunun himaye edip etmeyeceği tartışılmaksızın bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3646 E. 2010/11029 K.
Ortak:iyiniyet kuralı · şirket merkezi mahkemesi · ticaret sicili tescili · iyiniyet · dürüstlük kuralı · ticaret unvanı · tüzel kişilik · ticaret sicili
İncelediğiniz karardaMakine Otomotiv ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ” şeklindeki «ticaret unvanı» ise 27.12.1996 tarihinde «ticaret siciline tescil», yine davacının unvanı 07.03.1994, davalının unvanı ise aynı 31.12.1996 tarihinde «ilan» edilmiş, iş bu dava ise 17.01.2008 tarihinde açılmış olup, davalının tesciline yaklaşık 12 yıl süre ile suskun kalan davacının «iltibas» iddiası TMK.nun 2 nci maddesinde yazılı «iyiniyet kuralı» çerçevesinde tartışılmadan mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, TTK.nun 47/«son» maddesi hükmüne göre; bir tüzel kişinin «ticaret unvanı» Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer unvandan ayırt edilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapmasının zorunlu olduğu, davalının logosunun, davacı logosundan farklı olmasının ve «şirket merkezlerinin» farklı şehirde bulunmasının önemli olmadığı, davacı ve davalı şirketin unvanındaki “...” sözcüğünün «iltibas» yarattığı, «haksız rekabet» devam etmekte iken, bunun önlenmesini amaçlayan davada «zamanaşımının» işlemesi söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hatta ticaret ortaklıkların merkezleri ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında «iltibas» varsa, önceden «ticaret sicil» «kaydını» yaptıran «tüzel kişilik», TTK’nun 43., 47., 54. ve 57/5 nci maddeleri uyarınca «haksız rekabetin» men'i davası açabilir.
Benzer bu karardaTicaret «şirketlerinin merkezleri» ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında «iltibas» varsa, önceden «ticaret sicil» «kaydını» yaptıran «tüzel kişilik», TTK’nun 43, 47, 54 ve 57/5. maddeleri uyarınca «haksız rekabetin» men'i davası açabilirse ise de, hareket tarzı itibariyle hakkın ihlaline zımnen müsaade edildiği takdirde, karşı tarafın senelerden beri «iyiniyetle» kullandığı unvanının iptali dava konusu olamayacaktır.
Tekstil Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” şeklindeki «ticaret unvanı» ise 28.12.2001 tarihinde «ticaret siciline tescil» edilmiş olup, iş bu dava ise 29.06.2007 tarihinde açılmıştır.
Bu durumda, davalının tesciline yaklaşık 6 yıl süre ile suskun kalan davacının iddiası TMK'nun 2. maddesinde yazılı «iyiniyet kuralı» çerçevesinde artık dinlenemeyecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1745 E. 2013/2353 K.
Ortak:ticaret sicili tescili · iyiniyet · ticaret unvanı · tüzel kişilik · ticaret sicili · terkin · cy/cy kaydı · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaHatta ticaret ortaklıkların merkezleri ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında «iltibas» varsa, önceden «ticaret sicil» «kaydını» yaptıran «tüzel kişilik», TTK’nun 43., 47., 54. ve 57/5 nci maddeleri uyarınca «haksız rekabetin» men'i davası açabilir.
Makine Otomotiv ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ” şeklindeki «ticaret unvanı» ise 27.12.1996 tarihinde «ticaret siciline tescil», yine davacının unvanı 07.03.1994, davalının unvanı ise aynı 31.12.1996 tarihinde «ilan» edilmiş, iş bu dava ise 17.01.2008 tarihinde açılmış olup, davalının tesciline yaklaşık 12 yıl süre ile suskun kalan davacının «iltibas» iddiası TMK.nun 2 nci maddesinde yazılı «iyiniyet kuralı» çerçevesinde tartışılmadan mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, TTK.nun 47/«son» maddesi hükmüne göre; bir tüzel kişinin «ticaret unvanı» Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer unvandan ayırt edilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapmasının zorunlu olduğu, davalının logosunun, davacı logosundan farklı olmasının ve «şirket merkezlerinin» farklı şehirde bulunmasının önemli olmadığı, davacı ve davalı şirketin unvanındaki “...” sözcüğünün «iltibas» yarattığı, «haksız rekabet» devam etmekte iken, bunun önlenmesini amaçlayan davada «zamanaşımının» işlemesi söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTicaret ortaklıkları merkezleri ayrı yerde olsa ve logalarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında «iltibas» varsa, önceden «ticaret sicil» «kaydını» yaptıran «tüzel kişilik», ...'nun 43., 47., 54. ve 57/5. maddeleri uyarınca «haksız rekabetin» men'i davası açabilir.
… ki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, davalının unvanında yer alan "İzyapı" ibaresinin davacının tescilli markası ve «ticaret unvanı» ile «iltibas» oluşturduğu iddiasına dayalı «terkin» istemine ilişkindir. ...'nın 47/«son» maddesi hükmüne göre, bir tüzel kişinin ticaret unvanı Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer bir unvandan ayırdedi …
Bu açıklamalar ışığında taraflar arasındaki uyuşmazlığa gelince; davalı şirket 18.07.2002 tarihinde «ticaret siciline tescil» ile faaliyetine başladığı, her iki şirketin aynı «ticaret sicil müdürlüğüne» bağlı olarak aynı alanda faaliyette bulundukları ve dosya içindeki mevcut «fatura» örneklerinden tarafların 2002 yılından beri mal alışverişinde bulunarak ticari ilişki içinde oldukları anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili müdürlüğü · fatura
Benzer bu karardaBu açıklamalar ışığında taraflar arasındaki uyuşmazlığa gelince; davalı şirket 18.07.2002 tarihinde «ticaret siciline tescil» ile faaliyetine başladığı, her iki şirketin aynı «ticaret sicil müdürlüğüne» bağlı olarak aynı alanda faaliyette bulundukları ve dosya içindeki mevcut «fatura» örneklerinden tarafların 2002 yılından beri mal alışverişinde bulunarak ticari ilişki içinde oldukları anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/788 E. 2011/4269 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2682 E. , 2010/9210 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.10.2008 tarih ve 2008/30-2008/488 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin makine ve otomotiv sektöründe faaliyet göstermek amacı ile 23.02.1994 tarihinde Konya'da, davalı şirketin ise aynı unvan ile 19.10.1998 tarihinde kurulduğunu, her iki şirketin unvanındaki "..." ibaresinin iltibas yarattığını ileri sürerek, davalı unvanındaki "..." sözcüğünün sicilden terkinini ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacının faaliyet alanının farklı olduğunu, ihalelerde karıştırılma iddiasının doğru olmadığını, taraf logolarının farklı olması yanında davanın TMK.nun 2. maddesine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, TTK.nun 47/son maddesi hükmüne göre; bir tüzel kişinin ticaret unvanı Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer unvandan ayırt edilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapmasının zorunlu olduğu, davalının logosunun, davacı logosundan farklı olmasının ve şirket merkezlerinin farklı şehirde bulunmasının önemli olmadığı, davacı ve davalı şirketin unvanındaki “...” sözcüğünün iltibas yarattığı, haksız rekabet devam etmekte iken, bunun önlenmesini amaçlayan davada zamanaşımının işlemesi söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin ticaret unvanından silinmesi, terkini ve kararın ilanı istemine ilişkin olup, mahkememece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece de karar yerinde isabetle belirlendiği gibi TTK’nun 47/son maddesi hükmüne göre, bir tüzel kişinin ticaret unvanı Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer bir unvandan ayırdedilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapması zorunludur. Hatta ticaret ortaklıkların merkezleri ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında iltibas varsa, önceden ticaret sicil kaydını yaptıran tüzel kişilik, TTK’nun 43., 47., 54. ve 57/5 nci maddeleri uyarınca haksız rekabetin men'i davası açabilir. Ancak, hareket tarzı itibariyle hakkın ihlaline zımnen müsaade edildiği takdirde, karşı tarafın senelerden beri iyiniyetle kullandığı unvanının iptali dava konusu olamayacağı gibi, Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesi, “herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” hükmünü içermektedir.
Somut olaya gelince, davacı şirketin “... Makine Otmotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi” şeklindeki ticaret unvanı 23.02.1994 tarihinde, davalı şirketin, “... Makine Otomotiv ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ” şeklindeki ticaret unvanı ise 27.12.1996 tarihinde ticaret siciline tescil, yine davacının unvanı 07.03.1994, davalının unvanı ise aynı 31.12.1996 tarihinde ilan edilmiş, iş bu dava ise 17.01.2008 tarihinde açılmış olup, davalının tesciline yaklaşık 12 yıl süre ile suskun kalan davacının iltibas iddiası TMK.nun 2 nci maddesinde yazılı iyiniyet kuralı çerçevesinde tartışılmadan mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalının tesciline anılan süre sessiz ve suskun kalan davacının işbu davayı açmasının TMK.nun 2 nci maddesi hükümleri ile bağdaşıp bağdaşmadığı, anılan bu hükümden hareketle, davacının duruşunu kanun’un himaye edip etmeyeceği savunmaya rağmen tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028067500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz