6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Iyiniyet kuralı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2682 E. 2010/9210 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iyiniyet kuralı şirket merkezi mahkemesi ticaret sicili tescili iyiniyet dürüstlük kuralı ticaret unvanı tüzel kişilik limited şirket ticaret sicili terkin ilan cy/cy kaydı haksız rekabet zamanaşımı iltibas i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TMK · TTK — TTK 43TTK 47

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, TTK.nun 47/son maddesi hükmüne göre; bir tüzel kişinin ticaret unvanı Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer unvandan ayırt edilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapmasının zorunlu olduğu, davalının logosunun, davacı logosundan farklı olmasının ve şirket merkezlerinin farklı şehirde bulunmasının önemli olmadığı, davacı ve davalı şirketin unvanındaki “...” sözcüğünün iltibas yarattığı, haksız rekabet devam etmekte iken, bunun önlenmesini amaçlayan davada zamanaşımının işlemesi söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin ticaret unvanından silinmesi, terkini ve kararın ilanı istemine ilişkin olup, mahkememece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemece de karar yerinde isabetle belirlendiği gibi TTK’nun 47/son maddesi hükmüne göre, bir tüzel kişinin ticaret unvanı Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer bir unvandan ayırdedilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapması zorunludur. Hatta ticaret ortaklıkların merkezleri ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında iltibas varsa, önceden ticaret sicil kaydını yaptıran tüzel kişilik, TTK’nun 43., 47., 54. ve 57/5 nci maddeleri uyarınca haksız rekabetin men'i davası açabilir. Ancak, hareket tarzı itibariyle hakkın ihlaline zımnen müsaade edildiği takdirde, karşı tarafın senelerden beri iyiniyetle kullandığı unvanının iptali dava konusu olamayacağı gibi, Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesi, “herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” hükmünü içermektedir.

Somut olaya gelince, davacı şirketin “... Makine Otmotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi” şeklindeki ticaret unvanı 23.02.1994 tarihinde, davalı şirketin, “... Makine Otomotiv ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ” şeklindeki ticaret unvanı ise 27.12.1996 tarihinde ticaret siciline tescil, yine davacının unvanı 07.03.1994, davalının unvanı ise aynı 31.12.1996 tarihinde ilan edilmiş, iş bu dava ise 17.01.2008 tarihinde açılmış olup, davalının tesciline yaklaşık 12 yıl süre ile suskun kalan davacının iltibas iddiası TMK.nun 2 nci maddesinde yazılı iyiniyet kuralı çerçevesinde tartışılmadan mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalının tesciline anılan süre sessiz ve suskun kalan davacının işbu davayı açmasının TMK.nun 2 nci maddesi hükümleri ile bağdaşıp bağdaşmadığı, anılan bu hükümden hareketle, davacının duruşunu kanun’un himaye edip etmeyeceği savunmaya rağmen tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Iyiniyet kuralı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2007/3728 E. 2008/5436 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticaret unvanına tecavüz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/13595 E. 2007/273 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3646 E. 2010/11029 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

2 benzer karar daha
  • Ticari Ünvanın Korunması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1745 E. 2013/2353 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticaret sicilinden terkin

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/788 E. 2011/4269 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/2682 E.  ,  2010/9210 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.10.2008 tarih ve 2008/30-2008/488 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin makine ve otomotiv sektöründe faaliyet göstermek amacı ile 23.02.1994 tarihinde Konya'da, davalı şirketin ise aynı unvan ile 19.10.1998 tarihinde kurulduğunu, her iki şirketin unvanındaki "..." ibaresinin iltibas yarattığını ileri sürerek, davalı unvanındaki "..." sözcüğünün sicilden terkinini ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili ile davacının faaliyet alanının farklı olduğunu, ihalelerde karıştırılma iddiasının doğru olmadığını, taraf logolarının farklı olması yanında davanın TMK.nun 2. maddesine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, TTK.nun 47/son maddesi hükmüne göre; bir tüzel kişinin ticaret unvanı Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer unvandan ayırt edilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapmasının zorunlu olduğu, davalının logosunun, davacı logosundan farklı olmasının ve şirket merkezlerinin farklı şehirde bulunmasının önemli olmadığı, davacı ve davalı şirketin unvanındaki “...” sözcüğünün iltibas yarattığı, haksız rekabet devam etmekte iken, bunun önlenmesini amaçlayan davada zamanaşımının işlemesi söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin ticaret unvanından silinmesi, terkini ve kararın ilanı istemine ilişkin olup, mahkememece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemece de karar yerinde isabetle belirlendiği gibi TTK’nun 47/son maddesi hükmüne göre, bir tüzel kişinin ticaret unvanı Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer bir unvandan ayırdedilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapması zorunludur. Hatta ticaret ortaklıkların merkezleri ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında iltibas varsa, önceden ticaret sicil kaydını yaptıran tüzel kişilik, TTK’nun 43., 47., 54. ve 57/5 nci maddeleri uyarınca haksız rekabetin men'i davası açabilir. Ancak, hareket tarzı itibariyle hakkın ihlaline zımnen müsaade edildiği takdirde, karşı tarafın senelerden beri iyiniyetle kullandığı unvanının iptali dava konusu olamayacağı gibi, Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesi, “herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.

Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” hükmünü içermektedir.

Somut olaya gelince, davacı şirketin “... Makine Otmotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi” şeklindeki ticaret unvanı 23.02.1994 tarihinde, davalı şirketin, “... Makine Otomotiv ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ” şeklindeki ticaret unvanı ise 27.12.1996 tarihinde ticaret siciline tescil, yine davacının unvanı 07.03.1994, davalının unvanı ise aynı 31.12.1996 tarihinde ilan edilmiş, iş bu dava ise 17.01.2008 tarihinde açılmış olup, davalının tesciline yaklaşık 12 yıl süre ile suskun kalan davacının iltibas iddiası TMK.nun 2 nci maddesinde yazılı iyiniyet kuralı çerçevesinde tartışılmadan mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalının tesciline anılan süre sessiz ve suskun kalan davacının işbu davayı açmasının TMK.nun 2 nci maddesi hükümleri ile bağdaşıp bağdaşmadığı, anılan bu hükümden hareketle, davacının duruşunu kanun’un himaye edip etmeyeceği savunmaya rağmen tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028067500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.