6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4367 E. 2010/10986 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
veraset ilamı acentelik sözleşmesi teminat senedi bedel iadesi borçlu olunmadığının tespiti avukatlık asgari ücret tarifesi malvarlığına ilişkin dava davanın konusu acente sözleşmenin feshi maktu vekalet ücreti acentelik mirasçılık taraf ehliyeti yargılama gideri taahhütname tacir cy/cy kaydı dahili dava vekalet ücreti karar verilmesine yer olmadığına teminat temsil teslim i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, 30.000 USD bedelli teminat senedi ile demirbaşların bedeline ilişkin 12 adet 500 YTL lik toplam 6.000 YTL lik teminat senetleri ile ilgili davanın konusunun kalmadığı, taraflar arasında yapılan 01.03.2004 tarihli ilk sözleşme, daha sonra yapılan 01.08.2005 tarihli acentelik sözleşmesi ve bu sözleşmenin 15. maddesine göre isim hakkı adı altında alınan bedelin hiçbir zaman ödenmeyeceği, davalı markası ile işe başlayan acentenin denenmiş ve kabul görmüş bir marka ile kendisini ispat kaydı taşımadan teknik, idari, pazarlama gibi avantajlarla işe başlayacağı ve bu maddeye göre tespit edilen bedelin hiçbir şekilde ödenmeyeceği, davacı tarafın demirbaş bedeli olarak ödediği 6.000 YTL den demirbaşların kullanılması nedeni ile eskime payları dikkate alınarak talep edebileceği miktarın 3.108 YTL olduğu gerekçesiyle, birleşen (2007/329 E) davada iade de nazara alınarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, asıl davanın ise kısmen kabulü ile 8.000 USD.nin tahsiline ilişkin istem yerinde görülmediğinden reddine, 3.108 YTL nin ise davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı acentenin sözleşme yapma taahhüt bedeli adı altında davalı tarafa ödemiş olduğu 8.000 USD'nin, davacı acente tarafından bayi olmak ve sisteme girmek için ödendiği, sözleşmenin feshi halinde bu bedelin iade edilmesi konusunda bir düzenlemenin bulunmaması karşısında esasen bu meblağın acentenin sözleşme başlangıcında sözleşme süresi ile sınırlı olmaksızın davacı acente tarafından davalıya ait unvan ve markasının kullanımı karşılığı sözleşmenin ön koşulu olarak ödendiğinin kabulünün gerekmesine göre, asıl davaya ilişkin olarak, davacı vekilinin tüm, davalı taraf vekilinin ise yargılama giderine ilişkin temyiz itirazları dışında aşağıdaki (2) ve (3) nolu bent kapsamında kalan diğer temyiz itirazlarının, yine birleşen davaya ilişkin olarak da davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir

2-Asıl dava, acentelik sözleşmesinin teminatı olarak yatırıldığı iddia edilen bedel ile demirbaş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, dava devam ederken, taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, mirasçıların malvarlığı haklarını ilgilendiren davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçılar tarafından) devam edilir. Asıl davada, davalılardan ...'ın öldüğü dosya arasında bulunan veraset ilamı ile sabit olmasına karşın, davacı taraf ölenin mirasçılarının tamamına karşı birlikte davaya devam etmelidir. Mahkemece bu konuda davacı tarafa süre verilip anılan davalının mirasçılarının davaya usulen dahil edilmesi sağlanmadan, bu bağlamda davaya dahil edilenler karar başlığında dahi gösterilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup, asıl davaya ilişkin hükmün öncelikle bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3-Öte yandan, dava konusu demirbaş bedellerin davacı acente tarafından davalı tarafa ödendiği, davalı şirkete ait olan ve davacı tarafından kullanılan demirbaşların eksiksiz bir biçimde davacı tarafından davalıya teslim edildiği taraflar arasında çekişmesizdir. Ancak, sözleşmede davacı tarafından demirbaşlar için ödenen 6.000 YTL'nın teminat için ödendiği sonucuna götürecek düzenlemeler bulunmamakta olup, davalıya ait demirbaşların feshedilen sözleşmenin anılan hükümleri çerçevesinde teslimle beraber feshe kadar kullandığının sabit olması karşısında, mahkemenin kabulünün aksine tacir olan davalının demirbaşlarını davacı acenteye kira bedeli karşılığı kullandırdığının, başka bir deyişle dava konusu bedelin davacı tarafından davalıya kira bedeli olarak ödendiğinin kabulü gerekir. Bu bağlamda, mahkemece, davacı tarafından demirbaşlar için ödenen davaya konu bedelin kira bedeli olduğunun kabulü ile bu kalem istemin tümü ile reddi yerine yazılı şekilde kısmen kabulü doğru görülmemiştir.

4-Birleşen davaya yönelik olarak davacı vekilinin temyizine gelince, birleşen dava; davalıya acentelik sözleşmesinin teminatı olarak verildiği iddia edilen senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece, isabetli olarak davalının dava açılmasına sebep olduğu belirlenerek, bu davada dava konusu senetlerin yargılama sırasında iade edilmesi nedeniyle bu davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş olmasına rağmen, kendisini vekile temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri çerçevesinde nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu davada ki hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

5-Bozma neden ve şekline göre, davalı taraf vekilinin asıl davada yargılama giderine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2479 E. 2011/6767 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4559 E. 2010/10808 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7784 E. 2012/404 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11512 E. 2011/4127 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sözleşmelerden kaynaklanan

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1945 E. 2010/8198 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/4367 E.  ,  2010/10986 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

BİRLEŞEN Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2007/329 Esas sayılı dosyası

Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2008 tarih ve 2007/328-2008/319 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında 01.03.2004 başlangıç tarihli acentelik sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin sözleşmeyi yapabilmek için davalılardan ... adına 8.000- USD nin sözleşme teminatı olarak yatırıldığını, akabinde sözleşme yapıldığını, daha sonra sözleşmeyi yapabilmek için davalı şirkete 6.000 YTL. lik demirbaş senedi ile 30.000 USD lik teminat senedinin teslim edildiğini, acente ile birlikte kendisine devredilen acentedeki demirbaşların bedeli için ise toplam 6.000 YTL lik teminat senedi verildiğini, 6.000 YTL lik demirbaşa ilişkin verilen senedin davacının hak edişlerinden kesilerek davalı firma tarafından tahsil edildiğini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı tutumu ve davacının hak edişlerini geciktirmesi yada hiç ödememesi nedeni ile acentelik sözleşmesinin 31.07.2006 tarihinde fesh edildiğini, işyerinin demirbaşları ile birlikte davalıya teslim edildiğini, ancak teminat olarak alınmış bulunan 30.000 USD lik senet ile 6.000 YTL lik senetleri iade etmediğini ileri sürerek, 8.000-USD.nin ve 6.000-YTL.nin tahsilini talep etmiş, birleşen davada ise müvekkilinin davalıya teminat olarak verdiği 30.000 USD.lik ve 6.000-YTL.

lik senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili,davalı ... adına yatırılan 8.000 USD' nin sözleşme teminatı olmayıp sözleşmenin 15. bölümünde bahsedilen isim hakkı olduğunu, bu bedelin sözleşmeye göre iade edilemeyeceğini, davacıdan sadece teminat olarak teminat senedi alındığını, bu senedin kamu kurum ve kuruluşlarına herhangi bir borç bulunmadığının belgelenmesi üzerine iade edilebildiğini,oysa bu tür bir belgenin sunulmadığını ve acentelik ilişkisinden dolayı alacak borç ilişkisinin bitmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin fesh edilmesinin yeterli olmadığını, 6.000 YTL'lık demirbaş senedinden dolayı senetlerin alındığını, bedellerinin hakedişlerinden düşüldüğünü, demirbaş kullanım bedellerinin iadesinin söz konusu olmayacağını davacının borçlu olduğunun iddia edilmediğini savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, 30.000 USD bedelli teminat senedi ile demirbaşların bedeline ilişkin 12 adet 500 YTL lik toplam 6.000 YTL lik teminat senetleri ile ilgili davanın konusunun kalmadığı, taraflar arasında yapılan 01.03.2004 tarihli ilk sözleşme, daha sonra yapılan 01.08.2005 tarihli acentelik sözleşmesi ve bu sözleşmenin 15. maddesine göre isim hakkı adı altında alınan bedelin hiçbir zaman ödenmeyeceği, davalı markası ile işe başlayan acentenin denenmiş ve kabul görmüş bir marka ile kendisini ispat kaydı taşımadan teknik, idari, pazarlama gibi avantajlarla işe başlayacağı ve bu maddeye göre tespit edilen bedelin hiçbir şekilde ödenmeyeceği, davacı tarafın demirbaş bedeli olarak ödediği 6.000 YTL den demirbaşların kullanılması nedeni ile eskime payları dikkate alınarak talep edebileceği miktarın 3.108 YTL olduğu gerekçesiyle, birleşen (2007/329 E) davada iade de nazara alınarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, asıl davanın ise kısmen kabulü ile 8.000 USD.nin tahsiline ilişkin istem yerinde görülmediğinden reddine, 3.108 YTL nin ise davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı acentenin sözleşme yapma taahhüt bedeli adı altında davalı tarafa ödemiş olduğu 8.000 USD'nin, davacı acente tarafından bayi olmak ve sisteme girmek için ödendiği, sözleşmenin feshi halinde bu bedelin iade edilmesi konusunda bir düzenlemenin bulunmaması karşısında esasen bu meblağın acentenin sözleşme başlangıcında sözleşme süresi ile sınırlı olmaksızın davacı acente tarafından davalıya ait unvan ve markasının kullanımı karşılığı sözleşmenin ön koşulu olarak ödendiğinin kabulünün gerekmesine göre, asıl davaya ilişkin olarak, davacı vekilinin tüm, davalı taraf vekilinin ise yargılama giderine ilişkin temyiz itirazları dışında aşağıdaki (2) ve (3) nolu bent kapsamında kalan diğer temyiz itirazlarının, yine birleşen davaya ilişkin olarak da davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir

2-Asıl dava, acentelik sözleşmesinin teminatı olarak yatırıldığı iddia edilen bedel ile demirbaş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, dava devam ederken, taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, mirasçıların malvarlığı haklarını ilgilendiren davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçılar tarafından) devam edilir. Asıl davada, davalılardan ...'ın öldüğü dosya arasında bulunan veraset ilamı ile sabit olmasına karşın, davacı taraf ölenin mirasçılarının tamamına karşı birlikte davaya devam etmelidir. Mahkemece bu konuda davacı tarafa süre verilip anılan davalının mirasçılarının davaya usulen dahil edilmesi sağlanmadan, bu bağlamda davaya dahil edilenler karar başlığında dahi gösterilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup, asıl davaya ilişkin hükmün öncelikle bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3-Öte yandan, dava konusu demirbaş bedellerin davacı acente tarafından davalı tarafa ödendiği, davalı şirkete ait olan ve davacı tarafından kullanılan demirbaşların eksiksiz bir biçimde davacı tarafından davalıya teslim edildiği taraflar arasında çekişmesizdir. Ancak, sözleşmede davacı tarafından demirbaşlar için ödenen 6.000 YTL'nın teminat için ödendiği sonucuna götürecek düzenlemeler bulunmamakta olup, davalıya ait demirbaşların feshedilen sözleşmenin anılan hükümleri çerçevesinde teslimle beraber feshe kadar kullandığının sabit olması karşısında, mahkemenin kabulünün aksine tacir olan davalının demirbaşlarını davacı acenteye kira bedeli karşılığı kullandırdığının, başka bir deyişle dava konusu bedelin davacı tarafından davalıya kira bedeli olarak ödendiğinin kabulü gerekir.

Bu bağlamda, mahkemece, davacı tarafından demirbaşlar için ödenen davaya konu bedelin kira bedeli olduğunun kabulü ile bu kalem istemin tümü ile reddi yerine yazılı şekilde kısmen kabulü doğru görülmemiştir.

4-Birleşen davaya yönelik olarak davacı vekilinin temyizine gelince, birleşen dava; davalıya acentelik sözleşmesinin teminatı olarak verildiği iddia edilen senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece, isabetli olarak davalının dava açılmasına sebep olduğu belirlenerek, bu davada dava konusu senetlerin yargılama sırasında iade edilmesi nedeniyle bu davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş olmasına rağmen, kendisini vekile temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri çerçevesinde nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu davada ki hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

5-Bozma neden ve şekline göre, davalı taraf vekilinin asıl davada yargılama giderine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davaya ilişkin olarak, davacı vekilinin tüm, davalı taraf vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının, yine birleşen davaya ilişkin olarak davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenle, asıl davaya ilişikin olarak davalı taraf vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyizler yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davada davacı yararına BOZULMASINA, (5) numaralı bentte açıklanan nedenle, asıl davada davalı taraf vekillinin yargılama giderine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034735800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.