Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2479 E. 2011/6767 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acentelik sözleşmesi↗ teminat senedi↗ acente↗ acentelik↗ kâr payı↗ tacir↗ cy/cy kaydı↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, 30.000 USD bedelli teminat senedi ile demirbaşların bedeline ilişkin 12 adet 500 YTL'lik toplam 6.000 YTL'lik teminat senetleri ile ilgili davanın konusunun kalmadığı, taraflar arasında yapılan 01.03.2004 tarihli ilk sözleşme, daha sonra yapılan 01.08.2005 tarihli acentelik sözleşmesi ve bu sözleşmenin 15. maddesine göre isim hakkı adı altında alınan bedelin hiçbir zaman ödenmeyeceği, davalı markası ile işe başlayan acentenin denenmiş ve kabul görmüş bir marka ile kendisini ispat kaydı taşımadan teknik, idari, pazarlama gibi avantajlarla işe başlayacağı ve bu maddeye göre tespit edilen bedelin hiçbir şekilde ödenmeyeceği, davacı tarafın demirbaş bedeli olarak ödediği 6.000 YTL'den demirbaşların kullanılması nedeni ile eskime payları dikkate alınarak talep edebileceği miktarın 3.108 YTL olduğu gerekçesiyle, birleşen (2007/329 E) davada iade de nazara alınarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, asıl davanın ise kısmen kabulü ile 8.000 USD'nin tahsiline ilişkin istem yerinde görülmediğinden reddine, 3.108 YTL'nin ise davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/4367 E, 2010/10986 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Ancak dava konusu demirbaş bedellerinin davacı acente tarafından davalı tarafa ödendiği, davalı şirkete ait olan ve davacı tarafından kullanılan demirbaşların eksiksiz bir biçimde davacı tarafından davalıya teslim edildiği taraflar arasında çekişmesizdir. Ancak sözleşmede davacı tarafından demirbaşlar için ödenen 6.000 YTL’nin teminat için ödendiği sonucuna götürecek düzenlemeler bulunmamakta olup davalıya ait demirbaşların feshedilen sözleşmenin anılan hükümleri çerçevesinde teslimle beraber feshe kadar kullanıldığının sabit olması karşısında mahkemenin kabulünün aksine tacir olan davalının demirbaşlarını davacı acenteye kira bedeli karşılığı kullandırdığının, başka bir deyişle dava konusu bedelin davacı tarafından davalıya kira bedeli olarak ödendiğinin kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece davacı tarafından davalıya demirbaşlar için ödenen bedelin kira bedeli olduğunun kabulü ile kullanım süresiyle mütenasip miktarın davalıdan istenilemeyeceği ancak kullanım süresini aşan dönem için davalının iade yükümlülüğünün bulunduğu kabul edilerek hüküm tesis edilmesi gerekirken eskime payı dikkate alınmak suretiyle yapılan hesaplama hatalı olduğundan Dairemizin 01.11.2010 tarihli bozma ilamının (3) numaralı bendinin kaldırılarak kararın değişik bu gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4367 E. 2010/10986 K.
Ortak:acentelik sözleşmesi · teminat senedi · acente · acentelik · tacir · cy/cy kaydı · karar verilmesine yer olmadığına · teminat · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, 30.000 USD bedelli «teminat senedi» ile demirbaşların bedeline ilişkin 12 adet 500 YTL'lik toplam 6.000 YTL'lik teminat senetleri ile ilgili davanın konusunun kalmadığı, taraflar arasında yapılan 01.03.2004 tarihli ilk sözleşme, daha sonra yapılan 01.08.2005 tarihli «acentelik sözleşmesi» ve bu sözleşmenin 15. maddesine göre isim hakkı adı altında alınan bedelin hiçbir zaman ödenmeyeceği, davalı markası ile işe başlayan acentenin denenmiş ve kabul görmüş bir marka ile kendisini ispat «kaydı» taşımadan teknik, idari, pazarlama gibi avantajlarla işe başlayacağı ve bu maddeye göre tespit edilen bedelin hiçbir şekilde ödenmeyeceği, davacı tarafın demirbaş bedeli olarak ödediği 6.000 YTL'den demirbaşların kullanılması nedeni ile eskime payları dikkate alınarak talep edebileceği miktarın 3.108 YTL olduğu gerekçesiyle, birleşen (2007/329 E) davada iade de nazara alınarak esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», asıl davanın ise kısmen kabulü ile 8.000 USD'nin tahsiline ilişkin istem yerinde görülmediğinden reddine, 3.108 YTL'nin ise davalıdan tahsiline dair verilen karar …
Ancak sözleşmede davacı tarafından demirbaşlar için ödenen 6.000 YTL’nin «teminat» için ödendiği sonucuna götürecek düzenlemeler bulunmamakta olup davalıya ait demirbaşların feshedilen sözleşmenin anılan hükümleri çerçevesinde «teslimle» beraber feshe kadar kullanıldığının sabit olması karşısında mahkemenin kabulünün aksine «tacir» olan davalının demirbaşlarını davacı «acenteye» kira bedeli karşılığı kullandırdığının, başka bir deyişle dava konusu bedelin davacı tarafından davalıya kira bedeli olarak ödendiğinin kabulü gerekir.
2-Ancak dava konusu demirbaş bedellerinin davacı «acente» tarafından davalı tarafa ödendiği, davalı şirkete ait olan ve davacı tarafından kullanılan demirbaşların eksiksiz bir biçimde davacı tarafından davalıya «teslim» edildiği taraflar arasında çekişmesizdir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, 30.000 USD bedelli «teminat senedi» ile demirbaşların bedeline ilişkin 12 adet 500 YTL lik toplam 6.000 YTL lik teminat senetleri ile ilgili davanın konusunun kalmadığı, taraflar arasında yapılan 01.03.2004 tarihli ilk sözleşme, daha sonra yapılan 01.08.2005 tarihli «acentelik sözleşmesi» ve bu sözleşmenin 15. maddesine göre isim hakkı adı altında alınan bedelin hiçbir zaman ödenmeyeceği, davalı markası ile işe başlayan acentenin denenmiş ve kabul görmüş bir marka ile kendisini ispat «kaydı» taşımadan teknik, idari, pazarlama gibi avantajlarla işe başlayacağı ve bu maddeye göre tespit edilen bedelin hiçbir şekilde ödenmeyeceği, davacı tarafın demirbaş bedeli olarak ödediği 6.000 YTL den demirbaşların kullanılması nedeni ile eskime payları dikkate alınarak talep edebileceği miktarın 3.108 YTL olduğu gerekçesiyle, birleşen (2007/329 E) davada iade de nazara alınarak esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», asıl davanın ise kısmen kabulü ile 8.000 USD.nin tahsiline ilişkin istem yerinde görülmediğinden reddine, 3.108 YTL nin ise davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… isindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı «acentenin sözleşme» yapma «taahhüt» bedeli adı altında davalı tarafa ödemiş olduğu 8.000 USD'nin, davacı «acente» tarafından bayi olmak ve sisteme girmek için ödendiği, «sözleşmenin feshi» halinde bu «bedelin iade» edilmesi konusunda bir düzenlemenin bulunmaması karşısında esasen bu meblağın acentenin sözleşme başlangıcında sözleşme süresi ile sınırlı olmaksızın davacı acente tarafından davalıya ait unvan ve markasının kullanımı karşılığı sözleşmenin ön koşulu olarak ödendiğinin kabulünün gerekmesine göre, asıl davaya ilişkin olarak, davacı vekilinin tüm, davalı taraf vekilinin ise «yargılama giderine» ilişkin temyiz itirazları dışında aşağıdaki (2) ve (3) nolu bent kapsamında kalan diğer temyiz itirazlarının, yine birleşen davaya ilişkin olarak da davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2-Asıl dava, acentelik sözleşmesinin «teminatı» olarak yatırıldığı iddia edilen bedel ile demirbaş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, dava devam ederken, taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur.
Ancak, sözleşmede davacı tarafından demirbaşlar için ödenen 6.000 YTL'nın «teminat» için ödendiği sonucuna götürecek düzenlemeler bulunmamakta olup, davalıya ait demirbaşların feshedilen sözleşmenin anılan hükümleri çerçevesinde «teslimle» beraber feshe kadar kullandığının sabit olması karşısında, mahkemenin kabulünün aksine «tacir» olan davalının demirbaşlarını davacı «acenteye» kira bedeli karşılığı kullandırdığının, başka bir deyişle «dava konusu» bedelin davacı tarafından davalıya kira bedeli olarak ödendiğinin kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:veraset ilamı · bedel iadesi · borçlu olunmadığının tespiti · malvarlığına ilişkin dava · davanın konusu · sözleşmenin feshi · maktu vekalet ücreti · mirasçılık
Benzer bu kararda4-Birleşen davaya yönelik olarak davacı vekilinin temyizine gelince, birleşen dava; davalıya «acentelik sözleşmesinin» «teminatı» olarak verildiği iddia edilen senetlerden dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, mahkemece, isabetli olarak davalının dava açılmasına sebep olduğu belirlenerek, bu davada «dava konusu» senetlerin yargılama sırasında iade edilmesi nedeniyle bu davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş olmasına rağmen, kendisini vekile «temsil» ettiren davacı yararına hüküm tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri çerçevesinde nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu davada ki hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… isindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı «acentenin sözleşme» yapma «taahhüt» bedeli adı altında davalı tarafa ödemiş olduğu 8.000 USD'nin, davacı «acente» tarafından bayi olmak ve sisteme girmek için ödendiği, «sözleşmenin feshi» halinde bu «bedelin iade» edilmesi konusunda bir düzenlemenin bulunmaması karşısında esasen bu meblağın acentenin sözleşme başlangıcında sözleşme süresi ile sınırlı olmaksızın davacı acente tarafından davalıya ait unvan ve markasının kullanımı karşılığı sözleşmenin ön koşulu olarak ödendiğinin kabulünün gerekmesine göre, asıl davaya ilişkin olarak, davacı vekilinin tüm, davalı taraf vekilinin ise «yargılama giderine» ilişkin temyiz itirazları dışında aşağıdaki (2) ve (3) nolu bent kapsamında kalan diğer temyiz itirazlarının, yine birleşen davaya ilişkin olarak da davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2-Asıl dava, acentelik sözleşmesinin «teminatı» olarak yatırıldığı iddia edilen bedel ile demirbaş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, dava devam ederken, taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur.
Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, «mirasçıların» «malvarlığı» haklarını ilgilendiren davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçılar tarafından) devam edilir.
Asıl davada, davalılardan ...'ın öldüğü dosya arasında bulunan «veraset ilamı» ile sabit olmasına karşın, davacı taraf ölenin «mirasçılarının» tamamına karşı birlikte davaya devam etmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, karar düzeltme aşamasında kesinleşmiş ancak temyiz inceleme tarihinde henüz kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararının mahkemece bozma «ilanına» uyulması halinde değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin HUMK' nun 440.maddesi de sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7784 E. 2012/404 K.
Ortak:acente · acentelik · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, 30.000 USD bedelli «teminat senedi» ile demirbaşların bedeline ilişkin 12 adet 500 YTL'lik toplam 6.000 YTL'lik teminat senetleri ile ilgili davanın konusunun kalmadığı, taraflar arasında yapılan 01.03.2004 tarihli ilk sözleşme, daha sonra yapılan 01.08.2005 tarihli «acentelik sözleşmesi» ve bu sözleşmenin 15. maddesine göre isim hakkı adı altında alınan bedelin hiçbir zaman ödenmeyeceği, davalı markası ile işe başlayan acentenin denenmiş ve kabul görmüş bir marka ile kendisini ispat «kaydı» taşımadan teknik, idari, pazarlama gibi avantajlarla işe başlayacağı ve bu maddeye göre tespit edilen bedelin hiçbir şekilde ödenmeyeceği, davacı tarafın demirbaş bedeli olarak ödediği 6.000 YTL'den demirbaşların kullanılması nedeni ile eskime payları dikkate alınarak talep edebileceği miktarın 3.108 YTL olduğu gerekçesiyle, birleşen (2007/329 E) davada iade de nazara alınarak esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», asıl davanın ise kısmen kabulü ile 8.000 USD'nin tahsiline ilişkin istem yerinde görülmediğinden reddine, 3.108 YTL'nin ise davalıdan tahsiline dair verilen karar …
Ancak sözleşmede davacı tarafından demirbaşlar için ödenen 6.000 YTL’nin «teminat» için ödendiği sonucuna götürecek düzenlemeler bulunmamakta olup davalıya ait demirbaşların feshedilen sözleşmenin anılan hükümleri çerçevesinde «teslimle» beraber feshe kadar kullanıldığının sabit olması karşısında mahkemenin kabulünün aksine «tacir» olan davalının demirbaşlarını davacı «acenteye» kira bedeli karşılığı kullandırdığının, başka bir deyişle dava konusu bedelin davacı tarafından davalıya kira bedeli olarak ödendiğinin kabulü gerekir.
2-Ancak dava konusu demirbaş bedellerinin davacı «acente» tarafından davalı tarafa ödendiği, davalı şirkete ait olan ve davacı tarafından kullanılan demirbaşların eksiksiz bir biçimde davacı tarafından davalıya «teslim» edildiği taraflar arasında çekişmesizdir.
Benzer bu karardaDavalı ... şirketinin «acentesi» tarafından düzenlenen poliçede demirbaş mallar için «teminat» verilmemiştir.
Rizikonun gerçekleşmesinden sonra poliçeyi düzenleyen «acente» tarafından davalı ... şirketine yazılan yazıda yanlışlıkla demirbaş «teminatı» yerine emtia teminatı yazıldığının bildirilmesi demirbaş malların teminat altına alındığını göstermez.
Mahkemece, demirbaş «hırsızlığının» «sigorta poliçesi» kapsamında olduğu, 2.400,00-TL’yi aşan bilgisayar, aksam ve teferruatlarının «teminat» dışında kaldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 1.986,95-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık · reeskont faizi · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, demirbaş «hırsızlığının» «sigorta poliçesi» kapsamında olduğu, 2.400,00-TL’yi aşan bilgisayar, aksam ve teferruatlarının «teminat» dışında kaldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 1.986,95-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2479 E. , 2011/6767 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
BİRLEŞEN Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2007/329 Esas sayılı dosyası
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/12/2008 gün ve 2007/328-2008/319 sayılı kararı bozan Daire’nin 01.11.2010 gün ve 2009/4367 - 2010/10986 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 01.03.2004 başlangıç tarihli acentelik sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin sözleşmeyi yapabilmek için davalılardan ... adına 8.000- USD'nin sözleşme teminatı olarak yatırıldığını, akabinde sözleşme yapıldığını, daha sonra sözleşmeyi yapabilmek için davalı şirkete 6.000 YTL'lik demirbaş senedi ile 30.000 USD'lik teminat senedinin teslim edildiğini, acente ile birlikte kendisine devredilen acentedeki demirbaşların bedeli için ise toplam 6.000 YTL'lik teminat senedi verildiğini, 6.000 YTL'lik demirbaşa ilişkin verilen senedin davacının hak edişlerinden kesilerek davalı firma tarafından tahsil edildiğini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı tutumu ve davacının hak edişlerini geciktirmesi yada hiç ödememesi nedeni ile acentelik sözleşmesinin 31.07.2006 tarihinde fesh edildiğini, işyerinin demirbaşları ile birlikte davalıya teslim edildiğini, ancak teminat olarak alınmış bulunan 30.000 USD'lik senet ile 6.000 YTL'lik senetleri iade etmediğini ileri sürerek, 8.000-USD'nin ve 6.000-YTL'nin tahsilini talep etmiş, birleşen davada ise müvekkilinin davalıya teminat olarak verdiği 30.000 USD'lik ve 6.000-YTL'lik senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı ... adına yatırılan 8.000 USD'nin sözleşme teminatı olmayıp sözleşmenin 15. bölümünde bahsedilen isim hakkı olduğunu, bu bedelin sözleşmeye göre iade edilemeyeceğini, davacıdan sadece teminat olarak teminat senedi alındığını, bu senedin kamu kurum ve kuruluşlarına herhangi bir borç bulunmadığının belgelenmesi üzerine iade edilebildiğini, oysa bu tür bir belgenin sunulmadığını ve acentelik ilişkisinden dolayı alacak borç ilişkisinin bitmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin fesh edilmesinin yeterli olmadığını, 6.000 YTL'lık demirbaş senedinden dolayı senetlerin alındığını, bedellerinin hakedişlerinden düşüldüğünü, demirbaş kullanım bedellerinin iadesinin söz konusu olmayacağını davacının borçlu olduğunun iddia edilmediğini savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, 30.000 USD bedelli teminat senedi ile demirbaşların bedeline ilişkin 12 adet 500 YTL'lik toplam 6.000 YTL'lik teminat senetleri ile ilgili davanın konusunun kalmadığı, taraflar arasında yapılan 01.03.2004 tarihli ilk sözleşme, daha sonra yapılan 01.08.2005 tarihli acentelik sözleşmesi ve bu sözleşmenin 15. maddesine göre isim hakkı adı altında alınan bedelin hiçbir zaman ödenmeyeceği, davalı markası ile işe başlayan acentenin denenmiş ve kabul görmüş bir marka ile kendisini ispat kaydı taşımadan teknik, idari, pazarlama gibi avantajlarla işe başlayacağı ve bu maddeye göre tespit edilen bedelin hiçbir şekilde ödenmeyeceği, davacı tarafın demirbaş bedeli olarak ödediği 6.000 YTL'den demirbaşların kullanılması nedeni ile eskime payları dikkate alınarak talep edebileceği miktarın 3.108 YTL olduğu gerekçesiyle, birleşen (2007/329 E) davada iade de nazara alınarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, asıl davanın ise kısmen kabulü ile 8.000 USD'nin tahsiline ilişkin istem yerinde görülmediğinden reddine, 3.108 YTL'nin ise davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/4367 E, 2010/10986 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Ancak dava konusu demirbaş bedellerinin davacı acente tarafından davalı tarafa ödendiği, davalı şirkete ait olan ve davacı tarafından kullanılan demirbaşların eksiksiz bir biçimde davacı tarafından davalıya teslim edildiği taraflar arasında çekişmesizdir. Ancak sözleşmede davacı tarafından demirbaşlar için ödenen 6.000 YTL’nin teminat için ödendiği sonucuna götürecek düzenlemeler bulunmamakta olup davalıya ait demirbaşların feshedilen sözleşmenin anılan hükümleri çerçevesinde teslimle beraber feshe kadar kullanıldığının sabit olması karşısında mahkemenin kabulünün aksine tacir olan davalının demirbaşlarını davacı acenteye kira bedeli karşılığı kullandırdığının, başka bir deyişle dava konusu bedelin davacı tarafından davalıya kira bedeli olarak ödendiğinin kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece davacı tarafından davalıya demirbaşlar için ödenen bedelin kira bedeli olduğunun kabulü ile kullanım süresiyle mütenasip miktarın davalıdan istenilemeyeceği ancak kullanım süresini aşan dönem için davalının iade yükümlülüğünün bulunduğu kabul edilerek hüküm tesis edilmesi gerekirken eskime payı dikkate alınmak suretiyle yapılan hesaplama hatalı olduğundan Dairemizin 01.11.2010 tarihli bozma ilamının (3) numaralı bendinin kaldırılarak kararın değişik bu gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ……:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair karar düzeltme isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 2009/4367 E, 2010/10986 K sayılı ilamının (3) numaralı bendinin kaldırılarak, yerine yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan gerekçenin getirilmesi suretiyle kararın değişik bu gerekçe ile dahi BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 03.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030121600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz