Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4559 E. 2010/10808 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluk davası↗ malvarlığına ilişkin dava↗ ibra↗ mirasçılık↗ taraf ehliyeti↗ feragat↗ tebligat↗ yetki↗ temerrüt↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların davacı kooperatifin yönetim ve denetim kurulu üyesi oldukları, genel kurulca ibra edilmeyerek haklarında sorumluluk davası açılması için yönetim kuruluna yetki verildiği, davalılarca kooperatifin amacına uygun olmayan 3.639,70 TL harcama yapıldığı, piyasa rayici dikkate alındığında inşaat için 50.218,50 TL usulsüz ve fazla harcama yapıldığı gerekçesiyle 53.897,88 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, bir kısım davalılar vekili ile davalı ... mirasçıları temyiz etmiş, bir kısım davalılar vekili temyiz isteminden feragat etmiştir.
1- Davalılar ... ve arkadaşları vekili kararı süresi içerisinde temyiz etmiş ise de, daha sonra temyiz isteminden feragat etmiş olup, feragate yetkili olduğu vekaletnamesinden de anlaşılmaktadır. Bu itibarla, bu davalılar vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 91. ve 432/4. maddeleri uyarınca, feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz istemine gelince; dava, kooperatif yöneticileri aleyhine açılan sorumluluk davasıdır. Davalı ... mirasçıları vekili, temyiz dilekçesi ekinde sunduğu veraset belgesine göre davalı ...’ın davanın açıldığı 10.08.2007 tarihinden sonra 06.11.2007 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılarına tebligat yapılıp taraf teşkili sağlanmadan ölmüş kişi aleyhine hüküm kurulduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. Dava, devam ederken, taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, mirasçıların malvarlığı haklarını ilgilendiren davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçılar tarafından) devam edilir. Dava konusu olayda, davalılardan biri öldüğüne göre, davacı taraf ölenin mirasçılarına karşı davaya devam etmelidir. Mahkemece bu konuda davacı tarafa süre verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalı ... mirasçıları vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4367 E. 2010/10986 K.
Ortak:malvarlığına ilişkin dava · mirasçılık · taraf ehliyeti · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDava, devam ederken, taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur.
Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, «mirasçıların» «malvarlığı» haklarını ilgilendiren davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçılar tarafından) devam edilir.
Kararı, bir kısım davalılar vekili ile davalı ... «mirasçıları» temyiz etmiş, bir kısım davalılar vekili temyiz isteminden «feragat» etmiştir.
Benzer bu kararda… isindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı «acentenin sözleşme» yapma «taahhüt» bedeli adı altında davalı tarafa ödemiş olduğu 8.000 USD'nin, davacı «acente» tarafından bayi olmak ve sisteme girmek için ödendiği, «sözleşmenin feshi» halinde bu «bedelin iade» edilmesi konusunda bir düzenlemenin bulunmaması karşısında esasen bu meblağın acentenin sözleşme başlangıcında sözleşme süresi ile sınırlı olmaksızın davacı acente tarafından davalıya ait unvan ve markasının kullanımı karşılığı sözleşmenin ön koşulu olarak ödendiğinin kabulünün gerekmesine göre, asıl davaya ilişkin olarak, davacı vekilinin tüm, davalı taraf vekilinin ise «yargılama giderine» ilişkin temyiz itirazları dışında aşağıdaki (2) ve (3) nolu bent kapsamında kalan diğer temyiz itirazlarının, yine birleşen davaya ilişkin olarak da davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2-Asıl dava, acentelik sözleşmesinin «teminatı» olarak yatırıldığı iddia edilen bedel ile demirbaş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, dava devam ederken, taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur.
Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, «mirasçıların» «malvarlığı» haklarını ilgilendiren davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçılar tarafından) devam edilir.
Asıl davada, davalılardan ...'ın öldüğü dosya arasında bulunan «veraset ilamı» ile sabit olmasına karşın, davacı taraf ölenin «mirasçılarının» tamamına karşı birlikte davaya devam etmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:veraset ilamı · acentelik sözleşmesi · teminat senedi · bedel iadesi · borçlu olunmadığının tespiti · davanın konusu · acente · sözleşmenin feshi
Benzer bu kararda… isindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı «acentenin sözleşme» yapma «taahhüt» bedeli adı altında davalı tarafa ödemiş olduğu 8.000 USD'nin, davacı «acente» tarafından bayi olmak ve sisteme girmek için ödendiği, «sözleşmenin feshi» halinde bu «bedelin iade» edilmesi konusunda bir düzenlemenin bulunmaması karşısında esasen bu meblağın acentenin sözleşme başlangıcında sözleşme süresi ile sınırlı olmaksızın davacı acente tarafından davalıya ait unvan ve markasının kullanımı karşılığı sözleşmenin ön koşulu olarak ödendiğinin kabulünün gerekmesine göre, asıl davaya ilişkin olarak, davacı vekilinin tüm, davalı taraf vekilinin ise «yargılama giderine» ilişkin temyiz itirazları dışında aşağıdaki (2) ve (3) nolu bent kapsamında kalan diğer temyiz itirazlarının, yine birleşen davaya ilişkin olarak da davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2-Asıl dava, acentelik sözleşmesinin «teminatı» olarak yatırıldığı iddia edilen bedel ile demirbaş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, dava devam ederken, taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur.
4-Birleşen davaya yönelik olarak davacı vekilinin temyizine gelince, birleşen dava; davalıya «acentelik sözleşmesinin» «teminatı» olarak verildiği iddia edilen senetlerden dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, mahkemece, isabetli olarak davalının dava açılmasına sebep olduğu belirlenerek, bu davada «dava konusu» senetlerin yargılama sırasında iade edilmesi nedeniyle bu davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş olmasına rağmen, kendisini vekile «temsil» ettiren davacı yararına hüküm tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri çerçevesinde nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu davada ki hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, 30.000 USD bedelli «teminat senedi» ile demirbaşların bedeline ilişkin 12 adet 500 YTL lik toplam 6.000 YTL lik teminat senetleri ile ilgili davanın konusunun kalmadığı, taraflar arasında yapılan 01.03.2004 tarihli ilk sözleşme, daha sonra yapılan 01.08.2005 tarihli «acentelik sözleşmesi» ve bu sözleşmenin 15. maddesine göre isim hakkı adı altında alınan bedelin hiçbir zaman ödenmeyeceği, davalı markası ile işe başlayan acentenin denenmiş ve kabul görmüş bir marka ile kendisini ispat «kaydı» taşımadan teknik, idari, pazarlama gibi avantajlarla işe başlayacağı ve bu maddeye göre tespit edilen bedelin hiçbir şekilde ödenmeyeceği, davacı tarafın demirbaş bedeli olarak ödediği 6.000 YTL den demirbaşların kullanılması nedeni ile eskime payları dikkate alınarak talep edebileceği miktarın 3.108 YTL olduğu gerekçesiyle, birleşen (2007/329 E) davada iade de nazara alınarak esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», asıl davanın ise kısmen kabulü ile 8.000 USD.nin tahsiline ilişkin istem yerinde görülmediğinden reddine, 3.108 YTL nin ise davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3-Öte yandan, «dava konusu» demirbaş bedellerin davacı «acente» tarafından davalı tarafa ödendiği, davalı şirkete ait olan ve davacı tarafından kullanılan demirbaşların eksiksiz bir biçimde davacı tarafından davalıya «teslim» edildiği taraflar arasında çekişmesizdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7659 E. 2023/252 K.
Ortak:malvarlığına ilişkin dava · mirasçılık · taraf ehliyeti · tebligat · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDavalı ... «mirasçıları» vekili, temyiz dilekçesi ekinde sunduğu veraset belgesine göre davalı ...’ın davanın açıldığı 10.08.2007 tarihinden sonra 06.11.2007 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılarına «tebligat» yapılıp taraf teşkili sağlanmadan ölmüş kişi aleyhine hüküm kurulduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
Dava, devam ederken, taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur.
Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, «mirasçıların» «malvarlığı» haklarını ilgilendiren davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçılar tarafından) devam edilir.
Benzer bu karardaDava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur (4721 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin birinci fıkrası).
Bu itibarla mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde; öncelikle yargılama sırasında vefat eden davacının «mirasçılık belgesi» getirtilerek, mirasçılarına «usulüne uygun tebligat» yapılıp mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanarak, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa terekeye «temsilci» tayin ettirmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın ölü ki …
… e öldüğü ve mahkemece ölü ... vekilinin huzuruyla davaya devam edilip ölü davacı lehine hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.Yargılama süresince tarafların taraf ve dava «ehliyetine» sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci f …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık belgesi · usulüne uygun tebligat · vekalet ilişkisi · kayyım atanması · kayyım · kamu düzeni · dahili dava · temsil
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde; öncelikle yargılama sırasında vefat eden davacının «mirasçılık belgesi» getirtilerek, mirasçılarına «usulüne uygun tebligat» yapılıp mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanarak, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa terekeye «temsilci» tayin ettirmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın ölü ki …
Bununla beraber hakim gecikmesinde sakınca bulunan hallerde talep üzerine davayı takip için «kayyım atanmasına» karar verebilir (6100 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi).
Öte yandan yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın «ehliyeti» sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile «vekalet ilişkisi» de kural olarak sona erer (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 513 üncü maddesinin birinci fıkrası).
Somut olayda davacıya ait nüfus kaydından davacının yargılama sırasında 17.12.2012 tarihinde öldüğü, «mirasçılarının» yargılama aşamasında davaya «dahil» edilmeksizin ölmeden evvel verilen vekaletnameye istinaden davacı vekili ile davaya devam edilip işin esasına girilerek yazılı şekilde ölü kişi hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4795 E. 2011/15979 K.
Ortak:malvarlığına ilişkin dava · mirasçılık · taraf ehliyeti · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDava, devam ederken, taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur.
Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, «mirasçıların» «malvarlığı» haklarını ilgilendiren davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçılar tarafından) devam edilir.
Kararı, bir kısım davalılar vekili ile davalı ... «mirasçıları» temyiz etmiş, bir kısım davalılar vekili temyiz isteminden «feragat» etmiştir.
Benzer bu karardaDava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur.
Açılan davanın yalnız öleni ilgilendiren bir dava olmadığı, mal varlığına ilişkin bir dava niteliğinde veya dava açılmakla «malvarlığı» niteliğine dönüşen bir dava bulunduğu hallerde ölen davacının «mirasçılarına» tebliğ yapılarak davaya devam edilmesi gerekmektedir.
Yani «mirasçıları» da ilgilendiren, daha açık bir anlatımla mirasçıların «malvarlığı» haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık belgesi · vekalet ilişkisi · muvafakat · temsil
Benzer bu karardaBu durumda, taraf teşkilinin sağlanması amacıyla davacı ... «mirasçılarının» davadan haberdar edilerek oturuma çağrılması, «muvafakatların» sağlanması veya terekeye «temsilci» atanması gerekirken, yalnızca mirasçılardan ...'ın verdiği vekaletnameyle bu mirasçı adına yargılamaya devam edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Diğer yandan Borçlar Kanunu'nun 35/1 ve 397/1. maddesi gereğince müvekkilin sağlığında düzenlediği vekaletname ile yetkili kıldığı avukat, müvekkilinin dava açıldıktan sonra ölmesi halinde ölüm ile «vekalet ilişkisi» «son» bulacağından ölen kişi adına davaya devam edemez.
Bu halde mahkemenin ölen müvekkilin «mirasçılarını» «mirasçılık belgesi» ile tesbit ettirerek mirasçıları duruşmaya davet ettirmesi gerekir.
TMK'nun 640. maddesinde; "miras bırakanın ölümü ile birlikte paylaşmaya kadar «mirasçılar» arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklığın meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliği ile sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri" öngörülmüştür.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14173 E. 2011/15637 K.
Ortak:malvarlığına ilişkin dava · mirasçılık · taraf ehliyeti · temerrüt · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDava, devam ederken, taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur.
Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, «mirasçıların» «malvarlığı» haklarını ilgilendiren davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçılar tarafından) devam edilir.
… iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların davacı kooperatifin yönetim ve denetim kurulu üyesi oldukları, genel kurulca «ibra» edilmeyerek haklarında «sorumluluk davası» açılması için yönetim kuruluna «yetki» verildiği, davalılarca kooperatifin amacına uygun olmayan 3.639,70 TL harcama yapıldığı, piyasa rayici dikkate alındığında inşaat için 50.218,50 TL usulsüz ve fazla harcama yapıldığı gerekçesiyle 53.897,88 TL'nın «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… yön bulunmamasına ve Dairemizin yerleşmiş içtihatları uyarınca, 5846 sayılı FSEK’nun 68. maddesine dayanılarak tazminat talebinde bulunulması halinde, aynı maddenin «son» fıkrası uyarınca bedel talebinde bulunan kişinin, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması durumunda haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilecek bulunmasına, dolayısıyla bedel talebinde bulunan kişi ile tecavüz eden arasında farazi bir sözleşme ilişkisinin kurulduğu kabul edildiğinden, tazminat davasının BK’nun 125. maddesinde düzenlenen 10 yıllık sözleşme «zamanaşımı» süresine tâbi olmasına, yine davacılardan Gülbin’in de dava konusu mimari projelerde isminin yazılı olması karşısında, anılan davacının da aktif dava «ehliyetinin» mevcut bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Yine, dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur (Yeni MK’nun 28. maddesi).
Ancak sadece öleni ilgilendirmeyen yani «mirasçıların» «malvarlığı» haklarını da etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata · ıslah · maddi tazminat · zamanaşımı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece davacıların talep edebileceği «maddi tazminat» miktarının tespiti için görüşüne başvurulan 27.08.2005 tarihli bilirkişi raporunda, davacının toplam (83.412,41) TL’nın tahsilini isteyebileceği belirlenmiş, davacı vekilince 07.10.2008 tarihinde sunulan «ıslah» dilekçesi ile de bu meblağ talep edilmiştir.
Daha sonraki 10.09.2008 tarihli bilirkişi raporunda ise anılan meblağ «maddi hata» sonucunda (89.412,41) TL. olarak belirtilmiş ve mahkemece de davalının kısmi ödemeleri (89.412,41) TL’ndan düşülmek suretiyle «maddi tazminat» hesabı yapılmıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı tarafından hazırlanıp davalıya «teslim» edilen mimari projelerin FSEK anlamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, davalının ödemeleri düşüldükten sonra davacının (83.738) TL talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (83.738) TL maddi ve (5.000) TL manevi tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… yön bulunmamasına ve Dairemizin yerleşmiş içtihatları uyarınca, 5846 sayılı FSEK’nun 68. maddesine dayanılarak tazminat talebinde bulunulması halinde, aynı maddenin «son» fıkrası uyarınca bedel talebinde bulunan kişinin, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması durumunda haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilecek bulunmasına, dolayısıyla bedel talebinde bulunan kişi ile tecavüz eden arasında farazi bir sözleşme ilişkisinin kurulduğu kabul edildiğinden, tazminat davasının BK’nun 125. maddesinde düzenlenen 10 yıllık sözleşme «zamanaşımı» süresine tâbi olmasına, yine davacılardan Gülbin’in de dava konusu mimari projelerde isminin yazılı olması karşısında, anılan davacının da aktif dava «ehliyetinin» mevcut bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4870 E. 2020/2659 K.
Ortak:malvarlığına ilişkin dava · mirasçılık · taraf ehliyeti · tebligat · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDavalı ... «mirasçıları» vekili, temyiz dilekçesi ekinde sunduğu veraset belgesine göre davalı ...’ın davanın açıldığı 10.08.2007 tarihinden sonra 06.11.2007 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılarına «tebligat» yapılıp taraf teşkili sağlanmadan ölmüş kişi aleyhine hüküm kurulduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
Dava, devam ederken, taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur.
Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, «mirasçıların» «malvarlığı» haklarını ilgilendiren davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçılar tarafından) devam edilir.
Benzer bu karardaDava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur (4721 sayılı TMK m.28/1).
Öte yandan yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın «ehliyeti» sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile «vekalet ilişkisi» de kural olarak sona erer (TBK m.43/1 , 513/1).Vekilin davaya devam etmesi mümkün olmayıp, sadece bu kişinin «mirasçıları» tarafından davaya devam edilebilir.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, öncelikle yargılama sırasında vefat eden davacının «mirasçılık belgesi» getirtilerek, mirasçılarına «usulüne uygun tebligat» yapılıp, mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanmak, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa terekeye «temsilci» tayin ettirmek suretiyle, taraf teşkili sağlandıktan sonra, hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın, öl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık belgesi · temyiz kanun yolu · vekalet ilişkisi · usulüne uygun tebligat · dosyanın gönderilmesi · kayyım atanması · kayyım · ihbar olunan
Benzer bu karardaBununla beraber hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için «kayyım atanmasına» karar verebilir (6100 sayılı HMK m.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, öncelikle yargılama sırasında vefat eden davacının «mirasçılık belgesi» getirtilerek, mirasçılarına «usulüne uygun tebligat» yapılıp, mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanmak, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa terekeye «temsilci» tayin ettirmek suretiyle, taraf teşkili sağlandıktan sonra, hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın, öl …
Kararı, davalı vekili ve «ihbar olunanlar» vekilleri temyiz etmiştir.
Görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine «dosyanın gönderildiği» İstanbul 12.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4559 E. , 2010/10808 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.11.2008 tarih ve 2007/304 - 2008/355 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili ile davalılar ... mirasçıları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların kooperatif amacına uygun olmayan konularda harcama yapmak, gerçekte alınmayan malzemelerle ilgili alınmış gibi belge düzenlemek, yönetim kurulu başkanının işyerinden malzeme almak sureti ile kooperatifi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, 25.000,00 TL'nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, 28.10.2008 tarihli ıslahla, talebini 53.897,88 TL'na yükseltmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, usulsüz yapıldığı iddia edilen harcamaların yapılan işin, yaşanılan çağın ve örf adetin gereği olduğunu, bu harcamaların genel bütçeye oranla çok küçük miktarlarda olduğunu, usulsüz harcama yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların davacı kooperatifin yönetim ve denetim kurulu üyesi oldukları, genel kurulca ibra edilmeyerek haklarında sorumluluk davası açılması için yönetim kuruluna yetki verildiği, davalılarca kooperatifin amacına uygun olmayan 3.639,70 TL harcama yapıldığı, piyasa rayici dikkate alındığında inşaat için 50.218,50 TL usulsüz ve fazla harcama yapıldığı gerekçesiyle 53.897,88 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, bir kısım davalılar vekili ile davalı ... mirasçıları temyiz etmiş, bir kısım davalılar vekili temyiz isteminden feragat etmiştir.
1- Davalılar ... ve arkadaşları vekili kararı süresi içerisinde temyiz etmiş ise de, daha sonra temyiz isteminden feragat etmiş olup, feragate yetkili olduğu vekaletnamesinden de anlaşılmaktadır. Bu itibarla, bu davalılar vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 91. ve 432/4. maddeleri uyarınca, feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz istemine gelince; dava, kooperatif yöneticileri aleyhine açılan sorumluluk davasıdır. Davalı ... mirasçıları vekili, temyiz dilekçesi ekinde sunduğu veraset belgesine göre davalı ...’ın davanın açıldığı 10.08.2007 tarihinden sonra 06.11.2007 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılarına tebligat yapılıp taraf teşkili sağlanmadan ölmüş kişi aleyhine hüküm kurulduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. Dava, devam ederken, taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, mirasçıların malvarlığı haklarını ilgilendiren davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçılar tarafından) devam edilir.
Dava konusu olayda, davalılardan biri öldüğüne göre, davacı taraf ölenin mirasçılarına karşı davaya devam etmelidir. Mahkemece bu konuda davacı tarafa süre verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalı ... mirasçıları vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün davalı ... mirasçıları yararına bozulmasına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalı ... mirasçılarının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, istek halinde aşağıda yazılı 778.05 TL harcın temyiz eden davalı ... ve arkadaşlarına iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ... mirasçılarına iadesine, 25.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031885200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz