Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1378 E. 2011/10478 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yapılandırma protokolü↗ kâr kaybı↗ protokol↗ havale↗ fatura↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı banka ile dava dışı Tedaş arasında 17/10/1996 tarihinde imzalanan protokolün süreli olduğu ve davacının da bu protokole dayanılmadığını beyan ettiği, bu protokolde ...’ın taraf olmadığı, ... ile banka arasında yapılan protokol hükümlerinin esas alınacağı, taraflar arasındaki 09/05/2001 tarihli protokolün 9. maddesinde davacının fatura ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen havale talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı banka hatalarının geçmiş valörle düzeltilerek davacının faiz kaybının engelleneceği hüküm altına alınmış olsa da bu kaybın nasıl giderileceği yönünden bir açıklamaya yer verilmediği, bu durumda 02/01/2001 ile 09/05/2001 tarihleri arasında 29/11/l996 tarihli protokol ile 03/04/2000 tarihli ek protokol hükümlerinin, 09/05/2001 ile 31/07/2002 tarihleri arasında da 09/05/2001 tarihli ana protokol ve ek protokol hükümleri geçerliliği kabul edilmesi gerektiği, protokolde faiz ödeneceğine ilişkin hüküm bulunmadığından davacının faiz talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede tahsil edilen paraların hangi sürede davacı hesaplarına intikal ettirileceği düzenlendiği gibi, protokolün 9. maddesinde davacının fatura ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen havale talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı Banka hatalarının geçmiş valörle düzelterek davacının faiz kaybının engelleneceği hüküm altına alınmıştır. Taraflarca faiz kayıplarının engellenmesi kabul edildiğine göre mahkemece sözleşmede ne nispetle faiz ödeneceği kararlaştırılmamış olsa bile paraların geçirileceği hesabın ne tür bir hesap olduğu ve bu hesaplara uygulanan faiz oranı tespit edilerek buna göre faiz hesabı yapılması gerekirken yazılı şekilde davanın reddi yerinde görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15705 E. 2012/1048 K.
Ortak:yapılandırma protokolü · kâr kaybı · protokol · havale · fatura · Alacak
İncelediğiniz kararda… yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı banka ile dava dışı Tedaş arasında 17/10/1996 tarihinde imzalanan «protokolün» süreli olduğu ve davacının da bu protokole dayanılmadığını beyan ettiği, bu protokolde ...’ın taraf olmadığı, ... ile banka arasında «yapılan protokol» hükümlerinin esas alınacağı, taraflar arasındaki 09/05/2001 tarihli protokolün 9. maddesinde davacının «fatura» ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen «havale» talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı banka hatalarının geçmiş valörle düzeltilerek davacının faiz «kaybının» engelleneceği hüküm altına alınmış olsa da bu kaybın nasıl giderileceği yönünden bir açıklamaya yer verilmediği, bu durumda 02/01/2001 ile 09/05/2001 tarihleri ara …
Taraflar arasındaki sözleşmede tahsil edilen paraların hangi sürede davacı hesaplarına intikal ettirileceği düzenlendiği gibi, «protokolün» 9. maddesinde davacının «fatura» ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen «havale» talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı Banka hatalarının geçmiş valörle düzelterek davacının faiz «kaybının» engelleneceği hüküm altına alınmıştır.
Benzer bu kararda… yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı banka ile dava dışı Tedaş arasında 17/10/1996 tarihinde imzalanan «protokolün» süreli olduğu ve davacının da bu protokole dayanılmadığını beyan ettiği, bu protokolde Sedaş’ın taraf olmadığı, Sedaş ile banka arasında «yapılan protokol» hükümlerinin esas alınacağı, taraflar arasındaki 09/05/2001 tarihli protokolün 9. maddesinde davacının «fatura» ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen «havale» talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı banka hatalarının geçmiş valörle düzeltilerek davacının faiz «kaybının» engelleneceği hüküm altına alınmış olsa da bu kaybın nasıl giderileceği yönünden bir açıklamaya yer verilmediği, bu durumda 02/01/2001 ile 09/05/2001 tarihleri ara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2248 E. 2013/18272 K.
Ortak:yapılandırma protokolü · kâr kaybı · protokol · havale · fatura · Alacak
İncelediğiniz kararda… yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı banka ile dava dışı Tedaş arasında 17/10/1996 tarihinde imzalanan «protokolün» süreli olduğu ve davacının da bu protokole dayanılmadığını beyan ettiği, bu protokolde ...’ın taraf olmadığı, ... ile banka arasında «yapılan protokol» hükümlerinin esas alınacağı, taraflar arasındaki 09/05/2001 tarihli protokolün 9. maddesinde davacının «fatura» ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen «havale» talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı banka hatalarının geçmiş valörle düzeltilerek davacının faiz «kaybının» engelleneceği hüküm altına alınmış olsa da bu kaybın nasıl giderileceği yönünden bir açıklamaya yer verilmediği, bu durumda 02/01/2001 ile 09/05/2001 tarihleri ara …
Taraflar arasındaki sözleşmede tahsil edilen paraların hangi sürede davacı hesaplarına intikal ettirileceği düzenlendiği gibi, «protokolün» 9. maddesinde davacının «fatura» ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen «havale» talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı Banka hatalarının geçmiş valörle düzelterek davacının faiz «kaybının» engelleneceği hüküm altına alınmıştır.
Benzer bu karardaOysa uyulan bozma ilamında, taraflar arasındaki «protokolün» 9. maddesinde davacının «fatura» ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen «havale» talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı Banka hatalarının geçmiş valörle düzeltilerek davacının faiz «kaybının» engelleneceğinin hüküm altına alındığı, taraflarca faiz kayıplarının engellenmesi kabul edildiğine göre sözleşmede ne nispetle faiz ödeneceği kararlaştırılmamış ol …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında «yapılan protokollere» göre, davalı bankanın 2001 ve 2002 yılına ilişkin davacı SEDAŞ adına yaptığı tahsilatları hesaplara geç geçirmek suretiyle davacı tarafı zarara uğrattığı, bu zararın «ticari faiz» olarak hesaplanması gerektiği, davacı SEDAŞ' ın davalı bankadan 122.543,05 TL faiz alacağının bulunduğu, davalı bankanın önceden yaptığı 8.527,75 TL ödeme düşüldüğ …
2- Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, 10.05.2012 «havale» tarihli rapor ile 27.06.2012 havale tarihli ek rapor doğrultusunda, davalı tarafın davacı adına yaptığı tahsilatları hesaplara geç aktarmak suretiyle uğradığı zarar, «ticari faiz» «kaybı» olarak nitelendirilerek bu yönde yapılan hesaplamaya itibar edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · bilirkişi incelemesi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında «yapılan protokollere» göre, davalı bankanın 2001 ve 2002 yılına ilişkin davacı SEDAŞ adına yaptığı tahsilatları hesaplara geç geçirmek suretiyle davacı tarafı zarara uğrattığı, bu zararın «ticari faiz» olarak hesaplanması gerektiği, davacı SEDAŞ' ın davalı bankadan 122.543,05 TL faiz alacağının bulunduğu, davalı bankanın önceden yaptığı 8.527,75 TL ödeme düşüldüğ …
2- Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, 10.05.2012 «havale» tarihli rapor ile 27.06.2012 havale tarihli ek rapor doğrultusunda, davalı tarafın davacı adına yaptığı tahsilatları hesaplara geç aktarmak suretiyle uğradığı zarar, «ticari faiz» «kaybı» olarak nitelendirilerek bu yönde yapılan hesaplamaya itibar edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, ticari şirket olan taraflar arasında «yapılan protokol» ya da sözleşmelerde eğer faiz oranı tespit edilmemiş ise «ticari faiz» oranının uygulanacağı gerekçesiyle ticari faiz oranları üzerinden hesaplama yapılmıştır.
Bu durumda uyulan bozma ilamı gereğince taraflarca sunulan delillere göre paraların geçirileceği hesabın ne tür bir hesap olduğu tespit edilerek, bu türden hesaplara uygulananan faiz oranı belirlenmek suretiyle faiz alacağı miktarı yönünden «bilirkişi incelemesi» yaptırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4429 E. 2014/10142 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:basiretli tacir · yargılama gideri · tacir · vekalet ücreti · husumet
Benzer bu kararda… sabına, 2.000.000 TL’lik kısmın dava dışı müşteri .adına olduğu bildirilip mahkemece de bu husus kabul edildiğine göre dava dışı müşterilere ait kısım için davalıya «husumet» düşmeyip, bu kısım yönünden davanın husumetten reddi ile davacı yararına «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, mahkemece anılan hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… desine göre üye hatası sonucu gerçekleşecek işlemlerin iptal edilemeyeceği, davalının işlemin bir kısmının müşterileri adına vekaleten gerçekleştirildiği, davacının «basiretli tacir» gibi davranmaması nedeniyle kendi kusurundan bir hak elde edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6463 E. 2013/5817 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gider avansı · vekile tebliğ · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu kararda… de, davanın nakliye ücretinin tahsili için yapılan icra takibine davalının itirazının iptaline ilişkin olduğu, 05...2011 tarihli tensip tutanağında davacının 473 TL «gider avansı» yatırmasına karar verildiği ve bu kararın dava dilekçesindeki talebi uyarınca 16...2011 tarihinde davacı «vekiline tebliğ» edildiği, davacının tebliğ tarihinden itibaren ... haftalık «kesin süre» içinde gider avansını yatırmadığı, gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle HMK'nın 115/... maddesi uyarınca «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de, davacı süresi içinde gider avansını yatırdığı iddiası ile 22...2011 tarihli vezne makbuzunu sunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12493 E. 2011/5179 K.
Ortak:havale · Alacak
İncelediğiniz kararda… yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı banka ile dava dışı Tedaş arasında 17/10/1996 tarihinde imzalanan «protokolün» süreli olduğu ve davacının da bu protokole dayanılmadığını beyan ettiği, bu protokolde ...’ın taraf olmadığı, ... ile banka arasında «yapılan protokol» hükümlerinin esas alınacağı, taraflar arasındaki 09/05/2001 tarihli protokolün 9. maddesinde davacının «fatura» ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen «havale» talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı banka hatalarının geçmiş valörle düzeltilerek davacının faiz «kaybının» engelleneceği hüküm altına alınmış olsa da bu kaybın nasıl giderileceği yönünden bir açıklamaya yer verilmediği, bu durumda 02/01/2001 ile 09/05/2001 tarihleri ara …
Taraflar arasındaki sözleşmede tahsil edilen paraların hangi sürede davacı hesaplarına intikal ettirileceği düzenlendiği gibi, «protokolün» 9. maddesinde davacının «fatura» ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen «havale» talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı Banka hatalarının geçmiş valörle düzelterek davacının faiz «kaybının» engelleneceği hüküm altına alınmıştır.
Benzer bu karardaŞti.'ne «havale» talimatı alındığı, işlemi yapan bankanın vekil sıfatıyla hareket ettiği, havale emrini verene off shore banka cüdanını vermesi gerekirken vermediği, bu hali ile geçerli havale işleminden bahsedilemeyeceği, dava konusu meblağın Egebank A.Ş. bünyesinde kaldığından TMSF'nin sorumluluk kapsamında olduğu ve davalı kayıtlarına girmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kızılay Şubesi'ne giderek 67.000,00 DM bedelli hesap açtırdığı, bu paranın Egebank Offshore Ltd.'ne «havale» edilmesi talimatı verdiği sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu kararda… anın kabulüne, girmemesi halinde ise paranın dava dışı Egebank A.Ş. bünyesinde kaldığı belirlemesi de yapılmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8669 E. 2010/369 K.
Ortak:protokol · Alacak
İncelediğiniz kararda… yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı banka ile dava dışı Tedaş arasında 17/10/1996 tarihinde imzalanan «protokolün» süreli olduğu ve davacının da bu protokole dayanılmadığını beyan ettiği, bu protokolde ...’ın taraf olmadığı, ... ile banka arasında «yapılan protokol» hükümlerinin esas alınacağı, taraflar arasındaki 09/05/2001 tarihli protokolün 9. maddesinde davacının «fatura» ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen «havale» talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı banka hatalarının geçmiş valörle düzeltilerek davacının faiz «kaybının» engelleneceği hüküm altına alınmış olsa da bu kaybın nasıl giderileceği yönünden bir açıklamaya yer verilmediği, bu durumda 02/01/2001 ile 09/05/2001 tarihleri ara …
Taraflar arasındaki sözleşmede tahsil edilen paraların hangi sürede davacı hesaplarına intikal ettirileceği düzenlendiği gibi, «protokolün» 9. maddesinde davacının «fatura» ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen «havale» talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı Banka hatalarının geçmiş valörle düzelterek davacının faiz «kaybının» engelleneceği hüküm altına alınmıştır.
Benzer bu karardaOysa, bu hesapların işleyiş sistemleri farklı olup, dava dilekçesinde sözü edilen «protokol» üzerinde de durulmamıştır.
Taraflar arasındaki «protokol» hükümlerinde bu konuda açıkça düzenleme yapılıp yapılmadığı ve süregelen uygulamanın ne şekilde devam etmiş olduğu belirlenmelidir.
Hesapların işleyiş sistemine göre valör hesaplamasının farklı olabileceği düşünülmeli, varsa «protokol» hükümlerinin önce ele alınması, elektronik bankacılıktaki gelişmelerin protokol hükümlerinden önce uygulanmaması gerektiği gözetilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas · ek prim · denetime elverişlilik · görevsizlik kararı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… unda yeterince karşılanmadığını, dayandıkları yasal dayanakların ele alınmadığını, hesapların işleyiş sistemine göre valör hesaplamasının farklı olması gerektiğini, «protokolde» EFT ve «takas» çekleri ile gelen paraların valörü ile ilgili bir hüküm bulunmadığını, hükme esas alınan rapora itiraz dilekçesinde bildirdiği halde,ek rapor alınmamıştır.Davacı vekili de,aynı rapora hesaplama şekli ve bulunan miktarlar bakımından itiraz etmi,valör konusunu taraf vekilleri temyize de getirmişlerdir.Taraflar arasındaki protokolün II.maddesinin 1.bendinde tahsil edilen «primler» yönünden valör hesaplamasının ne şekilde yapılacağı düzenlenmiş olup, temerküz hesabından da bahsedilerek bu hesaba yönelik yapılacak işlemler düzenlenmiştir.
… a gelen paraların niteliklerinin araştırılıp, uyuşmazlığın hesaba yatan hangi tür paralara ilişkin olduğu, bu tür hesaplarda daha önce nasıl bir uygulama yapıldığı, «protokolde» bir düzenleme bulunup bulunmadığı, dolayısıyla valörün ne şekilde uygulanacağı «denetime elverişli» yeni bir rapor ya da ek rapor alınarak belirlenip, sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Mahkemece verilen «görevsizlik» kararının bozulması üzerine esasa girilmiş alınan ve benimsenen bilirkişi ek raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1378 E. , 2011/10478 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2009 tarih ve 2008/288-2009/441 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının yapılan protokollere aykırı şekilde 02/01/2001-31/12/2002 tarihleri arasında müvekkili adına yaptığı tahsilatları hesaba eksik veya geç şekilde aktarması nedeniyle toplam 158.984.599.794 TL. faiz kaybı oluştuğunu, alacağın 8.527.751.321 TL. kısmının ödendiğini ileri sürerek toplam 150.456.848.473 TL faiz alacağının Merkez Bankası faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın Tedaş ile 17/10/1996 tarihinde yapılan protokolün bu davada uygulanamayacağını, ... ile imzalanan protokollerin uygulanacağını ve buna uygun olarak gerekli işlemlerin yapıldığını, davacının bir alacağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı banka ile dava dışı Tedaş arasında 17/10/1996 tarihinde imzalanan protokolün süreli olduğu ve davacının da bu protokole dayanılmadığını beyan ettiği, bu protokolde ...’ın taraf olmadığı, ... ile banka arasında yapılan protokol hükümlerinin esas alınacağı, taraflar arasındaki 09/05/2001 tarihli protokolün 9. maddesinde davacının fatura ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen havale talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı banka hatalarının geçmiş valörle düzeltilerek davacının faiz kaybının engelleneceği hüküm altına alınmış olsa da bu kaybın nasıl giderileceği yönünden bir açıklamaya yer verilmediği, bu durumda 02/01/2001 ile 09/05/2001 tarihleri arasında 29/11/l996 tarihli protokol ile 03/04/2000 tarihli ek protokol hükümlerinin, 09/05/2001 ile 31/07/2002 tarihleri arasında da 09/05/2001 tarihli ana protokol ve ek protokol hükümleri geçerliliği kabul edilmesi gerektiği, protokolde faiz ödeneceğine ilişkin hüküm bulunmadığından davacının faiz talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede tahsil edilen paraların hangi sürede davacı hesaplarına intikal ettirileceği düzenlendiği gibi, protokolün 9. maddesinde davacının fatura ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen havale talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı Banka hatalarının geçmiş valörle düzelterek davacının faiz kaybının engelleneceği hüküm altına alınmıştır. Taraflarca faiz kayıplarının engellenmesi kabul edildiğine göre mahkemece sözleşmede ne nispetle faiz ödeneceği kararlaştırılmamış olsa bile paraların geçirileceği hesabın ne tür bir hesap olduğu ve bu hesaplara uygulanan faiz oranı tespit edilerek buna göre faiz hesabı yapılması gerekirken yazılı şekilde davanın reddi yerinde görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031540700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz