6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1378 E. 2011/10478 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yapılandırma protokolü kâr kaybı protokol havale fatura

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı banka ile dava dışı Tedaş arasında 17/10/1996 tarihinde imzalanan protokolün süreli olduğu ve davacının da bu protokole dayanılmadığını beyan ettiği, bu protokolde ...’ın taraf olmadığı, ... ile banka arasında yapılan protokol hükümlerinin esas alınacağı, taraflar arasındaki 09/05/2001 tarihli protokolün 9. maddesinde davacının fatura ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen havale talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı banka hatalarının geçmiş valörle düzeltilerek davacının faiz kaybının engelleneceği hüküm altına alınmış olsa da bu kaybın nasıl giderileceği yönünden bir açıklamaya yer verilmediği, bu durumda 02/01/2001 ile 09/05/2001 tarihleri arasında 29/11/l996 tarihli protokol ile 03/04/2000 tarihli ek protokol hükümlerinin, 09/05/2001 ile 31/07/2002 tarihleri arasında da 09/05/2001 tarihli ana protokol ve ek protokol hükümleri geçerliliği kabul edilmesi gerektiği, protokolde faiz ödeneceğine ilişkin hüküm bulunmadığından davacının faiz talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşmede tahsil edilen paraların hangi sürede davacı hesaplarına intikal ettirileceği düzenlendiği gibi, protokolün 9. maddesinde davacının fatura ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen havale talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı Banka hatalarının geçmiş valörle düzelterek davacının faiz kaybının engelleneceği hüküm altına alınmıştır. Taraflarca faiz kayıplarının engellenmesi kabul edildiğine göre mahkemece sözleşmede ne nispetle faiz ödeneceği kararlaştırılmamış olsa bile paraların geçirileceği hesabın ne tür bir hesap olduğu ve bu hesaplara uygulanan faiz oranı tespit edilerek buna göre faiz hesabı yapılması gerekirken yazılı şekilde davanın reddi yerinde görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15705 E. 2012/1048 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2248 E. 2013/18272 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4429 E. 2014/10142 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6463 E. 2013/5817 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12493 E. 2011/5179 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8669 E. 2010/369 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/1378 E.  ,  2011/10478 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2009 tarih ve 2008/288-2009/441 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının yapılan protokollere aykırı şekilde 02/01/2001-31/12/2002 tarihleri arasında müvekkili adına yaptığı tahsilatları hesaba eksik veya geç şekilde aktarması nedeniyle toplam 158.984.599.794 TL. faiz kaybı oluştuğunu, alacağın 8.527.751.321 TL. kısmının ödendiğini ileri sürerek toplam 150.456.848.473 TL faiz alacağının Merkez Bankası faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili bankanın Tedaş ile 17/10/1996 tarihinde yapılan protokolün bu davada uygulanamayacağını, ... ile imzalanan protokollerin uygulanacağını ve buna uygun olarak gerekli işlemlerin yapıldığını, davacının bir alacağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı banka ile dava dışı Tedaş arasında 17/10/1996 tarihinde imzalanan protokolün süreli olduğu ve davacının da bu protokole dayanılmadığını beyan ettiği, bu protokolde ...’ın taraf olmadığı, ... ile banka arasında yapılan protokol hükümlerinin esas alınacağı, taraflar arasındaki 09/05/2001 tarihli protokolün 9. maddesinde davacının fatura ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen havale talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı banka hatalarının geçmiş valörle düzeltilerek davacının faiz kaybının engelleneceği hüküm altına alınmış olsa da bu kaybın nasıl giderileceği yönünden bir açıklamaya yer verilmediği, bu durumda 02/01/2001 ile 09/05/2001 tarihleri arasında 29/11/l996 tarihli protokol ile 03/04/2000 tarihli ek protokol hükümlerinin, 09/05/2001 ile 31/07/2002 tarihleri arasında da 09/05/2001 tarihli ana protokol ve ek protokol hükümleri geçerliliği kabul edilmesi gerektiği, protokolde faiz ödeneceğine ilişkin hüküm bulunmadığından davacının faiz talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşmede tahsil edilen paraların hangi sürede davacı hesaplarına intikal ettirileceği düzenlendiği gibi, protokolün 9. maddesinde davacının fatura ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen havale talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı Banka hatalarının geçmiş valörle düzelterek davacının faiz kaybının engelleneceği hüküm altına alınmıştır. Taraflarca faiz kayıplarının engellenmesi kabul edildiğine göre mahkemece sözleşmede ne nispetle faiz ödeneceği kararlaştırılmamış olsa bile paraların geçirileceği hesabın ne tür bir hesap olduğu ve bu hesaplara uygulanan faiz oranı tespit edilerek buna göre faiz hesabı yapılması gerekirken yazılı şekilde davanın reddi yerinde görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031540700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.