6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2248 E. 2013/18272 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yapılandırma protokolü ticari faiz kâr kaybı protokol bilirkişi incelemesi havale fatura temerrüt

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında yapılan protokollere göre, davalı bankanın 2001 ve 2002 yılına ilişkin davacı SEDAŞ adına yaptığı tahsilatları hesaplara geç geçirmek suretiyle davacı tarafı zarara uğrattığı, bu zararın ticari faiz olarak hesaplanması gerektiği, davacı SEDAŞ' ın davalı bankadan 122.543,05 TL faiz alacağının bulunduğu, davalı bankanın önceden yaptığı 8.527,75 TL ödeme düşüldüğünde dava tarihi itibariyle davacı SEDAŞ'ın davalı bankadan 114.015,30 TL faiz alacağının dava tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekillinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, 10.05.2012 havale tarihli rapor ile 27.06.2012 havale tarihli ek rapor doğrultusunda, davalı tarafın davacı adına yaptığı tahsilatları hesaplara geç aktarmak suretiyle uğradığı zarar, ticari faiz kaybı olarak nitelendirilerek bu yönde yapılan hesaplamaya itibar edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur.

Oysa uyulan bozma ilamında, taraflar arasındaki protokolün 9. maddesinde davacının fatura ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen havale talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı Banka hatalarının geçmiş valörle düzeltilerek davacının faiz kaybının engelleneceğinin hüküm altına alındığı, taraflarca faiz kayıplarının engellenmesi kabul edildiğine göre sözleşmede ne nispetle faiz ödeneceği kararlaştırılmamış olsa bile paraların geçirileceği hesabın ne tür bir hesap olduğu ve bu hesaplara uygulanan faiz oranı tespit edilerek buna göre faiz hesabı yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, ticari şirket olan taraflar arasında yapılan protokol ya da sözleşmelerde eğer faiz oranı tespit edilmemiş ise ticari faiz oranının uygulanacağı gerekçesiyle ticari faiz oranları üzerinden hesaplama yapılmıştır.

Bu durumda uyulan bozma ilamı gereğince taraflarca sunulan delillere göre paraların geçirileceği hesabın ne tür bir hesap olduğu tespit edilerek, bu türden hesaplara uygulananan faiz oranı belirlenmek suretiyle faiz alacağı miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

3- Davacı vekilinin faiz başlangıcı yönünden yaptığı temyiz itirazının incelenmesinde: Davacı taraf davalının dava tarihinden önce 29.05.2002 tarihinde temerrüde düşürüldüğünü ileri sürmüş mahkemece davanın kısmen kabulü ile alacağın dava tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Oysa mahkemece davacının temerrüt iddiasının değerlendirilerek davalı dava tarihinden önce temerrüde düşürülmüşse faizin dava tarihinden değil temerrüt tarihinden başlatılması gerektiği hususu üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15705 E. 2012/1048 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1378 E. 2011/10478 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7789 E. 2022/8122 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5118 E. 2024/2303 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4429 E. 2014/10142 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/2248 E.  ,  2013/18272 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.09.2012 tarih ve 2012/91-2012/421 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının yapılan protokollere aykırı şekilde 02/01/2001-31/12/2002 tarihleri arasında müvekkili adına yaptığı tahsilatları hesaba eksik veya geç şekilde aktarması nedeniyle toplam 158.984.599.794 TL faiz kaybı oluştuğunu, alacağının 8.527.751.321 TL kısmının ödendiğini ileri sürerek toplam 150.456.848.473 TL faiz alacağının Merkez Bankası faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili bankanın Tedaş ile 17/10/1996 tarihinde yapılan protokolün bu davada uygulanamayacağını, SEDAŞ ile imzalanan protokollerin uygulanacağını ve buna uygun olarak gerekli işlemlerin yapıldığını, davacının bir alacağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında yapılan protokollere göre, davalı bankanın 2001 ve 2002 yılına ilişkin davacı SEDAŞ adına yaptığı tahsilatları hesaplara geç geçirmek suretiyle davacı tarafı zarara uğrattığı, bu zararın ticari faiz olarak hesaplanması gerektiği, davacı SEDAŞ' ın davalı bankadan 122.543,05 TL faiz alacağının bulunduğu, davalı bankanın önceden yaptığı 8.527,75 TL ödeme düşüldüğünde dava tarihi itibariyle davacı SEDAŞ'ın davalı bankadan 114.015,30 TL faiz alacağının dava tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekillinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, 10.05.2012 havale tarihli rapor ile 27.06.2012 havale tarihli ek rapor doğrultusunda, davalı tarafın davacı adına yaptığı tahsilatları hesaplara geç aktarmak suretiyle uğradığı zarar, ticari faiz kaybı olarak nitelendirilerek bu yönde yapılan hesaplamaya itibar edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur.

Oysa uyulan bozma ilamında, taraflar arasındaki protokolün 9. maddesinde davacının fatura ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen havale talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı Banka hatalarının geçmiş valörle düzeltilerek davacının faiz kaybının engelleneceğinin hüküm altına alındığı, taraflarca faiz kayıplarının engellenmesi kabul edildiğine göre sözleşmede ne nispetle faiz ödeneceği kararlaştırılmamış olsa bile paraların geçirileceği hesabın ne tür bir hesap olduğu ve bu hesaplara uygulanan faiz oranı tespit edilerek buna göre faiz hesabı yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, ticari şirket olan taraflar arasında yapılan protokol ya da sözleşmelerde eğer faiz oranı tespit edilmemiş ise ticari faiz oranının uygulanacağı gerekçesiyle ticari faiz oranları üzerinden hesaplama yapılmıştır.

Bu durumda uyulan bozma ilamı gereğince taraflarca sunulan delillere göre paraların geçirileceği hesabın ne tür bir hesap olduğu tespit edilerek, bu türden hesaplara uygulananan faiz oranı belirlenmek suretiyle faiz alacağı miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

3- Davacı vekilinin faiz başlangıcı yönünden yaptığı temyiz itirazının incelenmesinde: Davacı taraf davalının dava tarihinden önce 29.05.2002 tarihinde temerrüde düşürüldüğünü ileri sürmüş mahkemece davanın kısmen kabulü ile alacağın dava tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Oysa mahkemece davacının temerrüt iddiasının değerlendirilerek davalı dava tarihinden önce temerrüde düşürülmüşse faizin dava tarihinden değil temerrüt tarihinden başlatılması gerektiği hususu üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekillinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına, (3) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033849000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.