Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8669 E. 2010/369 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eft↗ takas↗ ek prim↗ denetime elverişlilik↗ protokol↗ görevsizlik kararı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece verilen görevsizlik kararının bozulması üzerine esasa girilmiş alınan ve benimsenen bilirkişi ek raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davaya konu hesapların birinin davalının Merkez Şubesinde bulunan temerküz hesabı olduğu, anılan bu hesaplara il müdürlükleri nezdindeki hesaplardaki paralar ile başka bankalardan gelen havaleler ve gelen paraların toplandığı anlaşılmaktadır. Niteliği farklı hesaplar dahi dava konusu edilmiştir.
Taraflar arasındaki ilk uyuşmazlık, bu hesap türleri için valör tarihinin tespiti noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda il müdürlüklerinin hesaplarına yatırılan tutarların merkez şube nezdindeki ana hesaplara intikalinde, paranın banka bünyesinden çıkmaması ve günümüzde kullanılan elektronik bankacılık yönteminde tek bir tuşa basmak suretiyle şubeler arası intikalin sağlanması nedeniyle aynı gün valörünün verilmesi gerektiği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Oysa, bu hesapların işleyiş sistemleri farklı olup, dava dilekçesinde sözü edilen protokol üzerinde de durulmamıştır. Taraflar arasındaki protokol hükümlerinde bu konuda açıkça düzenleme yapılıp yapılmadığı ve süregelen uygulamanın ne şekilde devam etmiş olduğu belirlenmelidir. Hesapların işleyiş sistemine göre valör hesaplamasının farklı olabileceği düşünülmeli, varsa protokol hükümlerinin önce ele alınması, elektronik bankacılıktaki gelişmelerin protokol hükümlerinden önce uygulanmaması gerektiği gözetilmelidir.
Davalı vekili, yanıt dilekçesinde açıkladıkları valör konusunun bilirkişi raporunda yeterince karşılanmadığını, dayandıkları yasal dayanakların ele alınmadığını, hesapların işleyiş sistemine göre valör hesaplamasının farklı olması gerektiğini, protokolde EFT ve takas çekleri ile gelen paraların valörü ile ilgili bir hüküm bulunmadığını, hükme esas alınan rapora itiraz dilekçesinde bildirdiği halde,ek rapor alınmamıştır.Davacı vekili de,aynı rapora hesaplama şekli ve bulunan miktarlar bakımından itiraz etmi,valör konusunu taraf vekilleri temyize de getirmişlerdir.Taraflar arasındaki protokolün II.maddesinin 1.bendinde tahsil edilen primler yönünden valör hesaplamasının ne şekilde yapılacağı düzenlenmiş olup, temerküz hesabından da bahsedilerek bu hesaba yönelik yapılacak işlemler düzenlenmiştir.
O halde mahkemece, taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi, hesapların birinin temerküz hesabı olduğu da gözetilerek, hesaplara gelen paraların niteliklerinin araştırılıp, uyuşmazlığın hesaba yatan hangi tür paralara ilişkin olduğu, bu tür hesaplarda daha önce nasıl bir uygulama yapıldığı, protokolde bir düzenleme bulunup bulunmadığı, dolayısıyla valörün ne şekilde uygulanacağı denetime elverişli yeni bir rapor ya da ek rapor alınarak belirlenip, sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1378 E. 2011/10478 K.
Ortak:protokol · Alacak
İncelediğiniz karardaOysa, bu hesapların işleyiş sistemleri farklı olup, dava dilekçesinde sözü edilen «protokol» üzerinde de durulmamıştır.
Taraflar arasındaki «protokol» hükümlerinde bu konuda açıkça düzenleme yapılıp yapılmadığı ve süregelen uygulamanın ne şekilde devam etmiş olduğu belirlenmelidir.
Hesapların işleyiş sistemine göre valör hesaplamasının farklı olabileceği düşünülmeli, varsa «protokol» hükümlerinin önce ele alınması, elektronik bankacılıktaki gelişmelerin protokol hükümlerinden önce uygulanmaması gerektiği gözetilmelidir.
Benzer bu kararda… yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı banka ile dava dışı Tedaş arasında 17/10/1996 tarihinde imzalanan «protokolün» süreli olduğu ve davacının da bu protokole dayanılmadığını beyan ettiği, bu protokolde ...’ın taraf olmadığı, ... ile banka arasında «yapılan protokol» hükümlerinin esas alınacağı, taraflar arasındaki 09/05/2001 tarihli protokolün 9. maddesinde davacının «fatura» ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen «havale» talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı banka hatalarının geçmiş valörle düzeltilerek davacının faiz «kaybının» engelleneceği hüküm altına alınmış olsa da bu kaybın nasıl giderileceği yönünden bir açıklamaya yer verilmediği, bu durumda 02/01/2001 ile 09/05/2001 tarihleri ara …
Taraflar arasındaki sözleşmede tahsil edilen paraların hangi sürede davacı hesaplarına intikal ettirileceği düzenlendiği gibi, «protokolün» 9. maddesinde davacının «fatura» ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen «havale» talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı Banka hatalarının geçmiş valörle düzelterek davacının faiz «kaybının» engelleneceği hüküm altına alınmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · kâr kaybı · havale · fatura
Benzer bu kararda… yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı banka ile dava dışı Tedaş arasında 17/10/1996 tarihinde imzalanan «protokolün» süreli olduğu ve davacının da bu protokole dayanılmadığını beyan ettiği, bu protokolde ...’ın taraf olmadığı, ... ile banka arasında «yapılan protokol» hükümlerinin esas alınacağı, taraflar arasındaki 09/05/2001 tarihli protokolün 9. maddesinde davacının «fatura» ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen «havale» talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı banka hatalarının geçmiş valörle düzeltilerek davacının faiz «kaybının» engelleneceği hüküm altına alınmış olsa da bu kaybın nasıl giderileceği yönünden bir açıklamaya yer verilmediği, bu durumda 02/01/2001 ile 09/05/2001 tarihleri ara …
Taraflar arasındaki sözleşmede tahsil edilen paraların hangi sürede davacı hesaplarına intikal ettirileceği düzenlendiği gibi, «protokolün» 9. maddesinde davacının «fatura» ve vezne tahsilatlarının kullanım hesaplarına belirlenen sürelerde aktarılmaması, geç aktarılması veya davacı tarafından verilen «havale» talimatlarına istinaden temerküz şubeye aktarımların gecikmesi halinde, davalı Banka hatalarının geçmiş valörle düzelterek davacının faiz «kaybının» engelleneceği hüküm altına alınmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12493 E. 2011/5179 K.
Ortak:eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda… a gelen paraların niteliklerinin araştırılıp, uyuşmazlığın hesaba yatan hangi tür paralara ilişkin olduğu, bu tür hesaplarda daha önce nasıl bir uygulama yapıldığı, «protokolde» bir düzenleme bulunup bulunmadığı, dolayısıyla valörün ne şekilde uygulanacağı «denetime elverişli» yeni bir rapor ya da ek rapor alınarak belirlenip, sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… anın kabulüne, girmemesi halinde ise paranın dava dışı Egebank A.Ş. bünyesinde kaldığı belirlemesi de yapılmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale
Benzer bu karardaŞti.'ne «havale» talimatı alındığı, işlemi yapan bankanın vekil sıfatıyla hareket ettiği, havale emrini verene off shore banka cüdanını vermesi gerekirken vermediği, bu hali ile geçerli havale işleminden bahsedilemeyeceği, dava konusu meblağın Egebank A.Ş. bünyesinde kaldığından TMSF'nin sorumluluk kapsamında olduğu ve davalı kayıtlarına girmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kızılay Şubesi'ne giderek 67.000,00 DM bedelli hesap açtırdığı, bu paranın Egebank Offshore Ltd.'ne «havale» edilmesi talimatı verdiği sabittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9939 E. 2012/1662 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cevap süresi · bankacılık işlemleri · güven kurumu · kıymetli evrak · zamanaşımı defi · havale · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «zamanaşımı definin» davalı tarafından mahkemece uzatılmış «cevap süresi» içinde yapıldığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
… niyle bu konulardaki hak ve sorumluluklarının salt genel hükümlere göre tayini yeterli görülmediğinden bu alanda özel bir düzenlemeye gidilerek bankaların yapısı ve «bankacılık işlemleri» konusunda özel hükümler getiren ve öncelikle uygulanması gereken kanunlar çıkarılmış olup, somut olayda da davanın açıldığı tarihte 5411 sayılı Bankacılık Kanunu yürürlükte bulunmaktadır.Anılan Kanun’un “Zamanaşımı”na ilişkin 62. maddesinde bankalar nezdindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanların «zamanaşımına» tabi olduğu belirtilmiştir.Davaya konu paranın davalı bankaya devredilmiş olduğu konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece ön …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu havalenin davalıya 13.08.1996 valörtü olarak devredildiği, bu durumda 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin 13.08.2006'da dolduğu, davanın zamanaşımı süresinin dolmasından sonra 27.04.2009 tarihinde açılmış olduğu, bu nedenle davalının «zamanaşımı definin» kabulü gerektiği belirtilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… Sigorta Kurumu tarafından gönderilen 10.197,61 DM tutarındaki paranın 13.08.1996 tarihli valör ile davalı bankaya devredildiği anlaşılmıştır.Mahkemece, uyuşmazlığın «havale» sözleşmesinden kaynaklandığı kabul edilerek dava konusu havalenin davalıya devredildiği 13.08.1996 tarihinden itibaren 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu, davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. ..../....
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/8669 E. , 2010/369 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.10.2007 tarih ve 2002/568-2007/414 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumun davalı bankada bulunan hesaplarına davalının 1999 yılı sonunda vadesiz mevduat faizini eksik tahakkuk ettirdiğini, hesaplara geç intikal ettirilen meblağlar nedeniyle 1479 Sayılı Yasa’nın Ek 6 ncı maddesinden doğan vadeli mevduat faizi ve reeskont faizinden doğan alacağın oluştuğunu, davalının kısmen ödemeleri sonucu bu üç kalemden 982.953.776 TL alacağı kaldığını, bunun tahsilini, bu miktarların ödenmemesi nedeniyle anılan Ek 6 ncı maddeye dayalı 859.203.850 TL alacağın tahsiline ve asıl alacağın tahsiline kadar Ek 6 ncı maddenin (vadeli mevduat faizinin uygulanmasını, ayrıca toplam 65.091.701 TL vadesiz mevduat faizi uygulamasını, ayrıca toplam 558.603.522 TL reeskont faizi alacağının tahsilini, ayrıca toplam kurum zararına tahsile kadar artan değişiklikler ile reeskont faizi, 1479 Sayılı Yasa’nı ek 6 ncı maddesi gereğince vadeli mevduat faizi ve vadesiz mevduat faizi alacaklarını da tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece verilen görevsizlik kararının bozulması üzerine esasa girilmiş alınan ve benimsenen bilirkişi ek raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davaya konu hesapların birinin davalının Merkez Şubesinde bulunan temerküz hesabı olduğu, anılan bu hesaplara il müdürlükleri nezdindeki hesaplardaki paralar ile başka bankalardan gelen havaleler ve gelen paraların toplandığı anlaşılmaktadır. Niteliği farklı hesaplar dahi dava konusu edilmiştir.
Taraflar arasındaki ilk uyuşmazlık, bu hesap türleri için valör tarihinin tespiti noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda il müdürlüklerinin hesaplarına yatırılan tutarların merkez şube nezdindeki ana hesaplara intikalinde, paranın banka bünyesinden çıkmaması ve günümüzde kullanılan elektronik bankacılık yönteminde tek bir tuşa basmak suretiyle şubeler arası intikalin sağlanması nedeniyle aynı gün valörünün verilmesi gerektiği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Oysa, bu hesapların işleyiş sistemleri farklı olup, dava dilekçesinde sözü edilen protokol üzerinde de durulmamıştır. Taraflar arasındaki protokol hükümlerinde bu konuda açıkça düzenleme yapılıp yapılmadığı ve süregelen uygulamanın ne şekilde devam etmiş olduğu belirlenmelidir.
Hesapların işleyiş sistemine göre valör hesaplamasının farklı olabileceği düşünülmeli, varsa protokol hükümlerinin önce ele alınması, elektronik bankacılıktaki gelişmelerin protokol hükümlerinden önce uygulanmaması gerektiği gözetilmelidir.
Davalı vekili, yanıt dilekçesinde açıkladıkları valör konusunun bilirkişi raporunda yeterince karşılanmadığını, dayandıkları yasal dayanakların ele alınmadığını, hesapların işleyiş sistemine göre valör hesaplamasının farklı olması gerektiğini, protokolde EFT ve takas çekleri ile gelen paraların valörü ile ilgili bir hüküm bulunmadığını, hükme esas alınan rapora itiraz dilekçesinde bildirdiği halde,ek rapor alınmamıştır.Davacı vekili de,aynı rapora hesaplama şekli ve bulunan miktarlar bakımından itiraz etmi,valör konusunu taraf vekilleri temyize de getirmişlerdir.Taraflar arasındaki protokolün II.maddesinin 1.bendinde tahsil edilen primler yönünden valör hesaplamasının ne şekilde yapılacağı düzenlenmiş olup, temerküz hesabından da bahsedilerek bu hesaba yönelik yapılacak işlemler düzenlenmiştir.
O halde mahkemece, taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi, hesapların birinin temerküz hesabı olduğu da gözetilerek, hesaplara gelen paraların niteliklerinin araştırılıp, uyuşmazlığın hesaba yatan hangi tür paralara ilişkin olduğu, bu tür hesaplarda daha önce nasıl bir uygulama yapıldığı, protokolde bir düzenleme bulunup bulunmadığı, dolayısıyla valörün ne şekilde uygulanacağı denetime elverişli yeni bir rapor ya da ek rapor alınarak belirlenip, sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, taraf vekillerinin bir bölüm temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008363200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz