Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1799 E. 2011/10878 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutlak ticari dava↗ peşin karar harcı↗ riziko↗ reeskont faizi↗ temerrüt faizi↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ temerrüt↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının iş yerinde meydana gelen yangında oluşan zararın iddia ettiği miktarda olduğunu tam ve kesin olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 850 TL'nın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava TTK'nun 4 ncü maddesi uyarınca mutlak ticari dava olup, riziko nedeniyle 3095 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesi uyarınca avans faizi nisbetinde temerrüt faizi istemesi mümkün bulunan davacı avans faizinden daha düşük yasal faizden yüksek bir oranı ifade eden reeskont faizi nisbetinde temerrüt faizi talebinde bulunduğundan mahkemece reeskont faizi nisbetinde temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci fıkrasında geçen “ yasal faiziyle “ ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “değişen oranlarda reeskont faiziyle” ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesine, kararın bu şekli ile davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9350 E. 2010/9553 K.
Ortak:reeskont faizi · temerrüt faizi · yasal faiz · avans faizi · temerrüt · Sigorta
İncelediğiniz kararda2-Ancak, dava TTK'nun 4 ncü maddesi uyarınca «mutlak ticari» dava olup, «riziko» nedeniyle 3095 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesi uyarınca «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» istemesi mümkün bulunan davacı avans faizinden daha düşük yasal faizden yüksek bir oranı ifade eden «reeskont faizi» nisbetinde temerrüt faizi talebinde bulunduğundan mahkemece reeskont faizi nisbetinde temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasın …
Benzer bu karardaTemerrüt tarihi itibariyle T.C.Merkez Bankası’nın uyguladığı «reeskont faiz» oranı «yasal faizin» üzerinde bulunduğundan ve yukarıda da belirtildiği üzere 3095 sayılı Yasa’nın 2/2 maddesi uyarınca «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» istemesi mümkün bulunan davacının yasal faizin üzerinde ve avans faizinin altında bulunan reeskont oranında temerrüt faizi istemesi mümkün olduğundan ve davacı da …
Dava, yanlar arasındaki sigorta akdinden kaynaklanmakta olup, davanın bu niteliği uyarınca TTK’nun 4 ncü maddesi uyarınca «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» talep etmesi mümkün bulunan davacı taraf 5335 sayılı Yasa’nın 14 ncü maddesi ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklikten sonra açtığı işbu davada reeskont oranında temerrüt faizi talebinde bulunmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9103 E. 2010/503 K.
Ortak:temerrüt faizi · yasal faiz · avans faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda2-Ancak, dava TTK'nun 4 ncü maddesi uyarınca «mutlak ticari» dava olup, «riziko» nedeniyle 3095 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesi uyarınca «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» istemesi mümkün bulunan davacı avans faizinden daha düşük yasal faizden yüksek bir oranı ifade eden «reeskont faizi» nisbetinde temerrüt faizi talebinde bulunduğundan mahkemece reeskont faizi nisbetinde temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasın …
Benzer bu kararda2- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup, davacı taraf da «avans faizi» talebinde bulunduğuna göre mahkemece TTK’nun 3 ve 4 ncü maddeleri uyarınca avans faizi nisbetinde «temerrüt faizine» hükmedilmek gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle hükmün davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HU …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «internet bankacılığı» için gerekli güvenlik önlemlerini tam olarak sağlayamadığı, davacıya ait paranın davalının emanetinde bulunması nedeniyle yapılan «dolandırıcılık» sonucu hesaptan çekilen paranın davacıya iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 4.100 YTL’nın «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · dolandırıcılık
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «internet bankacılığı» için gerekli güvenlik önlemlerini tam olarak sağlayamadığı, davacıya ait paranın davalının emanetinde bulunması nedeniyle yapılan «dolandırıcılık» sonucu hesaptan çekilen paranın davacıya iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 4.100 YTL’nın «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4879 E. 2020/3476 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10586 E. 2010/10859 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama neticesinde kâr payına yönelik davanın reddine, diğer istemler hakkında «davanın konusu» kalmadığı gerekçesiyle kâr «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacılar vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizin 04.05.2010 günlü ilamının 2. bendinde yazılı gerekçelerle davacılar yararına bozulmuş, 1. bentte açıklanan gerekçelerle sair temyiz itirazları reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13130 E. 2010/1299 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2495 E. 2011/16394 K.
Ortak:mutlak ticari dava · temerrüt faizi · yasal faiz · avans faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda2-Ancak, dava TTK'nun 4 ncü maddesi uyarınca «mutlak ticari» dava olup, «riziko» nedeniyle 3095 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesi uyarınca «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» istemesi mümkün bulunan davacı avans faizinden daha düşük yasal faizden yüksek bir oranı ifade eden «reeskont faizi» nisbetinde temerrüt faizi talebinde bulunduğundan mahkemece reeskont faizi nisbetinde temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasın …
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, tren kazası sonucunda oluşan maluliyet nedeniyle kullanılması gereken protez bedeli istemine ilişkin olup, davacı tarafça dava ve «ıslah» dilekçelerinde, asıl alacağa «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» talep edilmiştir.
Bu durumda mahkemece hükmolunan tazminata «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» yürütülmesi ve söz konusu faizin bilirkişi raporunda değinildiği üzere, olay tarihinden 3 ay sonrasından itibaren başlatılması gerekirken yukarıda değinilen gerekçe ile dava tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, kaza nedeniyle davalı kurumun % 70 oranında kusurlu olduğu, davacının protez bacak kullanmak zorunda kaldığı, davacının protez giderine ilişkin belge sunmaması nedeniyle faizin dava tarihinden itibaren uygulanmasının gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 30.647,22 TL’nın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · ıslah
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, tren kazası sonucunda oluşan maluliyet nedeniyle kullanılması gereken protez bedeli istemine ilişkin olup, davacı tarafça dava ve «ıslah» dilekçelerinde, asıl alacağa «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» talep edilmiştir.
Taraflar arasındaki ilişki «taşıma sözleşmesinden» kaynaklandığından dava TTK' nun 4 ncü maddesi uyarınca «mutlak ticari» davadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2868 E. 2013/3609 K.
Ortak:reeskont faizi · temerrüt faizi · avans faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda2-Ancak, dava TTK'nun 4 ncü maddesi uyarınca «mutlak ticari» dava olup, «riziko» nedeniyle 3095 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesi uyarınca «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» istemesi mümkün bulunan davacı avans faizinden daha düşük yasal faizden yüksek bir oranı ifade eden «reeskont faizi» nisbetinde temerrüt faizi talebinde bulunduğundan mahkemece reeskont faizi nisbetinde temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasın …
Benzer bu kararda… ına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Ancak, 3095 sayılı Yasa'nın .../... maddesi uyarınca «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» isteme hakkını haiz bulunan davacının bu hususta fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmadan daha az bir oranı ifade eden «reeskont faizi» nisbetinde temerrüt faizi istemesi ile bu açıdan «zımni feragat» oluşmuş olup, gerçekleşen feragat aynı zamanda maddi hukuk açısından da hüküm ifade etmiş ve hak düşmüştür.
Bu itibarla mahkemece «avans faizi» oranında «temerrüt faizi» uygulanması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın H.U.M.K.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
A.Ş. hesabına yatan paraların bankanın «hakim ortaklarına» kaynak aktarılması için kullanıldığı, adı geçen bankanın ... ve Bankacılık Kanunu hükümlerine aykırı hareket ettiği gerekçesiyle davacıların «munzam zarara» ilişkin taleplerinin reddine, diğer taleplerinin ise kabulü ile ....000 TL’nin ....1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zımni feragat · munzam zarar · hakim ortak · malvarlığına ilişkin dava · feragat · ıslah
Benzer bu karardaA.Ş. hesabına yatan paraların bankanın «hakim ortaklarına» kaynak aktarılması için kullanıldığı, adı geçen bankanın ... ve Bankacılık Kanunu hükümlerine aykırı hareket ettiği gerekçesiyle davacıların «munzam zarara» ilişkin taleplerinin reddine, diğer taleplerinin ise kabulü ile ....000 TL’nin ....1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Ancak, 3095 sayılı Yasa'nın .../... maddesi uyarınca «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» isteme hakkını haiz bulunan davacının bu hususta fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmadan daha az bir oranı ifade eden «reeskont faizi» nisbetinde temerrüt faizi istemesi ile bu açıdan «zımni feragat» oluşmuş olup, gerçekleşen feragat aynı zamanda maddi hukuk açısından da hüküm ifade etmiş ve hak düşmüştür.
Bankasının her hangi bir «malvarlığının» bulunmadığı, ...
Maddi hukuk açısından düşmüş bir hakkın «ıslah» yoluyla canlandırılması mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8422 E. 2012/15619 K.
Ortak:reeskont faizi · temerrüt faizi · yasal faiz · avans faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda2-Ancak, dava TTK'nun 4 ncü maddesi uyarınca «mutlak ticari» dava olup, «riziko» nedeniyle 3095 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesi uyarınca «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» istemesi mümkün bulunan davacı avans faizinden daha düşük yasal faizden yüksek bir oranı ifade eden «reeskont faizi» nisbetinde temerrüt faizi talebinde bulunduğundan mahkemece reeskont faizi nisbetinde temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasın …
Benzer bu karardaBu durum karşısında, davacının en yüksek banka «reeskont faizi» talebinin «ticari faizi» kastettiği kabul edilerek hüküm altına alınan alacağa «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «kötüniyetli» üçüncü kişilerce internet yoluyla çekilen paranın bankaya ait bulunduğu, davalının, davacının mevduat hesabında bulunan parayı istek halinde davacıya ödemek zorunda olduğu, ancak davacının kusurunu ispat etmesi halinde bu yükümlülükten kurtulabileceği, ancak somut olayda davacının «kusuru» bulunduğunun kanıtlanamadığı, dolayısıyla meydana gelen tüm zarardan davalı Banka'nın sorumlu bulunduğu, talep tarihinde davacının talep ettiği «reeskont faizinin» bulunmaması nedeniyle alacağa «yasal faiz» işletilebileceği, davacının «kişilik haklarının» zedelenmemesi karşısında manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.875 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · kişilik hakları · ticari faiz · kötüniyet · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «kötüniyetli» üçüncü kişilerce internet yoluyla çekilen paranın bankaya ait bulunduğu, davalının, davacının mevduat hesabında bulunan parayı istek halinde davacıya ödemek zorunda olduğu, ancak davacının kusurunu ispat etmesi halinde bu yükümlülükten kurtulabileceği, ancak somut olayda davacının «kusuru» bulunduğunun kanıtlanamadığı, dolayısıyla meydana gelen tüm zarardan davalı Banka'nın sorumlu bulunduğu, talep tarihinde davacının talep ettiği «reeskont faizinin» bulunmaması nedeniyle alacağa «yasal faiz» işletilebileceği, davacının «kişilik haklarının» zedelenmemesi karşısında manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.875 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi …
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davacıya ait hesaptan iradesi dışında «internet bankacılığı» aracılığıyla üçüncü kişilerce usulsüz olarak çekilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, TTK'da ticari iş olarak düzenlenen bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
Bu durum karşısında, davacının en yüksek banka «reeskont faizi» talebinin «ticari faizi» kastettiği kabul edilerek hüküm altına alınan alacağa «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1799 E. , 2011/10878 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2009 tarih ve 2008/159-2009/400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait cep telefonu dükkanının davalı şirkete sigortalı olduğunu, 14.12.2007 tarihinde meydana gelen yangın sonrası hasar meydana geldiğini, zararın ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL'nın olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yangının kasten çıkarıldığına dair emareler olduğunu, 2001 yılından beri faaliyette bulunan iş yerinin ilk defa hasardan iki ay önce sigortalandığını, ibraz edilen faturaların yangından bir ay önce alındığını, öğle saati olmasına rağmen davacının dükkanının kapalı olduğunu, yandığı iddia edilen mallara ilişkin iz bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının iş yerinde meydana gelen yangında oluşan zararın iddia ettiği miktarda olduğunu tam ve kesin olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 850 TL'nın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava TTK'nun 4 ncü maddesi uyarınca mutlak ticari dava olup, riziko nedeniyle 3095 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesi uyarınca avans faizi nisbetinde temerrüt faizi istemesi mümkün bulunan davacı avans faizinden daha düşük yasal faizden yüksek bir oranı ifade eden reeskont faizi nisbetinde temerrüt faizi talebinde bulunduğundan mahkemece reeskont faizi nisbetinde temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci fıkrasında geçen “ yasal faiziyle “ ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “değişen oranlarda reeskont faiziyle” ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesine, kararın bu şekli ile davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031063500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz