Manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13851 E. 2010/7766 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
illiyet bağı↗ taşıma sözleşmesi↗ temerrüt faizi↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, her ne kadar ölümle ilgili illiyet bağı bulunmasa dahi netice itibariyle kaza sonucunda davacılar murisinin olayda yaralandığı, bu yaralanma sonucunda da başka hastalığın etkisi olsa dahi öldüğü ve ölümün başlangıcının kazadan kaynaklandığı, davacıların çekebilecekleri acı ve ıstırap nazara alındığında davacıların manevi tazminat istemekte haklarının olduğu gerekçesiyle davacılardan ...için 40.000,00 TL, diğerlerinin her birisi için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 190.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki 2 nolu bent, davacılar vekilinin ise aşağıdaki 3 nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar murisinin kazanın meydana gelmesinden 1 hafta sonra öldüğü sabittir.
Manevi tazminat; ne bir ceza, ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayanların çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve moral yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından bir zenginleşme aracı olmamalıdır. Somut olayda mahkemece, davacılardan ölenin eşi için 40.000,00 TL, çocuklarının her birisi için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 190.00,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu miktar olayın özelliği dikkate alındığında yüksek bulunmuştur. Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak daha makul, daha ılımlı miktarda bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3-Ayrıca dava ticari iş olan taşıma sözleşmesine dayalı olarak açılmış ve dava dilekçesinde avans faizi oranında temerrüt faizi talebinde bulunmuştur. Bu durumda mahkemece 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesi uyarınca avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10338 E. 2014/13597 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · trafik kazası · maddi hata · hakkaniyet · kâr kaybı · maddi tazminat · eksik inceleme · husumet
Benzer bu kararda2- Dava, «trafik kazası» sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.Davalı şirket, kazaya karışan servis aracının malik veya işleteni olmadığını ileri sürerek «husumet itirazında» bulunmuş olması karşısında mahkemece bu husus incelenerek, sonucuna göre davalı şirketin meydana gelen kazadan dolayı sorumluluğu bulunup bulunmadığı tespit edilerek, buna göre karar verilmesi gerekirken anılan husus üzerinde durulmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak davalı şirketin de sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı O.
… cunda, davacı Dilber yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı olayın oluş şekli, meydana gelen yaralanmanın niteliği, genel çalışma gücünde herhangi bir «kaybın» olmayışı ile sosyal ve ekonomik koşullar dikkate alındığında yüksek bulunmuştur.Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak davacı Dilber yararına daha makul, somut olayın özelliklerine daha uygun, «hakkaniyetli» bir miktarın manevi tazminat olarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre olayda, yolcunun hareket halinde iken düşmesine ve günlerce bakıma muhtaç hale gelecek şekilde yaralanmasına yol açıldığı, «maddi tazminat» isteminin ispatlanamadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı D.Ş. için 30.000 TL, baba H..
Ş..'nun gösterilmesi doğru değilse de bu hususun «maddi hata» niteliğinde olup, mahallinde düzeltilmesinin her zaman mümkün bulunmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3476 E. 2014/9292 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarının ihlali · kişilik hakları · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafların fotoğraflarının istemleri dışında dergide kullanıldığı, bu kullanımın FSEK 84. madde anlamında «haksız rekabet» olduğu, davacı tarafların haksız rekabete göre söz konusu kullanımı engelleme haklarının olduğu, ayrıca taraflardan izinsiz olarak fotoğraflarının yayınlanmasının davacı tarafların «kişilik haklarına» müdahale olduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için 12.500 TL manevi tazminatın FSEK 84 ve BK hükümleri dikkate alınarak toplam iki davacı …
… lıların bu fotografları kullanırken herhangi bir ticari gaye gütmedikleri, çekilen fotoğraflarda davacıları incitecek karelerin, detayların bulunmadığı, davacıların «kişilik haklarını ihlal» edici bir durumun dava konusu olayda oluşmadığı sadece, fotografların davacıların rızaları aranmaksızın çekildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacılar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1202 E. 2011/1427 K.
Ortak:Manevi tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası · haksız eylem · feragat · maddi tazminat
Benzer bu kararda… olan davalı ...’un tam kusurlu olduğu, kazaya karışan dava dışı diğer araç sürücüsünün ve davacıların murisinin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacıların «maddi tazminata» yönelik istemlerinden «feragat» ettikleri, davacıların desteklerinin ölümü nedeniyle manevi zarara uğradıkları gerekçesiyle davacıların maddi tazminata yönelik istemlerinin vaki feragat nedeniyle reddine, davalılar Varan Turizm Seyahat A.Ş.ve ...’a yönelik manevi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile her bir davacı için 12.000,00 TL manevi tazminatın «haksız eylem» tarihi olan 11.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmi …
2-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, «trafik kazası» sonucu meydana gelen ölüm olayı nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.Davacıların eşi ve babası olan Nazım Atgın’ın davalı ...Ş.’nin malik …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1805 E. 2011/10871 K.
Ortak:Manevi tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası
Benzer bu kararda2-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, «trafik kazası» sonucu meydana gelen ölüm olayı nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacıların eşi ve annesi olan Halise Metan’ın davalı ...Ş.’nin maliki olduğu otobüste yolculuk ettiği sırada meydana gelen «trafik kazası» sonucu öldüğü, davacı ...’ın yaralandığı, oluşan kazada otobüs sürücüsü davalı ...’un tamamen kusurlu bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla bu kaza nedeniyle eş ve annelerini kaybetmiş bulunan davacıların bu nedenle manevi zarara uğradıkları hususu çekişmesizdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13219 E. 2013/21124 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · trafik kazası · maktu vekalet ücreti · feragat · havale · ıslah · terkin · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaŞti. yönünden «maddi tazminat» miktarının artırılmış olmasına göre, davalı ... yönünden reddine karar verilen maddi tazminat miktarının dava dilekçesinde belirtilen 1.000,00 TL olduğu nazara alınarak, bu davalı yararına hüküm altına alınacak «vekalet ücretinin» anılan miktara göre belirlenmesi gerektiği gibi manevi tazminat isteminin tamamen reddinde davalı taraf yararına hüküm altına alınacak vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/3. maddesi uyarınca «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde «ıslah» dilekçesinin tarafı olmayan davalı ... yararına ıslah edilen maddi tazminat miktarı üzerinden vekalet ücreti ile reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden «nispi vekalet ücretine» karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenlerle davacı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Şti. vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş ise de aynı vekil tarafından verilen 27.05.2011 «havale» tarihli dilekçe ile asıl dava davacısı ... yönünden yapılan temyiz isteminden «feragat» edilerek, temyiz isteminin birleşen dava davacısı ... yönünden devam ettiği belirtilmiştir.
Dosyada mevcut vekaletname incelendiğinde, vekile temyizden «feragat» etme «yetkisinin» tanınmış olduğu görülmüştür.
Şti'nden tahsiline, davalı İsviçre Sigorta A.Ş. (Ergo Sigorta) hakkındaki dava atiye «terk» edildiğinden herhangi bir karar «verilmesine yer olmadığına», davacı ... için 500,00 TL destek zararı ile takdiren 40.000,00 TL manevi tazminatın 04.10.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılar ... ve Kayapalı Nilüfer Turiz....Ltd.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2071 E. 2013/11791 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz kararda3-Ayrıca dava ticari iş olan «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak açılmış ve dava dilekçesinde «avans faizi» oranında «temerrüt faizi» talebinde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesi uyarınca «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… trol edecek yer personeli bulundurmaması, turnike sisteminin olmaması, peron rıhtımı ile tren gabarisi arasında bir insanın geçebileceği kadar boşluk bulunması gibi «kusur» ve eksiklikler nedeniyle % 30 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle vücut genel çalışma gücünden % 10.3 oranında kaybettiği, 6 ay süreyle iş göremez halde kaldığı, maluliyetin niteliğine göre kullanmak zorunda olduğu topuk protezinin kullanılan bölgenin sürekli yıpranmaya bağlı bir bölge olması nedeniyle her 6 ayda bir değiştirilmesi gerektiği, davacının çocukluk evresinde geçirdiği bu kaza sonucu maddi ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle asıl davada «ıslah» edilen davanın kısmen kabulü ile 8.466,50 TL çalışma gücü «kaybı» zararının, birleşen davalarda ise 5.013,30 TL protez gideri zararı ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, protez gideri için 25.07.2006 tarihinden, diğer davalarda hüküm altına alınan miktarların ise olay tarihi olan 27.10.2002 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3-Mahkemece, manevi zarar karşılığı olarak 50.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 27.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iskonto · kâr kaybı · ıslah · maddi tazminat · kusur
Benzer bu kararda… trol edecek yer personeli bulundurmaması, turnike sisteminin olmaması, peron rıhtımı ile tren gabarisi arasında bir insanın geçebileceği kadar boşluk bulunması gibi «kusur» ve eksiklikler nedeniyle % 30 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle vücut genel çalışma gücünden % 10.3 oranında kaybettiği, 6 ay süreyle iş göremez halde kaldığı, maluliyetin niteliğine göre kullanmak zorunda olduğu topuk protezinin kullanılan bölgenin sürekli yıpranmaya bağlı bir bölge olması nedeniyle her 6 ayda bir değiştirilmesi gerektiği, davacının çocukluk evresinde geçirdiği bu kaza sonucu maddi ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle asıl davada «ıslah» edilen davanın kısmen kabulü ile 8.466,50 TL çalışma gücü «kaybı» zararının, birleşen davalarda ise 5.013,30 TL protez gideri zararı ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, protez gideri için 25.07.2006 tarihinden, diğer davalarda hüküm altına alınan miktarların ise olay tarihi olan 27.10.2002 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
4-Davacı vekilinin, asıl davada istenilen çalışma gücünün «kaybı» nedeniyle uğranılan zarara yönelik yapılan tazminat hesabında, hesap tarihinden önceki yıllar için yani geçmiş yıllar için de peşin ödeme indirimi («iskonto») yapılarak tespit edilmesinin yerinde olmadığına ilişkin temyiz itirazının ise bozmadan sonra yapılan «ıslah» ile artırılan dava miktarının reddi gerektiğinden bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açtığı asıl davada kaza sonucu meydana gelen sakatlığı nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybından dolayı 7.000,00 TL «maddi tazminatın» tahsilini istemiş, asıl davaya ilişkin olarak verilen kararın 09.11.2010 tarihinde bozulması üzerine bozma sonrasındaki yargılama aşamasında asıl davada istenilen miktar 09.10.2012 tarihinde yapılan «ıslah» ile artırılarak, 24.190,00 TL maddi tazminat istenmiştir.Kural olarak, ıslahın yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de 04.02.1948 günlü, 10/3 sayılı İçti …
Bu durumda mahkemece, asıl davada verilen kararın bozulması üzerine bozma sonrasındaki yargılama aşamasında «ıslah» ile artırılan miktarın bu nedenle reddine karar verilerek, dava dilekçesinde istenilen 7.000,00 TL üzerinden karar verilmesi gerekirken, ıslah ile artırılan miktarı da kapsayacak şekilde 8.466,50 TL üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8778 E. 2013/22379 K.
Ortak:yasal faiz
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesi uyarınca «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2) Mahkemece, manevi zarar karşılığı olarak 10.000,00 TL'nin olay tarihi olan 13.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… şımasının Ağrı ilinde sonlanması gerekmesine karşın, davalı şirketin overbook uygulaması nedeniyle davacının uçaktan isteği dışında indirildikten sonra hava yoluyla «son» varış limanı olarak Van iline taşımasının davalı tarafından gerçekleştirilmesi ve buradan da Ağrı iline karayolu ile ulaşmak durumda kalmasına göre, davalı vekilin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1799 E. 2012/11491 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · yasal faiz
İncelediğiniz kararda3-Ayrıca dava ticari iş olan «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak açılmış ve dava dilekçesinde «avans faizi» oranında «temerrüt faizi» talebinde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesi uyarınca «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın aracın işleteni olmadığı gerekçesiyle, hakkındaki davanın «husumet yokluğundan» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 273.037,75 TL destek tazminatının, 238,00 TL cenaze giderinin ve toplam 19.000,00 TL manevi tazminatın «yasal faizi» ile birlikte diğer davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın aracın işleteni olmadığı gerekçesiyle, hakkındaki davanın «husumet yokluğundan» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 273.037,75 TL destek tazminatının, 238,00 TL cenaze giderinin ve toplam 19.000,00 TL manevi tazminatın «yasal faizi» ile birlikte diğer davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13851 E. , 2010/7766 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.07.2009 tarih ve 2007/340-2009/473 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalı firmaya ait otobüste yolculuk yaptığı sırada meydana gelen kazada öldüğünü, davacıların olay nedeniyle büyük acı ve ıstırap çektiklerini ileri sürerek, davacılardan ölenin eşi olan ...için 100.000,00 TL, çocuklarının herbirisi için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 350.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayda yaralanan davacılar murisinin olay sonrasında ve daha önceden var olan beyin rahatsızlığı nedenine bağlı olarak öldüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, her ne kadar ölümle ilgili illiyet bağı bulunmasa dahi netice itibariyle kaza sonucunda davacılar murisinin olayda yaralandığı, bu yaralanma sonucunda da başka hastalığın etkisi olsa dahi öldüğü ve ölümün başlangıcının kazadan kaynaklandığı, davacıların çekebilecekleri acı ve ıstırap nazara alındığında davacıların manevi tazminat istemekte haklarının olduğu gerekçesiyle davacılardan ...için 40.000,00 TL, diğerlerinin her birisi için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 190.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki 2 nolu bent, davacılar vekilinin ise aşağıdaki 3 nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar murisinin kazanın meydana gelmesinden 1 hafta sonra öldüğü sabittir.
Manevi tazminat; ne bir ceza, ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayanların çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve moral yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından bir zenginleşme aracı olmamalıdır.
Somut olayda mahkemece, davacılardan ölenin eşi için 40.000,00 TL, çocuklarının her birisi için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 190.00,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu miktar olayın özelliği dikkate alındığında yüksek bulunmuştur. Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak daha makul, daha ılımlı miktarda bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3-Ayrıca dava ticari iş olan taşıma sözleşmesine dayalı olarak açılmış ve dava dilekçesinde avans faizi oranında temerrüt faizi talebinde bulunmuştur. Bu durumda mahkemece 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesi uyarınca avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1025695300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz