Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8778 E. 2013/22379 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yasal faiz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca bir koltuğun davacı ile bir başka kişiye birlikte verildiği, bunun sonucunda davacı tarafın zor durumda kaldığı, davalı şirket çalışanlarının davacı tarafa ilgisiz davrandığı, üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirmedikleri, davacının bilet satın aldığı halde davalı tarafından gecikmeli taşınması ve sonrasında gördüğü muamelenin sonucunda üzüldüğü, manevi yönden acı ve ızdırap duyduğu gerekçesiyle 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ile davalı arasındaki havayolu taşımasının Ağrı ilinde sonlanması gerekmesine karşın, davalı şirketin overbook uygulaması nedeniyle davacının uçaktan isteği dışında indirildikten sonra hava yoluyla son varış limanı olarak Van iline taşımasının davalı
tarafından gerçekleştirilmesi ve buradan da Ağrı iline karayolu ile ulaşmak durumda kalmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Mahkemece, manevi zarar karşılığı olarak 10.000,00 TL'nin olay tarihi olan 13.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacının 13.02.2012 tarihli Ankara-Ağrı parkurunda 09.10 kalkış saatli uçuşunun 12.10'a ertelendiği, 6D ve 6E numaralı koltuklar için check-in işleminin tamamlandğı, davacının yanında 3 yaşındaki çocuğu ile uçağa binmek üzereyken güvenlik için sayım yapıldığı gerekçesiyle geçişinin perde çekilmek suretiyle engellendiği, davacı uçağa alındığında bir adet boş koltuk kaldığından bahisle çocuğu ile birlikte uçamayacağının söylendiği ve davacının uçaktan inmesinin istendiği, yaşanan tartışma neticesinde uçaktan indirildiği, davacının kamu personeli olup hastalık izni dönüşünde bulunduğu ve görevine başlamak zorunda olduğunu yetkililere ilettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Genel kabul gören görüşe göre manevi tazminat; ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve moral yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. Somut olayda mahkemece, 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu miktar olayın oluş şekli, meydana gelen zarar, olay tarihi, tarafların konumu ile benzer olaylar nedeniyle oluşan daha ağır nitelikteki sonuçlar hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları da dikkate alındığında yüksek bulunmuştur. Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak daha makul, daha ılımlı, somut olayın özelliklerine daha uygun düşen bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6475 E. 2013/20978 K.
Ortak:yasal faiz
İncelediğiniz kararda2) Mahkemece, manevi zarar karşılığı olarak 10.000,00 TL'nin olay tarihi olan 13.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin «kusuru» nedeniyle mağdur edildiği ve haksızlığa uğratıldığı, kendisine check in verilen bilet gereği tam yerine oturacak iken olayın ne olduğu açıklanmadan herkesin içinde uçaktan indirilmesinin davacının «kişilik haklarına» bir saldırı olduğu, davacının beklemenin yarattığı gerginlik, eziyet, moral bozukluğu, görev yerine geç dönmenin sıkıntısı nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği, eski BK'nun 49., yeni BK'nun 58. maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davacının statüsü, olayın oluş şekli gözetilerek davanın kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Mahkemece manevi zarar karşılığı olarak 10.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik hakları · maddi hata · kusur · dava sebebi · temsil · husumet
Benzer bu kararda… içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile «temsilde» yanılma nedeniyle ...'ne «husumet» yöneltilerek dava açılmasına rağmen, daha sonra davanın THY A.O.'ya yöneltilmek suretiyle bu yanılgının giderilmesinin mümkün olmasına, ancak THY A.O.'nun vekaleti dosyaya sunularak, bu ticari şirketi temsilen cevap dilekçesi verilip, dava takip edilip, husumet kabul edilmekle davanın yeniden THY A.O'na yöneltilmesine gerek olmayacağının değerlendirilerek, yargılamanın THY A.O.'na karşı yürütülmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemesine, öte yandan, karar başlığında davalı olarak ... yazılmasının «maddi hataya» dayalı olduğu ve bu itibarla, mahkemece düzeltilmesi mümkün olmasına göre, anılan hususların bozma «sebebi» sayılmamasına ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin «kusuru» nedeniyle mağdur edildiği ve haksızlığa uğratıldığı, kendisine check in verilen bilet gereği tam yerine oturacak iken olayın ne olduğu açıklanmadan herkesin içinde uçaktan indirilmesinin davacının «kişilik haklarına» bir saldırı olduğu, davacının beklemenin yarattığı gerginlik, eziyet, moral bozukluğu, görev yerine geç dönmenin sıkıntısı nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği, eski BK'nun 49., yeni BK'nun 58. maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davacının statüsü, olayın oluş şekli gözetilerek davanın kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının check in verilen bilet gereği tam yerine oturacak iken olayın ne olduğu açıklanmadan herkesin içinde uçaktan indirilmesinin «kişilik haklarına» bir saldırı olduğu kabul edilmiştir.
Bu haliyle, mahkemece davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı, olayın oluş şekli, duyulan elem, tarafların olayın oluşumundaki «kusur» oranları, meydana gelen zarar, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların konumu da dikkate alındığında yüksek bulunmuştur.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2382 E. 2023/5970 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:itirazın tebliği · öğrenme tarihi · usulsüz tebliğ · tebligat usulsüzlüğü · ödeme emri · tebliğ tarihi · icra hukuk mahkemesi · maktu vekalet ücreti
Benzer bu kararda… nuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Ağrı İcra Müdürlüğü'nün 2013/2384 E. sayılı dosyası üzerinden davalı ... 'ya gönderilen «tebligatın» 02.10.2013 tarihinde yapıldığı, Ağrı İcra Hukuk Mahkemesi 'nin 2015/54 E.- 2015/85 K. sayılı kararı ile söz konusu «tebligatın usulsüz» olduğunun belirlenerek «öğrenme tarihinin» 02.06.2015 tarihi olarak belirlendiği, «icra hukuk» mahkemesinin söz konusu kararının davacı alacaklı Türkiye Halk Bankası A.Ş.'ye 12.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği dolayısı ile itirazın iptaline ilişkin bir yıllık dava açma süresinin 12.11.2015 tarihinde başladığı, ancak davacı alacaklı Türkiye Halk Bankası A.Ş.'nin davacı ... aleyhine 26.07.2018 tarihinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve itirazın iptali davasının açılması için kanunda belirlenen bir yıllık «hak düşürücü sürenin» geçirilmiş olması nedeniyle davanın reddi kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
… vekili temyiz dilekçesinde özetle; borçlunun itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmeden itirazın iptali davasının açma süresinin başlamayacağını, taraflarına «itirazın tebliğ» edilmediğini, süre başlangıcı olarak İcra Hukuk Mahkemesinin «tebliğ tarihinin» düzeltilmesi kararı alınacaksa kesinleşme tarihi olan 08.07.2017 tarihinden itibaren sürenin başlaması gerektiğini, davanın esasa girilerek incelenmesi gerektiğini, davanın tamamen reddedilmesi halinde karşı taraf lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut uyuşmazlıkta davalının Ağrı İcra Hukuk Mahkemesinde «ödeme emrinin» kendisine «usulsüz tebliğ» edildiğine ilişkin dava açtığı, bu dava sonucunda Mahkemece ödeme emrinin davalıya 02.06.2015 tarihinde tebliğ edildiğinin kabul edildiği, davacı bankanın mevcut karara ilişkin gerekçeli kararı 23.11.2015 «havale» tarihli temyiz dilekçesi ile temyiz ettiği, sonuca göre 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinde öngörülen bir yıllık sürenin icra mahkemesince verilen kararda düzeltilen 02.06.2015 tarihi itibariyle işlemeye başladığı, İcra Hukuk Mahkemesinin kararının temyiz edilmesinin «hak düşürücü sürede» herhangi bir etkisinin olamayacağı ve itirazın iptali davasının hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13851 E. 2010/7766 K.
Ortak:yasal faiz
İncelediğiniz kararda2) Mahkemece, manevi zarar karşılığı olarak 10.000,00 TL'nin olay tarihi olan 13.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesi uyarınca «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağı · taşıma sözleşmesi · temerrüt faizi · avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda3-Ayrıca dava ticari iş olan «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak açılmış ve dava dilekçesinde «avans faizi» oranında «temerrüt faizi» talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, her ne kadar ölümle ilgili «illiyet bağı» bulunmasa dahi netice itibariyle kaza sonucunda davacılar murisinin olayda yaralandığı, bu yaralanma sonucunda da başka hastalığın etkisi olsa dahi öldüğü ve ölümü …
Bu durumda mahkemece 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesi uyarınca «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10338 E. 2014/13597 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · trafik kazası · maddi hata · hakkaniyet · kâr kaybı · maddi tazminat · eksik inceleme · husumet
Benzer bu kararda2- Dava, «trafik kazası» sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.Davalı şirket, kazaya karışan servis aracının malik veya işleteni olmadığını ileri sürerek «husumet itirazında» bulunmuş olması karşısında mahkemece bu husus incelenerek, sonucuna göre davalı şirketin meydana gelen kazadan dolayı sorumluluğu bulunup bulunmadığı tespit edilerek, buna göre karar verilmesi gerekirken anılan husus üzerinde durulmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak davalı şirketin de sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı O.
… cunda, davacı Dilber yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı olayın oluş şekli, meydana gelen yaralanmanın niteliği, genel çalışma gücünde herhangi bir «kaybın» olmayışı ile sosyal ve ekonomik koşullar dikkate alındığında yüksek bulunmuştur.Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak davacı Dilber yararına daha makul, somut olayın özelliklerine daha uygun, «hakkaniyetli» bir miktarın manevi tazminat olarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre olayda, yolcunun hareket halinde iken düşmesine ve günlerce bakıma muhtaç hale gelecek şekilde yaralanmasına yol açıldığı, «maddi tazminat» isteminin ispatlanamadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı D.Ş. için 30.000 TL, baba H..
Ş..'nun gösterilmesi doğru değilse de bu hususun «maddi hata» niteliğinde olup, mahallinde düzeltilmesinin her zaman mümkün bulunmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8778 E. , 2013/22379 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ağrı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.03.2013 tarih ve 2012/634-2013/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... şirketin markası olan Anadolu Jet den 13/02/2012 tarihli TK 7086 sefer sayılı Ankara-Ağrı uçağının kalkış saatinin 09:10 olduğunu ancak önce saat 10:00 a, daha sonra saat 11:00'e ve saat 12:00'ye en son olarak da saat 12:20'ye kalkış saatinin ertelendiğini, müvekkilinin uçak için check-in işlemi yaparak 6 D ve 6 E koltuk biletlerini aldığını ancak uçağa en son yolcu olarak binmek isterken engellendiğini, güvenlik sayımı mazereti ile bir süre bekletildikten sonra üç yaşındaki oğlu ile yan yana koltuk verilemeyeceğinden bahisle uçaktan indirildiğini, aynı gün Van iline uçmak zorunda kaldığını ve karayolu ile Ağrı'ya ulaştığını ileri sürerek 10.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahisilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, overbook işleminin tüm dünyada uygulanan normal bir sektörel sistem olduğunu, davacının magduriyetinin giderilmesi için aynı gün Van iline uçuşunun sağlandığını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca bir koltuğun davacı ile bir başka kişiye birlikte verildiği, bunun sonucunda davacı tarafın zor durumda kaldığı, davalı şirket çalışanlarının davacı tarafa ilgisiz davrandığı, üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirmedikleri, davacının bilet satın aldığı halde davalı tarafından gecikmeli taşınması ve sonrasında gördüğü muamelenin sonucunda üzüldüğü, manevi yönden acı ve ızdırap duyduğu gerekçesiyle 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ile davalı arasındaki havayolu taşımasının Ağrı ilinde sonlanması gerekmesine karşın, davalı şirketin overbook uygulaması nedeniyle davacının uçaktan isteği dışında indirildikten sonra hava yoluyla son varış limanı olarak Van iline taşımasının davalı
tarafından gerçekleştirilmesi ve buradan da Ağrı iline karayolu ile ulaşmak durumda kalmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Mahkemece, manevi zarar karşılığı olarak 10.000,00 TL'nin olay tarihi olan 13.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacının 13.02.2012 tarihli Ankara-Ağrı parkurunda 09.10 kalkış saatli uçuşunun 12.10'a ertelendiği, 6D ve 6E numaralı koltuklar için check-in işleminin tamamlandğı, davacının yanında 3 yaşındaki çocuğu ile uçağa binmek üzereyken güvenlik için sayım yapıldığı gerekçesiyle geçişinin perde çekilmek suretiyle engellendiği, davacı uçağa alındığında bir adet boş koltuk kaldığından bahisle çocuğu ile birlikte uçamayacağının söylendiği ve davacının uçaktan inmesinin istendiği, yaşanan tartışma neticesinde uçaktan indirildiği, davacının kamu personeli olup hastalık izni dönüşünde bulunduğu ve görevine başlamak zorunda olduğunu yetkililere ilettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Genel kabul gören görüşe göre manevi tazminat; ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve moral yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır.
Somut olayda mahkemece, 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu miktar olayın oluş şekli, meydana gelen zarar, olay tarihi, tarafların konumu ile benzer olaylar nedeniyle oluşan daha ağır nitelikteki sonuçlar hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları da dikkate alındığında yüksek bulunmuştur. Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak daha makul, daha ılımlı, somut olayın özelliklerine daha uygun düşen bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/569762600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz