Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10338 E. 2014/13597 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
husumet itirazı↗ trafik kazası↗ maddi hata↗ hakkaniyet↗ kâr kaybı↗ maddi tazminat↗ eksik inceleme↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre olayda, yolcunun hareket halinde iken düşmesine ve günlerce bakıma muhtaç hale gelecek şekilde yaralanmasına yol açıldığı, maddi tazminat isteminin ispatlanamadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı D.Ş. için 30.000 TL, baba H.. Ş.. için 6.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile D. Ş. adına da dava açılmış olmasına rağmen mahkemece verilen karar başlığında davacı olarak sadece H.. Ş..'nun gösterilmesi doğru değilse de bu hususun maddi hata niteliğinde olup, mahallinde düzeltilmesinin her zaman mümkün bulunmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.Davalı şirket, kazaya karışan servis aracının malik veya işleteni olmadığını ileri sürerek husumet itirazında bulunmuş olması karşısında mahkemece bu husus incelenerek, sonucuna göre davalı şirketin meydana gelen kazadan dolayı sorumluluğu bulunup bulunmadığı tespit edilerek, buna göre karar verilmesi gerekirken anılan husus üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı olarak davalı şirketin de sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı O. Turizm Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. Yararına bozulması gerekmiştir.
3- Mahkemece, davacılardan kazaya uğrayan Dilber yararına 30.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir.
Manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve moral yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar, manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. Bu hususlar dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda, davacı Dilber yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı olayın oluş şekli, meydana gelen yaralanmanın niteliği, genel çalışma gücünde herhangi bir kaybın olmayışı ile sosyal ve ekonomik koşullar dikkate alındığında yüksek bulunmuştur.Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak davacı Dilber yararına daha makul, somut olayın özelliklerine daha uygun, hakkaniyetli bir miktarın manevi tazminat olarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13851 E. 2010/7766 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağı · taşıma sözleşmesi · temerrüt faizi · yasal faiz · avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda3-Ayrıca dava ticari iş olan «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak açılmış ve dava dilekçesinde «avans faizi» oranında «temerrüt faizi» talebinde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesi uyarınca «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, her ne kadar ölümle ilgili «illiyet bağı» bulunmasa dahi netice itibariyle kaza sonucunda davacılar murisinin olayda yaralandığı, bu yaralanma sonucunda da başka hastalığın etkisi olsa dahi öldüğü ve ölümü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3476 E. 2014/9292 K.
Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarının ihlali · kişilik hakları · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafların fotoğraflarının istemleri dışında dergide kullanıldığı, bu kullanımın FSEK 84. madde anlamında «haksız rekabet» olduğu, davacı tarafların haksız rekabete göre söz konusu kullanımı engelleme haklarının olduğu, ayrıca taraflardan izinsiz olarak fotoğraflarının yayınlanmasının davacı tarafların «kişilik haklarına» müdahale olduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için 12.500 TL manevi tazminatın FSEK 84 ve BK hükümleri dikkate alınarak toplam iki davacı …
… lıların bu fotografları kullanırken herhangi bir ticari gaye gütmedikleri, çekilen fotoğraflarda davacıları incitecek karelerin, detayların bulunmadığı, davacıların «kişilik haklarını ihlal» edici bir durumun dava konusu olayda oluşmadığı sadece, fotografların davacıların rızaları aranmaksızın çekildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacılar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1805 E. 2011/10871 K.
Ortak:trafik kazası
İncelediğiniz kararda2- Dava, «trafik kazası» sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.Davalı şirket, kazaya karışan servis aracının malik veya işleteni olmadığını ileri sürerek «husumet itirazında» bulunmuş olması karşısında mahkemece bu husus incelenerek, sonucuna göre davalı şirketin meydana gelen kazadan dolayı sorumluluğu bulunup bulunmadığı tespit edilerek, buna göre karar verilmesi gerekirken anılan husus üzerinde durulmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak davalı şirketin de sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı O.
Benzer bu kararda2-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, «trafik kazası» sonucu meydana gelen ölüm olayı nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacıların eşi ve annesi olan Halise Metan’ın davalı ...Ş.’nin maliki olduğu otobüste yolculuk ettiği sırada meydana gelen «trafik kazası» sonucu öldüğü, davacı ...’ın yaralandığı, oluşan kazada otobüs sürücüsü davalı ...’un tamamen kusurlu bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla bu kaza nedeniyle eş ve annelerini kaybetmiş bulunan davacıların bu nedenle manevi zarara uğradıkları hususu çekişmesizdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1202 E. 2011/1427 K.
Ortak:trafik kazası · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre olayda, yolcunun hareket halinde iken düşmesine ve günlerce bakıma muhtaç hale gelecek şekilde yaralanmasına yol açıldığı, «maddi tazminat» isteminin ispatlanamadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı D.Ş. için 30.000 TL, baba H..
2- Dava, «trafik kazası» sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.Davalı şirket, kazaya karışan servis aracının malik veya işleteni olmadığını ileri sürerek «husumet itirazında» bulunmuş olması karşısında mahkemece bu husus incelenerek, sonucuna göre davalı şirketin meydana gelen kazadan dolayı sorumluluğu bulunup bulunmadığı tespit edilerek, buna göre karar verilmesi gerekirken anılan husus üzerinde durulmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak davalı şirketin de sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı O.
Benzer bu kararda… olan davalı ...’un tam kusurlu olduğu, kazaya karışan dava dışı diğer araç sürücüsünün ve davacıların murisinin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacıların «maddi tazminata» yönelik istemlerinden «feragat» ettikleri, davacıların desteklerinin ölümü nedeniyle manevi zarara uğradıkları gerekçesiyle davacıların maddi tazminata yönelik istemlerinin vaki feragat nedeniyle reddine, davalılar Varan Turizm Seyahat A.Ş.ve ...’a yönelik manevi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile her bir davacı için 12.000,00 TL manevi tazminatın «haksız eylem» tarihi olan 11.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmi …
2-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, «trafik kazası» sonucu meydana gelen ölüm olayı nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.Davacıların eşi ve babası olan Nazım Atgın’ın davalı ...Ş.’nin malik …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız eylem · feragat
Benzer bu kararda… olan davalı ...’un tam kusurlu olduğu, kazaya karışan dava dışı diğer araç sürücüsünün ve davacıların murisinin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacıların «maddi tazminata» yönelik istemlerinden «feragat» ettikleri, davacıların desteklerinin ölümü nedeniyle manevi zarara uğradıkları gerekçesiyle davacıların maddi tazminata yönelik istemlerinin vaki feragat nedeniyle reddine, davalılar Varan Turizm Seyahat A.Ş.ve ...’a yönelik manevi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile her bir davacı için 12.000,00 TL manevi tazminatın «haksız eylem» tarihi olan 11.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2071 E. 2013/11791 K.
Ortak:kâr kaybı · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre olayda, yolcunun hareket halinde iken düşmesine ve günlerce bakıma muhtaç hale gelecek şekilde yaralanmasına yol açıldığı, «maddi tazminat» isteminin ispatlanamadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı D.Ş. için 30.000 TL, baba H..
… cunda, davacı Dilber yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı olayın oluş şekli, meydana gelen yaralanmanın niteliği, genel çalışma gücünde herhangi bir «kaybın» olmayışı ile sosyal ve ekonomik koşullar dikkate alındığında yüksek bulunmuştur.Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak davacı Dilber yararına daha makul, somut olayın özelliklerine daha uygun, «hakkaniyetli» bir miktarın manevi tazminat olarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… trol edecek yer personeli bulundurmaması, turnike sisteminin olmaması, peron rıhtımı ile tren gabarisi arasında bir insanın geçebileceği kadar boşluk bulunması gibi «kusur» ve eksiklikler nedeniyle % 30 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle vücut genel çalışma gücünden % 10.3 oranında kaybettiği, 6 ay süreyle iş göremez halde kaldığı, maluliyetin niteliğine göre kullanmak zorunda olduğu topuk protezinin kullanılan bölgenin sürekli yıpranmaya bağlı bir bölge olması nedeniyle her 6 ayda bir değiştirilmesi gerektiği, davacının çocukluk evresinde geçirdiği bu kaza sonucu maddi ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle asıl davada «ıslah» edilen davanın kısmen kabulü ile 8.466,50 TL çalışma gücü «kaybı» zararının, birleşen davalarda ise 5.013,30 TL protez gideri zararı ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, protez gideri için 25.07.2006 tarihinden, diğer davalarda hüküm altına alınan miktarların ise olay tarihi olan 27.10.2002 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açtığı asıl davada kaza sonucu meydana gelen sakatlığı nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybından dolayı 7.000,00 TL «maddi tazminatın» tahsilini istemiş, asıl davaya ilişkin olarak verilen kararın 09.11.2010 tarihinde bozulması üzerine bozma sonrasındaki yargılama aşamasında asıl davada istenilen miktar 09.10.2012 tarihinde yapılan «ıslah» ile artırılarak, 24.190,00 TL maddi tazminat istenmiştir.Kural olarak, ıslahın yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de 04.02.1948 günlü, 10/3 sayılı İçti …
4-Davacı vekilinin, asıl davada istenilen çalışma gücünün «kaybı» nedeniyle uğranılan zarara yönelik yapılan tazminat hesabında, hesap tarihinden önceki yıllar için yani geçmiş yıllar için de peşin ödeme indirimi («iskonto») yapılarak tespit edilmesinin yerinde olmadığına ilişkin temyiz itirazının ise bozmadan sonra yapılan «ıslah» ile artırılan dava miktarının reddi gerektiğinden bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iskonto · ıslah · kusur · avans faizi
Benzer bu kararda… trol edecek yer personeli bulundurmaması, turnike sisteminin olmaması, peron rıhtımı ile tren gabarisi arasında bir insanın geçebileceği kadar boşluk bulunması gibi «kusur» ve eksiklikler nedeniyle % 30 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle vücut genel çalışma gücünden % 10.3 oranında kaybettiği, 6 ay süreyle iş göremez halde kaldığı, maluliyetin niteliğine göre kullanmak zorunda olduğu topuk protezinin kullanılan bölgenin sürekli yıpranmaya bağlı bir bölge olması nedeniyle her 6 ayda bir değiştirilmesi gerektiği, davacının çocukluk evresinde geçirdiği bu kaza sonucu maddi ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle asıl davada «ıslah» edilen davanın kısmen kabulü ile 8.466,50 TL çalışma gücü «kaybı» zararının, birleşen davalarda ise 5.013,30 TL protez gideri zararı ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, protez gideri için 25.07.2006 tarihinden, diğer davalarda hüküm altına alınan miktarların ise olay tarihi olan 27.10.2002 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
4-Davacı vekilinin, asıl davada istenilen çalışma gücünün «kaybı» nedeniyle uğranılan zarara yönelik yapılan tazminat hesabında, hesap tarihinden önceki yıllar için yani geçmiş yıllar için de peşin ödeme indirimi («iskonto») yapılarak tespit edilmesinin yerinde olmadığına ilişkin temyiz itirazının ise bozmadan sonra yapılan «ıslah» ile artırılan dava miktarının reddi gerektiğinden bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açtığı asıl davada kaza sonucu meydana gelen sakatlığı nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybından dolayı 7.000,00 TL «maddi tazminatın» tahsilini istemiş, asıl davaya ilişkin olarak verilen kararın 09.11.2010 tarihinde bozulması üzerine bozma sonrasındaki yargılama aşamasında asıl davada istenilen miktar 09.10.2012 tarihinde yapılan «ıslah» ile artırılarak, 24.190,00 TL maddi tazminat istenmiştir.Kural olarak, ıslahın yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de 04.02.1948 günlü, 10/3 sayılı İçti …
Bu durumda mahkemece, asıl davada verilen kararın bozulması üzerine bozma sonrasındaki yargılama aşamasında «ıslah» ile artırılan miktarın bu nedenle reddine karar verilerek, dava dilekçesinde istenilen 7.000,00 TL üzerinden karar verilmesi gerekirken, ıslah ile artırılan miktarı da kapsayacak şekilde 8.466,50 TL üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13219 E. 2013/21124 K.
Ortak:trafik kazası · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre olayda, yolcunun hareket halinde iken düşmesine ve günlerce bakıma muhtaç hale gelecek şekilde yaralanmasına yol açıldığı, «maddi tazminat» isteminin ispatlanamadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı D.Ş. için 30.000 TL, baba H..
2- Dava, «trafik kazası» sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.Davalı şirket, kazaya karışan servis aracının malik veya işleteni olmadığını ileri sürerek «husumet itirazında» bulunmuş olması karşısında mahkemece bu husus incelenerek, sonucuna göre davalı şirketin meydana gelen kazadan dolayı sorumluluğu bulunup bulunmadığı tespit edilerek, buna göre karar verilmesi gerekirken anılan husus üzerinde durulmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak davalı şirketin de sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı O.
Benzer bu kararda3-Birleşen dava davacısı ... lehine annesinin «trafik kazası» sonucu ölümü nedeniyle kaza tarihinden itibaren faiz uygulanmak suretiyle 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Şti. yönünden «maddi tazminat» miktarının artırılmış olmasına göre, davalı ... yönünden reddine karar verilen maddi tazminat miktarının dava dilekçesinde belirtilen 1.000,00 TL olduğu nazara alınarak, bu davalı yararına hüküm altına alınacak «vekalet ücretinin» anılan miktara göre belirlenmesi gerektiği gibi manevi tazminat isteminin tamamen reddinde davalı taraf yararına hüküm altına alınacak vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/3. maddesi uyarınca «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde «ıslah» dilekçesinin tarafı olmayan davalı ... yararına ıslah edilen maddi tazminat miktarı üzerinden vekalet ücreti ile reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden «nispi vekalet ücretine» karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenlerle davacı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · maktu vekalet ücreti · feragat · havale · ıslah · terkin · yetkisizlik kararı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaŞti. yönünden «maddi tazminat» miktarının artırılmış olmasına göre, davalı ... yönünden reddine karar verilen maddi tazminat miktarının dava dilekçesinde belirtilen 1.000,00 TL olduğu nazara alınarak, bu davalı yararına hüküm altına alınacak «vekalet ücretinin» anılan miktara göre belirlenmesi gerektiği gibi manevi tazminat isteminin tamamen reddinde davalı taraf yararına hüküm altına alınacak vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/3. maddesi uyarınca «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde «ıslah» dilekçesinin tarafı olmayan davalı ... yararına ıslah edilen maddi tazminat miktarı üzerinden vekalet ücreti ile reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden «nispi vekalet ücretine» karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenlerle davacı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Şti. vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş ise de aynı vekil tarafından verilen 27.05.2011 «havale» tarihli dilekçe ile asıl dava davacısı ... yönünden yapılan temyiz isteminden «feragat» edilerek, temyiz isteminin birleşen dava davacısı ... yönünden devam ettiği belirtilmiştir.
Dosyada mevcut vekaletname incelendiğinde, vekile temyizden «feragat» etme «yetkisinin» tanınmış olduğu görülmüştür.
Şti'nden tahsiline, davalı İsviçre Sigorta A.Ş. (Ergo Sigorta) hakkındaki dava atiye «terk» edildiğinden herhangi bir karar «verilmesine yer olmadığına», davacı ... için 500,00 TL destek zararı ile takdiren 40.000,00 TL manevi tazminatın 04.10.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılar ... ve Kayapalı Nilüfer Turiz....Ltd.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8778 E. 2013/22379 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… şımasının Ağrı ilinde sonlanması gerekmesine karşın, davalı şirketin overbook uygulaması nedeniyle davacının uçaktan isteği dışında indirildikten sonra hava yoluyla «son» varış limanı olarak Van iline taşımasının davalı tarafından gerçekleştirilmesi ve buradan da Ağrı iline karayolu ile ulaşmak durumda kalmasına göre, davalı vekilin …
2) Mahkemece, manevi zarar karşılığı olarak 10.000,00 TL'nin olay tarihi olan 13.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/10338 E. , 2014/13597 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 05/03/2013
NUMARASI 2011/477-2013/100
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/03/2013 tarih ve 2011/477-2013/100 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09.09.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Ö. G.ve davalılar vekili Av. B.Ü. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, D. Ş.'nun 22.09.2011 tarihinde davalıların işleteni ve sürücüsü oldukları servis aracından düşmesi sonucu yaralandığını, bu olay nedeniyle müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, 1.000 TL maddi, yaralanan D. ve babası Haydar için ayrı ayrı 40.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı Dilber'in kendi isteği ile açtırdığı aracın kapısından dengesini kaybetmesi sonucu düştüğünü, davacının olayda ağır kusurlu olduğunu, istenen manevi tazminatın fahiş olup, hangi gerekçe ile maddi tazminat istendiğinin de açıklanmadığını, davanın maddi tazminat istemi yönünden aracın sigortalı olduğu şirketlere ihbarının gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre olayda, yolcunun hareket halinde iken düşmesine ve günlerce bakıma muhtaç hale gelecek şekilde yaralanmasına yol açıldığı, maddi tazminat isteminin ispatlanamadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı D.Ş. için 30.000 TL, baba H.. Ş.. için 6.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile D. Ş. adına da dava açılmış olmasına rağmen mahkemece verilen karar başlığında davacı olarak sadece H.. Ş..'nun gösterilmesi doğru değilse de bu hususun maddi hata niteliğinde olup, mahallinde düzeltilmesinin her zaman mümkün bulunmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.Davalı şirket, kazaya karışan servis aracının malik veya işleteni olmadığını ileri sürerek husumet itirazında bulunmuş olması karşısında mahkemece bu husus incelenerek, sonucuna göre davalı şirketin meydana gelen kazadan dolayı sorumluluğu bulunup bulunmadığı tespit edilerek, buna göre karar verilmesi gerekirken anılan husus üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı olarak davalı şirketin de sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı O. Turizm Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. Yararına bozulması gerekmiştir.
3- Mahkemece, davacılardan kazaya uğrayan Dilber yararına 30.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir.
Manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve moral yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar, manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır.
Bu hususlar dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda, davacı Dilber yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı olayın oluş şekli, meydana gelen yaralanmanın niteliği, genel çalışma gücünde herhangi bir kaybın olmayışı ile sosyal ve ekonomik koşullar dikkate alındığında yüksek bulunmuştur.Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak davacı Dilber yararına daha makul, somut olayın özelliklerine daha uygun, hakkaniyetli bir miktarın manevi tazminat olarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı şirket yararına; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle de davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar'a verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101970600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz