Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3476 E. 2014/9292 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kişilik haklarının ihlali↗ kişilik hakları↗ içtihadı birleştirme kararı↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafların fotoğraflarının istemleri dışında dergide kullanıldığı, bu kullanımın FSEK 84. madde anlamında haksız rekabet olduğu, davacı tarafların haksız rekabete göre söz konusu kullanımı engelleme haklarının olduğu, ayrıca taraflardan izinsiz olarak fotoğraflarının yayınlanmasının davacı tarafların kişilik haklarına müdahale olduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için 12.500 TL manevi tazminatın FSEK 84 ve BK hükümleri dikkate alınarak toplam iki davacı taraf için 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıların fotografının izin alınmaksızın çekilmesi ve yayınlanmasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.”hükmüne amirdir. Buna göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Genel kabul gören görüşe göre manevi tazminat; ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır.Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır.Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir.Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve moral yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir.Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, manevi tazminat istemine konu olan ve izinsiz çekilen davacılara ait fotoğrafların İstanbul'da bulunan bir semtin tanıtımı amacıyla çekildiği, davalıların bu fotografları kullanırken herhangi bir ticari gaye gütmedikleri, çekilen fotoğraflarda davacıları incitecek karelerin, detayların bulunmadığı, davacıların kişilik haklarını ihlal edici bir durumun dava konusu olayda oluşmadığı sadece, fotografların davacıların rızaları aranmaksızın çekildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat miktarları yüksek bulunmuştur. Zira, somut olayda mahkemece, her iki davacı için toplam 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak daha makul, daha ılımlı, somut olayın özelliklerine daha uygun düşen bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13851 E. 2010/7766 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağı · taşıma sözleşmesi · temerrüt faizi · yasal faiz · avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda3-Ayrıca dava ticari iş olan «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak açılmış ve dava dilekçesinde «avans faizi» oranında «temerrüt faizi» talebinde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesi uyarınca «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, her ne kadar ölümle ilgili «illiyet bağı» bulunmasa dahi netice itibariyle kaza sonucunda davacılar murisinin olayda yaralandığı, bu yaralanma sonucunda da başka hastalığın etkisi olsa dahi öldüğü ve ölümü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10338 E. 2014/13597 K.
Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · trafik kazası · maddi hata · hakkaniyet · kâr kaybı · maddi tazminat · eksik inceleme · husumet
Benzer bu kararda2- Dava, «trafik kazası» sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.Davalı şirket, kazaya karışan servis aracının malik veya işleteni olmadığını ileri sürerek «husumet itirazında» bulunmuş olması karşısında mahkemece bu husus incelenerek, sonucuna göre davalı şirketin meydana gelen kazadan dolayı sorumluluğu bulunup bulunmadığı tespit edilerek, buna göre karar verilmesi gerekirken anılan husus üzerinde durulmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak davalı şirketin de sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı O.
… cunda, davacı Dilber yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı olayın oluş şekli, meydana gelen yaralanmanın niteliği, genel çalışma gücünde herhangi bir «kaybın» olmayışı ile sosyal ve ekonomik koşullar dikkate alındığında yüksek bulunmuştur.Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak davacı Dilber yararına daha makul, somut olayın özelliklerine daha uygun, «hakkaniyetli» bir miktarın manevi tazminat olarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre olayda, yolcunun hareket halinde iken düşmesine ve günlerce bakıma muhtaç hale gelecek şekilde yaralanmasına yol açıldığı, «maddi tazminat» isteminin ispatlanamadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı D.Ş. için 30.000 TL, baba H..
Ş..'nun gösterilmesi doğru değilse de bu hususun «maddi hata» niteliğinde olup, mahallinde düzeltilmesinin her zaman mümkün bulunmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1202 E. 2011/1427 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası · haksız eylem · feragat · maddi tazminat
Benzer bu kararda… olan davalı ...’un tam kusurlu olduğu, kazaya karışan dava dışı diğer araç sürücüsünün ve davacıların murisinin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacıların «maddi tazminata» yönelik istemlerinden «feragat» ettikleri, davacıların desteklerinin ölümü nedeniyle manevi zarara uğradıkları gerekçesiyle davacıların maddi tazminata yönelik istemlerinin vaki feragat nedeniyle reddine, davalılar Varan Turizm Seyahat A.Ş.ve ...’a yönelik manevi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile her bir davacı için 12.000,00 TL manevi tazminatın «haksız eylem» tarihi olan 11.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmi …
2-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, «trafik kazası» sonucu meydana gelen ölüm olayı nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.Davacıların eşi ve babası olan Nazım Atgın’ın davalı ...Ş.’nin malik …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1805 E. 2011/10871 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası
Benzer bu kararda2-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, «trafik kazası» sonucu meydana gelen ölüm olayı nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacıların eşi ve annesi olan Halise Metan’ın davalı ...Ş.’nin maliki olduğu otobüste yolculuk ettiği sırada meydana gelen «trafik kazası» sonucu öldüğü, davacı ...’ın yaralandığı, oluşan kazada otobüs sürücüsü davalı ...’un tamamen kusurlu bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla bu kaza nedeniyle eş ve annelerini kaybetmiş bulunan davacıların bu nedenle manevi zarara uğradıkları hususu çekişmesizdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1799 E. 2012/11491 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · husumet yokluğu · yasal faiz · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın aracın işleteni olmadığı gerekçesiyle, hakkındaki davanın «husumet yokluğundan» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 273.037,75 TL destek tazminatının, 238,00 TL cenaze giderinin ve toplam 19.000,00 TL manevi tazminatın «yasal faizi» ile birlikte diğer davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13219 E. 2013/21124 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · trafik kazası · maktu vekalet ücreti · feragat · havale · ıslah · terkin · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaŞti. yönünden «maddi tazminat» miktarının artırılmış olmasına göre, davalı ... yönünden reddine karar verilen maddi tazminat miktarının dava dilekçesinde belirtilen 1.000,00 TL olduğu nazara alınarak, bu davalı yararına hüküm altına alınacak «vekalet ücretinin» anılan miktara göre belirlenmesi gerektiği gibi manevi tazminat isteminin tamamen reddinde davalı taraf yararına hüküm altına alınacak vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/3. maddesi uyarınca «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde «ıslah» dilekçesinin tarafı olmayan davalı ... yararına ıslah edilen maddi tazminat miktarı üzerinden vekalet ücreti ile reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden «nispi vekalet ücretine» karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenlerle davacı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Şti. vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş ise de aynı vekil tarafından verilen 27.05.2011 «havale» tarihli dilekçe ile asıl dava davacısı ... yönünden yapılan temyiz isteminden «feragat» edilerek, temyiz isteminin birleşen dava davacısı ... yönünden devam ettiği belirtilmiştir.
Dosyada mevcut vekaletname incelendiğinde, vekile temyizden «feragat» etme «yetkisinin» tanınmış olduğu görülmüştür.
Şti'nden tahsiline, davalı İsviçre Sigorta A.Ş. (Ergo Sigorta) hakkındaki dava atiye «terk» edildiğinden herhangi bir karar «verilmesine yer olmadığına», davacı ... için 500,00 TL destek zararı ile takdiren 40.000,00 TL manevi tazminatın 04.10.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılar ... ve Kayapalı Nilüfer Turiz....Ltd.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8778 E. 2013/22379 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… şımasının Ağrı ilinde sonlanması gerekmesine karşın, davalı şirketin overbook uygulaması nedeniyle davacının uçaktan isteği dışında indirildikten sonra hava yoluyla «son» varış limanı olarak Van iline taşımasının davalı tarafından gerçekleştirilmesi ve buradan da Ağrı iline karayolu ile ulaşmak durumda kalmasına göre, davalı vekilin …
2) Mahkemece, manevi zarar karşılığı olarak 10.000,00 TL'nin olay tarihi olan 13.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3476 E. , 2014/9292 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 12/12/2013
NUMARASI 2013/185-2013/443
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/12/2013 tarih ve 2013/185-2013/443 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, […]. A.. tarafından basılarak diğer davalı O.. Air Taşımacılık A.Ş'nin uçaklarında yolcuların hizmetine sunulan ve ticari amaç taşıyan "O. A.Tourismm Guide" adlı derginin Kasım 2011 sayısının 52 ve 53 sayfalarında arkadaş olan müvekkillerinin İstanbul Arnavutköy İskelesi önünde el ele yürürken izinsiz olarak çekilmiş olan fotoğrafının 2 sayfaya yayılmış bir biçimde basılarak yayınlandığını, bu hususun müvekkili E.. B.. tarafından tesadüfen öğrenildiğini ve davalı tarafa söz konusu fotoğrafların izinsiz yayını nedeniyle tazminat ödenmesi ihtarını içeren ihtarname gönderildiğini, müvekkillerinin kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia ederek her bir müvekkili adına 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]. A.. vekili, ilgili derginin ticari amaçla yayınlanmadığını, derginin diğer davalı tarafından çıkarıldığını, müvekkilinin uçaklarında yolcuların kullanımına ücretsiz olarak sunulduğunu, iki davacının da fotoğraflarının çekildiğinden haberdar olduğunu, davacılarla görüşüldüğünü, fotoğrafın neden çekildiğinin açıklandığını, davacıların bu bilgilere bir itirazının olmadığını, fotoğrafların bir mekanın tanıtımı amacıyla çekildiğini, fotograftaki kişilerin onur kırıcı bir şekilde tasvir edilmediğini bu nedenle kişilik haklarına bir saldırının söz konusu olmadığını, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, davacıların bu iddialarının manevi tazminatın tayinine kriter olmayacağını, zenginleşme yasağı ilkesine göre talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkilinin ticari faaliyet konusunun hava taşımacılığı olduğunu, faaliyetleri arasında matbaacılık, reklam, yayıncılık fotoğraf ve benzer faaliyetlerin bulunmadığını, dergilerin müvekkili tarafından basılmadığını müvekkilinin davada davalı sıfatı bulunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
[…]. İletişim Yayıncılık Reklam Medya Hizmetleri A.Ş vekili, dava konusu derginin O..Air' in uçaklarında yolcuların kullanımına ücretsiz sunulmak için çıkarıldığını, ticari amacının olmadığını, her iki davacının da fotoğraflarının çekileceğinden haberdar olduklarını, fotoğrafların amacının kişiler olmadığını, fotoğraftaki kişilerin onur kırıcı bir
şekilde tasvir edilmediğini, kişilik haklarına bir saldırının söz konusu olmadığını, fotoğrafların yer aldığı dergide davacıların adı ve soyadının yer almadığını, davacıların kamu tarafından kolaylıkla tanınabilecek derecede meşhur olmadıklarını, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin ağır bir kusurunun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafların fotoğraflarının istemleri dışında dergide kullanıldığı, bu kullanımın FSEK 84. madde anlamında haksız rekabet olduğu, davacı tarafların haksız rekabete göre söz konusu kullanımı engelleme haklarının olduğu, ayrıca taraflardan izinsiz olarak fotoğraflarının yayınlanmasının davacı tarafların kişilik haklarına müdahale olduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için 12.500 TL manevi tazminatın FSEK 84 ve BK hükümleri dikkate alınarak toplam iki davacı taraf için 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıların fotografının izin alınmaksızın çekilmesi ve yayınlanmasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.”hükmüne amirdir. Buna göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Genel kabul gören görüşe göre manevi tazminat; ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır.Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır.Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir.Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve moral yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir.Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır.
22. 06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, manevi tazminat istemine konu olan ve izinsiz çekilen davacılara ait fotoğrafların İstanbul'da bulunan bir semtin tanıtımı amacıyla çekildiği, davalıların bu fotografları kullanırken herhangi bir ticari gaye gütmedikleri, çekilen fotoğraflarda davacıları incitecek karelerin, detayların bulunmadığı, davacıların kişilik haklarını ihlal edici bir durumun dava konusu olayda oluşmadığı sadece, fotografların davacıların rızaları aranmaksızın çekildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat miktarları yüksek bulunmuştur. Zira, somut olayda mahkemece, her iki davacı için toplam 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak daha makul, daha ılımlı, somut olayın özelliklerine daha uygun düşen bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102119400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz