6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ciro zinciri

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12338 E. 2014/19089 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ciro zinciri kambiyo vasfı avalist yazılı delil başlangıcı keşide tarihi delil başlangıcı sorumluluktan kurtulma takipsizlik kararı icra hukuk mahkemesi şahsi sorumluluk ciranta yazılı delil lehtar kambiyo senedi ciro hamil keşideci bilirkişi incelemesi geçersizlik çek

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 730

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamında, davacı vekilinin senet altındaki imzanın davalılardan Z.. B..'ye ait olduğunun Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/1064 esas sayılı soruşturma dosyasında anlaşıldığını belirttiği, ilgili soruşturma dosyasında her hangi bir bilirkişi incelemesinin yapılmadığı anlaşılmakla takipsizlik kararında geçen hususun sehven geçtiğinin değerlendirildiği, Devrek İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/141 esas sayılı dosyasında adli tıp kurumunun 31/08/2010 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu çekteki imzanın senedin keşide tarihi itibariyle keşideci görünen ..Isı Yalıtımlı Cam ve Boya San. ve Tic. Ltd. Şti'nin yetkilisi olan ..N.. Mocan'a ait olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle çekin geçerli olmayıp kambiyo vasfını taşımadığı, çekin bu haliyle yazılı delil başlangıcı olarak da kabulü olmadığından davacının tanık dinletme talebinin yasal olarak imkanı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2 - Dava, davalı Z.. B.. tarafından verildiği ileri sürülen çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

6762 sayılı mülga TTK'nın 730. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 589. maddesi uyarınca, poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez. İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar, geçersiz imza, ciro zincirini de koparmaz. “İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin asıl borçlusu olan keşidecinin imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin (lehtarının veya diğer cirantaların) senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir.

Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince; dava konusu çekte davacı hamil durumundadır. Davacı vekili, davaya konu çekin davalı Z.. B.. tarafından keşide edildiğini ileri sürmüş olmasına karşın, mahkemece çek üzerindeki imzanın adı geçen davalıya ait olup olmadığı hususu araştırılmamıştır. Bu hali ile davalı şirket hakkında açılan davada verilen ret kararı doğru olmakla birlikte, davaya konu çek keşidecisinin davalı Z.. B.. olması halinde yukarıda açıklanan ilke kapsamında adı geçen davalının sorumluluğu söz konusu olacak, kambiyo senedine imza atan keşidecinin şahsi sorumluluğu gündeme gelecektir. Bu durumda, mahkemece, davaya konu çekin davalı Z.. B.. tarafından keşide edilip edilmediği belirlendikten sonra açıklanan ilkeler doğrultusunda sonuca gidilmek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Borçlu bulunmadığının da tespitini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4804 E. 2020/3687 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Imzaların istiklali prensibi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11173 E. 2012/2787 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/48 E. 2018/7230 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8878 E. 2023/521 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Imzaların istiklali ilkesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4942 E. 2013/21568 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz | Kararın kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9842 E. 2015/9918 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/12338 E.  ,  2014/19089 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ DEVREK 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 04/02/2014

NUMARASI 2012/194-2014/33

Taraflar arasında görülen davada Devrek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/02/2014 tarih ve 2012/194-2014/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Devrek İlçesinde bulunan bir taşınmazın devretmesi karşılığında davalı Z.. B.. tarafından Yapı Kredi Bankası A.Ş. Devrek Şubesi'ne ait 10.000,00 TL bedelli çekin müvekkiline verildiğini, satışı yapılan parsele B.. İnşaat tarafından inşaat yapıldığını, söz konusu çekin süresinde Yapı Kredi Bankası A.Ş. Zonguldak Şubesi'ne ibraz edildiğini, muhatap banka tarafından imzanın şirket yetkilisine ait olmadığına dair çeke şerh verildiğini, bu şerh sonrası icra takibine başlanıldığını, takip esnasında Devrek İcra Hukuk Mahkemesi'nde borçlu şirketçe imza itirazında bulunulduğunu, yetki belgesi sunularak çekin yalnızca yetkili şirket müdürü H.. N..Mocan tarafından imzalanılabileceği ve çekin söz konusu şahıs tarafından imzalanmadığı gerekçesiyle takibin durdurulmasını talep ettiklerini, Devrek İcra Hukuk Mahkemesi'nce çekin H..

N.. Mocan'ın imzasını taşıyıp taşımadığı konusunda bilirkişiye başvurulduğunu ve imzanın bu kişiye ait olmadığı sonucuna varıldığını ve takibin durdurulduğunu, bu işlem sonrasında karşılıksız çek keşide etmek ve dolandırıcılık sebebiyle suç duyurusunda bulunulduğunu, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'nda yapılan incelemelerde imzanın şirket müdürü Z.. B..'ye ait olduğunun anlaşıldığını, Z.. B..'nün şirket müdürü sıfatıyla kambiyo senedi düzenleyebileceği ve şirketin bu işlemden dolayı, bu kimsenin yetkileri sınırlandırılsa dahi iyi niyetli kimselere karşı mesul olacağının açıkça belirtildiğini, yaptıkları kambiyo senetlerine dayalı takibin haksız olarak durdurulduğunu, müvekkilinin aradan çok uzun bir süre geçmesine rağmen alacağını alamadığını, davalı Z..

B.. ve şirketin hukuka aykırı davranışları sonucu mağdur olduğunu, arsa alım satımının bizzat Z.. B.. ile yapıldığını ileri sürerek, müvekkilinin alacağı 10.000,00 TL'nin çek keşide tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, çekin üzerinde bulunan keşide tarihi itibari ile şirket imza yetkilisinin H.. N.. Mocan olduğunu, açılan davada imza örneklerinin alındığını, yapılan yargılamalar sonucunda çekteki imzanın yetkili kişi tarafından atılmadığının ortaya çıktığını, bu durumda söz konusu belgenin çek vasfının bulunmadığını, çek üzerinde şirket yetkilisinin imzası olmadığı gibi diğer davalı müvekkil Z.. B..'nün de imzasının yer almadığını, çekin keşide tarihinde şirket müdürünün H..N.. Mocan olduğunu, davalı Z.. B..'nün o tarih itibari ile şirket müdürü olmadığını, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamında, davacı vekilinin senet altındaki imzanın davalılardan Z.. B..'ye ait olduğunun Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/1064 esas sayılı soruşturma dosyasında anlaşıldığını belirttiği, ilgili soruşturma dosyasında her hangi bir bilirkişi incelemesinin yapılmadığı anlaşılmakla takipsizlik kararında geçen hususun sehven geçtiğinin değerlendirildiği, Devrek İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/141 esas sayılı dosyasında adli tıp kurumunun 31/08/2010 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu çekteki imzanın senedin keşide tarihi itibariyle keşideci görünen ..Isı Yalıtımlı Cam ve Boya San. ve Tic. Ltd. Şti'nin yetkilisi olan ..N.. Mocan'a ait olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle çekin geçerli olmayıp kambiyo vasfını taşımadığı, çekin bu haliyle yazılı delil başlangıcı olarak da kabulü olmadığından davacının tanık dinletme talebinin yasal olarak imkanı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2 - Dava, davalı Z.. B.. tarafından verildiği ileri sürülen çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

6762 sayılı mülga TTK'nın 730. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 589. maddesi uyarınca, poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez. İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder.

Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar, geçersiz imza, ciro zincirini de koparmaz. “İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin asıl borçlusu olan keşidecinin imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin (lehtarının veya diğer cirantaların) senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir.

Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince; dava konusu çekte davacı hamil durumundadır. Davacı vekili, davaya konu çekin davalı Z.. B.. tarafından keşide edildiğini ileri sürmüş olmasına karşın, mahkemece çek üzerindeki imzanın adı geçen davalıya ait olup olmadığı hususu araştırılmamıştır. Bu hali ile davalı şirket hakkında açılan davada verilen ret kararı doğru olmakla birlikte, davaya konu çek keşidecisinin davalı Z.. B.. olması halinde yukarıda açıklanan ilke kapsamında adı geçen davalının sorumluluğu söz konusu olacak, kambiyo senedine imza atan keşidecinin şahsi sorumluluğu gündeme gelecektir. Bu durumda, mahkemece, davaya konu çekin davalı Z.. B.. tarafından keşide edilip edilmediği belirlendikten sonra açıklanan ilkeler doğrultusunda sonuca gidilmek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102057500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.