Ciro zinciri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12338 E. 2014/19089 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ciro zinciri↗ kambiyo vasfı↗ avalist↗ yazılı delil başlangıcı↗ keşide tarihi↗ delil başlangıcı↗ sorumluluktan kurtulma↗ takipsizlik kararı↗ icra hukuk mahkemesi↗ şahsi sorumluluk↗ ciranta↗ yazılı delil↗ lehtar↗ kambiyo senedi↗ ciro↗ hamil↗ keşideci↗ bilirkişi incelemesi↗ geçersizlik↗ çek↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamında, davacı vekilinin senet altındaki imzanın davalılardan Z.. B..'ye ait olduğunun Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/1064 esas sayılı soruşturma dosyasında anlaşıldığını belirttiği, ilgili soruşturma dosyasında her hangi bir bilirkişi incelemesinin yapılmadığı anlaşılmakla takipsizlik kararında geçen hususun sehven geçtiğinin değerlendirildiği, Devrek İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/141 esas sayılı dosyasında adli tıp kurumunun 31/08/2010 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu çekteki imzanın senedin keşide tarihi itibariyle keşideci görünen ..Isı Yalıtımlı Cam ve Boya San. ve Tic. Ltd. Şti'nin yetkilisi olan ..N.. Mocan'a ait olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle çekin geçerli olmayıp kambiyo vasfını taşımadığı, çekin bu haliyle yazılı delil başlangıcı olarak da kabulü olmadığından davacının tanık dinletme talebinin yasal olarak imkanı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Dava, davalı Z.. B.. tarafından verildiği ileri sürülen çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
6762 sayılı mülga TTK'nın 730. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 589. maddesi uyarınca, poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez. İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar, geçersiz imza, ciro zincirini de koparmaz. “İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin asıl borçlusu olan keşidecinin imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin (lehtarının veya diğer cirantaların) senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir.
Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince; dava konusu çekte davacı hamil durumundadır. Davacı vekili, davaya konu çekin davalı Z.. B.. tarafından keşide edildiğini ileri sürmüş olmasına karşın, mahkemece çek üzerindeki imzanın adı geçen davalıya ait olup olmadığı hususu araştırılmamıştır. Bu hali ile davalı şirket hakkında açılan davada verilen ret kararı doğru olmakla birlikte, davaya konu çek keşidecisinin davalı Z.. B.. olması halinde yukarıda açıklanan ilke kapsamında adı geçen davalının sorumluluğu söz konusu olacak, kambiyo senedine imza atan keşidecinin şahsi sorumluluğu gündeme gelecektir. Bu durumda, mahkemece, davaya konu çekin davalı Z.. B.. tarafından keşide edilip edilmediği belirlendikten sonra açıklanan ilkeler doğrultusunda sonuca gidilmek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Borçlu bulunmadığının da tespitini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4804 E. 2020/3687 K.
Ortak:ciro zinciri · avalist · sorumluluktan kurtulma · icra hukuk mahkemesi · ciranta · ciro · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaGeçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının «geçersiz» olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamazlar», geçersiz imza, «ciro zincirini» de koparmaz. “İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin asıl borçlusu olan «keşidecinin» imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin («lehtarının» veya diğer «cirantaların») senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder.
… ait olduğunun Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/1064 esas sayılı soruşturma dosyasında anlaşıldığını belirttiği, ilgili soruşturma dosyasında her hangi bir «bilirkişi incelemesinin» yapılmadığı anlaşılmakla «takipsizlik» kararında geçen hususun sehven geçtiğinin değerlendirildiği, Devrek İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/141 esas sayılı dosyasında adli tıp kurumunun 31/08/2010 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu çekteki imzanın senedin «keşide tarihi» itibariyle «keşideci» görünen ..Isı Yalıtımlı Cam ve Boya San. ve Tic.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacıların davaya ve icra takibine konu senet ile ilgili olarak «imza inkarı» nedeniyle menfi tesbit davası açtıkları ve yapılan yargılama neticesinde senet üzerindeki imzanın davacılar murisine ait olduğu tesbit edildiğinden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalılar hakkında açılan ceza davalarında «zamanaşımından» düşme ve beraat kararı verildiği, «temlik» işleminin «icra hukuk» mahkemesi kararı ile geçerli bulunduğunun tesbit edildiği, davalı ... vekilinin yeni tarihli vekaletnamesini «ibraz» ettiği, TTK'nın 778. maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 677. maddesi uyarınca, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmeyeceği, imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilkenin poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade ettiği, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamayacakları», geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağı, ancak, «ciro zincirini» de koparmayacağı, bu nedenle davacıların başka imzaların geçersizliği iddiasına dayanamayacaklarından tespit isteminde hukuki yararları bulunmadığı ve genel kural …
Her ne kadar davacı davasını tespit olarak nitelendirmiş ise de dava dilekçesinin talep kısmında davalıların «yetkili hamil» olmadığı,«sahtecilik» yolu ile ele geçirilen «bonoya» dayalı icra takibinin iptalinin istenilmiş olması söz konusu davanın, borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğunu göstermekte olup, «menfi tespit» istemine konu davada menfi tespite konu miktar üzerinden Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca «nispi harç» alınması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi harç · nispi karar harcı · kesin mehil · harç tamamlama · maktu harç · eksik harç · imza inkarı · ek mehil
Benzer bu karardaDava «maktu harç» yatırılarak açılmış olup,mahkemece Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca «nispi harcın» yatırılması konusunda «kesin mehil» verilmesi ve yatırılmadığında ise bu madde hükümlerince işlem yapılması gerekirken «eksik harç tamamlatılmadan» yargılamaya devam olunması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacıların davaya ve icra takibine konu senet ile ilgili olarak «imza inkarı» nedeniyle menfi tesbit davası açtıkları ve yapılan yargılama neticesinde senet üzerindeki imzanın davacılar murisine ait olduğu tesbit edildiğinden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalılar hakkında açılan ceza davalarında «zamanaşımından» düşme ve beraat kararı verildiği, «temlik» işleminin «icra hukuk» mahkemesi kararı ile geçerli bulunduğunun tesbit edildiği, davalı ... vekilinin yeni tarihli vekaletnamesini «ibraz» ettiği, TTK'nın 778. maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 677. maddesi uyarınca, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmeyeceği, imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilkenin poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade ettiği, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamayacakları», geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağı, ancak, «ciro zincirini» de koparmayacağı, bu nedenle davacıların başka imzaların geçersizliği iddiasına dayanamayacaklarından tespit isteminde hukuki yararları bulunmadığı ve genel kural …
Her ne kadar davacı davasını tespit olarak nitelendirmiş ise de dava dilekçesinin talep kısmında davalıların «yetkili hamil» olmadığı,«sahtecilik» yolu ile ele geçirilen «bonoya» dayalı icra takibinin iptalinin istenilmiş olması söz konusu davanın, borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğunu göstermekte olup, «menfi tespit» istemine konu davada menfi tespite konu miktar üzerinden Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca «nispi harç» alınması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11173 E. 2012/2787 K.
Ortak:ciranta · ciro · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaGeçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının «geçersiz» olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamazlar», geçersiz imza, «ciro zincirini» de koparmaz. “İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin asıl borçlusu olan «keşidecinin» imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin («lehtarının» veya diğer «cirantaların») senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder.
Bu hali ile davalı şirket hakkında açılan davada verilen ret kararı doğru olmakla birlikte, davaya konu «çek» «keşidecisinin» davalı Z..
Benzer bu karardaMahkemece, davacının çeklerin ilk «cirantası» olduğu, ancak imzanın yetkilisine ait olmadığı, TTK'nın 589. maddesi gereği çeklerdeki «ciro silsilesi» düzenli olduğuna göre TTK'nun 598 maddesi uyarınca, davalının iyi niyetli «yetkili hamil» sayılacağı, davacının çeklerin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği ancak bunu kanıtlayamadığı, davacı çeklerden dolayı davalıya borçlu değil ise de, davalının çeklerin yetkili hamili olduğu, icra dosyasına çeklerin «keşidecisi» tarafından yatırılan bedeli «istirdat» isteminin yerinde bulunmadığı, ayrıca çeklerin iadesi isteminin de haklı ve yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekili, çeklerin müvekkilinin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve çekteki «ciro» imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek çeklerin iadesini, «çek» bedellerinin «istirdadını», davalıya borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
… ısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez" amir hükmü karşısında ve dava konusu çekteki «ciro silsilesi» düzenli olduğuna göre TTK.'nın 598. maddesi uyarınca, davalı «iyiniyetli» «yetkili hamil» sayılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imzaların istiklali prensibi · çekin istirdadı · kötü niyetli iktisap · ciro silsilesi · sahtelik · yetkili hamil · iyiniyet · eş rızası
Benzer bu karardaMahkemece, davacının çeklerin ilk «cirantası» olduğu, ancak imzanın yetkilisine ait olmadığı, TTK'nın 589. maddesi gereği çeklerdeki «ciro silsilesi» düzenli olduğuna göre TTK'nun 598 maddesi uyarınca, davalının iyi niyetli «yetkili hamil» sayılacağı, davacının çeklerin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği ancak bunu kanıtlayamadığı, davacı çeklerden dolayı davalıya borçlu değil ise de, davalının çeklerin yetkili hamili olduğu, icra dosyasına çeklerin «keşidecisi» tarafından yatırılan bedeli «istirdat» isteminin yerinde bulunmadığı, ayrıca çeklerin iadesi isteminin de haklı ve yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez" amir hükmü karşısında ve dava konusu çekteki «ciro silsilesi» düzenli olduğuna göre TTK.'nın 598. maddesi uyarınca, davalı «iyiniyetli» «yetkili hamil» sayılır.
2-Davacı vekili, çeklerin müvekkilinin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve çekteki «ciro» imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek çeklerin iadesini, «çek» bedellerinin «istirdadını», davalıya borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
İmzanın «sahteliği» itirazı mutlak defilerden olup, taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de re'sen dikkate alınabilecek bir husustur. .../...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/48 E. 2018/7230 K.
Ortak:ciranta · ciro · hamil · keşideci · geçersizlik
İncelediğiniz karardaGeçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının «geçersiz» olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamazlar», geçersiz imza, «ciro zincirini» de koparmaz. “İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin asıl borçlusu olan «keşidecinin» imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin («lehtarının» veya diğer «cirantaların») senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder.
… ait olduğunun Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/1064 esas sayılı soruşturma dosyasında anlaşıldığını belirttiği, ilgili soruşturma dosyasında her hangi bir «bilirkişi incelemesinin» yapılmadığı anlaşılmakla «takipsizlik» kararında geçen hususun sehven geçtiğinin değerlendirildiği, Devrek İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/141 esas sayılı dosyasında adli tıp kurumunun 31/08/2010 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu çekteki imzanın senedin «keşide tarihi» itibariyle «keşideci» görünen ..Isı Yalıtımlı Cam ve Boya San. ve Tic.
Benzer bu karardaŞirketine yapılan «cironun» «geçersiz» olduğu, şirketin o tarihteki yetkilisi ... bu durumu bilerek davacıdan ele geçirdiği senetleri «rehin» cirosuyla bankaya devrettiği, senedi iyi niyetle iktisap edenlerin haklarının korunacağı, ancak «rehin cirosu» yapan «ciranta» senedin maliki olmakta devam edeceğinden rehin cirosunun «temlik» fonksiyonu olmadığı, davalı banka tarafından yapılan temlikin de bu nedenle geçersiz olduğu, davalı banka vekilinin dosya arasına alınan dosyalarda verilen dilekçe …
Şirketine iade edildiğinde, kooperatif tarafından yapılan «ciro» «geçersiz» olacağından, kooperatifin ... şirketinden bu senetlerin iadesini talep etme hakkı olduğu, davalı bankanın senetleri iade etmediğinden davacının zararına neden olduğu gerekçesiyle, davalı banka davacının oluşan zararını karşılamakla sorumlu olduğu, «ıslah» edilen tutarın «zamanaşımı» yönünden reddine, 5.000,00 TL'nin davalı bankadan tahsiline, diğer davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
598. maddesi ''Bir poliçeyi elinde bulunduran kimse, «son» «ciro» «beyaz ciro» olsa dahi kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde salahiyetli «hamil» sayılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imzaların istiklali ilkesi · bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak · rehin cirosu · beyaz ciro · kötü niyetli iktisap · kabul beyanı · bankacılık işlemleri · rehin
Benzer bu karardaŞirketine yapılan «cironun» «geçersiz» olduğu, şirketin o tarihteki yetkilisi ... bu durumu bilerek davacıdan ele geçirdiği senetleri «rehin» cirosuyla bankaya devrettiği, senedi iyi niyetle iktisap edenlerin haklarının korunacağı, ancak «rehin cirosu» yapan «ciranta» senedin maliki olmakta devam edeceğinden rehin cirosunun «temlik» fonksiyonu olmadığı, davalı banka tarafından yapılan temlikin de bu nedenle geçersiz olduğu, davalı banka vekilinin dosya arasına alınan dosyalarda verilen dilekçe …
Şirket borcunun ... tarafından ödendiğine ilişkin «kabul beyanı» bulunduğu, bu durumda «rehin» cirosuyla alınan senetlerin borç ödendikten sonra dava dışı ...
1- Dava, «bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak» istemine ilişkin olup mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
598. maddesi ''Bir poliçeyi elinde bulunduran kimse, «son» «ciro» «beyaz ciro» olsa dahi kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde salahiyetli «hamil» sayılır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8878 E. 2023/521 K.
Ortak:ciro zinciri · avalist · sorumluluktan kurtulma · icra hukuk mahkemesi · ciranta · lehtar · ciro · hamil
İncelediğiniz karardaGeçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının «geçersiz» olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamazlar», geçersiz imza, «ciro zincirini» de koparmaz. “İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin asıl borçlusu olan «keşidecinin» imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin («lehtarının» veya diğer «cirantaların») senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder.
Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince; dava konusu çekte davacı «hamil» durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece 28.04.2014 tarihli ve 2013/107 E., 2014/131 K. sayılı kararda; davacıların davaya ve icra takibine konu senet ile ilgili olarak «imza inkarı» nedeniyle menfi tesbit davası açtıkları ve yapılan yargılama neticesinde senet üzerindeki imzanın davacılar murisine ait olduğu tesbit edildiğinden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalılar hakkında açılan ceza davalarında «zamanaşımından» düşme ve beraat kararı verildiği, «temlik» işleminin «icra hukuk» mahkemesi kararı ile geçerli bulunduğunun tesbit edildiği, davalı ... vekilinin yeni tarihli vekaletnamesini «ibraz» ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 778 inci maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Kanun'un 677 nci maddesi uyarınca, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmeyeceği, imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilkenin poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade ettiği, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamayacakları», geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağı; ancak «ciro zincirini» de koparmayacağı, bu nedenle davacılar başka imzaların geçersizliği iddiasına dayanamayacaklarından tespit isteminde hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle dava …
2018/567) sayılı dosyası ile dava açtığı ve yargılamanın devam ettiği, geçerli imzanın sahiplerinin «geçersiz» imzaları ileri süremeyip «keşideci» «lehtarın» «imza sahteliğine» veya «cirantaların» imza sahteliğine dayanarak «borçtan kurtulamayacağı», her iki davalının da vekilleri aracılığıyla davaya cevap verdikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda davalı ve kanun yoluna ilişkin bilgilerin hatalı olduğunu, dava konusu «bononun» da içerisinde zikredildiği «garanti sözleşmesindeki» «keşideci» imzasının «sahteliğini» inceleyen ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davalı ...’ın «ciranta» imzasının kendisine ait olmadığını beyan ettiği ifadelerinin olduğunu, davalı ...’nin okur yazar olmadığına dair ifadeleri olmasına rağmen yapılan «temlik» işleminin okur yazar olmayanların hukuki işlemlerinde uygulanacak «şekil şartlarını» taşımadığını beyan ederek hükmün bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:imza sahteliği · nispi harç · borçtan kurtulma · garanti sözleşmesi · imza inkarı · şekil şartı · sahtelik · garantörlük
Benzer bu karardaTemyiz sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda davalı ve kanun yoluna ilişkin bilgilerin hatalı olduğunu, dava konusu «bononun» da içerisinde zikredildiği «garanti sözleşmesindeki» «keşideci» imzasının «sahteliğini» inceleyen ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davalı ...’ın «ciranta» imzasının kendisine ait olmadığını beyan ettiği ifadelerinin olduğunu, davalı ...’nin okur yazar olmadığına dair ifadeleri olmasına rağmen yapılan «temlik» işleminin okur yazar olmayanların hukuki işlemlerinde uygulanacak «şekil şartlarını» taşımadığını beyan ederek hükmün bozulmasını istemiştir.
2018/567) sayılı dosyası ile dava açtığı ve yargılamanın devam ettiği, geçerli imzanın sahiplerinin «geçersiz» imzaları ileri süremeyip «keşideci» «lehtarın» «imza sahteliğine» veya «cirantaların» imza sahteliğine dayanarak «borçtan kurtulamayacağı», her iki davalının da vekilleri aracılığıyla davaya cevap verdikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 28.04.2014 tarihli ve 2013/107 E., 2014/131 K. sayılı kararda; davacıların davaya ve icra takibine konu senet ile ilgili olarak «imza inkarı» nedeniyle menfi tesbit davası açtıkları ve yapılan yargılama neticesinde senet üzerindeki imzanın davacılar murisine ait olduğu tesbit edildiğinden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalılar hakkında açılan ceza davalarında «zamanaşımından» düşme ve beraat kararı verildiği, «temlik» işleminin «icra hukuk» mahkemesi kararı ile geçerli bulunduğunun tesbit edildiği, davalı ... vekilinin yeni tarihli vekaletnamesini «ibraz» ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 778 inci maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Kanun'un 677 nci maddesi uyarınca, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmeyeceği, imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilkenin poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade ettiği, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamayacakları», geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağı; ancak «ciro zincirini» de koparmayacağı, bu nedenle davacılar başka imzaların geçersizliği iddiasına dayanamayacaklarından tespit isteminde hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle dava …
Bozma Kararı Dairemizin 30.09.2020 tarihli ve 2020/4804 E., 2020/3687 K. sayılı kararıyla «menfi tespit» istemine konu davada menfi tespite konu miktar üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28 inci maddesi uyarınca «nispi harç» alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4942 E. 2013/21568 K.
Ortak:ciro zinciri · avalist · sorumluluktan kurtulma · ciranta · lehtar · ciro · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaGeçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının «geçersiz» olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamazlar», geçersiz imza, «ciro zincirini» de koparmaz. “İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin asıl borçlusu olan «keşidecinin» imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin («lehtarının» veya diğer «cirantaların») senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder.
… ait olduğunun Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/1064 esas sayılı soruşturma dosyasında anlaşıldığını belirttiği, ilgili soruşturma dosyasında her hangi bir «bilirkişi incelemesinin» yapılmadığı anlaşılmakla «takipsizlik» kararında geçen hususun sehven geçtiğinin değerlendirildiği, Devrek İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/141 esas sayılı dosyasında adli tıp kurumunun 31/08/2010 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu çekteki imzanın senedin «keşide tarihi» itibariyle «keşideci» görünen ..Isı Yalıtımlı Cam ve Boya San. ve Tic.
Benzer bu karardaAncak, «ciro zincirini» de koparmaz. “İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin asıl borçlusu olan «keşidecinin» imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin («lehtarının» veya diğer «cirantaların») senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
1-Davacı vekili, «keşidecisi» Atabay İlaç Fabrikası A.Ş., «lehtarı» Atabay Dış Ticaret A.Ş. ve «cirantası» ... olan «bononun» vadesinde ödenmediğini, müvekkilinin bu bonoyu «ciro» yoluyla aldığını ve ciro eden ...'e bono bedelini karşılayacak şekilde ödeme yaptığını ileri sürerek bono bedelinin tahsili için kısmi dava açmıştır.
İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imzaların istiklali ilkesi · beyaz ciro · resmi belgede sahtecilik · ciro silsilesi · imza inkarı · güveni kötüye kullanma · imzaya itiraz · karine
Benzer bu kararda… osyasında ... tarafından, davaya konu senet hakkında ... aleyhine ... ve ... isimli firma yetkilisi Abdi Ulusoy’un ... ile anlaşmak ve ortak hareket etmek suretiyle «resmi belgede sahtecilik», hizmet nedeniyle «güveni kötüye kullanmak» ve bu suçlara iştirak suçundan dava açıldığı, davanın «derdest» olduğu görülmüş ise de işbu davada Zeki Atabay aleyhine açılmış bir dava bulunmadığından beklenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «keşideci» şirketin yetkili «temsilcisi» ... ve Atabay Dış Ticaret A.Ş.'nin ise müşterek imza ile ... ve ...olduğu ve bu iki şahsın müşterek imza ile şirketi temsil edebileceği, grofoloji uzmanı bilirkişinin yaptığı inceleme sonucu her iki şirketin kaşesi üzerinde bulunan imzaların ...'ın elinin mahsülü olmadığı anlaşıldığı gibi, Atabay Dış Ticaret A.Ş.'nin kaşesi üzerinde de müşterek imza ile ilzam gerekmesine rağmen tek imzanın olduğu, «bononun», kurucu unsuru olan keşideci imzasını taşımadığından geçerli olmadığı, yetkili temsilci dışında bir başka şahsın imzasının bonoya geçerlilik kazandırabilmesi için özel olarak bono imzalama «yetkisinin» şirketin yetkili kurullarınca verilmiş olması gerektiği, imzanın ait olduğu iddia edilen ...’a davalı ... şirketleri için bono tanzim yetkisi verilmediği, ...'un yetkili temsilcileri olduğuna dair güven verici bir davranışlarının bulunduğunun da iddia ve ispat edilmediği, «imzaya itirazın» herkese karşı ileri sürülebileceği, öte yandan Kadıköy 2.
TTK’nun 690. maddesi yollamasıyla «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Kanun'un 598/1. maddesi uyarınca; bir poliçeyi elinde bulunduran kimse, «son» «ciro» «beyaz ciro» olsa dahi kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde selahiyetli «hamil» sayılır.
Zincirleme ve birbirine bağlı, «lehtardan» «hamile» değin tam ve düzenli yani kesintisiz «cirolar» hak sahipliğine «karine» sayılır.
-
İhtiyati haciz | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9842 E. 2015/9918 K.
Ortak:ciranta
İncelediğiniz karardaİmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder.
Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının «geçersiz» olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamazlar», geçersiz imza, «ciro zincirini» de koparmaz. “İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin asıl borçlusu olan «keşidecinin» imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin («lehtarının» veya diğer «cirantaların») senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Benzer bu karardaBonoya dayalı «ihtiyati haciz» isteminde; yetkili mahkeme; borçlunun «yerleşim yeri», «bonoda» gösterilen «ödeme yeri», bonoda ödeme yeri gösterilmemişse; bononun düzenlendiği yer, «ciranta» aleyhine ihtiyati haciz isteniyorsa cirantanın yerleşim yeri mahkemesi ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme yeri · yerleşim yeri · ihtiyati haciz · bono · yetki · haciz · menfi tespit · teminat
Benzer bu karardaBonoya dayalı «ihtiyati haciz» isteminde; yetkili mahkeme; borçlunun «yerleşim yeri», «bonoda» gösterilen «ödeme yeri», bonoda ödeme yeri gösterilmemişse; bononun düzenlendiği yer, «ciranta» aleyhine ihtiyati haciz isteniyorsa cirantanın yerleşim yeri mahkemesi ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir.
Dava «bonoya» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Bu hususlara göre; mahkemenin yetkili olup olmadığını başka bir anlatımla itiraz edenin «yetki» konusundaki itirazı hakkında karar verilmeksizin «teminat» iddiasının açılacak «menfi tespit» davasında değerlendirileceği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12338 E. , 2014/19089 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ DEVREK 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 04/02/2014
NUMARASI 2012/194-2014/33
Taraflar arasında görülen davada Devrek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/02/2014 tarih ve 2012/194-2014/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Devrek İlçesinde bulunan bir taşınmazın devretmesi karşılığında davalı Z.. B.. tarafından Yapı Kredi Bankası A.Ş. Devrek Şubesi'ne ait 10.000,00 TL bedelli çekin müvekkiline verildiğini, satışı yapılan parsele B.. İnşaat tarafından inşaat yapıldığını, söz konusu çekin süresinde Yapı Kredi Bankası A.Ş. Zonguldak Şubesi'ne ibraz edildiğini, muhatap banka tarafından imzanın şirket yetkilisine ait olmadığına dair çeke şerh verildiğini, bu şerh sonrası icra takibine başlanıldığını, takip esnasında Devrek İcra Hukuk Mahkemesi'nde borçlu şirketçe imza itirazında bulunulduğunu, yetki belgesi sunularak çekin yalnızca yetkili şirket müdürü H.. N..Mocan tarafından imzalanılabileceği ve çekin söz konusu şahıs tarafından imzalanmadığı gerekçesiyle takibin durdurulmasını talep ettiklerini, Devrek İcra Hukuk Mahkemesi'nce çekin H..
N.. Mocan'ın imzasını taşıyıp taşımadığı konusunda bilirkişiye başvurulduğunu ve imzanın bu kişiye ait olmadığı sonucuna varıldığını ve takibin durdurulduğunu, bu işlem sonrasında karşılıksız çek keşide etmek ve dolandırıcılık sebebiyle suç duyurusunda bulunulduğunu, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'nda yapılan incelemelerde imzanın şirket müdürü Z.. B..'ye ait olduğunun anlaşıldığını, Z.. B..'nün şirket müdürü sıfatıyla kambiyo senedi düzenleyebileceği ve şirketin bu işlemden dolayı, bu kimsenin yetkileri sınırlandırılsa dahi iyi niyetli kimselere karşı mesul olacağının açıkça belirtildiğini, yaptıkları kambiyo senetlerine dayalı takibin haksız olarak durdurulduğunu, müvekkilinin aradan çok uzun bir süre geçmesine rağmen alacağını alamadığını, davalı Z..
B.. ve şirketin hukuka aykırı davranışları sonucu mağdur olduğunu, arsa alım satımının bizzat Z.. B.. ile yapıldığını ileri sürerek, müvekkilinin alacağı 10.000,00 TL'nin çek keşide tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, çekin üzerinde bulunan keşide tarihi itibari ile şirket imza yetkilisinin H.. N.. Mocan olduğunu, açılan davada imza örneklerinin alındığını, yapılan yargılamalar sonucunda çekteki imzanın yetkili kişi tarafından atılmadığının ortaya çıktığını, bu durumda söz konusu belgenin çek vasfının bulunmadığını, çek üzerinde şirket yetkilisinin imzası olmadığı gibi diğer davalı müvekkil Z.. B..'nün de imzasının yer almadığını, çekin keşide tarihinde şirket müdürünün H..N.. Mocan olduğunu, davalı Z.. B..'nün o tarih itibari ile şirket müdürü olmadığını, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamında, davacı vekilinin senet altındaki imzanın davalılardan Z.. B..'ye ait olduğunun Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/1064 esas sayılı soruşturma dosyasında anlaşıldığını belirttiği, ilgili soruşturma dosyasında her hangi bir bilirkişi incelemesinin yapılmadığı anlaşılmakla takipsizlik kararında geçen hususun sehven geçtiğinin değerlendirildiği, Devrek İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/141 esas sayılı dosyasında adli tıp kurumunun 31/08/2010 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu çekteki imzanın senedin keşide tarihi itibariyle keşideci görünen ..Isı Yalıtımlı Cam ve Boya San. ve Tic. Ltd. Şti'nin yetkilisi olan ..N.. Mocan'a ait olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle çekin geçerli olmayıp kambiyo vasfını taşımadığı, çekin bu haliyle yazılı delil başlangıcı olarak da kabulü olmadığından davacının tanık dinletme talebinin yasal olarak imkanı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Dava, davalı Z.. B.. tarafından verildiği ileri sürülen çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
6762 sayılı mülga TTK'nın 730. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 589. maddesi uyarınca, poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez. İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder.
Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar, geçersiz imza, ciro zincirini de koparmaz. “İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin asıl borçlusu olan keşidecinin imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin (lehtarının veya diğer cirantaların) senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir.
Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince; dava konusu çekte davacı hamil durumundadır. Davacı vekili, davaya konu çekin davalı Z.. B.. tarafından keşide edildiğini ileri sürmüş olmasına karşın, mahkemece çek üzerindeki imzanın adı geçen davalıya ait olup olmadığı hususu araştırılmamıştır. Bu hali ile davalı şirket hakkında açılan davada verilen ret kararı doğru olmakla birlikte, davaya konu çek keşidecisinin davalı Z.. B.. olması halinde yukarıda açıklanan ilke kapsamında adı geçen davalının sorumluluğu söz konusu olacak, kambiyo senedine imza atan keşidecinin şahsi sorumluluğu gündeme gelecektir. Bu durumda, mahkemece, davaya konu çekin davalı Z.. B.. tarafından keşide edilip edilmediği belirlendikten sonra açıklanan ilkeler doğrultusunda sonuca gidilmek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102057500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz