Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8878 E. 2023/521 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ciro zinciri↗ imza sahteliği↗ nispi harç↗ borçtan kurtulma↗ garanti sözleşmesi↗ avalist↗ imza inkarı↗ şekil şartı↗ sorumluluktan kurtulma↗ sahtelik↗ yetkili hamil↗ lehdar↗ icra hukuk mahkemesi↗ ciranta↗ menfi tespit davası↗ hırsızlık↗ sahtecilik↗ alacağın temliki↗ lehtar↗ şikayet↗ ciro↗ tespit davası↗ dolandırıcılık↗ muvafakat↗ garantörlük↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ temlik↗ vade↗ geçersizlik↗ harç↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 28.04.2014 tarihli ve 2013/107 E., 2014/131 K. sayılı kararda; davacıların davaya ve icra takibine konu senet ile ilgili olarak imza inkarı nedeniyle menfi tesbit davası açtıkları ve yapılan yargılama neticesinde senet üzerindeki imzanın davacılar murisine ait olduğu tesbit edildiğinden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalılar hakkında açılan ceza davalarında zamanaşımından düşme ve beraat kararı verildiği, temlik işleminin icra hukuk mahkemesi kararı ile geçerli bulunduğunun tesbit edildiği, davalı ... vekilinin yeni tarihli vekaletnamesini ibraz ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 778 inci maddesi yollaması ile bonolarda da uygulanması gereken aynı Kanun'un 677 nci maddesi uyarınca, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmeyeceği, imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilkenin poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade ettiği, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamayacakları, geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağı; ancak ciro zincirini de koparmayacağı, bu nedenle davacılar başka imzaların geçersizliği iddiasına dayanamayacaklarından tespit isteminde hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 30.09.2020 tarihli ve 2020/4804 E., 2020/3687 K. sayılı kararıyla menfi tespit istemine konu davada menfi tespite konu miktar üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28 inci maddesi uyarınca nispi harç alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/584 E. sayılı dosyasında müteveffanın imzasının inkarı nedeniyle yargılama sonucunda imzanın keşideciye ait olduğunun kesinleştiği, davacı tarafın temlik alan dosyamız davalısı ...'a ait temlik imzası ve sahteliği hususunda İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/170 E. (yeni E. 2018/567) sayılı dosyası ile dava açtığı ve yargılamanın devam ettiği, geçerli imzanın sahiplerinin geçersiz imzaları ileri süremeyip keşideci lehtarın imza sahteliğine veya cirantaların imza sahteliğine dayanarak borçtan kurtulamayacağı, her iki davalının da vekilleri aracılığıyla davaya cevap verdikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda davalı ve kanun yoluna ilişkin bilgilerin hatalı olduğunu, dava konusu bononun da içerisinde zikredildiği garanti sözleşmesindeki keşideci imzasının sahteliğini inceleyen ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davalı ...’ın ciranta imzasının kendisine ait olmadığını beyan ettiği ifadelerinin olduğunu, davalı ...’nin okur yazar olmadığına dair ifadeleri olmasına rağmen yapılan temlik işleminin okur yazar olmayanların hukuki işlemlerinde uygulanacak şekil şartlarını taşımadığını beyan ederek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 72 nci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 677 ve 778 inci maddeleri
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3567 E. 2023/7351 K.
Ortak:imza sahteliği · borçtan kurtulma · garanti sözleşmesi · imza inkarı · sahtelik · icra hukuk mahkemesi · ciranta · lehtar · zamanaşımı var · Menfi tespit
İncelediğiniz kararda2018/567) sayılı dosyası ile dava açtığı ve yargılamanın devam ettiği, geçerli imzanın sahiplerinin «geçersiz» imzaları ileri süremeyip «keşideci» «lehtarın» «imza sahteliğine» veya «cirantaların» imza sahteliğine dayanarak «borçtan kurtulamayacağı», her iki davalının da vekilleri aracılığıyla davaya cevap verdikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 28.04.2014 tarihli ve 2013/107 E., 2014/131 K. sayılı kararda; davacıların davaya ve icra takibine konu senet ile ilgili olarak «imza inkarı» nedeniyle menfi tesbit davası açtıkları ve yapılan yargılama neticesinde senet üzerindeki imzanın davacılar murisine ait olduğu tesbit edildiğinden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalılar hakkında açılan ceza davalarında «zamanaşımından» düşme ve beraat kararı verildiği, «temlik» işleminin «icra hukuk» mahkemesi kararı ile geçerli bulunduğunun tesbit edildiği, davalı ... vekilinin yeni tarihli vekaletnamesini «ibraz» ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 778 inci maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Kanun'un 677 nci maddesi uyarınca, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmeyeceği, imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilkenin poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade ettiği, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamayacakları», geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağı; ancak «ciro zincirini» de koparmayacağı, bu nedenle davacılar başka imzaların geçersizliği iddiasına dayanamayacaklarından tespit isteminde hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle dava …
Temyiz sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda davalı ve kanun yoluna ilişkin bilgilerin hatalı olduğunu, dava konusu «bononun» da içerisinde zikredildiği «garanti sözleşmesindeki» «keşideci» imzasının «sahteliğini» inceleyen ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davalı ...’ın «ciranta» imzasının kendisine ait olmadığını beyan ettiği ifadelerinin olduğunu, davalı ...’nin okur yazar olmadığına dair ifadeleri olmasına rağmen yapılan «temlik» işleminin okur yazar olmayanların hukuki işlemlerinde uygulanacak «şekil şartlarını» taşımadığını beyan ederek hükmün bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Borçlu bulunmadığının da tespitini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4804 E. 2020/3687 K.
Ortak:ciro zinciri · nispi harç · avalist · imza inkarı · sorumluluktan kurtulma · yetkili hamil · icra hukuk mahkemesi · ciranta · dava şartı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece 28.04.2014 tarihli ve 2013/107 E., 2014/131 K. sayılı kararda; davacıların davaya ve icra takibine konu senet ile ilgili olarak «imza inkarı» nedeniyle menfi tesbit davası açtıkları ve yapılan yargılama neticesinde senet üzerindeki imzanın davacılar murisine ait olduğu tesbit edildiğinden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalılar hakkında açılan ceza davalarında «zamanaşımından» düşme ve beraat kararı verildiği, «temlik» işleminin «icra hukuk» mahkemesi kararı ile geçerli bulunduğunun tesbit edildiği, davalı ... vekilinin yeni tarihli vekaletnamesini «ibraz» ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 778 inci maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Kanun'un 677 nci maddesi uyarınca, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmeyeceği, imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilkenin poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade ettiği, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamayacakları», geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağı; ancak «ciro zincirini» de koparmayacağı, bu nedenle davacılar başka imzaların geçersizliği iddiasına dayanamayacaklarından tespit isteminde hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle dava …
Bozma Kararı Dairemizin 30.09.2020 tarihli ve 2020/4804 E., 2020/3687 K. sayılı kararıyla «menfi tespit» istemine konu davada menfi tespite konu miktar üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28 inci maddesi uyarınca «nispi harç» alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
2018/567) sayılı dosyası ile dava açtığı ve yargılamanın devam ettiği, geçerli imzanın sahiplerinin «geçersiz» imzaları ileri süremeyip «keşideci» «lehtarın» «imza sahteliğine» veya «cirantaların» imza sahteliğine dayanarak «borçtan kurtulamayacağı», her iki davalının da vekilleri aracılığıyla davaya cevap verdikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacıların davaya ve icra takibine konu senet ile ilgili olarak «imza inkarı» nedeniyle menfi tesbit davası açtıkları ve yapılan yargılama neticesinde senet üzerindeki imzanın davacılar murisine ait olduğu tesbit edildiğinden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalılar hakkında açılan ceza davalarında «zamanaşımından» düşme ve beraat kararı verildiği, «temlik» işleminin «icra hukuk» mahkemesi kararı ile geçerli bulunduğunun tesbit edildiği, davalı ... vekilinin yeni tarihli vekaletnamesini «ibraz» ettiği, TTK'nın 778. maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 677. maddesi uyarınca, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmeyeceği, imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilkenin poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade ettiği, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamayacakları», geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağı, ancak, «ciro zincirini» de koparmayacağı, bu nedenle davacıların başka imzaların geçersizliği iddiasına dayanamayacaklarından tespit isteminde hukuki yararları bulunmadığı ve genel kural …
Her ne kadar davacı davasını tespit olarak nitelendirmiş ise de dava dilekçesinin talep kısmında davalıların «yetkili hamil» olmadığı,«sahtecilik» yolu ile ele geçirilen «bonoya» dayalı icra takibinin iptalinin istenilmiş olması söz konusu davanın, borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğunu göstermekte olup, «menfi tespit» istemine konu davada menfi tespite konu miktar üzerinden Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca «nispi harç» alınması gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi karar harcı · kesin mehil · harç tamamlama · maktu harç · eksik harç · ek mehil · kesin hüküm
Benzer bu karardaDava «maktu harç» yatırılarak açılmış olup,mahkemece Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca «nispi harcın» yatırılması konusunda «kesin mehil» verilmesi ve yatırılmadığında ise bu madde hükümlerince işlem yapılması gerekirken «eksik harç tamamlatılmadan» yargılamaya devam olunması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12338 E. 2014/19089 K.
Ortak:ciro zinciri · avalist · sorumluluktan kurtulma · icra hukuk mahkemesi · ciranta · lehtar · ciro · hamil
İncelediğiniz karardaMahkemece 28.04.2014 tarihli ve 2013/107 E., 2014/131 K. sayılı kararda; davacıların davaya ve icra takibine konu senet ile ilgili olarak «imza inkarı» nedeniyle menfi tesbit davası açtıkları ve yapılan yargılama neticesinde senet üzerindeki imzanın davacılar murisine ait olduğu tesbit edildiğinden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalılar hakkında açılan ceza davalarında «zamanaşımından» düşme ve beraat kararı verildiği, «temlik» işleminin «icra hukuk» mahkemesi kararı ile geçerli bulunduğunun tesbit edildiği, davalı ... vekilinin yeni tarihli vekaletnamesini «ibraz» ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 778 inci maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Kanun'un 677 nci maddesi uyarınca, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmeyeceği, imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilkenin poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade ettiği, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamayacakları», geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağı; ancak «ciro zincirini» de koparmayacağı, bu nedenle davacılar başka imzaların geçersizliği iddiasına dayanamayacaklarından tespit isteminde hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle dava …
2018/567) sayılı dosyası ile dava açtığı ve yargılamanın devam ettiği, geçerli imzanın sahiplerinin «geçersiz» imzaları ileri süremeyip «keşideci» «lehtarın» «imza sahteliğine» veya «cirantaların» imza sahteliğine dayanarak «borçtan kurtulamayacağı», her iki davalının da vekilleri aracılığıyla davaya cevap verdikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda davalı ve kanun yoluna ilişkin bilgilerin hatalı olduğunu, dava konusu «bononun» da içerisinde zikredildiği «garanti sözleşmesindeki» «keşideci» imzasının «sahteliğini» inceleyen ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davalı ...’ın «ciranta» imzasının kendisine ait olmadığını beyan ettiği ifadelerinin olduğunu, davalı ...’nin okur yazar olmadığına dair ifadeleri olmasına rağmen yapılan «temlik» işleminin okur yazar olmayanların hukuki işlemlerinde uygulanacak «şekil şartlarını» taşımadığını beyan ederek hükmün bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaGeçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının «geçersiz» olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamazlar», geçersiz imza, «ciro zincirini» de koparmaz. “İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin asıl borçlusu olan «keşidecinin» imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin («lehtarının» veya diğer «cirantaların») senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder.
Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince; dava konusu çekte davacı «hamil» durumundadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo vasfı · yazılı delil başlangıcı · keşide tarihi · delil başlangıcı · takipsizlik kararı · şahsi sorumluluk · yazılı delil · kambiyo senedi
Benzer bu karardaMocan'a ait olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle çekin geçerli olmayıp «kambiyo vasfını» taşımadığı, çekin bu haliyle «yazılı delil başlangıcı» olarak da kabulü olmadığından davacının tanık dinletme talebinin yasal olarak imkanı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… ait olduğunun Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/1064 esas sayılı soruşturma dosyasında anlaşıldığını belirttiği, ilgili soruşturma dosyasında her hangi bir «bilirkişi incelemesinin» yapılmadığı anlaşılmakla «takipsizlik» kararında geçen hususun sehven geçtiğinin değerlendirildiği, Devrek İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/141 esas sayılı dosyasında adli tıp kurumunun 31/08/2010 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu çekteki imzanın senedin «keşide tarihi» itibariyle «keşideci» görünen ..Isı Yalıtımlı Cam ve Boya San. ve Tic.
B.. olması halinde yukarıda açıklanan ilke kapsamında adı geçen davalının sorumluluğu söz konusu olacak, «kambiyo senedine» imza atan «keşidecinin» «şahsi sorumluluğu» gündeme gelecektir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1208 E. 2013/6919 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekillince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/10052 E, 2012/13200 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1751 E. 2019/1651 K.
Ortak:sahtelik
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2005/584 E. sayılı dosyasında müteveffanın imzasının inkarı nedeniyle yargılama sonucunda imzanın «keşideciye» ait olduğunun kesinleştiği, davacı tarafın «temlik» alan dosyamız davalısı ...'a ait temlik imzası ve «sahteliği» hususunda İstanbul 2.
2018/567) sayılı dosyası ile dava açtığı ve yargılamanın devam ettiği, geçerli imzanın sahiplerinin «geçersiz» imzaları ileri süremeyip «keşideci» «lehtarın» «imza sahteliğine» veya «cirantaların» imza sahteliğine dayanarak «borçtan kurtulamayacağı», her iki davalının da vekilleri aracılığıyla davaya cevap verdikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda davalı ve kanun yoluna ilişkin bilgilerin hatalı olduğunu, dava konusu «bononun» da içerisinde zikredildiği «garanti sözleşmesindeki» «keşideci» imzasının «sahteliğini» inceleyen ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davalı ...’ın «ciranta» imzasının kendisine ait olmadığını beyan ettiği ifadelerinin olduğunu, davalı ...’nin okur yazar olmadığına dair ifadeleri olmasına rağmen yapılan «temlik» işleminin okur yazar olmayanların hukuki işlemlerinde uygulanacak «şekil şartlarını» taşımadığını beyan ederek hükmün bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davanın noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin» «sahteliği» hukuki nedenine dayalı olarak açılmış bulunmasına göre davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesi · limited şirket
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davanın noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin» «sahteliği» hukuki nedenine dayalı olarak açılmış bulunmasına göre davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8878 E. , 2023/521 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların murisinin yanında çalışan senet lehdarı dava dışı ... tarafından hırsızlık yapılarak çalınan senetlerden 25.05.1998 tanzim ve 30.08.1999 vade tarihli 250.000 USD bedelli senedin davalı ...’e ciro edildiğini ve 200.000 USD’lik kısmının İstanbul 2.İcra Müdürlüğünün 2002/13200 E. sayılı dosyası ile davalı ... tarafından takibe konulduğunu, dolandırıcılık ve hırsızlık suçundan davalı ... ve lehdar ’in beraat ettiklerini, alacağın 02.03.2004 tarihinde diğer davalı ...'a temlik edildiğini, bu kez ...’ın, ... hakkında sahtecilikten şikayetçi olduğunu ancak davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiğini, davalı ...’in ceza dosyalarında talimatla alınan ifadesinde, senet lehdarı ve temlik edileni tanımadığını ve bu senetlere ilişkin bilgisinin olmadığını beyan ettiğini, davalı ...’in vekilinin geçerli vekaletname ile icra takibi başlatmadığını, davalı ...'ın da ceza dosyasında alınan ifadesinde, okuma yazma bilmediğini ve imza atamadığını beyan etmesine rağmen temlik işleminde imza attığını, yapılan temliknamenin geçersiz olduğunu ileri sürerek davalıların yetkili hamil olmadıklarının ve bonodaki ...
imzasının sahte olduğunun tespiti ile İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2002/13200 E. sayılı dosyasının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının icra dosyasındaki alacağını temlik etmekle dosya ile ilgisinin kalmadığını, davalının icra takibine dayanak vekaletname sonrası vekil tayin ettiği yeni tarihli vekaletname tanzim edildiğini ve temlik işleminin gerçekleştirildiği icra işlemlerine muvafakat ettiğini, icra işleminin ve vekaletnamenin sahteliğinin iddia edilmesinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2002/13200 E. sayılı dosyasıyla ilgili olarak daha önce İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/584 E. sayılı dosyası ile imza inkarına dayalı açtıkları menfi tespit davası sonucunda imzanın keşideciye ait olduğunun tespit edildiğini, temliknamenin geçersizliği konusunda davacıların şikayeti üzerine İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2004/719 E. ve 2004/810 K. sayılı ve 27.05.2004 tarihli kararı ile temlik alanın açık kimliğinin yazılı olmasını yeterli görerek şikayetin reddine karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 28.04.2014 tarihli ve 2013/107 E., 2014/131 K. sayılı kararda; davacıların davaya ve icra takibine konu senet ile ilgili olarak imza inkarı nedeniyle menfi tesbit davası açtıkları ve yapılan yargılama neticesinde senet üzerindeki imzanın davacılar murisine ait olduğu tesbit edildiğinden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalılar hakkında açılan ceza davalarında zamanaşımından düşme ve beraat kararı verildiği, temlik işleminin icra hukuk mahkemesi kararı ile geçerli bulunduğunun tesbit edildiği, davalı ... vekilinin yeni tarihli vekaletnamesini ibraz ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 778 inci maddesi yollaması ile bonolarda da uygulanması gereken aynı Kanun'un 677 nci maddesi uyarınca, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmeyeceği, imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilkenin poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade ettiği, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamayacakları, geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağı;
ancak ciro zincirini de koparmayacağı, bu nedenle davacılar başka imzaların geçersizliği iddiasına dayanamayacaklarından tespit isteminde hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 30.09.2020 tarihli ve 2020/4804 E., 2020/3687 K. sayılı kararıyla menfi tespit istemine konu davada menfi tespite konu miktar üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28 inci maddesi uyarınca nispi harç alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/584 E. sayılı dosyasında müteveffanın imzasının inkarı nedeniyle yargılama sonucunda imzanın keşideciye ait olduğunun kesinleştiği, davacı tarafın temlik alan dosyamız davalısı ...'a ait temlik imzası ve sahteliği hususunda İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/170 E. (yeni E. 2018/567) sayılı dosyası ile dava açtığı ve yargılamanın devam ettiği, geçerli imzanın sahiplerinin geçersiz imzaları ileri süremeyip keşideci lehtarın imza sahteliğine veya cirantaların imza sahteliğine dayanarak borçtan kurtulamayacağı, her iki davalının da vekilleri aracılığıyla davaya cevap verdikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda davalı ve kanun yoluna ilişkin bilgilerin hatalı olduğunu, dava konusu bononun da içerisinde zikredildiği garanti sözleşmesindeki keşideci imzasının sahteliğini inceleyen ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davalı ...’ın ciranta imzasının kendisine ait olmadığını beyan ettiği ifadelerinin olduğunu, davalı ...’nin okur yazar olmadığına dair ifadeleri olmasına rağmen yapılan temlik işleminin okur yazar olmayanların hukuki işlemlerinde uygulanacak şekil şartlarını taşımadığını beyan ederek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 72 nci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 677 ve 778 inci maddeleri
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/882731000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz