Imzaların istiklali prensibi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/11173 E. 2012/2787 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imzaların istiklali prensibi↗ imza sahteliği↗ çekin istirdadı↗ kötü niyetli iktisap↗ ciro silsilesi↗ sahtelik↗ yetkili hamil↗ ciranta↗ iyiniyet↗ eş rızası↗ ciro↗ hamil↗ keşideci↗ istirdat↗ çek↗ menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının çeklerin ilk cirantası olduğu, ancak imzanın yetkilisine ait olmadığı, TTK'nın 589. maddesi gereği çeklerdeki ciro silsilesi düzenli olduğuna göre TTK'nun 598 maddesi uyarınca, davalının iyi niyetli yetkili hamil sayılacağı, davacının çeklerin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği ancak bunu kanıtlayamadığı, davacı çeklerden dolayı davalıya borçlu değil ise de, davalının çeklerin yetkili hamili olduğu, icra dosyasına çeklerin keşidecisi tarafından yatırılan bedeli istirdat isteminin yerinde bulunmadığı, ayrıca çeklerin iadesi isteminin de haklı ve yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, çeklerin müvekkilinin rızası hilafına elinden çıktığını ve çekteki ciro imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek çeklerin iadesini, çek bedellerinin istirdadını, davalıya borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir. İmzanın sahteliği itirazı mutlak defilerden olup, taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de re'sen dikkate alınabilecek bir husustur.
.../...
TTK.'nın 589. maddesindeki "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez" amir hükmü karşısında ve dava konusu çekteki ciro silsilesi düzenli olduğuna göre TTK.'nın 598. maddesi uyarınca, davalı iyiniyetli yetkili hamil sayılır. Bu nedenle davacı yan, çekin istirdadı isteminde bulunamaz. Ancak çeklerdeki ciro imzasının davacı şirket yetkililerine ait olmadığı bilirkişi raporu ile belirlendiğine göre, TTK.'nın 589. maddesindeki bu düzenleme uyarınca imzaların istiklali prensibi gereği mahkemece, dava konusu çeklere ilişkin icra takip dosyalarına yapılan çek bedeli ödemelerinin kim tarafından yapıldığı açıklığa kavuşturularak, davacı tarafça bu ödemeler yapılmışsa, davacı vekilinin talebi doğrultusunda bu bedellerin istirdadına, olmadığı takdirde davacı vekili menfi tespit isteminde bulunduğuna göre bu isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacının çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığı kabul edilmesine rağmen davanın tamamen reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12338 E. 2014/19089 K.
Ortak:ciranta · ciro · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının çeklerin ilk «cirantası» olduğu, ancak imzanın yetkilisine ait olmadığı, TTK'nın 589. maddesi gereği çeklerdeki «ciro silsilesi» düzenli olduğuna göre TTK'nun 598 maddesi uyarınca, davalının iyi niyetli «yetkili hamil» sayılacağı, davacının çeklerin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği ancak bunu kanıtlayamadığı, davacı çeklerden dolayı davalıya borçlu değil ise de, davalının çeklerin yetkili hamili olduğu, icra dosyasına çeklerin «keşidecisi» tarafından yatırılan bedeli «istirdat» isteminin yerinde bulunmadığı, ayrıca çeklerin iadesi isteminin de haklı ve yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekili, çeklerin müvekkilinin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve çekteki «ciro» imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek çeklerin iadesini, «çek» bedellerinin «istirdadını», davalıya borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
… ısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez" amir hükmü karşısında ve dava konusu çekteki «ciro silsilesi» düzenli olduğuna göre TTK.'nın 598. maddesi uyarınca, davalı «iyiniyetli» «yetkili hamil» sayılır.
Benzer bu karardaGeçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının «geçersiz» olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamazlar», geçersiz imza, «ciro zincirini» de koparmaz. “İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin asıl borçlusu olan «keşidecinin» imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin («lehtarının» veya diğer «cirantaların») senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder.
Bu hali ile davalı şirket hakkında açılan davada verilen ret kararı doğru olmakla birlikte, davaya konu «çek» «keşidecisinin» davalı Z..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciro zinciri · kambiyo vasfı · avalist · yazılı delil başlangıcı · keşide tarihi · delil başlangıcı · sorumluluktan kurtulma · takipsizlik kararı
Benzer bu karardaMocan'a ait olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle çekin geçerli olmayıp «kambiyo vasfını» taşımadığı, çekin bu haliyle «yazılı delil başlangıcı» olarak da kabulü olmadığından davacının tanık dinletme talebinin yasal olarak imkanı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… ait olduğunun Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/1064 esas sayılı soruşturma dosyasında anlaşıldığını belirttiği, ilgili soruşturma dosyasında her hangi bir «bilirkişi incelemesinin» yapılmadığı anlaşılmakla «takipsizlik» kararında geçen hususun sehven geçtiğinin değerlendirildiği, Devrek İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/141 esas sayılı dosyasında adli tıp kurumunun 31/08/2010 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu çekteki imzanın senedin «keşide tarihi» itibariyle «keşideci» görünen ..Isı Yalıtımlı Cam ve Boya San. ve Tic.
Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının «geçersiz» olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamazlar», geçersiz imza, «ciro zincirini» de koparmaz. “İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin asıl borçlusu olan «keşidecinin» imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin («lehtarının» veya diğer «cirantaların») senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/48 E. 2018/7230 K.
Ortak:kötü niyetli iktisap · ciranta · ciro · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının çeklerin ilk «cirantası» olduğu, ancak imzanın yetkilisine ait olmadığı, TTK'nın 589. maddesi gereği çeklerdeki «ciro silsilesi» düzenli olduğuna göre TTK'nun 598 maddesi uyarınca, davalının iyi niyetli «yetkili hamil» sayılacağı, davacının çeklerin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği ancak bunu kanıtlayamadığı, davacı çeklerden dolayı davalıya borçlu değil ise de, davalının çeklerin yetkili hamili olduğu, icra dosyasına çeklerin «keşidecisi» tarafından yatırılan bedeli «istirdat» isteminin yerinde bulunmadığı, ayrıca çeklerin iadesi isteminin de haklı ve yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez" amir hükmü karşısında ve dava konusu çekteki «ciro silsilesi» düzenli olduğuna göre TTK.'nın 598. maddesi uyarınca, davalı «iyiniyetli» «yetkili hamil» sayılır.
2-Davacı vekili, çeklerin müvekkilinin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve çekteki «ciro» imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek çeklerin iadesini, «çek» bedellerinin «istirdadını», davalıya borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
Benzer bu karardaŞirketine yapılan «cironun» «geçersiz» olduğu, şirketin o tarihteki yetkilisi ... bu durumu bilerek davacıdan ele geçirdiği senetleri «rehin» cirosuyla bankaya devrettiği, senedi iyi niyetle iktisap edenlerin haklarının korunacağı, ancak «rehin cirosu» yapan «ciranta» senedin maliki olmakta devam edeceğinden rehin cirosunun «temlik» fonksiyonu olmadığı, davalı banka tarafından yapılan temlikin de bu nedenle geçersiz olduğu, davalı banka vekilinin dosya arasına alınan dosyalarda verilen dilekçe …
598. maddesi ''Bir poliçeyi elinde bulunduran kimse, «son» «ciro» «beyaz ciro» olsa dahi kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde salahiyetli «hamil» sayılır.
Poliçe herhangi bir surette «hamilin» elinden çıkmış bulunursa yukarıdaki fıkrada yazılı hükümlere göre hakkı anlaşılan yeni hamil, ancak poliçeyi «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisabında ağır bir «kusur» bulunduğu takdirde o poliçeyi geri vermekle mükelleftir.'' hükmü yer almaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imzaların istiklali ilkesi · bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak · rehin cirosu · beyaz ciro · kabul beyanı · bankacılık işlemleri · rehin · temlik
Benzer bu karardaŞirketine yapılan «cironun» «geçersiz» olduğu, şirketin o tarihteki yetkilisi ... bu durumu bilerek davacıdan ele geçirdiği senetleri «rehin» cirosuyla bankaya devrettiği, senedi iyi niyetle iktisap edenlerin haklarının korunacağı, ancak «rehin cirosu» yapan «ciranta» senedin maliki olmakta devam edeceğinden rehin cirosunun «temlik» fonksiyonu olmadığı, davalı banka tarafından yapılan temlikin de bu nedenle geçersiz olduğu, davalı banka vekilinin dosya arasına alınan dosyalarda verilen dilekçe …
Şirket borcunun ... tarafından ödendiğine ilişkin «kabul beyanı» bulunduğu, bu durumda «rehin» cirosuyla alınan senetlerin borç ödendikten sonra dava dışı ...
1- Dava, «bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak» istemine ilişkin olup mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
598. maddesi ''Bir poliçeyi elinde bulunduran kimse, «son» «ciro» «beyaz ciro» olsa dahi kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde salahiyetli «hamil» sayılır.
-
Borçlu bulunmadığının da tespitini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4804 E. 2020/3687 K.
Ortak:yetkili hamil · ciranta · ciro · hamil · keşideci · menfi tespit
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının çeklerin ilk «cirantası» olduğu, ancak imzanın yetkilisine ait olmadığı, TTK'nın 589. maddesi gereği çeklerdeki «ciro silsilesi» düzenli olduğuna göre TTK'nun 598 maddesi uyarınca, davalının iyi niyetli «yetkili hamil» sayılacağı, davacının çeklerin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği ancak bunu kanıtlayamadığı, davacı çeklerden dolayı davalıya borçlu değil ise de, davalının çeklerin yetkili hamili olduğu, icra dosyasına çeklerin «keşidecisi» tarafından yatırılan bedeli «istirdat» isteminin yerinde bulunmadığı, ayrıca çeklerin iadesi isteminin de haklı ve yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez" amir hükmü karşısında ve dava konusu çekteki «ciro silsilesi» düzenli olduğuna göre TTK.'nın 598. maddesi uyarınca, davalı «iyiniyetli» «yetkili hamil» sayılır.
Ancak çeklerdeki «ciro» imzasının davacı şirket yetkililerine ait olmadığı bilirkişi raporu ile belirlendiğine göre, TTK.'nın 589. maddesindeki bu düzenleme uyarınca «imzaların istiklali prensibi» gereği mahkemece, dava konusu çeklere ilişkin icra takip dosyalarına yapılan «çek» bedeli ödemelerinin kim tarafından yapıldığı açıklığa kavuşturularak, davacı tarafça bu ödemeler yapılmışsa, davacı vekilinin talebi doğrultusunda bu bedellerin «istirdadına», olmadığı takdirde davacı vekili «menfi tespit» isteminde bulunduğuna göre bu isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacının çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığı kabul edilmesine rağmen davanın ta …
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacıların davaya ve icra takibine konu senet ile ilgili olarak «imza inkarı» nedeniyle menfi tesbit davası açtıkları ve yapılan yargılama neticesinde senet üzerindeki imzanın davacılar murisine ait olduğu tesbit edildiğinden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalılar hakkında açılan ceza davalarında «zamanaşımından» düşme ve beraat kararı verildiği, «temlik» işleminin «icra hukuk» mahkemesi kararı ile geçerli bulunduğunun tesbit edildiği, davalı ... vekilinin yeni tarihli vekaletnamesini «ibraz» ettiği, TTK'nın 778. maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 677. maddesi uyarınca, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmeyeceği, imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilkenin poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade ettiği, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamayacakları», geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağı, ancak, «ciro zincirini» de koparmayacağı, bu nedenle davacıların başka imzaların geçersizliği iddiasına dayanamayacaklarından tespit isteminde hukuki yararları bulunmadığı ve genel kural …
Her ne kadar davacı davasını tespit olarak nitelendirmiş ise de dava dilekçesinin talep kısmında davalıların «yetkili hamil» olmadığı,«sahtecilik» yolu ile ele geçirilen «bonoya» dayalı icra takibinin iptalinin istenilmiş olması söz konusu davanın, borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğunu göstermekte olup, «menfi tespit» istemine konu davada menfi tespite konu miktar üzerinden Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca «nispi harç» alınması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciro zinciri · nispi harç · nispi karar harcı · kesin mehil · avalist · harç tamamlama · maktu harç · eksik harç
Benzer bu karardaDava «maktu harç» yatırılarak açılmış olup,mahkemece Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca «nispi harcın» yatırılması konusunda «kesin mehil» verilmesi ve yatırılmadığında ise bu madde hükümlerince işlem yapılması gerekirken «eksik harç tamamlatılmadan» yargılamaya devam olunması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacıların davaya ve icra takibine konu senet ile ilgili olarak «imza inkarı» nedeniyle menfi tesbit davası açtıkları ve yapılan yargılama neticesinde senet üzerindeki imzanın davacılar murisine ait olduğu tesbit edildiğinden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalılar hakkında açılan ceza davalarında «zamanaşımından» düşme ve beraat kararı verildiği, «temlik» işleminin «icra hukuk» mahkemesi kararı ile geçerli bulunduğunun tesbit edildiği, davalı ... vekilinin yeni tarihli vekaletnamesini «ibraz» ettiği, TTK'nın 778. maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 677. maddesi uyarınca, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmeyeceği, imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilkenin poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade ettiği, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamayacakları», geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağı, ancak, «ciro zincirini» de koparmayacağı, bu nedenle davacıların başka imzaların geçersizliği iddiasına dayanamayacaklarından tespit isteminde hukuki yararları bulunmadığı ve genel kural …
Her ne kadar davacı davasını tespit olarak nitelendirmiş ise de dava dilekçesinin talep kısmında davalıların «yetkili hamil» olmadığı,«sahtecilik» yolu ile ele geçirilen «bonoya» dayalı icra takibinin iptalinin istenilmiş olması söz konusu davanın, borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğunu göstermekte olup, «menfi tespit» istemine konu davada menfi tespite konu miktar üzerinden Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca «nispi harç» alınması gerekmektedir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3819 E. 2013/3902 K.
Ortak:çekin istirdadı · ciro silsilesi · yetkili hamil · ciranta · iyiniyet · ciro · hamil · istirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının çeklerin ilk «cirantası» olduğu, ancak imzanın yetkilisine ait olmadığı, TTK'nın 589. maddesi gereği çeklerdeki «ciro silsilesi» düzenli olduğuna göre TTK'nun 598 maddesi uyarınca, davalının iyi niyetli «yetkili hamil» sayılacağı, davacının çeklerin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği ancak bunu kanıtlayamadığı, davacı çeklerden dolayı davalıya borçlu değil ise de, davalının çeklerin yetkili hamili olduğu, icra dosyasına çeklerin «keşidecisi» tarafından yatırılan bedeli «istirdat» isteminin yerinde bulunmadığı, ayrıca çeklerin iadesi isteminin de haklı ve yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez" amir hükmü karşısında ve dava konusu çekteki «ciro silsilesi» düzenli olduğuna göre TTK.'nın 598. maddesi uyarınca, davalı «iyiniyetli» «yetkili hamil» sayılır.
2-Davacı vekili, çeklerin müvekkilinin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve çekteki «ciro» imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek çeklerin iadesini, «çek» bedellerinin «istirdadını», davalıya borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu çekin «hamili» ve ilk «cirantasının» davacı olduğu, çekteki imzanın davacı cirantaya ait olmadığı, bu durumda davacının, dava konusu çekten dolayı borçlu olmayacağından dava konusu «çekin istirdadını» isteyebileceği, ancak ...'nun 589. maddesinin amir hükmü karşısında ve dava konusu çekteki «ciro silsilesi» düzenli olduğuna göre ...'nun 598. maddesi uyarınca davalının «iyiniyetli» «yetkili hamil» sayıldığı, bu nedenle davacının, çekin istirdadı isteminde bulunamayacağı, fakat, davacı dava dilekçesinde açıkça, dava konusu çekten dolayı borçlu bulunmadığını iddia etmemiş ise de, "çoğa hakim olan aza da hakimdir." hukukun genel ilkesi gereğince çekin istirdadı isteminde, davacının borçlu bulunmadığının tespiti isteminin mevcut bulunduğunun kabulü gerekeceği, bu nedenle çekteki imzanın davacıya ait olmadığı anlaşıldığından davacının dava konusu çekten dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının icra takibine konu edilen dava konusu «çek» nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve «kötüniyetli» olduğu ispatlanamadığından davacı yararına tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Davalı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, davacı taraf davada sadece 6762 Sayılı ...'nun 704. maddesi uyarınca «istirdat» talebinde bulunmuş olup, «menfi tespit» talebinde bulunmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu çekin «hamili» ve ilk «cirantasının» davacı olduğu, çekteki imzanın davacı cirantaya ait olmadığı, bu durumda davacının, dava konusu çekten dolayı borçlu olmayacağından dava konusu «çekin istirdadını» isteyebileceği, ancak ...'nun 589. maddesinin amir hükmü karşısında ve dava konusu çekteki «ciro silsilesi» düzenli olduğuna göre ...'nun 598. maddesi uyarınca davalının «iyiniyetli» «yetkili hamil» sayıldığı, bu nedenle davacının, çekin istirdadı isteminde bulunamayacağı, fakat, davacı dava dilekçesinde açıkça, dava konusu çekten dolayı borçlu bulunmadığını iddia etmemiş ise de, "çoğa hakim olan aza da hakimdir." hukukun genel ilkesi gereğince çekin istirdadı isteminde, davacının borçlu bulunmadığının tespiti isteminin mevcut bulunduğunun kabulü gerekeceği, bu nedenle çekteki imzanın davacıya ait olmadığı anlaşıldığından davacının dava konusu çekten dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının icra takibine konu edilen dava konusu «çek» nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve «kötüniyetli» olduğu ispatlanamadığından davacı yararına tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Böyle bir durumun söz konusu olmadığı bir halde menfi tesbite ilişkin talepte «hukuki yarar» da mevcut değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/11173 E. , 2012/2787 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
VEKİLİ Av. ...
VEKİLİ Av. ...
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/03/2010 tarih ve 2007/825-2010/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin alacağına karşılık olarak keşidecisi Yemeniciler Basım Yayın ve Konfeksiyon Paz San Tic. A.Ş.'den aldığı 4.100.TL ve 2.800.TL bedelli iki çekin kaybolduğunu, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açıldığını ve ödeme yasağı kararı alındığını, dava devam ederken çeklerin İstanbul 3. İcra Müdürlüğü nezdinde davalı tarafından icra takibine konulduğunu, davalının ağır kusurlu olduğunu zira çeklerdeki ciro silsilesinin bozuk olduğunu ve müvekkili şirketin cirosunu taşımadığını, şirket yetkilisinin imzası ile şirket kaşesinin taklit edildiğini ileri sürerek çeklerin müvekkiline iadesini, çek bedellerinin müvekkili şirket tarafından istirdadını, davalıya borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu çeklerin meşru hamili olduğunu, çeklerin ediminde herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının çeklerin ilk cirantası olduğu, ancak imzanın yetkilisine ait olmadığı, TTK'nın 589. maddesi gereği çeklerdeki ciro silsilesi düzenli olduğuna göre TTK'nun 598 maddesi uyarınca, davalının iyi niyetli yetkili hamil sayılacağı, davacının çeklerin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği ancak bunu kanıtlayamadığı, davacı çeklerden dolayı davalıya borçlu değil ise de, davalının çeklerin yetkili hamili olduğu, icra dosyasına çeklerin keşidecisi tarafından yatırılan bedeli istirdat isteminin yerinde bulunmadığı, ayrıca çeklerin iadesi isteminin de haklı ve yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, çeklerin müvekkilinin rızası hilafına elinden çıktığını ve çekteki ciro imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek çeklerin iadesini, çek bedellerinin istirdadını, davalıya borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir. İmzanın sahteliği itirazı mutlak defilerden olup, taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de re'sen dikkate alınabilecek bir husustur.
.../...
TTK.'nın 589. maddesindeki "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez" amir hükmü karşısında ve dava konusu çekteki ciro silsilesi düzenli olduğuna göre TTK.'nın 598. maddesi uyarınca, davalı iyiniyetli yetkili hamil sayılır. Bu nedenle davacı yan, çekin istirdadı isteminde bulunamaz. Ancak çeklerdeki ciro imzasının davacı şirket yetkililerine ait olmadığı bilirkişi raporu ile belirlendiğine göre, TTK.'nın 589. maddesindeki bu düzenleme uyarınca imzaların istiklali prensibi gereği mahkemece, dava konusu çeklere ilişkin icra takip dosyalarına yapılan çek bedeli ödemelerinin kim tarafından yapıldığı açıklığa kavuşturularak, davacı tarafça bu ödemeler yapılmışsa, davacı vekilinin talebi doğrultusunda bu bedellerin istirdadına, olmadığı takdirde davacı vekili menfi tespit isteminde bulunduğuna göre bu isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacının çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığı kabul edilmesine rağmen davanın tamamen reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
07/03/2012 - S.C
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1036268200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz