Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/48 E. 2018/7230 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imzaların istiklali ilkesi↗ bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak↗ rehin cirosu↗ beyaz ciro↗ iktisapta ağır kusur↗ kötü niyetli iktisap↗ kabul beyanı↗ bankacılık işlemleri↗ ağır kusur↗ ciranta↗ rehin↗ ciro↗ hamil↗ keşideci↗ temlik↗ geçersizlik↗ ıslah↗ taahhütname↗ kusur↗ eksik inceleme↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, kooperatif ortakları tarafından düzenlenen senetlerin tek imza ile devredildiği ve kooperatif başkanının imzasının bulunmadığı, dava dışı ... Şirketine yapılan cironun geçersiz olduğu, şirketin o tarihteki yetkilisi ... bu durumu bilerek davacıdan ele geçirdiği senetleri rehin cirosuyla bankaya devrettiği, senedi iyi niyetle iktisap edenlerin haklarının korunacağı, ancak rehin cirosu yapan ciranta senedin maliki olmakta devam edeceğinden rehin cirosunun temlik fonksiyonu olmadığı, davalı banka tarafından yapılan temlikin de bu nedenle geçersiz olduğu, davalı banka vekilinin dosya arasına alınan dosyalarda verilen dilekçelerde ... Şirket borcunun ... tarafından ödendiğine ilişkin kabul beyanı bulunduğu, bu durumda rehin cirosuyla alınan senetlerin borç ödendikten sonra dava dışı ... Şirketine iadesi gerektiği, senetler davalı banka tarafından ... Şirketine iade edildiğinde, kooperatif tarafından yapılan ciro geçersiz olacağından, kooperatifin ... şirketinden bu senetlerin iadesini talep etme hakkı olduğu, davalı bankanın senetleri iade etmediğinden davacının zararına neden olduğu gerekçesiyle, davalı banka davacının oluşan zararını karşılamakla sorumlu olduğu, ıslah edilen tutarın zamanaşımı yönünden reddine, 5.000,00 TL'nin davalı bankadan tahsiline, diğer davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mülga .... 598. maddesi ''Bir poliçeyi elinde bulunduran kimse, son ciro beyaz ciro olsa dahi kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde salahiyetli hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro takip ederse son ciroyu imzalayan kimse, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Poliçe herhangi bir surette hamilin elinden çıkmış bulunursa yukarıdaki fıkrada yazılı hükümlere göre hakkı anlaşılan yeni hamil, ancak poliçeyi kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğu takdirde o poliçeyi geri vermekle mükelleftir.'' hükmü yer almaktadır. Yine mülga .... 589. maddesinde ''Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez.'' hükmü yer almaktadır. Yasa koyucu, “imzaların istiklali” başka bir anlatımla “taahhütlerin bağımsızlığı” ilkesi olarak da adlandırılan bu düzenlemeyle senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız olabileceğini kabul etmiştir. Kambiyo senetlerinde hak sahibinin, kendisini hak sahibi yapacak beyanların doğruluğunu araştırma yükümlülüğü mevcutken onu da hak sahibi yapan beyanların geçerliliğini her yönüyle araştırmaları düzenlenmemiştir. Bu hükümler çerçevesinde imzaların istiklali ilkesi gereğince, herkes kendi imzasından mesuldür. Mahkemece, her ne kadar davacı kooperatif imzaları yeterince incelenmeksizin karar verilmişse de, davacı kooperatifin imzalarının sahte olduğu kabul edilse dahi bu durum poliçe bedelinin kooperatiften talep edilmesine engel teşkil edip, keşideci kooperatif ortaklarından talep edilmesine engel değildir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan nedenler incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11173 E. 2012/2787 K.
Ortak:kötü niyetli iktisap · ciranta · ciro · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaŞirketine yapılan «cironun» «geçersiz» olduğu, şirketin o tarihteki yetkilisi ... bu durumu bilerek davacıdan ele geçirdiği senetleri «rehin» cirosuyla bankaya devrettiği, senedi iyi niyetle iktisap edenlerin haklarının korunacağı, ancak «rehin cirosu» yapan «ciranta» senedin maliki olmakta devam edeceğinden rehin cirosunun «temlik» fonksiyonu olmadığı, davalı banka tarafından yapılan temlikin de bu nedenle geçersiz olduğu, davalı banka vekilinin dosya arasına alınan dosyalarda verilen dilekçe …
598. maddesi ''Bir poliçeyi elinde bulunduran kimse, «son» «ciro» «beyaz ciro» olsa dahi kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde salahiyetli «hamil» sayılır.
Poliçe herhangi bir surette «hamilin» elinden çıkmış bulunursa yukarıdaki fıkrada yazılı hükümlere göre hakkı anlaşılan yeni hamil, ancak poliçeyi «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisabında ağır bir «kusur» bulunduğu takdirde o poliçeyi geri vermekle mükelleftir.'' hükmü yer almaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının çeklerin ilk «cirantası» olduğu, ancak imzanın yetkilisine ait olmadığı, TTK'nın 589. maddesi gereği çeklerdeki «ciro silsilesi» düzenli olduğuna göre TTK'nun 598 maddesi uyarınca, davalının iyi niyetli «yetkili hamil» sayılacağı, davacının çeklerin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği ancak bunu kanıtlayamadığı, davacı çeklerden dolayı davalıya borçlu değil ise de, davalının çeklerin yetkili hamili olduğu, icra dosyasına çeklerin «keşidecisi» tarafından yatırılan bedeli «istirdat» isteminin yerinde bulunmadığı, ayrıca çeklerin iadesi isteminin de haklı ve yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez" amir hükmü karşısında ve dava konusu çekteki «ciro silsilesi» düzenli olduğuna göre TTK.'nın 598. maddesi uyarınca, davalı «iyiniyetli» «yetkili hamil» sayılır.
2-Davacı vekili, çeklerin müvekkilinin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve çekteki «ciro» imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek çeklerin iadesini, «çek» bedellerinin «istirdadını», davalıya borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imzaların istiklali prensibi · çekin istirdadı · ciro silsilesi · sahtelik · yetkili hamil · iyiniyet · eş rızası · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece, davacının çeklerin ilk «cirantası» olduğu, ancak imzanın yetkilisine ait olmadığı, TTK'nın 589. maddesi gereği çeklerdeki «ciro silsilesi» düzenli olduğuna göre TTK'nun 598 maddesi uyarınca, davalının iyi niyetli «yetkili hamil» sayılacağı, davacının çeklerin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği ancak bunu kanıtlayamadığı, davacı çeklerden dolayı davalıya borçlu değil ise de, davalının çeklerin yetkili hamili olduğu, icra dosyasına çeklerin «keşidecisi» tarafından yatırılan bedeli «istirdat» isteminin yerinde bulunmadığı, ayrıca çeklerin iadesi isteminin de haklı ve yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez" amir hükmü karşısında ve dava konusu çekteki «ciro silsilesi» düzenli olduğuna göre TTK.'nın 598. maddesi uyarınca, davalı «iyiniyetli» «yetkili hamil» sayılır.
2-Davacı vekili, çeklerin müvekkilinin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve çekteki «ciro» imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek çeklerin iadesini, «çek» bedellerinin «istirdadını», davalıya borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
Bu nedenle davacı yan, «çekin istirdadı» isteminde bulunamaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12338 E. 2014/19089 K.
Ortak:ciranta · ciro · hamil · keşideci · geçersizlik
İncelediğiniz karardaŞirketine yapılan «cironun» «geçersiz» olduğu, şirketin o tarihteki yetkilisi ... bu durumu bilerek davacıdan ele geçirdiği senetleri «rehin» cirosuyla bankaya devrettiği, senedi iyi niyetle iktisap edenlerin haklarının korunacağı, ancak «rehin cirosu» yapan «ciranta» senedin maliki olmakta devam edeceğinden rehin cirosunun «temlik» fonksiyonu olmadığı, davalı banka tarafından yapılan temlikin de bu nedenle geçersiz olduğu, davalı banka vekilinin dosya arasına alınan dosyalarda verilen dilekçe …
Şirketine iade edildiğinde, kooperatif tarafından yapılan «ciro» «geçersiz» olacağından, kooperatifin ... şirketinden bu senetlerin iadesini talep etme hakkı olduğu, davalı bankanın senetleri iade etmediğinden davacının zararına neden olduğu gerekçesiyle, davalı banka davacının oluşan zararını karşılamakla sorumlu olduğu, «ıslah» edilen tutarın «zamanaşımı» yönünden reddine, 5.000,00 TL'nin davalı bankadan tahsiline, diğer davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
598. maddesi ''Bir poliçeyi elinde bulunduran kimse, «son» «ciro» «beyaz ciro» olsa dahi kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde salahiyetli «hamil» sayılır.
Benzer bu karardaGeçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının «geçersiz» olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamazlar», geçersiz imza, «ciro zincirini» de koparmaz. “İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin asıl borçlusu olan «keşidecinin» imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin («lehtarının» veya diğer «cirantaların») senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder.
… ait olduğunun Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/1064 esas sayılı soruşturma dosyasında anlaşıldığını belirttiği, ilgili soruşturma dosyasında her hangi bir «bilirkişi incelemesinin» yapılmadığı anlaşılmakla «takipsizlik» kararında geçen hususun sehven geçtiğinin değerlendirildiği, Devrek İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/141 esas sayılı dosyasında adli tıp kurumunun 31/08/2010 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu çekteki imzanın senedin «keşide tarihi» itibariyle «keşideci» görünen ..Isı Yalıtımlı Cam ve Boya San. ve Tic.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciro zinciri · kambiyo vasfı · avalist · yazılı delil başlangıcı · keşide tarihi · delil başlangıcı · sorumluluktan kurtulma · takipsizlik kararı
Benzer bu karardaMocan'a ait olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle çekin geçerli olmayıp «kambiyo vasfını» taşımadığı, çekin bu haliyle «yazılı delil başlangıcı» olarak da kabulü olmadığından davacının tanık dinletme talebinin yasal olarak imkanı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… ait olduğunun Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/1064 esas sayılı soruşturma dosyasında anlaşıldığını belirttiği, ilgili soruşturma dosyasında her hangi bir «bilirkişi incelemesinin» yapılmadığı anlaşılmakla «takipsizlik» kararında geçen hususun sehven geçtiğinin değerlendirildiği, Devrek İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/141 esas sayılı dosyasında adli tıp kurumunun 31/08/2010 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu çekteki imzanın senedin «keşide tarihi» itibariyle «keşideci» görünen ..Isı Yalıtımlı Cam ve Boya San. ve Tic.
Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının «geçersiz» olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamazlar», geçersiz imza, «ciro zincirini» de koparmaz. “İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin asıl borçlusu olan «keşidecinin» imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin («lehtarının» veya diğer «cirantaların») senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder.
-
Borçlu bulunmadığının da tespitini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4804 E. 2020/3687 K.
Ortak:ciranta · ciro · hamil · keşideci · temlik · geçersizlik · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaŞirketine yapılan «cironun» «geçersiz» olduğu, şirketin o tarihteki yetkilisi ... bu durumu bilerek davacıdan ele geçirdiği senetleri «rehin» cirosuyla bankaya devrettiği, senedi iyi niyetle iktisap edenlerin haklarının korunacağı, ancak «rehin cirosu» yapan «ciranta» senedin maliki olmakta devam edeceğinden rehin cirosunun «temlik» fonksiyonu olmadığı, davalı banka tarafından yapılan temlikin de bu nedenle geçersiz olduğu, davalı banka vekilinin dosya arasına alınan dosyalarda verilen dilekçe …
Şirketine iade edildiğinde, kooperatif tarafından yapılan «ciro» «geçersiz» olacağından, kooperatifin ... şirketinden bu senetlerin iadesini talep etme hakkı olduğu, davalı bankanın senetleri iade etmediğinden davacının zararına neden olduğu gerekçesiyle, davalı banka davacının oluşan zararını karşılamakla sorumlu olduğu, «ıslah» edilen tutarın «zamanaşımı» yönünden reddine, 5.000,00 TL'nin davalı bankadan tahsiline, diğer davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
598. maddesi ''Bir poliçeyi elinde bulunduran kimse, «son» «ciro» «beyaz ciro» olsa dahi kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde salahiyetli «hamil» sayılır.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacıların davaya ve icra takibine konu senet ile ilgili olarak «imza inkarı» nedeniyle menfi tesbit davası açtıkları ve yapılan yargılama neticesinde senet üzerindeki imzanın davacılar murisine ait olduğu tesbit edildiğinden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalılar hakkında açılan ceza davalarında «zamanaşımından» düşme ve beraat kararı verildiği, «temlik» işleminin «icra hukuk» mahkemesi kararı ile geçerli bulunduğunun tesbit edildiği, davalı ... vekilinin yeni tarihli vekaletnamesini «ibraz» ettiği, TTK'nın 778. maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 677. maddesi uyarınca, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmeyeceği, imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilkenin poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade ettiği, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamayacakları», geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağı, ancak, «ciro zincirini» de koparmayacağı, bu nedenle davacıların başka imzaların geçersizliği iddiasına dayanamayacaklarından tespit isteminde hukuki yararları bulunmadığı ve genel kural …
Her ne kadar davacı davasını tespit olarak nitelendirmiş ise de dava dilekçesinin talep kısmında davalıların «yetkili hamil» olmadığı,«sahtecilik» yolu ile ele geçirilen «bonoya» dayalı icra takibinin iptalinin istenilmiş olması söz konusu davanın, borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğunu göstermekte olup, «menfi tespit» istemine konu davada menfi tespite konu miktar üzerinden Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca «nispi harç» alınması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciro zinciri · nispi harç · nispi karar harcı · kesin mehil · avalist · harç tamamlama · maktu harç · eksik harç
Benzer bu karardaDava «maktu harç» yatırılarak açılmış olup,mahkemece Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca «nispi harcın» yatırılması konusunda «kesin mehil» verilmesi ve yatırılmadığında ise bu madde hükümlerince işlem yapılması gerekirken «eksik harç tamamlatılmadan» yargılamaya devam olunması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacıların davaya ve icra takibine konu senet ile ilgili olarak «imza inkarı» nedeniyle menfi tesbit davası açtıkları ve yapılan yargılama neticesinde senet üzerindeki imzanın davacılar murisine ait olduğu tesbit edildiğinden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalılar hakkında açılan ceza davalarında «zamanaşımından» düşme ve beraat kararı verildiği, «temlik» işleminin «icra hukuk» mahkemesi kararı ile geçerli bulunduğunun tesbit edildiği, davalı ... vekilinin yeni tarihli vekaletnamesini «ibraz» ettiği, TTK'nın 778. maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 677. maddesi uyarınca, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmeyeceği, imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilkenin poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade ettiği, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamayacakları», geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağı, ancak, «ciro zincirini» de koparmayacağı, bu nedenle davacıların başka imzaların geçersizliği iddiasına dayanamayacaklarından tespit isteminde hukuki yararları bulunmadığı ve genel kural …
Her ne kadar davacı davasını tespit olarak nitelendirmiş ise de dava dilekçesinin talep kısmında davalıların «yetkili hamil» olmadığı,«sahtecilik» yolu ile ele geçirilen «bonoya» dayalı icra takibinin iptalinin istenilmiş olması söz konusu davanın, borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğunu göstermekte olup, «menfi tespit» istemine konu davada menfi tespite konu miktar üzerinden Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca «nispi harç» alınması gerekmektedir.
2 benzer karar daha
-
İhtiyati haciz kararına itiraz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16744 E. 2014/17964 K.
Ortak:beyaz ciro · ciro · hamil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda598. maddesi ''Bir poliçeyi elinde bulunduran kimse, «son» «ciro» «beyaz ciro» olsa dahi kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde salahiyetli «hamil» sayılır.
Bir beyaz ciroyu diğer bir «ciro» takip ederse «son» ciroyu imzalayan kimse, poliçeyi «beyaz ciro» ile iktisap etmiş sayılır.
Şirketine yapılan «cironun» «geçersiz» olduğu, şirketin o tarihteki yetkilisi ... bu durumu bilerek davacıdan ele geçirdiği senetleri «rehin» cirosuyla bankaya devrettiği, senedi iyi niyetle iktisap edenlerin haklarının korunacağı, ancak «rehin cirosu» yapan «ciranta» senedin maliki olmakta devam edeceğinden rehin cirosunun «temlik» fonksiyonu olmadığı, davalı banka tarafından yapılan temlikin de bu nedenle geçersiz olduğu, davalı banka vekilinin dosya arasına alınan dosyalarda verilen dilekçe …
Benzer bu karardaAncak, İİK'nın «265». maddesinde ''Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı; huzuriyle yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.'' hükmünün düzenlendiği, 6102 sayılı TTK'nın 790. maddesinde de ''Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, «son» «ciro» «beyaz ciro» olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde «yetkili hamil» sayılır.
Bir beyaz ciroyu diğer bir «ciro» izlerse, bu «son» ciroyu imzalayan kişi çeki «beyaz ciro» ile iktisap etmiş sayılır. '' yasal düzenlemesinin bulunduğu, somut olayda «ihtiyati haciz» talebine konu çekte bulunan cironun iptal edildiğinden TTK'nın 790. maddesi uyarınca yazılmamış hükmünde olduğu anlaşılmıştır.
Çizilmiş «cirolar» yazılmamış hükmündedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili hamil · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz · yetkisizlik kararı · menfi tespit · teminat
Benzer bu karardaAncak, İİK'nın «265». maddesinde ''Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı; huzuriyle yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.'' hükmünün düzenlendiği, 6102 sayılı TTK'nın 790. maddesinde de ''Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, «son» «ciro» «beyaz ciro» olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde «yetkili hamil» sayılır.
Talep, çeke dayalı «ihtiyati haciz» kararına itiraz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda da özetlendiği şekilde itirazın İİK'nın «265». maddesinde belirtilen sebeplerden olmadığı, «menfi tespit» davasında değerlendirilebileceği gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, itirazın İİK'nın «265». maddesinde belirtilen itiraz sebeplerinden olmayıp, «menfi tespit» davasında değerlendirilebileceği gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Bir beyaz ciroyu diğer bir «ciro» izlerse, bu «son» ciroyu imzalayan kişi çeki «beyaz ciro» ile iktisap etmiş sayılır. '' yasal düzenlemesinin bulunduğu, somut olayda «ihtiyati haciz» talebine konu çekte bulunan cironun iptal edildiğinden TTK'nın 790. maddesi uyarınca yazılmamış hükmünde olduğu anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4942 E. 2013/21568 K.
Ortak:imzaların istiklali ilkesi · beyaz ciro · ciranta · ciro · hamil · keşideci · temlik · geçersizlik
İncelediğiniz karardaŞirketine yapılan «cironun» «geçersiz» olduğu, şirketin o tarihteki yetkilisi ... bu durumu bilerek davacıdan ele geçirdiği senetleri «rehin» cirosuyla bankaya devrettiği, senedi iyi niyetle iktisap edenlerin haklarının korunacağı, ancak «rehin cirosu» yapan «ciranta» senedin maliki olmakta devam edeceğinden rehin cirosunun «temlik» fonksiyonu olmadığı, davalı banka tarafından yapılan temlikin de bu nedenle geçersiz olduğu, davalı banka vekilinin dosya arasına alınan dosyalarda verilen dilekçe …
598. maddesi ''Bir poliçeyi elinde bulunduran kimse, «son» «ciro» «beyaz ciro» olsa dahi kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde salahiyetli «hamil» sayılır.
Şirketine iade edildiğinde, kooperatif tarafından yapılan «ciro» «geçersiz» olacağından, kooperatifin ... şirketinden bu senetlerin iadesini talep etme hakkı olduğu, davalı bankanın senetleri iade etmediğinden davacının zararına neden olduğu gerekçesiyle, davalı banka davacının oluşan zararını karşılamakla sorumlu olduğu, «ıslah» edilen tutarın «zamanaşımı» yönünden reddine, 5.000,00 TL'nin davalı bankadan tahsiline, diğer davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1-Davacı vekili, «keşidecisi» Atabay İlaç Fabrikası A.Ş., «lehtarı» Atabay Dış Ticaret A.Ş. ve «cirantası» ... olan «bononun» vadesinde ödenmediğini, müvekkilinin bu bonoyu «ciro» yoluyla aldığını ve ciro eden ...'e bono bedelini karşılayacak şekilde ödeme yaptığını ileri sürerek bono bedelinin tahsili için kısmi dava açmıştır.
İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder.
Ancak, «ciro zincirini» de koparmaz. “İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin asıl borçlusu olan «keşidecinin» imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin («lehtarının» veya diğer «cirantaların») senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciro zinciri · resmi belgede sahtecilik · avalist · ciro silsilesi · imza inkarı · güveni kötüye kullanma · imzaya itiraz · sorumluluktan kurtulma
Benzer bu kararda… osyasında ... tarafından, davaya konu senet hakkında ... aleyhine ... ve ... isimli firma yetkilisi Abdi Ulusoy’un ... ile anlaşmak ve ortak hareket etmek suretiyle «resmi belgede sahtecilik», hizmet nedeniyle «güveni kötüye kullanmak» ve bu suçlara iştirak suçundan dava açıldığı, davanın «derdest» olduğu görülmüş ise de işbu davada Zeki Atabay aleyhine açılmış bir dava bulunmadığından beklenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Başka bir anlatımla, «ciro silsilesinin» (zincirinin) muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemek yeterli olup, «cirantalardan» birinin imzasının sahte olması veya «temsilci» sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza «yetkisinden» yoksun olması «ciro zincirini» etkilemez (Hulusi Gürbüz, Yargıtay Uygulaması Işığında Ticari Senetlerin iptali Davaları ve Ticari Senetlere Özgü Sorunlar, İstanbul 1984, sh.295; İsmail Doğanay; …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «keşideci» şirketin yetkili «temsilcisi» ... ve Atabay Dış Ticaret A.Ş.'nin ise müşterek imza ile ... ve ...olduğu ve bu iki şahsın müşterek imza ile şirketi temsil edebileceği, grofoloji uzmanı bilirkişinin yaptığı inceleme sonucu her iki şirketin kaşesi üzerinde bulunan imzaların ...'ın elinin mahsülü olmadığı anlaşıldığı gibi, Atabay Dış Ticaret A.Ş.'nin kaşesi üzerinde de müşterek imza ile ilzam gerekmesine rağmen tek imzanın olduğu, «bononun», kurucu unsuru olan keşideci imzasını taşımadığından geçerli olmadığı, yetkili temsilci dışında bir başka şahsın imzasının bonoya geçerlilik kazandırabilmesi için özel olarak bono imzalama «yetkisinin» şirketin yetkili kurullarınca verilmiş olması gerektiği, imzanın ait olduğu iddia edilen ...’a davalı ... şirketleri için bono tanzim yetkisi verilmediği, ...'un yetkili temsilcileri olduğuna dair güven verici bir davranışlarının bulunduğunun da iddia ve ispat edilmediği, «imzaya itirazın» herkese karşı ileri sürülebileceği, öte yandan Kadıköy 2.
İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/48 E. , 2018/7230 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...(...) 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/03/2014 tarih ve 2012/70-2014/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı banka vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatif genel kurul kararları doğrultusunda, ortaklar tarafından verilen aidat ve ara ödeme senetlerinin hukuka aykırı bir şekilde yetkisiz kimselerce dava dışı ... İnşaat ve Turizm San. ve Tic. Şti.'ne bu şirketçe rehin cirosu ile davalı bankaya, davalı banka tarafından da diğer davalı ...'e noterden temlik edildiğini, ... tarafından ortaklar hakkında takibe geçilerek tahsilat yapıldığını, bu yüzden zarara uğradıklarını iddia ederek şimdilik 5.000,00 TL'nin senetlerin ödeme tarihlerinden itibaren Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 25/09/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 77.959,44 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili bankanın dava konusu edilen bonoların haklı, yasal son hamili sıfatını taşıdığını, dava dışı ... Ltd. Şti. lehine açılan ve kullandırılan senetler karşılığı kredi hesaplarının teminatını teşkil eden bu bonoların noterden düzenleme şeklindeki alacağın temliki sözleşmesiyle davalı ...'e temlik edildiğini, ... Şirketi'nin muvafakatının da alındığını, temlikin ivazlı olup olmamasının temlik eden ile temlik alan arasındaki iç ilişki olduğunu, alacağın varlığına ilişkin bir hususu içermeyeceğini, vekili bulunduğu banka alacağının tartışma konusu olmadığını, ıslah ile artırılan kısımın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davada zamanaşımının dolduğunu, davacı kooperatif yetkililerinin ciro etmek suretiyle senetleri devrettikleri kişinin dava dışı ... Ltd. Şti. olup, temlik sözleşmesi gereği müvekkiline husumet düşmeyeceğini, alacağın temliki sırasında kredi borçlusu ... şirketinin muvafakatinin alındığını, müvekkili tarafından da temlike konu senetlerden dolayı bir tahsilat yapılmadığını, ıslah ile artırılan kısımın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, kooperatif ortakları tarafından düzenlenen senetlerin tek imza ile devredildiği ve kooperatif başkanının imzasının bulunmadığı, dava dışı ... Şirketine yapılan cironun geçersiz olduğu, şirketin o tarihteki yetkilisi ... bu durumu bilerek davacıdan ele geçirdiği senetleri rehin cirosuyla bankaya devrettiği, senedi iyi niyetle iktisap edenlerin haklarının korunacağı, ancak rehin cirosu yapan ciranta senedin maliki olmakta devam edeceğinden rehin cirosunun temlik fonksiyonu olmadığı, davalı banka tarafından yapılan temlikin de bu nedenle geçersiz olduğu, davalı banka vekilinin dosya arasına alınan dosyalarda verilen dilekçelerde ... Şirket borcunun ... tarafından ödendiğine ilişkin kabul beyanı bulunduğu, bu durumda rehin cirosuyla alınan senetlerin borç ödendikten sonra dava dışı ...
Şirketine iadesi gerektiği, senetler davalı banka tarafından ... Şirketine iade edildiğinde, kooperatif tarafından yapılan ciro geçersiz olacağından, kooperatifin ... şirketinden bu senetlerin iadesini talep etme hakkı olduğu, davalı bankanın senetleri iade etmediğinden davacının zararına neden olduğu gerekçesiyle, davalı banka davacının oluşan zararını karşılamakla sorumlu olduğu, ıslah edilen tutarın zamanaşımı yönünden reddine, 5.000,00 TL'nin davalı bankadan tahsiline, diğer davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mülga .... 598. maddesi ''Bir poliçeyi elinde bulunduran kimse, son ciro beyaz ciro olsa dahi kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde salahiyetli hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro takip ederse son ciroyu imzalayan kimse, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Poliçe herhangi bir surette hamilin elinden çıkmış bulunursa yukarıdaki fıkrada yazılı hükümlere göre hakkı anlaşılan yeni hamil, ancak poliçeyi kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğu takdirde o poliçeyi geri vermekle mükelleftir.'' hükmü yer almaktadır. Yine mülga .... 589. maddesinde ''Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez.'' hükmü yer almaktadır.
Yasa koyucu, “imzaların istiklali” başka bir anlatımla “taahhütlerin bağımsızlığı” ilkesi olarak da adlandırılan bu düzenlemeyle senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız olabileceğini kabul etmiştir. Kambiyo senetlerinde hak sahibinin, kendisini hak sahibi yapacak beyanların doğruluğunu araştırma yükümlülüğü mevcutken onu da hak sahibi yapan beyanların geçerliliğini her yönüyle araştırmaları düzenlenmemiştir. Bu hükümler çerçevesinde imzaların istiklali ilkesi gereğince, herkes kendi imzasından mesuldür. Mahkemece, her ne kadar davacı kooperatif imzaları yeterince incelenmeksizin karar verilmişse de, davacı kooperatifin imzalarının sahte olduğu kabul edilse dahi bu durum poliçe bedelinin kooperatiften talep edilmesine engel teşkil edip, keşideci kooperatif ortaklarından talep edilmesine engel değildir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan nedenler incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/463879400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz