Haksız rekabet | Haksız rekabetten doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8564 E. 2014/15254 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüleme↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asılan tabelanın davacının kendisini, emtiasını, iş mahsullerini incitici, kötüleyici mahiyette bulunmadığı, aynı alanda faaliyet gösteren davacı çalışanlarının iş sırlarını öğrenmelerini önlemek amacıyla asıldığı, haksız rekabet şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davalının fabrika binasının girişine astığı BU İŞ YERİNE SEYYAR SATICILARIN VE B. CNC ÇALIŞANLARININ GİRMESİ YASAKTIR ibaresinin haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Haksız rekabet, aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle rekabetin her türlü suistimalidir. 6762 sayılı TTK'nın 57/1. maddesinde ise hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler olarak, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek hususu hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, davalının yukarıda anılan ibareyi iş yerine asması davacı açısından 6762 sayılı TTK'nın 57/1. maddesi anlamında lüzumsuz yere incitici beyan niteliğinde olup, davalının eylemi hüsnüniyet kaidelerine aykırı davranış teşkil etmektedir, kaldı ki mahkemenin gerekçesinde belirttiği taraflar arasındaki davada alım satım ilişkisinden kaynaklanmakta olup, ticari sırların davacı çalışanlarınca ele geçirilmesi hususuna ilişkin de değildir.
Bu itibarla, mahkemece davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilerek, neticesine göre karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9072 E. 2010/591 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asılan tabelanın davacının kendisini, emtiasını, iş mahsullerini incitici, «kötüleyici» mahiyette bulunmadığı, aynı alanda faaliyet gösteren davacı çalışanlarının iş sırlarını öğrenmelerini önlemek amacıyla asıldığı, «haksız rekabet» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davalının fabrika binasının girişine astığı BU İŞ YERİNE SEYYAR SATICILARIN VE B.
CNC ÇALIŞANLARININ GİRMESİ YASAKTIR ibaresinin «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTTK’nun 56. maddesinde «haksız rekabetin» aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali olduğu düzenlenmiş, 57. maddede ise hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler sınırlayıcı olarak değil “hususiyle” denilmek suretiyle örnekleyici olarak sayılmıştır.Anılan maddenin 1 numaralı bendinde başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemenin» hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalının «tacir» olmayıp, davacı şirket ile rekabet ortamında bulunmasını gerektirir bir durumunun olmadığı, bu nedenle bir ticari rekabetin bulunmadığı anlaşıldığından davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin kabul edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» önlenmesi, men’i ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · ticari işletme · dürüstlük kuralı · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · tacir
Benzer bu karardaGerek «haksız rekabete» ilişkin yasal düzenlemeler gerekse Medeni Kanun’un 2. maddesinde belirtilen herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken «dürüstlük kurallarına» uymak zorunda olduğu yönündeki tüm özel hukuk ilişkilerinde uygulama alanı bulunan temel hüküm uyarınca bir «ticari işletmeye», şirkete yönelik olarak yapılan eylemlerin haksız rekabet oluşturması için bu eylemleri yapanların «tacir» olmaları veya haksız rekabete maruz kalan şahıs, şirket veya işletme ile aynı konularda iştigal etmeleri gerekmemektedir.
Bu durumda, somut olaya gelindiğinde davalının davacının ticari faaliyetine zarar verici nitelikteki eylemlerinin tespiti halinde «tacir» olmaması bu durumun «haksız rekabet» sayılmasını engellemeyeceğinden mahkemece tarafların dayandıkları «delillerin toplanması», gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılması suretiyle davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile dava …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalının «tacir» olmayıp, davacı şirket ile rekabet ortamında bulunmasını gerektirir bir durumunun olmadığı, bu nedenle bir ticari rekabetin bulunmadığı anlaşıldığından davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin kabul edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı şirket, ürünlerine, markasına, şirkete ve çalışanlarına yönelik olarak davalı tarafından internet ortamında gönderilen mesajların, yazılan yazıların «haksız rekabet» oluşturduğunu, bu olaydan dolayı şirketinin, ürünlerinin ve markasının zarar gördüğünü, tüketiciler nezdinde itibar «kaybına» uğradığını ileri sürmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10152 E. 2012/16828 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asılan tabelanın davacının kendisini, emtiasını, iş mahsullerini incitici, «kötüleyici» mahiyette bulunmadığı, aynı alanda faaliyet gösteren davacı çalışanlarının iş sırlarını öğrenmelerini önlemek amacıyla asıldığı, «haksız rekabet» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davalının fabrika binasının girişine astığı BU İŞ YERİNE SEYYAR SATICILARIN VE B.
CNC ÇALIŞANLARININ GİRMESİ YASAKTIR ibaresinin «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ı, davalıların elde ettiği veya etmesi muhtemel bir menfaatin dosyaya yansımadığı buna ilişkin bir iddianın da olmadığı, bu nedenle de BK'nın ve TTK'nın düzenlediği «haksız rekabet» hükümlerinin de olayda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- TTK'nın 56. maddesine göre, «haksız rekabet», aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir.
TTK'nın 57. maddesinin 1. ve 2. bentlerinde de, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» ve başkasının ahlakı veya mali iktidarı hakkında hakikata aykırı malumat vermek hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler olarak sayılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaİşbu davada davalıların basın suretiyle «haksız rekabette» bulundukları iddia edildiğine ve bir kısım davalıların aynı eylem nedeniyle Ceza Mahkemesinde yargılandıklarının anlaşılmasına göre, ceza yargılamasının sonucu beklenilerek oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15293 E. 2012/6144 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asılan tabelanın davacının kendisini, emtiasını, iş mahsullerini incitici, «kötüleyici» mahiyette bulunmadığı, aynı alanda faaliyet gösteren davacı çalışanlarının iş sırlarını öğrenmelerini önlemek amacıyla asıldığı, «haksız rekabet» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davalının fabrika binasının girişine astığı BU İŞ YERİNE SEYYAR SATICILARIN VE B.
CNC ÇALIŞANLARININ GİRMESİ YASAKTIR ibaresinin «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dinlenen tanıkların davacının güneş enerji sistemini «kötüleyici» yönde bilgi sahibi olmadıkları ve davalıların «haksız rekabet» yaptıkları hususunda dosyaya başkaca delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi manevi tazminat» talebine ilişkindir.
Haksız rekabet, TTK'nun 56. maddesinde aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali olarak tanımlanmış olup, 57/1. maddede ise başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek», hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler arasında sayılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi ve manevi tazminat
Benzer bu karardaDava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi manevi tazminat» talebine ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7172 E. 2013/10069 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asılan tabelanın davacının kendisini, emtiasını, iş mahsullerini incitici, «kötüleyici» mahiyette bulunmadığı, aynı alanda faaliyet gösteren davacı çalışanlarının iş sırlarını öğrenmelerini önlemek amacıyla asıldığı, «haksız rekabet» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davalının fabrika binasının girişine astığı BU İŞ YERİNE SEYYAR SATICILARIN VE B.
CNC ÇALIŞANLARININ GİRMESİ YASAKTIR ibaresinin «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. tarafından açılan karşı davada, davacı-karşı davalının kendisinin emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti ile «iltibaslar» meydana getirmeye çalıştığı, endüstriyel tasarımları ile iltibas yarattığı ayrıca emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yanlış, yanıltıcı ve lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» suretiyle «haksız rekabette» bulunduğu ileri sürülerek, haksız rekabetin men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunulmuştur.
Davalı-karşı davacının adına «tescilli tasarımın» hükümsüzlüğüne karar verilmesi nedeniyle söz konusu tasarıma dayalı olarak ileri sürülen tasarıma tecavüz ve «haksız rekabet» iddialarının reddine karar verilmesi yerinde ise de açılan karşı davada sadece tescilli tasarıma dayalı tecavüz ve haksız rekabet iddiaları ileri sürülmemiş, tasarım hakkına dayalı iddiaların dışında davacı-karşı davalının kendisinin emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yanlış, yanıltıcı ve lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» suretiyle yaptığı iddia olunan haksız rekabetin men'i de talep ve dava edilmiştir.
… sarım hakkına dayalı olmayıp, davacı-karşı davalının karşı davacının emtiası, iş mahsulleri ve faaliyetlerini yanlış, yanıltıcı ve lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» suretiyle «haksız rekabette» bulunduğu iddiasına da dayalı olmasına göre, mahkemece karşı davacının bu yöndeki iddiası ve gösterdiği deliller incelenip, değerlendirilerek karşı davada ileri sürülen istemlerin bu iddia yönünden de incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, anılan husus üzerinde durulmadan sadece davalı-karşı davacı adına «tescilli tasarımın» hükümsüzlüğüne karar verilmesi nedeniyle karşı davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, karşı davada verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · vekalet ücreti · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin olarak verilen kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflara ait elektrik sayaçlarının benzerliğinin teknik zorunluluktan kaynaklandığı, bu benzerliğin genel olarak tüm elektrik sayaçlarında olması nedeniyle «iltibas» suretiyle «haksız rekabet» yaratma şartlarının oluşmadığı, dolayısıyla maddi ve manevi tazminat koşullarının da oluşmadığından asıl davanın bu sebeple reddine, karşı davayla ilgili yapılan d …
A.Ş. tarafından açılan karşı davada, davacı-karşı davalının kendisinin emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti ile «iltibaslar» meydana getirmeye çalıştığı, endüstriyel tasarımları ile iltibas yarattığı ayrıca emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yanlış, yanıltıcı ve lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» suretiyle «haksız rekabette» bulunduğu ileri sürülerek, haksız rekabetin men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunulmuştur.
Davalı-karşı davacının adına «tescilli tasarımın» hükümsüzlüğüne karar verilmesi nedeniyle söz konusu tasarıma dayalı olarak ileri sürülen tasarıma tecavüz ve «haksız rekabet» iddialarının reddine karar verilmesi yerinde ise de açılan karşı davada sadece tescilli tasarıma dayalı tecavüz ve haksız rekabet iddiaları ileri sürülmemiş, tasarım hakkına dayalı iddiaların dışında davacı-karşı davalının kendisinin emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yanlış, yanıltıcı ve lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» suretiyle yaptığı iddia olunan haksız rekabetin men'i de talep ve dava edilmiştir.
… sarım hakkına dayalı olmayıp, davacı-karşı davalının karşı davacının emtiası, iş mahsulleri ve faaliyetlerini yanlış, yanıltıcı ve lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» suretiyle «haksız rekabette» bulunduğu iddiasına da dayalı olmasına göre, mahkemece karşı davacının bu yöndeki iddiası ve gösterdiği deliller incelenip, değerlendirilerek karşı davada ileri sürülen istemlerin bu iddia yönünden de incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, anılan husus üzerinde durulmadan sadece davalı-karşı davacı adına «tescilli tasarımın» hükümsüzlüğüne karar verilmesi nedeniyle karşı davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, karşı davada verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Hukuki ilişkiyi izaha yönelik ihtarname kötüleme sayılmaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5990 E. 2024/389 K.
Ortak:haksız rekabet · kötüleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asılan tabelanın davacının kendisini, emtiasını, iş mahsullerini incitici, «kötüleyici» mahiyette bulunmadığı, aynı alanda faaliyet gösteren davacı çalışanlarının iş sırlarını öğrenmelerini önlemek amacıyla asıldığı, «haksız rekabet» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davalının fabrika binasının girişine astığı BU İŞ YERİNE SEYYAR SATICILARIN VE B.
CNC ÇALIŞANLARININ GİRMESİ YASAKTIR ibaresinin «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAynı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrasında "...başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek»..." fiilleri «haksız rekabet» olarak sayılmıştır.
… arlama yaptığını, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötüleme» ve bunun sonucunda «sözleşmelerin feshine» neden olmanın 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 57 nci maddesi uyarınca hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareket olarak kabul edildiğini, aynı Kanun'nun 58 ... ve 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 49 uncu maddesi gereği müvekkilinin uğradığı zararın giderilmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
VINLY Mini Hasar Servisinin poliçe «teminatı kapsamına» alınabilmesi için kendisi ile imzalanmış bir sözleşmenin bulunmadığını ne şekilde onarım hizmetinin müşterilere satıldığının sorulduğunun belirlendiği, karşı davalının keşide ettiği «ihtarlar» ile karşı davacının faaliyetleri hakkında 6762 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca «haksız rekabet» yarattığı sonucuna varıldığı, karşı davacının sözleşmenin fiilen sonlandığı süreçte «taahhüt» edilen hizmetin verilmediği, kendi imkanları ile hizmet vermek durumunda kalındığı, bu hizmeti verirken karşı davalıya ödeyeceği bedelden daha fazlasını ödeyerek zarara uğradığının belirlenemediği, karşı davacının haksız rekabet eylemleri ve taahhüt ettiği hizmetin verilmemesi nedeniyle «maddi tazminat» isteminde bulunduğu, iki ayrı talebi bulunduğu halde taleplerini ayrıştırmadığından maddi tazminat talebinin her bir kalem için eşit oranda istendiğinin kabulü ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı
Benzer bu karardaCEVAP VE KARŞI DAVA Davalı -karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; asıl davanın «zamanaşımından» ve esastan reddini istemiş, karşı dava dilekçesinde taraflar arasında 19.07.2002 tarihinde imzalanan sözleşme ile 01.08.2002 tarihinde başlayıp 01.08.2003 tarihinde «son» bulan ve bu tarihten sonra da 2005 yılına kadar fiilen devam eden ticari ilişkide, müvekkilinin davacı-karşı davalıya yönlendireceği müşterilerine mini «hasar» hizmeti verileceğini, verilen her hizmet karşılığında da müvekkilinin «fatura» karşılığı ödeme yapacağını, 01.08.2003 tarihli sözleşme konusu ilişkinin 2005 yılına kadar sözlü «mutabakat» uyarınca devam ettiğini, taraflar arasında ... beri var olan fiili uygulamanın davacı-karşı davalının verdiği bir hizmeti faturalandırması, müvekkilinin de fatura …
… rih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki ilişkinin 2005 yılına kadar devam ettiğinin tarafların kabulünde olduğu ve sözleşmeden kaynaklanan ihtilafta «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, asıl davada davalı-karşı davacı tarafından, taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesinden sonra da her bir hizmet için «fatura» karşılığı ödeme yapmak suretiyle ticari ilişkinin devam ettiği, davacının hizmet alanı ile ilgili olarak kendisine müracaat eden veya kendisinin organize ettiği her bir müşteri için davalının davacıdan hizmet talep ettiği, karşılığını ödediği, taraflar arasında akdedilen sözleşmede davacının hizmet paketleri konusunda aktif pazarlama yapmayacağını kabul ve «taahhüt» ettiği, davalı şirketin sözleşme konusu hizmeti «münhasıran» davacı şirkete yönlendirme zorunluluğunun bulunmadığı, davalı şirketin dava dilekçesinde iddia edilen şekilde sigorta şirketleri ile olan ilişkisi nedeniyle davacıya karşı hiçbir taahhüdünün bulunmadığı, gerek sözleşmeye gerekse de taraflar arasındaki ilişkiye göre davalı şirketin davacı şirkete müşterilerini açıklama, tüm müşterilerine mini «hasar» hizmetini yönlendirme zorunluluğu olmadığı ve maddi zarar iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine karar verilmesi gerektiği, karşı dava yönün …
Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın öncelikle «zamanaşımı» nedeniyle reddi gerektiğini, karşı dava yönünden, CNK Ltd.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin «protokole» dayalı «prim alacağına» ilişkin olup dava 818 sayılı Kanun'nun 125 ... maddesi uyarınca 10 yıllık «zamanaşımına» tabii olduğundan davalı-karşı davacı vekilinin asıl davanın zamanaşımına uğradığına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmediği, asıl davada; davacı taraf her ne kadar davalı tarafın yetkisi olmadığı halde davacı adına para tahsili yaptığını bu nedenle zarara uğradığını iddia etmiş ise de protokol ile davacının, pazarlama «yetkisini» davalıya verdiği açık olup, davalının dava dışı kişilerden tahsil ettiği bütün primleri davacıya aktaracağı hususunda bir sözleşme hükmü bulunmadığı, davalı- karşı davacının işlevi, davacının ürününün pazarlanması olup poliçede «hasar» halinde verileceği «taahhüt» edilen mini onarım hizmetinin her poliçede verilmesi söz konusu olmayıp hasarın gerçekleştiği hallerde davacıdan mini onarım hizmeti alındığının anlaşıldığı, onarım hizmeti veren davacının hizmet verdiği hallerde bedelini alacağı ve aldığı hususunda bir tereddüt bulunmadığı, onarım hizmeti vermediği hallerde de bir ücret talep ediyorsa bunun sözleşmede açıkça kararlaştırılması gerektiği, davalı şirketin sigorta şirketlerine davacının aracılığı ve taahhüdüyle hizmet verdiği, davacı-karşı davalıya aldığı «hizmetin bedelini» bu bedelden karşılayarak ödediği, böylelikle sigorta şirketi, sigortalı, davacı ve davalı arasında devam eden bir organizasyon gerektiren bir ilişki sağlandığı, davacı; davalıya karşı taahhüt ettiği hizmetin bedelini de aldığına göre sigorta şirketinden davalının aldığı ücretlerin bir kısmını daha talep hakkının bulunmadığı, ticari ilişki ve protokol hükmü değerlendirildiğinde bilirkişi raporlarında yapılan zarar hesaplarının hukuki bir kıymetinin bulunmadığı, asıl davanın reddine ilişkin hükme yönelik istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, karşı davada, karşı davalının hizmeti vermemesi nedeniyle üçüncü kişilerden daha fazla bir bedelle bu hizmetin sağlandığı, karşı davalının ihlali nedeniyle «kazanç kaybına» uğradığının belirlenemediği, CNK Ltd.Şti.'nin ihtarından sonra TEB Sigorta A.Ş.'nin karşı davacıya «ihtarname» gönderere lisansının olup olmadığının bildirilmesini istediği, davacı tarafından keşide edilen ihtarnamenin muhatabı sigorta şirketi tarafından karşı davacının yetkisi olmadan kendileriyle sözleşme imzalandığı, aldatıldıkları şeklinde algılandığı, oysa protokolün süresi bitmesine rağmen taraflarca uygulanmaya devam edilen bir ticari ilişki mevcut olduğu halde, karşı davalının keşide ettiği «ihtarlar» ile sigorta şirketlerine karşı davacı ile aralarında sözleşme olmadığı imasında bulunduğu, ihtarnamelerde kasko poliçelerinde yer ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13932 E. 2012/4654 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asılan tabelanın davacının kendisini, emtiasını, iş mahsullerini incitici, «kötüleyici» mahiyette bulunmadığı, aynı alanda faaliyet gösteren davacı çalışanlarının iş sırlarını öğrenmelerini önlemek amacıyla asıldığı, «haksız rekabet» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davalının fabrika binasının girişine astığı BU İŞ YERİNE SEYYAR SATICILARIN VE B.
CNC ÇALIŞANLARININ GİRMESİ YASAKTIR ibaresinin «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTTK.nun 57/1 maddesi hükmüne göre ise, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» «haksız rekabet» oluşturduğu gibi, esasen anılan Yasa'nın 56 ncı maddesi ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına intibak edebilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiş bulunmaktadır.
Somut olayda davacı vekili, davalının internet sitesinde kullandığı ifadelerle müvekkilini «kötülediğini» ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı tarafça davacının ürünleri için kullanılan “fason” ibaresinin «haksız rekabete» neden olacak nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı gerekmediği halde davacının ürünlerini «kötülediğinden» mahkemece davalının söz konusu eyleminin TTK’nun 56 vd. maddelerinde düzenlenen «haksız rekabet» hallerine temas ettiğinin kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyi niyet kuralı · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafça, “orijinal marka by-pass edilerek yaratılan fason ürünler” ibaresinin kullanıldığı ancak buradaki fason kelimesinin sözlük anlamı itibari ile yanıltıcı, «kötüniyetli» ve lüzumsuz yere incitici nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK.nun 56 ncı maddesi uyarınca, iktisadi rekabetin «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı her türlü suiistimali «haksız rekabettir».
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8564 E. , 2014/15254 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/12/2012
NUMARASI 2012/287-2012/750
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2012 tarih ve 2012/287-2012/750 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26/09/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların aynı alanda faaliyette bulunduklarını, davalının fabrika binasının girişine BU İŞ YERİNE SEYYAR SATICILARIN VE B. CNC ÇALIŞANLARININ GİRMESİ YASAKTIR ibareli tabela astığını, eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 5 ve 10. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, menini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile aynı alanda faaliyette bulunduklarını, müşteri isimlerinin, AR-GE çalışmalarının ve ticari sırlarının öğrenilmesini engellemek için tabelayı astıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asılan tabelanın davacının kendisini, emtiasını, iş mahsullerini incitici, kötüleyici mahiyette bulunmadığı, aynı alanda faaliyet gösteren davacı çalışanlarının iş sırlarını öğrenmelerini önlemek amacıyla asıldığı, haksız rekabet şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davalının fabrika binasının girişine astığı BU İŞ YERİNE SEYYAR SATICILARIN VE B. CNC ÇALIŞANLARININ GİRMESİ YASAKTIR ibaresinin haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Haksız rekabet, aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle rekabetin her türlü suistimalidir. 6762 sayılı TTK'nın 57/1. maddesinde ise hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler olarak, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek hususu hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, davalının yukarıda anılan ibareyi iş yerine asması davacı açısından 6762 sayılı TTK'nın 57/1. maddesi anlamında lüzumsuz yere incitici beyan niteliğinde olup, davalının eylemi hüsnüniyet kaidelerine aykırı davranış teşkil etmektedir, kaldı ki mahkemenin gerekçesinde belirttiği taraflar arasındaki davada alım satım ilişkisinden kaynaklanmakta olup, ticari sırların davacı çalışanlarınca ele geçirilmesi hususuna ilişkin de değildir.
Bu itibarla, mahkemece davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilerek, neticesine göre karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101966800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz