Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13932 E. 2012/4654 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
objektif iyi niyet kuralı↗ kötüleme↗ maddi ve manevi tazminat↗ kötüniyet↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafça, “orijinal marka by-pass edilerek yaratılan fason ürünler” ibaresinin kullanıldığı ancak buradaki fason kelimesinin sözlük anlamı itibari ile yanıltıcı, kötüniyetli ve lüzumsuz yere incitici nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının haksız rekabet oluşturan eylemlerinin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 56 ncı maddesi uyarınca, iktisadi rekabetin objektif iyi niyet kurallarına aykırı her türlü suiistimali haksız rekabettir. TTK.nun 57/1 maddesi hükmüne göre ise, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek haksız rekabet oluşturduğu gibi, esasen anılan Yasa'nın 56 ncı maddesi ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına intibak edebilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiş bulunmaktadır. Kanunun gayesi, iktisadi sahada doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlalini önlemek olup, bu husustaki genel kaide TTK.nun 56 ncı maddesinde düzenlenmiştir. Yine, anılan Yasa'nın 58 nci maddesinde de, iktisadi bakımdan zarar görenlerin yanında böyle bir tehlikeye maruz bulunanların dahi, haksız rekabet davasını açabilecekleri hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda davacı vekili, davalının internet sitesinde kullandığı ifadelerle müvekkilini kötülediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı tarafça davacının ürünleri için kullanılan “fason” ibaresinin haksız rekabete
neden olacak nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak dosya içeriğinden davacının yurt dışından orijinal ürünler ithal ederek satış yaptığı anlaşılmaktadır. Davalı ise kendi ürünlerinin orijinal olduğunu davacının ürünlerinin ise orijinal olmadığını belirtmektedir. Davalı gerekmediği halde davacının ürünlerini kötülediğinden mahkemece davalının söz konusu eyleminin TTK’nun 56 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hallerine temas ettiğinin kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmektedir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4223 E. 2012/11591 K.
Ortak:objektif iyi niyet kuralı · kötüleme · haksız rekabet · Haksız rekabet | Tazminat
İncelediğiniz karardaTTK.nun 56 ncı maddesi uyarınca, iktisadi rekabetin «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı her türlü suiistimali «haksız rekabettir».
TTK.nun 57/1 maddesi hükmüne göre ise, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» «haksız rekabet» oluşturduğu gibi, esasen anılan Yasa'nın 56 ncı maddesi ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına intibak edebilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiş bulunmaktadır.
Somut olayda davacı vekili, davalının internet sitesinde kullandığı ifadelerle müvekkilini «kötülediğini» ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı tarafça davacının ürünleri için kullanılan “fason” ibaresinin «haksız rekabete» neden olacak nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTTK.nun 56 ncı maddesi uyarınca, iktisadi rekabetin «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı her türlü suiistimali «haksız rekabettir».
TTK.nun 57/1 maddesi hükmüne göre ise, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek», «haksız rekabet» oluşturduğu gibi, esasen anılan Yasa'nın 56 ncı maddesi ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına intibak edebilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiş bulunmaktadır.
… geçmişteki tüm rakı markalarını hedef almakta olduğu, o dönemde sadece Tekel idaresinin bulunduğu, aldatıcı bir reklamın var olup olmadığı yönünde en önemli ölçütün «son» alıcı kitlesi yani tüketici algıları olduğu, tüketicinin bu ifadeyle Tekel idaresinin özelleşmesinden sonra doğal olarak Tekel’i satın alan davacı şirketi değil davalı şirketi rakı üreten ilk özel şirket olarak algılayacağı, “Standart lezzetle ilk rakı” gibi ifadelerin tüketiciyi kolayca yanıltabilecek konumda bulunmadığı, aldatıcı reklam olduğu iddia edilen ibarelerin toplanan tüm delillere göre hukuka aykırı olmadığı ve «haksız rekabet» şartlarının oluşmadığı ayrıca davacı şirketin «kar kaybına» uğradığı ve pazar «payının» azaldığının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · kâr kaybı · kâr payı · ilan · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… geçmişteki tüm rakı markalarını hedef almakta olduğu, o dönemde sadece Tekel idaresinin bulunduğu, aldatıcı bir reklamın var olup olmadığı yönünde en önemli ölçütün «son» alıcı kitlesi yani tüketici algıları olduğu, tüketicinin bu ifadeyle Tekel idaresinin özelleşmesinden sonra doğal olarak Tekel’i satın alan davacı şirketi değil davalı şirketi rakı üreten ilk özel şirket olarak algılayacağı, “Standart lezzetle ilk rakı” gibi ifadelerin tüketiciyi kolayca yanıltabilecek konumda bulunmadığı, aldatıcı reklam olduğu iddia edilen ibarelerin toplanan tüm delillere göre hukuka aykırı olmadığı ve «haksız rekabet» şartlarının oluşmadığı ayrıca davacı şirketin «kar kaybına» uğradığı ve pazar «payının» azaldığının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı vekili, davalının gazetelere verdiği «ilanlarda» kullandığı ifadelerle müvekkilini «kötülediğini» ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı tarafça davacının ürünleri için kullanılan “Bu arada o rakı da bizim olmaktan çıkacak” …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9380 E. 2013/23372 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, davalının «haksız rekabet» oluşturan eylemlerinin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 56 ncı maddesi uyarınca, iktisadi rekabetin «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı her türlü suiistimali «haksız rekabettir».
TTK.nun 57/1 maddesi hükmüne göre ise, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» «haksız rekabet» oluşturduğu gibi, esasen anılan Yasa'nın 56 ncı maddesi ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına intibak edebilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiş bulunmaktadır.
Benzer bu kararda… tlanmadığı, ancak somut olayın özelliklerine göre BK'nın 49. maddesi gereğince 5.000 TL manevi tazminatın makul olduğu gerekçesiyle davacının davalı aleyhine açtığı «haksız rekabetin» tespit ve menine ilişkin davanın kabulü ile davacının Türkiye'de «dağıtımını» yaptığı, güney Koreli firma tarafından üretilen, "HYSOUNG" marka motorsikletler için davalının kendi tescil ettirdiği internet sitesinde " Orjinal marka by-pass ed …
Maddesi gereğince başkalarının ürettiği ürünlerin yanlış, yanıltıcı ve lüzumsuz yere incitici beyan olarak «haksız rekabet» oluşturduğu, davalı yanın yurt dışından orjinal ürünler getirerek satış yapan davacı yönünden iktisadi yönden doğruluk esaslarını ihlal eden yönde internet sitesinde yayın yaptığı anlaşılmakla davalının HYSOUNG marka ürünler için " Orjinal marka by-pass edilerek yaratılan fason ürünler" şeklinde yaptığı yayının TTK’nın 56.
58. ve 57/1. maddesi gereğince «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespit ve haksız rekabetin önlenmesine, «maddi tazminat» talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr dağıtımı · maddi tazminat
Benzer bu kararda… tlanmadığı, ancak somut olayın özelliklerine göre BK'nın 49. maddesi gereğince 5.000 TL manevi tazminatın makul olduğu gerekçesiyle davacının davalı aleyhine açtığı «haksız rekabetin» tespit ve menine ilişkin davanın kabulü ile davacının Türkiye'de «dağıtımını» yaptığı, güney Koreli firma tarafından üretilen, "HYSOUNG" marka motorsikletler için davalının kendi tescil ettirdiği internet sitesinde " Orjinal marka by-pass ed …
58. ve 57/1. maddesi gereğince «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespit ve haksız rekabetin önlenmesine, «maddi tazminat» talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili, «haksız rekabetin» önlenmesi yanında «maddi tazminat» da talep etmiştir.
TTK’nın 58. maddesinde «haksız rekabet» fiilinden zarar görenin «maddi tazminat» da talep edebileceği hükme bağlanmıştır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7172 E. 2013/10069 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaTTK.nun 57/1 maddesi hükmüne göre ise, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» «haksız rekabet» oluşturduğu gibi, esasen anılan Yasa'nın 56 ncı maddesi ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına intibak edebilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiş bulunmaktadır.
Somut olayda davacı vekili, davalının internet sitesinde kullandığı ifadelerle müvekkilini «kötülediğini» ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı tarafça davacının ürünleri için kullanılan “fason” ibaresinin «haksız rekabete» neden olacak nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı gerekmediği halde davacının ürünlerini «kötülediğinden» mahkemece davalının söz konusu eyleminin TTK’nun 56 vd. maddelerinde düzenlenen «haksız rekabet» hallerine temas ettiğinin kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmektedir.
Benzer bu karardaA.Ş. tarafından açılan karşı davada, davacı-karşı davalının kendisinin emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti ile «iltibaslar» meydana getirmeye çalıştığı, endüstriyel tasarımları ile iltibas yarattığı ayrıca emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yanlış, yanıltıcı ve lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» suretiyle «haksız rekabette» bulunduğu ileri sürülerek, haksız rekabetin men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunulmuştur.
Davalı-karşı davacının adına «tescilli tasarımın» hükümsüzlüğüne karar verilmesi nedeniyle söz konusu tasarıma dayalı olarak ileri sürülen tasarıma tecavüz ve «haksız rekabet» iddialarının reddine karar verilmesi yerinde ise de açılan karşı davada sadece tescilli tasarıma dayalı tecavüz ve haksız rekabet iddiaları ileri sürülmemiş, tasarım hakkına dayalı iddiaların dışında davacı-karşı davalının kendisinin emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yanlış, yanıltıcı ve lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» suretiyle yaptığı iddia olunan haksız rekabetin men'i de talep ve dava edilmiştir.
… sarım hakkına dayalı olmayıp, davacı-karşı davalının karşı davacının emtiası, iş mahsulleri ve faaliyetlerini yanlış, yanıltıcı ve lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» suretiyle «haksız rekabette» bulunduğu iddiasına da dayalı olmasına göre, mahkemece karşı davacının bu yöndeki iddiası ve gösterdiği deliller incelenip, değerlendirilerek karşı davada ileri sürülen istemlerin bu iddia yönünden de incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, anılan husus üzerinde durulmadan sadece davalı-karşı davacı adına «tescilli tasarımın» hükümsüzlüğüne karar verilmesi nedeniyle karşı davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, karşı davada verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · vekalet ücreti · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin olarak verilen kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflara ait elektrik sayaçlarının benzerliğinin teknik zorunluluktan kaynaklandığı, bu benzerliğin genel olarak tüm elektrik sayaçlarında olması nedeniyle «iltibas» suretiyle «haksız rekabet» yaratma şartlarının oluşmadığı, dolayısıyla maddi ve manevi tazminat koşullarının da oluşmadığından asıl davanın bu sebeple reddine, karşı davayla ilgili yapılan d …
A.Ş. tarafından açılan karşı davada, davacı-karşı davalının kendisinin emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti ile «iltibaslar» meydana getirmeye çalıştığı, endüstriyel tasarımları ile iltibas yarattığı ayrıca emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yanlış, yanıltıcı ve lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» suretiyle «haksız rekabette» bulunduğu ileri sürülerek, haksız rekabetin men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunulmuştur.
Davalı-karşı davacının adına «tescilli tasarımın» hükümsüzlüğüne karar verilmesi nedeniyle söz konusu tasarıma dayalı olarak ileri sürülen tasarıma tecavüz ve «haksız rekabet» iddialarının reddine karar verilmesi yerinde ise de açılan karşı davada sadece tescilli tasarıma dayalı tecavüz ve haksız rekabet iddiaları ileri sürülmemiş, tasarım hakkına dayalı iddiaların dışında davacı-karşı davalının kendisinin emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yanlış, yanıltıcı ve lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» suretiyle yaptığı iddia olunan haksız rekabetin men'i de talep ve dava edilmiştir.
… sarım hakkına dayalı olmayıp, davacı-karşı davalının karşı davacının emtiası, iş mahsulleri ve faaliyetlerini yanlış, yanıltıcı ve lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» suretiyle «haksız rekabette» bulunduğu iddiasına da dayalı olmasına göre, mahkemece karşı davacının bu yöndeki iddiası ve gösterdiği deliller incelenip, değerlendirilerek karşı davada ileri sürülen istemlerin bu iddia yönünden de incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, anılan husus üzerinde durulmadan sadece davalı-karşı davacı adına «tescilli tasarımın» hükümsüzlüğüne karar verilmesi nedeniyle karşı davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, karşı davada verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3114 E. 2020/475 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaTTK.nun 57/1 maddesi hükmüne göre ise, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» «haksız rekabet» oluşturduğu gibi, esasen anılan Yasa'nın 56 ncı maddesi ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına intibak edebilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiş bulunmaktadır.
Somut olayda davacı vekili, davalının internet sitesinde kullandığı ifadelerle müvekkilini «kötülediğini» ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı tarafça davacının ürünleri için kullanılan “fason” ibaresinin «haksız rekabete» neden olacak nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı gerekmediği halde davacının ürünlerini «kötülediğinden» mahkemece davalının söz konusu eyleminin TTK’nun 56 vd. maddelerinde düzenlenen «haksız rekabet» hallerine temas ettiğinin kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmektedir.
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve «gereksiz yere incitici açıklamalarla», «kötülemek» ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gereksiz yere incitici açıklama · üçüncü kişi · maddi tazminat · ilan
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve «gereksiz yere incitici açıklamalarla», «kötülemek» ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
Haksız rekabet | Haksız rekabetten doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8564 E. 2014/15254 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaTTK.nun 57/1 maddesi hükmüne göre ise, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» «haksız rekabet» oluşturduğu gibi, esasen anılan Yasa'nın 56 ncı maddesi ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına intibak edebilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiş bulunmaktadır.
Somut olayda davacı vekili, davalının internet sitesinde kullandığı ifadelerle müvekkilini «kötülediğini» ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı tarafça davacının ürünleri için kullanılan “fason” ibaresinin «haksız rekabete» neden olacak nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı gerekmediği halde davacının ürünlerini «kötülediğinden» mahkemece davalının söz konusu eyleminin TTK’nun 56 vd. maddelerinde düzenlenen «haksız rekabet» hallerine temas ettiğinin kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asılan tabelanın davacının kendisini, emtiasını, iş mahsullerini incitici, «kötüleyici» mahiyette bulunmadığı, aynı alanda faaliyet gösteren davacı çalışanlarının iş sırlarını öğrenmelerini önlemek amacıyla asıldığı, «haksız rekabet» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davalının fabrika binasının girişine astığı BU İŞ YERİNE SEYYAR SATICILARIN VE B.
CNC ÇALIŞANLARININ GİRMESİ YASAKTIR ibaresinin «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16510 E. 2014/10314 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaTTK.nun 57/1 maddesi hükmüne göre ise, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» «haksız rekabet» oluşturduğu gibi, esasen anılan Yasa'nın 56 ncı maddesi ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına intibak edebilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiş bulunmaktadır.
Somut olayda davacı vekili, davalının internet sitesinde kullandığı ifadelerle müvekkilini «kötülediğini» ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı tarafça davacının ürünleri için kullanılan “fason” ibaresinin «haksız rekabete» neden olacak nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı gerekmediği halde davacının ürünlerini «kötülediğinden» mahkemece davalının söz konusu eyleminin TTK’nun 56 vd. maddelerinde düzenlenen «haksız rekabet» hallerine temas ettiğinin kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca esas dava bakımından davalı-karşı davacının aldatıcı ve «kötüleyici» hareketlerle davacı-karşı davalı satışlarını etkilediğine ve «haksız rekabet» yarattığına dair yeterli delil bulunmadığı, karşılık dava bakımından ise davacı-karşı davalının "...." değil "....
Davacı-karşı davalının iddiasını ileri sürüş biçimi, davalının söz ve eylemleri ile ürünleri hakkında gereksiz yere incitici beyanlarla «kötülediği» yönünde olup, dosya kapsamında yaptırılan «bilirkişi incelemelerinde» de «haksız rekabet» unsurunun oluştuğu mütalaa edilmesine rağmen mahkemece bu hususa neden itibar edilmediği açıklanmadığı gibi, esas davanın reddi gerekçesi dahi anlaşılamamaktadır.
2- Asıl dava, «haksız rekabetin» tespiti, sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaDavacı-karşı davalının iddiasını ileri sürüş biçimi, davalının söz ve eylemleri ile ürünleri hakkında gereksiz yere incitici beyanlarla «kötülediği» yönünde olup, dosya kapsamında yaptırılan «bilirkişi incelemelerinde» de «haksız rekabet» unsurunun oluştuğu mütalaa edilmesine rağmen mahkemece bu hususa neden itibar edilmediği açıklanmadığı gibi, esas davanın reddi gerekçesi dahi anlaşılamamaktadır.
Bu itibarla mahkemece «eksik inceleme» ile hüküm tesisi doğru olmamış, davacı-karşı davalının temyiz itirazlarının kabulü ile esas dava yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13932 E. , 2012/4654 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/06/2010 tarih ve 2008/245-2010/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Güney Koreli S&T Motors Ltd Şirketinin ürettiği motosikletlerin dağıtıcı firması olduğunu, davalının ise Hyosung markasını kötüniyetli olarak kendi adına tescil ettirdiğini ayrıca internet sitesinde kullandığı ifadelerle müvekkilini kötülediğini ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin önlenmesine10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafça, “orijinal marka by-pass edilerek yaratılan fason ürünler” ibaresinin kullanıldığı ancak buradaki fason kelimesinin sözlük anlamı itibari ile yanıltıcı, kötüniyetli ve lüzumsuz yere incitici nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının haksız rekabet oluşturan eylemlerinin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 56 ncı maddesi uyarınca, iktisadi rekabetin objektif iyi niyet kurallarına aykırı her türlü suiistimali haksız rekabettir. TTK.nun 57/1 maddesi hükmüne göre ise, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek haksız rekabet oluşturduğu gibi, esasen anılan Yasa'nın 56 ncı maddesi ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına intibak edebilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiş bulunmaktadır. Kanunun gayesi, iktisadi sahada doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlalini önlemek olup, bu husustaki genel kaide TTK.nun 56 ncı maddesinde düzenlenmiştir. Yine, anılan Yasa'nın 58 nci maddesinde de, iktisadi bakımdan zarar görenlerin yanında böyle bir tehlikeye maruz bulunanların dahi, haksız rekabet davasını açabilecekleri hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda davacı vekili, davalının internet sitesinde kullandığı ifadelerle müvekkilini kötülediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı tarafça davacının ürünleri için kullanılan “fason” ibaresinin haksız rekabete
neden olacak nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak dosya içeriğinden davacının yurt dışından orijinal ürünler ithal ederek satış yaptığı anlaşılmaktadır. Davalı ise kendi ürünlerinin orijinal olduğunu davacının ürünlerinin ise orijinal olmadığını belirtmektedir. Davalı gerekmediği halde davacının ürünlerini kötülediğinden mahkemece davalının söz konusu eyleminin TTK’nun 56 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hallerine temas ettiğinin kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmektedir.
SONUÇ
Yukarıda, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048842900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz