6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kötüleme

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10152 E. 2012/16828 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüleme eksik inceleme haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: BK · TTK — TTK 56TTK 57

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların yetkilisi olduğu şirketin, orta ölçekli bir kent olan Samsun'da bilinen bir şirket olması nedeniyle bu şirket hakkında birtakım belgeler ile gelen haber kaynağı diğer davalı ...'ün anlattıklarından yola çıkılarak yapılan haberin halkın ilgisini çekme özelliğinin bulunduğu, kamu yararının bulunduğu haberin basının haber verme özgürlüğü kapsamında kaldığı, davalı ...'ün tekstil işiyle davacıların ise otomotiv işiyle ilgilendikleri dolayısıyla aynı iş kolunda bulunmadıkları, gerek davalı ... gerekse diğer davalıların bu yayınlar nedeniyle menfaatlerinde herhangi bir artış bulunmadığı, davalıların elde ettiği veya etmesi muhtemel bir menfaatin dosyaya yansımadığı buna ilişkin bir iddianın da olmadığı, bu nedenle de BK'nın ve TTK'nın düzenlediği haksız rekabet hükümlerinin de olayda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1- TTK'nın 56. maddesine göre, haksız rekabet, aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir. TTK'nın 57. maddesinin 1. ve 2. bentlerinde de, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek ve başkasının ahlakı veya mali iktidarı hakkında hakikata aykırı malumat vermek hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler olarak sayılmıştır.

İşbu davada davalıların basın suretiyle haksız rekabette bulundukları iddia edildiğine ve bir kısım davalıların aynı eylem nedeniyle Ceza Mahkemesinde yargılandıklarının anlaşılmasına göre, ceza yargılamasının sonucu beklenilerek oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız rekabet | Haksız rekabetten doğan tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8564 E. 2014/15254 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kötüleme

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9072 E. 2010/591 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız rekabetin tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15293 E. 2012/6144 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/10152 E.  ,  2012/16828 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/03/2011 tarih ve 2010/177-2011/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalıların gazete ve televizyonunda müvekkillerinin ticari iş ve faaliyetlerini kötüleyerek toplum nezdinde kuşkulu konuma düşürdüklerini, bu suretle haksız rekabet yaratıldığını ileri sürerek hak ve nesafete uygun bir miktarda maddi tazminata hükmedilmesine ve yayınların haksız rekabet olduğunun tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalılar vekili, haber verme hakkı kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, davacı şirketin hiçbir haberde isminin geçmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların yetkilisi olduğu şirketin, orta ölçekli bir kent olan Samsun'da bilinen bir şirket olması nedeniyle bu şirket hakkında birtakım belgeler ile gelen haber kaynağı diğer davalı ...'ün anlattıklarından yola çıkılarak yapılan haberin halkın ilgisini çekme özelliğinin bulunduğu, kamu yararının bulunduğu haberin basının haber verme özgürlüğü kapsamında kaldığı, davalı ...'ün tekstil işiyle davacıların ise otomotiv işiyle ilgilendikleri dolayısıyla aynı iş kolunda bulunmadıkları, gerek davalı ... gerekse diğer davalıların bu yayınlar nedeniyle menfaatlerinde herhangi bir artış bulunmadığı, davalıların elde ettiği veya etmesi muhtemel bir menfaatin dosyaya yansımadığı buna ilişkin bir iddianın da olmadığı, bu nedenle de BK'nın ve TTK'nın düzenlediği haksız rekabet hükümlerinin de olayda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1- TTK'nın 56. maddesine göre, haksız rekabet, aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir. TTK'nın 57. maddesinin 1. ve 2. bentlerinde de, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek ve başkasının ahlakı veya mali iktidarı hakkında hakikata aykırı malumat vermek hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler olarak sayılmıştır.

İşbu davada davalıların basın suretiyle haksız rekabette bulundukları iddia edildiğine ve bir kısım davalıların aynı eylem nedeniyle Ceza Mahkemesinde yargılandıklarının anlaşılmasına göre, ceza yargılamasının sonucu beklenilerek oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064489700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.