Kötüleme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10152 E. 2012/16828 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüleme↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların yetkilisi olduğu şirketin, orta ölçekli bir kent olan Samsun'da bilinen bir şirket olması nedeniyle bu şirket hakkında birtakım belgeler ile gelen haber kaynağı diğer davalı ...'ün anlattıklarından yola çıkılarak yapılan haberin halkın ilgisini çekme özelliğinin bulunduğu, kamu yararının bulunduğu haberin basının haber verme özgürlüğü kapsamında kaldığı, davalı ...'ün tekstil işiyle davacıların ise otomotiv işiyle ilgilendikleri dolayısıyla aynı iş kolunda bulunmadıkları, gerek davalı ... gerekse diğer davalıların bu yayınlar nedeniyle menfaatlerinde herhangi bir artış bulunmadığı, davalıların elde ettiği veya etmesi muhtemel bir menfaatin dosyaya yansımadığı buna ilişkin bir iddianın da olmadığı, bu nedenle de BK'nın ve TTK'nın düzenlediği haksız rekabet hükümlerinin de olayda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- TTK'nın 56. maddesine göre, haksız rekabet, aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir. TTK'nın 57. maddesinin 1. ve 2. bentlerinde de, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek ve başkasının ahlakı veya mali iktidarı hakkında hakikata aykırı malumat vermek hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler olarak sayılmıştır.
İşbu davada davalıların basın suretiyle haksız rekabette bulundukları iddia edildiğine ve bir kısım davalıların aynı eylem nedeniyle Ceza Mahkemesinde yargılandıklarının anlaşılmasına göre, ceza yargılamasının sonucu beklenilerek oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabet | Haksız rekabetten doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8564 E. 2014/15254 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… ı, davalıların elde ettiği veya etmesi muhtemel bir menfaatin dosyaya yansımadığı buna ilişkin bir iddianın da olmadığı, bu nedenle de BK'nın ve TTK'nın düzenlediği «haksız rekabet» hükümlerinin de olayda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- TTK'nın 56. maddesine göre, «haksız rekabet», aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir.
TTK'nın 57. maddesinin 1. ve 2. bentlerinde de, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» ve başkasının ahlakı veya mali iktidarı hakkında hakikata aykırı malumat vermek hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler olarak sayılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asılan tabelanın davacının kendisini, emtiasını, iş mahsullerini incitici, «kötüleyici» mahiyette bulunmadığı, aynı alanda faaliyet gösteren davacı çalışanlarının iş sırlarını öğrenmelerini önlemek amacıyla asıldığı, «haksız rekabet» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davalının fabrika binasının girişine astığı BU İŞ YERİNE SEYYAR SATICILARIN VE B.
CNC ÇALIŞANLARININ GİRMESİ YASAKTIR ibaresinin «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9072 E. 2010/591 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… ı, davalıların elde ettiği veya etmesi muhtemel bir menfaatin dosyaya yansımadığı buna ilişkin bir iddianın da olmadığı, bu nedenle de BK'nın ve TTK'nın düzenlediği «haksız rekabet» hükümlerinin de olayda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- TTK'nın 56. maddesine göre, «haksız rekabet», aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir.
TTK'nın 57. maddesinin 1. ve 2. bentlerinde de, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» ve başkasının ahlakı veya mali iktidarı hakkında hakikata aykırı malumat vermek hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler olarak sayılmıştır.
Benzer bu karardaTTK’nun 56. maddesinde «haksız rekabetin» aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali olduğu düzenlenmiş, 57. maddede ise hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler sınırlayıcı olarak değil “hususiyle” denilmek suretiyle örnekleyici olarak sayılmıştır.Anılan maddenin 1 numaralı bendinde başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemenin» hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalının «tacir» olmayıp, davacı şirket ile rekabet ortamında bulunmasını gerektirir bir durumunun olmadığı, bu nedenle bir ticari rekabetin bulunmadığı anlaşıldığından davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin kabul edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» önlenmesi, men’i ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · ticari işletme · dürüstlük kuralı · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · tacir
Benzer bu karardaGerek «haksız rekabete» ilişkin yasal düzenlemeler gerekse Medeni Kanun’un 2. maddesinde belirtilen herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken «dürüstlük kurallarına» uymak zorunda olduğu yönündeki tüm özel hukuk ilişkilerinde uygulama alanı bulunan temel hüküm uyarınca bir «ticari işletmeye», şirkete yönelik olarak yapılan eylemlerin haksız rekabet oluşturması için bu eylemleri yapanların «tacir» olmaları veya haksız rekabete maruz kalan şahıs, şirket veya işletme ile aynı konularda iştigal etmeleri gerekmemektedir.
Bu durumda, somut olaya gelindiğinde davalının davacının ticari faaliyetine zarar verici nitelikteki eylemlerinin tespiti halinde «tacir» olmaması bu durumun «haksız rekabet» sayılmasını engellemeyeceğinden mahkemece tarafların dayandıkları «delillerin toplanması», gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılması suretiyle davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile dava …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalının «tacir» olmayıp, davacı şirket ile rekabet ortamında bulunmasını gerektirir bir durumunun olmadığı, bu nedenle bir ticari rekabetin bulunmadığı anlaşıldığından davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin kabul edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı şirket, ürünlerine, markasına, şirkete ve çalışanlarına yönelik olarak davalı tarafından internet ortamında gönderilen mesajların, yazılan yazıların «haksız rekabet» oluşturduğunu, bu olaydan dolayı şirketinin, ürünlerinin ve markasının zarar gördüğünü, tüketiciler nezdinde itibar «kaybına» uğradığını ileri sürmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15293 E. 2012/6144 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… ı, davalıların elde ettiği veya etmesi muhtemel bir menfaatin dosyaya yansımadığı buna ilişkin bir iddianın da olmadığı, bu nedenle de BK'nın ve TTK'nın düzenlediği «haksız rekabet» hükümlerinin de olayda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- TTK'nın 56. maddesine göre, «haksız rekabet», aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir.
TTK'nın 57. maddesinin 1. ve 2. bentlerinde de, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» ve başkasının ahlakı veya mali iktidarı hakkında hakikata aykırı malumat vermek hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler olarak sayılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dinlenen tanıkların davacının güneş enerji sistemini «kötüleyici» yönde bilgi sahibi olmadıkları ve davalıların «haksız rekabet» yaptıkları hususunda dosyaya başkaca delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi manevi tazminat» talebine ilişkindir.
Haksız rekabet, TTK'nun 56. maddesinde aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali olarak tanımlanmış olup, 57/1. maddede ise başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek», hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler arasında sayılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi ve manevi tazminat
Benzer bu karardaDava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi manevi tazminat» talebine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10152 E. , 2012/16828 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/03/2011 tarih ve 2010/177-2011/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların gazete ve televizyonunda müvekkillerinin ticari iş ve faaliyetlerini kötüleyerek toplum nezdinde kuşkulu konuma düşürdüklerini, bu suretle haksız rekabet yaratıldığını ileri sürerek hak ve nesafete uygun bir miktarda maddi tazminata hükmedilmesine ve yayınların haksız rekabet olduğunun tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar vekili, haber verme hakkı kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacı şirketin hiçbir haberde isminin geçmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların yetkilisi olduğu şirketin, orta ölçekli bir kent olan Samsun'da bilinen bir şirket olması nedeniyle bu şirket hakkında birtakım belgeler ile gelen haber kaynağı diğer davalı ...'ün anlattıklarından yola çıkılarak yapılan haberin halkın ilgisini çekme özelliğinin bulunduğu, kamu yararının bulunduğu haberin basının haber verme özgürlüğü kapsamında kaldığı, davalı ...'ün tekstil işiyle davacıların ise otomotiv işiyle ilgilendikleri dolayısıyla aynı iş kolunda bulunmadıkları, gerek davalı ... gerekse diğer davalıların bu yayınlar nedeniyle menfaatlerinde herhangi bir artış bulunmadığı, davalıların elde ettiği veya etmesi muhtemel bir menfaatin dosyaya yansımadığı buna ilişkin bir iddianın da olmadığı, bu nedenle de BK'nın ve TTK'nın düzenlediği haksız rekabet hükümlerinin de olayda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- TTK'nın 56. maddesine göre, haksız rekabet, aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir. TTK'nın 57. maddesinin 1. ve 2. bentlerinde de, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek ve başkasının ahlakı veya mali iktidarı hakkında hakikata aykırı malumat vermek hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler olarak sayılmıştır.
İşbu davada davalıların basın suretiyle haksız rekabette bulundukları iddia edildiğine ve bir kısım davalıların aynı eylem nedeniyle Ceza Mahkemesinde yargılandıklarının anlaşılmasına göre, ceza yargılamasının sonucu beklenilerek oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064489700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz