Haksız rekabetin tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15293 E. 2012/6144 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüleme↗ maddi ve manevi tazminat↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dinlenen tanıkların davacının güneş enerji sistemini kötüleyici yönde bilgi sahibi olmadıkları ve davalıların haksız rekabet yaptıkları hususunda dosyaya başkaca delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi manevi tazminat talebine ilişkindir. Haksız rekabet, TTK'nun 56. maddesinde aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali olarak tanımlanmış olup, 57/1. maddede ise başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek, hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler arasında sayılmıştır.
Somut olayda, mahkemece dinlenen davacı tanıkları ... ve ..., davacı şirketten güneş enerjisi sistemi satın alan ...'ın davalı işyerine çağrıldığı, burada kendisine Sergün markalı küflü bir güneş enerjisi deposu gösterildiği ve tanığın yaptırdığı güneş enerjisinin sağlıksız ve kalitesiz olduğunun söylendiği yönünde beyanda bulunmuşlardır. Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/912 esas sayılı dosyası kapsamından da, 43 Eren Güneş Enerji isimli işyerinin girişinde üzerinde Sergün yazan hurda bir güneş enerjisi kazanı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, anılan tanık beyanları ile ceza dosyası kapsamı TTK'nun 57/1. maddesi çerçevesinde değerlendirilerek haksız rekabet koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti, tazminat talepleri yönünden de hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, tanıkların bilgi sahibi olmadıkları ve başka delil bulunmadığı belirtilerek yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9627 E. 2018/2382 K.
Ortak:kötüleme · maddi ve manevi tazminat · haksız rekabet · Haksız rekabetin tespiti
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dinlenen tanıkların davacının güneş enerji sistemini «kötüleyici» yönde bilgi sahibi olmadıkları ve davalıların «haksız rekabet» yaptıkları hususunda dosyaya başkaca delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi manevi tazminat» talebine ilişkindir.
Haksız rekabet, TTK'nun 56. maddesinde aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali olarak tanımlanmış olup, 57/1. maddede ise başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek», hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler arasında sayılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalıların ... enerjisiyle ilgili «haksız rekabete» yol açacak düzeyde davacının ... enerji sistemini «kötüleyici» bilgi sahibi olmadıkları, davacı tanıkları beyanlarında davalının küflü bir ... enerjisi deposu gösterdiğini beyan etmiş ise de bu hususta ikna olmadıkları ve dava …
Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkindir.
6762 sayılı TTK 57/1. maddesi uyarınca, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» «haksız rekabet» oluşturur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:depo kararı · ziya
Benzer bu karardaÜçüncü kişilerin bu «kötülemeden» etkilenip etkilenmemesinden «ziyade» önemli olan söz konusu eylemlerde bulunularak «haksız rekabetin» yaratılmış olmasıdır.
… ... mahkeme huzurundaki beyanında davalının dükkanında bulunan küflü bir depoyu göstererek "sizin taktırdığınız.... enerjisinin akıbeti bu, sağlıklı değil" diyerek «kötülediğini», yine davacı tanığı ... beyanında davalının dükkanında kendilerine ... markalı küflü bir «depo» gösterilerek "... ... enerjisinin sağlıksız ve kalitesiz olduğunu söyleyerek kötülendiğini, ancak üründen memnun olduğu için başkalarına da tavsiye ettiğini" belirttiğine göre, artık davalının söz konusu eylemlerinin TTK 57/1. maddesi anlamında «haksız rekabet» yarattığının kabulü gerektiği halde, aksine düşünce ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Haksız rekabet | Haksız rekabetten doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8564 E. 2014/15254 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dinlenen tanıkların davacının güneş enerji sistemini «kötüleyici» yönde bilgi sahibi olmadıkları ve davalıların «haksız rekabet» yaptıkları hususunda dosyaya başkaca delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi manevi tazminat» talebine ilişkindir.
Haksız rekabet, TTK'nun 56. maddesinde aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali olarak tanımlanmış olup, 57/1. maddede ise başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek», hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler arasında sayılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asılan tabelanın davacının kendisini, emtiasını, iş mahsullerini incitici, «kötüleyici» mahiyette bulunmadığı, aynı alanda faaliyet gösteren davacı çalışanlarının iş sırlarını öğrenmelerini önlemek amacıyla asıldığı, «haksız rekabet» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davalının fabrika binasının girişine astığı BU İŞ YERİNE SEYYAR SATICILARIN VE B.
CNC ÇALIŞANLARININ GİRMESİ YASAKTIR ibaresinin «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9072 E. 2010/591 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dinlenen tanıkların davacının güneş enerji sistemini «kötüleyici» yönde bilgi sahibi olmadıkları ve davalıların «haksız rekabet» yaptıkları hususunda dosyaya başkaca delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi manevi tazminat» talebine ilişkindir.
Haksız rekabet, TTK'nun 56. maddesinde aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali olarak tanımlanmış olup, 57/1. maddede ise başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek», hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler arasında sayılmıştır.
Benzer bu karardaTTK’nun 56. maddesinde «haksız rekabetin» aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali olduğu düzenlenmiş, 57. maddede ise hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler sınırlayıcı olarak değil “hususiyle” denilmek suretiyle örnekleyici olarak sayılmıştır.Anılan maddenin 1 numaralı bendinde başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemenin» hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalının «tacir» olmayıp, davacı şirket ile rekabet ortamında bulunmasını gerektirir bir durumunun olmadığı, bu nedenle bir ticari rekabetin bulunmadığı anlaşıldığından davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin kabul edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» önlenmesi, men’i ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · ticari işletme · dürüstlük kuralı · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · tacir
Benzer bu karardaGerek «haksız rekabete» ilişkin yasal düzenlemeler gerekse Medeni Kanun’un 2. maddesinde belirtilen herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken «dürüstlük kurallarına» uymak zorunda olduğu yönündeki tüm özel hukuk ilişkilerinde uygulama alanı bulunan temel hüküm uyarınca bir «ticari işletmeye», şirkete yönelik olarak yapılan eylemlerin haksız rekabet oluşturması için bu eylemleri yapanların «tacir» olmaları veya haksız rekabete maruz kalan şahıs, şirket veya işletme ile aynı konularda iştigal etmeleri gerekmemektedir.
Bu durumda, somut olaya gelindiğinde davalının davacının ticari faaliyetine zarar verici nitelikteki eylemlerinin tespiti halinde «tacir» olmaması bu durumun «haksız rekabet» sayılmasını engellemeyeceğinden mahkemece tarafların dayandıkları «delillerin toplanması», gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılması suretiyle davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile dava …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalının «tacir» olmayıp, davacı şirket ile rekabet ortamında bulunmasını gerektirir bir durumunun olmadığı, bu nedenle bir ticari rekabetin bulunmadığı anlaşıldığından davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin kabul edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı şirket, ürünlerine, markasına, şirkete ve çalışanlarına yönelik olarak davalı tarafından internet ortamında gönderilen mesajların, yazılan yazıların «haksız rekabet» oluşturduğunu, bu olaydan dolayı şirketinin, ürünlerinin ve markasının zarar gördüğünü, tüketiciler nezdinde itibar «kaybına» uğradığını ileri sürmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15293 E. , 2012/6144 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/09/2010 tarih ve 2009/365-2010/305 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin "Sergün" markası altında güneş enerji sistemi üretip satarak montajını yaptığını ve servis hizmeti verdiğini, davalıların da "43 Eren Güneş" isimli iş yerinde güneş enerjisi sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalıların müvekkili şirketin üretimi olup da önceki müşterilerinden edindikleri, ömrünü tamamlamış, hurdaya çıkarılan paslı ve eski sıcak su depolarını dükkanlarında müşterilerine göstererek müvekkili şirketin ürünlerini kötülediklerini, müşterilerine Sergün markasının kalitesiz olduğu yönünde sürekli menfi propoganda yaptıklarını, bu nedenle müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, davalıların propagandalarının haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek, davalıların eylemlerinin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabet yaratan eylemlerin önlenmesini, davacı markasını kötülemek için davalıların ellerinde bulundurduğu emtiaya el konulmasını, 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini, kesinleşen ilamın gazetede ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden ...'ın Eren Isı isimli firmayla ilgisi bulunmadığı, diğer müvekkilinin davacı ürünlerini kötülemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dinlenen tanıkların davacının güneş enerji sistemini kötüleyici yönde bilgi sahibi olmadıkları ve davalıların haksız rekabet yaptıkları hususunda dosyaya başkaca delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi manevi tazminat talebine ilişkindir. Haksız rekabet, TTK'nun 56. maddesinde aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali olarak tanımlanmış olup, 57/1. maddede ise başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek, hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler arasında sayılmıştır.
Somut olayda, mahkemece dinlenen davacı tanıkları ... ve ..., davacı şirketten güneş enerjisi sistemi satın alan ...'ın davalı işyerine çağrıldığı, burada kendisine Sergün markalı küflü bir güneş enerjisi deposu gösterildiği ve tanığın yaptırdığı güneş enerjisinin sağlıksız ve kalitesiz olduğunun söylendiği yönünde beyanda bulunmuşlardır. Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/912 esas sayılı dosyası kapsamından da, 43 Eren Güneş Enerji isimli işyerinin girişinde üzerinde Sergün yazan hurda bir güneş enerjisi kazanı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, anılan tanık beyanları ile ceza dosyası kapsamı TTK'nun 57/1. maddesi çerçevesinde değerlendirilerek haksız rekabet koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti, tazminat talepleri yönünden de hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, tanıkların bilgi sahibi olmadıkları ve başka delil bulunmadığı belirtilerek yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057996100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz