Ttk 792
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9341 E. 2014/16644 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 792↗ kötü niyetli iktisap↗ çek istirdadı↗ ciro silsilesi↗ yetkili hamil↗ tahkikat↗ ciranta↗ ispat külfeti↗ sahtecilik↗ lehtar↗ eş rızası↗ ciro↗ hamil↗ istirdat↗ çek↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, çek üzerindeki lehtar imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, sahtecilik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği, lehtar imzası bulunmadan çekin tedavüle sürüldüğü gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 792. (mülga 6762 sayılı TTK’nın 704) maddesi uyarınca açılmış bulunan çek istirdadı istemine ilişkin olup, davacı lehtar çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürmüştür. Mahkemece davacı lehtarın imzasının sahte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 677. (mülga 6762 sayılı TTK’nın 598) maddesi gereğince ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir. Ayrıca, davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde imzası bulunanların imzalarının gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu yoktur.
6102 sayılı TTK'nın 792. (mülga 6762 sayılı TTK’nın 704) maddesine göre, çek eline geçmiş olan hamilin, ancak çeki kötü niyetli iktisap ettiği veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğu takdirde, o çeki geri vermekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Hamilin kötü niyetli sayılabilmesi için de, bu çekin iktisabında, çekin rıza dışı elden çıktığını bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerekir. Ancak, hamilin kötü niyetli olduğunun veya iktisapta ağır kusurunun bulunduğunun ispat külfeti, çekin elinden rıza dışı çıktığını iddia eden tarafa aittir.
Somut olayda, dava konusu çekte mevcut ciro silsilesi içerisinde bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen lehtarın imzası sahte olsa bile bu durum davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmez. Davalı tarafın ancak, TTK’nın 704. maddesinde öngörüldüğü üzere, kötü niyetle çeki iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğu kanıtlandığı takdirde sorumlu olacağı kuşkusuzdur.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak, davalının hukuki durumunun yeniden ele alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10087 E. 2014/17191 K.
Ortak:çek istirdadı · ciro silsilesi · yetkili hamil · tahkikat · ciranta · lehtar · eş rızası · ciro
İncelediğiniz karardaAyrıca, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Somut olayda, dava konusu çekte mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen «lehtarın» imzası sahte olsa bile bu durum davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
2- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 792. (mülga 6762 sayılı TTK’nın 704) maddesi uyarınca açılmış bulunan «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, davacı «lehtar» çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaAyrıca, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Somut olaya gelince, dava konusu çekte de mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve lehtardan sonraki «ciranta» ...
Davacı «lehtar» çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin «yetkili hamili» olduğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtelik · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çeklerde bulunan davacı şirket adına atılmış imzaların şirket yetkililerinin eli ürünü olmadıkları, «sahtelik» iddiasının iyi niyetli «hamiller» «dahil» olmak üzere herkese karşı ileri sürülebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2990 E. 2011/13976 K.
Ortak:çek istirdadı · ciro silsilesi · yetkili hamil · tahkikat · lehtar · eş rızası · ciro · hamil
İncelediğiniz karardaAyrıca, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Somut olayda, dava konusu çekte mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen «lehtarın» imzası sahte olsa bile bu durum davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
2- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 792. (mülga 6762 sayılı TTK’nın 704) maddesi uyarınca açılmış bulunan «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, davacı «lehtar» çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaDava, TTK’nun 704. maddesi uyarınca açılmış bulunan «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, davacı emre yazılı çekin «lehtarı» olduğunu ve çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin «yetkili hamili» olduğunu savunmuştur.
Ayrıca, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu çekin davalı tarafından takibe konulduğu, «çek» bedelinin «keşideci» tarafından ödendiği, davalı «yetkili hamil» olduğunu ileri sürmüş ise de çeki ne şekilde elde ettiğini, iyi niyetli hamil olduğunu ispatlayamadığı, çekin iktisabında kusurlu ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.181 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşideci
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu çekin davalı tarafından takibe konulduğu, «çek» bedelinin «keşideci» tarafından ödendiği, davalı «yetkili hamil» olduğunu ileri sürmüş ise de çeki ne şekilde elde ettiğini, iyi niyetli hamil olduğunu ispatlayamadığı, çekin iktisabında kusurlu ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.181 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Çek istirdatı | Kötüniyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1085 E. 2015/7315 K.
Ortak:çek istirdadı · ciro silsilesi · yetkili hamil · tahkikat · ciranta · lehtar · eş rızası · ciro
İncelediğiniz karardaAyrıca, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Somut olayda, dava konusu çekte mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen «lehtarın» imzası sahte olsa bile bu durum davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
2- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 792. (mülga 6762 sayılı TTK’nın 704) maddesi uyarınca açılmış bulunan «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, davacı «lehtar» çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaAyrıca, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Somut olaya gelince, dava konusu çekte de mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzası sahte olsa bile bu durum davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
Davacı «lehtar» çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin «yetkili hamili» olduğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciro zinciri · çekin istirdadı · kötü niyet tazminatı · kötü niyet
Benzer bu karardaKonfeksiyon arasında ticari ilişki mevcut olmadığından «ciro silsilesinde» kopukluk bulunduğu, dava konusu çekin davacı tarafa «istirdatının» gerektiği, buna karşılık davacı lehine «kötü niyet tazminatının» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «çekin istirdatına», kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
Şti. ile davalıdan önceki «ciranta»... arasında ticari ilişki bulunmadığından bahisle «ciro zincirinde» kopukluk bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2827 E. 2018/5223 K.
Ortak:çek istirdadı · kötü niyetli iktisap · ciro silsilesi · yetkili hamil · tahkikat · ciranta · sahtecilik · lehtar
İncelediğiniz karardaAyrıca, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Somut olayda, dava konusu çekte mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen «lehtarın» imzası sahte olsa bile bu durum davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «çek» üzerindeki «lehtar» imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, «sahtecilik» iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği, lehtar imzası bulunmadan çekin tedavüle sürüldüğü gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olaya gelince, dava konusu çekte de mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ... ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzası sahte olsa bile bu durum davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
Ayrıca, davalının «yetkili hamil» olması için ... imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Davacı «lehtar» çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin «yetkili hamili» olduğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehdar · keşideci · temsil
Benzer bu karardaŞti. olan, .../03/2014 tarihli 6.000,00 TL bedelli, 3200856 no'lu «çek» ve aynı bankadan verilme aynı «keşideci» imzalı .../04/2014 tarihli 6.000,00 TL bedelli 3200857 no'lu çekte davacının «lehdar» sıfatına sahip bulunduğu, çeklerin arka sayfasındaki davacı adına yapılan «ciro» imzalarının davacı şirket «temsilcilerinin» eli ürünü olmadığının ...
Şubesi'nden verilme, «keşidecisi» ... ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5363 E. 2018/7977 K.
Ortak:çek istirdadı · kötü niyetli iktisap · ciro silsilesi · yetkili hamil · tahkikat · ciranta · ispat külfeti · lehtar
İncelediğiniz karardaAyrıca, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Somut olayda, dava konusu çekte mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen «lehtarın» imzası sahte olsa bile bu durum davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
2- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 792. (mülga 6762 sayılı TTK’nın 704) maddesi uyarınca açılmış bulunan «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, davacı «lehtar» çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaDavalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» yer alan imzaların gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu bulunmayıp, 6102 sayılı ...’nın 686. maddesi hükmüne göre, bu hususta, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir.
Dava konusu çekte mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
Mahkemece, iddia savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devraldığı dava konusu çekin iş yerinde yapılan «hırsızlık» neticesinde çalındığı, çekin «lehtar» ciro imzasının sahte olduğu, davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, çekin lehtarı tarafından tedavüle konulmadığı, davalının çekin «yetkili hamili» olmadığı, davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığı, «sahte ciro» nedeniyle davalıya, «keşideci» tarafından yapılan ödemenin de geçerli bir ödeme olarak addedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının dava konusu «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, çek bedeli olan 11.110,00 TL’nin keşide tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan «istirdadına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahte ciro · hırsızlık · keşideci · kusur · avans faizi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devraldığı dava konusu çekin iş yerinde yapılan «hırsızlık» neticesinde çalındığı, çekin «lehtar» ciro imzasının sahte olduğu, davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, çekin lehtarı tarafından tedavüle konulmadığı, davalının çekin «yetkili hamili» olmadığı, davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığı, «sahte ciro» nedeniyle davalıya, «keşideci» tarafından yapılan ödemenin de geçerli bir ödeme olarak addedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının dava konusu «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, çek bedeli olan 11.110,00 TL’nin keşide tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan «istirdadına» karar verilmiştir.
6102 sayılı ...'nın 792. maddesiyle, «çek», herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, davacının bu husustaki «ispat külfetini» yerine getiremediği, davalının çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğine veya iktisabında ağır kusurlu bulunduğuna dair delil «ibraz» edemediği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerde de, davalının davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiğini gösterir bir emare bulunmadığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12581 E. 2014/18787 K.
Ortak:çek istirdadı · kötü niyetli iktisap · ciro silsilesi · yetkili hamil · eş rızası · ciro · hamil · istirdat
İncelediğiniz karardaAyrıca, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Somut olayda, dava konusu çekte mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen «lehtarın» imzası sahte olsa bile bu durum davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
2- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 792. (mülga 6762 sayılı TTK’nın 704) maddesi uyarınca açılmış bulunan «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, davacı «lehtar» çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece her ne kadar çekte yer alan «ciro silsilesine» göre davacının sıfatının olmadığı ve davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının çekin bütün hususiyetleri hakkında beyanda bulunmak suretiyle «çek iptali davası» açtığı, bu davada davacıya «çek istirdadı davası» açmak için süre verildiği anlaşılmaktadır.
Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin «yetkili hamili» olduğunu ve yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin «cirolar» yoluyla davalıya intikal ettiği, «çek» arkasındaki «ciro silsilesi» kapsamında davacı şirketin çekte sıfatının bulunmadığı, davacının aktif dava «ehliyetinin» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek istirdadı davası · çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · çek iptali davası · istirdat davası · çek iptali · ispat yükü · iptal davası
Benzer bu karardaMahkemece her ne kadar çekte yer alan «ciro silsilesine» göre davacının sıfatının olmadığı ve davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının çekin bütün hususiyetleri hakkında beyanda bulunmak suretiyle «çek iptali davası» açtığı, bu davada davacıya «çek istirdadı davası» açmak için süre verildiği anlaşılmaktadır.
Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi (6762 sayılı TTK m.704) uyarınca açılan «çekin istirdadı» istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' denilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/9341 E. , 2014/16644 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KAPATILAN) 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/02/2014 tarih ve 2013/158-2014/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait iş yerinden 29 adet çekin çalındığını, çek iptali davası açtıklarını, dava konusu ... ... ... Şubesi'ne ait 15/02/2013 vade tarihli B ... nolu, 15.000,00 TL bedelli çekin davalı tarafından bankaya ibraz edildiğini, ödeme yasağı bulunduğu için davalıya ödeme yapılmadığını, davalının iyi niyetli yetkili hamil olmadığını, çekin müvekkilinin rızası hilafına çıktığını belirterek, dava konusu çekin müvekkiline istirdadına, haklı hamil sıfatı ile alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının husumet ehliyeti bulunmadığını, keşidecisinin ...İnş. Mad. Teks. San. Tic. Ltd. Şti, lehtarın ise .... Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti. olduğunu, çekin bu şirket tarafından cirolanarak devredildiğini, müvekkilinin çeki ciro ile aldığını, iyi niyetli 3. kişi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, çek üzerindeki lehtar imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, sahtecilik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği, lehtar imzası bulunmadan çekin tedavüle sürüldüğü gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 792. (mülga 6762 sayılı TTK’nın 704) maddesi uyarınca açılmış bulunan çek istirdadı istemine ilişkin olup, davacı lehtar çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürmüştür. Mahkemece davacı lehtarın imzasının sahte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 677. (mülga 6762 sayılı TTK’nın 598) maddesi gereğince ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir. Ayrıca, davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde imzası bulunanların imzalarının gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu yoktur.
6102 sayılı TTK'nın 792. (mülga 6762 sayılı TTK’nın 704) maddesine göre, çek eline geçmiş olan hamilin, ancak çeki kötü niyetli iktisap ettiği veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğu takdirde, o çeki geri vermekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Hamilin kötü niyetli sayılabilmesi için de, bu çekin iktisabında, çekin rıza dışı elden çıktığını bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerekir. Ancak, hamilin kötü niyetli olduğunun veya iktisapta ağır kusurunun bulunduğunun ispat külfeti, çekin elinden rıza dışı çıktığını iddia eden tarafa aittir.
Somut olayda, dava konusu çekte mevcut ciro silsilesi içerisinde bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen lehtarın imzası sahte olsa bile bu durum davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmez. Davalı tarafın ancak, TTK’nın 704. maddesinde öngörüldüğü üzere, kötü niyetle çeki iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğu kanıtlandığı takdirde sorumlu olacağı kuşkusuzdur.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak, davalının hukuki durumunun yeniden ele alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101940300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz