Çek İstirdatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5363 E. 2018/7977 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahte ciro↗ iktisapta ağır kusur↗ çek istirdadı↗ kötü niyetli iktisap↗ ciro silsilesi↗ ağır kusur↗ yetkili hamil↗ tahkikat↗ ciranta↗ hırsızlık↗ ispat külfeti↗ lehtar↗ eş rızası↗ ciro↗ hamil↗ keşideci↗ istirdat↗ çek↗ kusur↗ avans faizi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının dava dışı şirketten ciro yoluyla devraldığı dava konusu çekin iş yerinde yapılan hırsızlık neticesinde çalındığı, çekin lehtar ciro imzasının sahte olduğu, davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, çekin lehtarı tarafından tedavüle konulmadığı, davalının çekin yetkili hamili olmadığı, davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığı, sahte ciro nedeniyle davalıya, keşideci tarafından yapılan ödemenin de geçerli bir ödeme olarak addedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, çek bedeli olan 11.110,00 TL’nin keşide tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı ...’nın 792. maddesi uyarınca açılmış bulunan çek istirdadı istemine ilişkindir. Davacı lehtar, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin yetkili hamili olduğunu savunmuştur. Davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde yer alan imzaların gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu bulunmayıp, 6102 sayılı ...’nın 686. maddesi hükmüne göre, bu hususta, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir. Dava konusu çekte mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmez. Bu itibarla, çekin lehtar cirosunda bulunan imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığı bu nedenle davalının yetkili hamil olarak addedilemeyeceği şeklindeki mahkeme görüşü isabetli bulunmamıştır.
6102 sayılı ...'nın 792. maddesiyle, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olacağı hüküm altına alınmıştır. Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu ve yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Somut olayda, davacının bu husustaki ispat külfetini yerine getiremediği, davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğine veya iktisabında ağır kusurlu bulunduğuna dair delil ibraz edemediği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerde de, davalının davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiğini gösterir bir emare bulunmadığı anlaşılmaktadır. Belirtilen nedenlerle, davalının davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiğinin kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12581 E. 2014/18787 K.
Ortak:çek istirdadı · kötü niyetli iktisap · ciro silsilesi · yetkili hamil · eş rızası · ciro · hamil · istirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devraldığı dava konusu çekin iş yerinde yapılan «hırsızlık» neticesinde çalındığı, çekin «lehtar» ciro imzasının sahte olduğu, davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, çekin lehtarı tarafından tedavüle konulmadığı, davalının çekin «yetkili hamili» olmadığı, davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığı, «sahte ciro» nedeniyle davalıya, «keşideci» tarafından yapılan ödemenin de geçerli bir ödeme olarak addedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının dava konusu «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, çek bedeli olan 11.110,00 TL’nin keşide tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan «istirdadına» karar verilmiştir.
Davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» yer alan imzaların gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu bulunmayıp, 6102 sayılı ...’nın 686. maddesi hükmüne göre, bu hususta, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir.
Dava konusu çekte mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
Benzer bu karardaMahkemece her ne kadar çekte yer alan «ciro silsilesine» göre davacının sıfatının olmadığı ve davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının çekin bütün hususiyetleri hakkında beyanda bulunmak suretiyle «çek iptali davası» açtığı, bu davada davacıya «çek istirdadı davası» açmak için süre verildiği anlaşılmaktadır.
Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin «yetkili hamili» olduğunu ve yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin «cirolar» yoluyla davalıya intikal ettiği, «çek» arkasındaki «ciro silsilesi» kapsamında davacı şirketin çekte sıfatının bulunmadığı, davacının aktif dava «ehliyetinin» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek istirdadı davası · çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · çek iptali davası · istirdat davası · çek iptali · ispat yükü · iptal davası
Benzer bu karardaMahkemece her ne kadar çekte yer alan «ciro silsilesine» göre davacının sıfatının olmadığı ve davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının çekin bütün hususiyetleri hakkında beyanda bulunmak suretiyle «çek iptali davası» açtığı, bu davada davacıya «çek istirdadı davası» açmak için süre verildiği anlaşılmaktadır.
Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi (6762 sayılı TTK m.704) uyarınca açılan «çekin istirdadı» istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' denilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/577 E. 2018/5839 K.
Ortak:çek istirdadı · ciro silsilesi · lehtar · eş rızası · ciro · hamil · istirdat · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devraldığı dava konusu çekin iş yerinde yapılan «hırsızlık» neticesinde çalındığı, çekin «lehtar» ciro imzasının sahte olduğu, davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, çekin lehtarı tarafından tedavüle konulmadığı, davalının çekin «yetkili hamili» olmadığı, davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığı, «sahte ciro» nedeniyle davalıya, «keşideci» tarafından yapılan ödemenin de geçerli bir ödeme olarak addedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının dava konusu «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, çek bedeli olan 11.110,00 TL’nin keşide tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan «istirdadına» karar verilmiştir.
Dava konusu çekte mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
Dava, 6102 sayılı ...’nın 792. maddesi uyarınca açılmış bulunan «çek istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu çeklerde davacının «ciro silsilesinde» imzasının bulunmadığı gerekçesiyle aktif dava «ehliyeti» yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde, "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' belirtildiği üzere «istirdat» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu çeklerde davacının «çek» «ciro silsilesinde» imzasının bulunmadığı gerekçesiyle aktif dava «ehliyeti» yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyetli iktisap · ispat yükü · taraf ehliyeti · fatura · kötüniyet
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde, "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' belirtildiği üzere «istirdat» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Yayıncılık Dağıtım Kitabevi – ... ’un beyaz cirosunun bulunduğu, davacının söz konusu çekleri bu kişiden aldığını ve bu kişi ile arasındaki «çek» alış verişine dair «fatura» ve diğer belgeleri «ibraz» etmiş olduğuna göre davacının söz konusu çeklerin «lehtarı» olduğunun kabulü ile anılan yasal düzenleme karşısında «ispat yükü» üzerinde bulunan davacının, senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiği nazara alınarak işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu çeklerde davacının «çek» «ciro silsilesinde» imzasının bulunmadığı gerekçesiyle aktif dava «ehliyeti» yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu çeklerde davacının «ciro silsilesinde» imzasının bulunmadığı gerekçesiyle aktif dava «ehliyeti» yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2827 E. 2018/5223 K.
Ortak:çek istirdadı · kötü niyetli iktisap · ciro silsilesi · yetkili hamil · tahkikat · ciranta · lehtar · eş rızası
İncelediğiniz karardaDavalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» yer alan imzaların gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu bulunmayıp, 6102 sayılı ...’nın 686. maddesi hükmüne göre, bu hususta, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir.
Dava konusu çekte mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
Davacı «lehtar», çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin «yetkili hamili» olduğunu savunmuştur.
Benzer bu karardaSomut olaya gelince, dava konusu çekte de mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ... ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzası sahte olsa bile bu durum davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
Davacı «lehtar» çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin «yetkili hamili» olduğunu savunmuştur.
Ayrıca, davalının «yetkili hamil» olması için ... imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehdar · sahtecilik · temsil
Benzer bu karardaŞti. olan, .../03/2014 tarihli 6.000,00 TL bedelli, 3200856 no'lu «çek» ve aynı bankadan verilme aynı «keşideci» imzalı .../04/2014 tarihli 6.000,00 TL bedelli 3200857 no'lu çekte davacının «lehdar» sıfatına sahip bulunduğu, çeklerin arka sayfasındaki davacı adına yapılan «ciro» imzalarının davacı şirket «temsilcilerinin» eli ürünü olmadığının ...
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/596 Esas sayılı dosyasında aldırılan ... bilirkişi raporu ile sabit bulunduğu, imzaların sahte olarak atıldığı, çeklerin davacının elinden «rızası» hilafına çıktıktan sonra davacının kaşesi ve imzası taklit edilerek «ciro» ile tedavüle sokulduğu, «sahtecilik» iddiasının mutlak defilerden olduğu ve herkese karşı ileri sürülmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Çek istirdadı | Çek istirdatı | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13508 E. 2018/6681 K.
Ortak:kötü niyetli iktisap · yetkili hamil · eş rızası · ciro · hamil · istirdat · çek · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devraldığı dava konusu çekin iş yerinde yapılan «hırsızlık» neticesinde çalındığı, çekin «lehtar» ciro imzasının sahte olduğu, davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, çekin lehtarı tarafından tedavüle konulmadığı, davalının çekin «yetkili hamili» olmadığı, davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığı, «sahte ciro» nedeniyle davalıya, «keşideci» tarafından yapılan ödemenin de geçerli bir ödeme olarak addedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının dava konusu «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, çek bedeli olan 11.110,00 TL’nin keşide tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan «istirdadına» karar verilmiştir.
6102 sayılı ...'nın 792. maddesiyle, «çek», herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacı «lehtar», çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin «yetkili hamili» olduğunu savunmuştur.
Benzer bu kararda6102 sayılı ...'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' denilmiştir.
Buna göre, «zayi» olan «çekin istirdadı» istemine ilişkin işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının, kendisinin «yetkili hamil» olduğunu, senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran davalının «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin «yetkili hamili» olduğunu ve yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · zayi · ispat yükü · taraf ehliyeti · usulden reddi · kötüniyet
Benzer bu karardaBuna göre, «zayi» olan «çekin istirdadı» istemine ilişkin işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının, kendisinin «yetkili hamil» olduğunu, senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran davalının «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
6102 sayılı ...'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' denilmiştir.
Mahkemece, davaya konu çekte davacı şirketin isminin bulunmadığı, çekte adı geçmeyen davacının çekten dolayı sorumluluğunun olmayacağı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın aktif dava «ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı ...’nın 792. maddesi (6762 sayılı ... m.704) uyarınca açılan «çekin istirdadı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9341 E. 2014/16644 K.
Ortak:kötü niyetli iktisap · çek istirdadı · ciro silsilesi · yetkili hamil · tahkikat · ciranta · ispat külfeti · lehtar
İncelediğiniz karardaDavalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» yer alan imzaların gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu bulunmayıp, 6102 sayılı ...’nın 686. maddesi hükmüne göre, bu hususta, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir.
Dava konusu çekte mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
Mahkemece, iddia savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devraldığı dava konusu çekin iş yerinde yapılan «hırsızlık» neticesinde çalındığı, çekin «lehtar» ciro imzasının sahte olduğu, davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, çekin lehtarı tarafından tedavüle konulmadığı, davalının çekin «yetkili hamili» olmadığı, davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığı, «sahte ciro» nedeniyle davalıya, «keşideci» tarafından yapılan ödemenin de geçerli bir ödeme olarak addedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının dava konusu «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, çek bedeli olan 11.110,00 TL’nin keşide tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan «istirdadına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Somut olayda, dava konusu çekte mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen «lehtarın» imzası sahte olsa bile bu durum davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
2- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 792. (mülga 6762 sayılı TTK’nın 704) maddesi uyarınca açılmış bulunan «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, davacı «lehtar» çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «çek» üzerindeki «lehtar» imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, «sahtecilik» iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği, lehtar imzası bulunmadan çekin tedavüle sürüldüğü gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11622 E. 2018/3603 K.
Ortak:çek istirdadı · ciranta · hırsızlık · eş rızası · ciro · hamil · istirdat · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devraldığı dava konusu çekin iş yerinde yapılan «hırsızlık» neticesinde çalındığı, çekin «lehtar» ciro imzasının sahte olduğu, davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, çekin lehtarı tarafından tedavüle konulmadığı, davalının çekin «yetkili hamili» olmadığı, davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığı, «sahte ciro» nedeniyle davalıya, «keşideci» tarafından yapılan ödemenin de geçerli bir ödeme olarak addedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının dava konusu «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, çek bedeli olan 11.110,00 TL’nin keşide tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan «istirdadına» karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı ...’nın 792. maddesi uyarınca açılmış bulunan «çek istirdadı» istemine ilişkindir.
Davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» yer alan imzaların gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu bulunmayıp, 6102 sayılı ...’nın 686. maddesi hükmüne göre, bu hususta, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir.
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' İşbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken «rızası» hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran hamilin kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Şirketinin cirosunu «taşıyan» senetlerde «ciranta» olarak gözüken.... ile «son hamil» davalı arasında geçerli bir ilişkinin varlığının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu çeklerin «istirdatına» karar verilmiştir.
1-Dava, «çek istirdadına» ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:son hamil · kötüniyetli iktisap · ispat yükü · kötüniyet · taşıyan · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaŞirketinin cirosunu «taşıyan» senetlerde «ciranta» olarak gözüken.... ile «son hamil» davalı arasında geçerli bir ilişkinin varlığının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu çeklerin «istirdatına» karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' İşbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken «rızası» hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran hamilin kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Cumhuriyet Başssavcılıklarınca soruşturma yürütüldüğü beyan edilmekle, soruşturmalar sonucunda dava açılıp açılmadığı araştırılarak, dava açılmışsa dava dosyalarının celbedilip gerekirse yargılama sonucu beklenilerek bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Çek istirdatı | Kötüniyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1085 E. 2015/7315 K.
Ortak:çek istirdadı · ciro silsilesi · yetkili hamil · tahkikat · ciranta · lehtar · eş rızası · ciro
İncelediğiniz karardaDavalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» yer alan imzaların gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu bulunmayıp, 6102 sayılı ...’nın 686. maddesi hükmüne göre, bu hususta, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir.
Dava konusu çekte mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
Mahkemece, iddia savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devraldığı dava konusu çekin iş yerinde yapılan «hırsızlık» neticesinde çalındığı, çekin «lehtar» ciro imzasının sahte olduğu, davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, çekin lehtarı tarafından tedavüle konulmadığı, davalının çekin «yetkili hamili» olmadığı, davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığı, «sahte ciro» nedeniyle davalıya, «keşideci» tarafından yapılan ödemenin de geçerli bir ödeme olarak addedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının dava konusu «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, çek bedeli olan 11.110,00 TL’nin keşide tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan «istirdadına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Somut olaya gelince, dava konusu çekte de mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzası sahte olsa bile bu durum davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
Davacı «lehtar» çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin «yetkili hamili» olduğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciro zinciri · çekin istirdadı · kötü niyet tazminatı · kötü niyet
Benzer bu karardaKonfeksiyon arasında ticari ilişki mevcut olmadığından «ciro silsilesinde» kopukluk bulunduğu, dava konusu çekin davacı tarafa «istirdatının» gerektiği, buna karşılık davacı lehine «kötü niyet tazminatının» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «çekin istirdatına», kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
Şti. ile davalıdan önceki «ciranta»... arasında ticari ilişki bulunmadığından bahisle «ciro zincirinde» kopukluk bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5363 E. , 2018/7977 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/06/2016 tarih ve 2015/486-2016/449 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait iş yerinde gerçekleşen hırsızlık sonucunda şirket kasasında bulunan bir kısım çeklerin çalındığını, faillerin bir süre sonra yakalandığını, ifadelerinde çaldıkları çekleri sahte imzalarla tedavüle soktuklarını ikrar ettiklerini, bu çeklerden birinin de davaya konu çek olduğunu, davalının dava konusu çeke dayanarak çek keşidecisi ve müvekkilinin de aralarında bulunduğu cirantalar aleyhine takibe giriştiğini, çekteki kaşe ve imzaların müvekkili şirkete ait olmadığını, çekte cirosu bulunan dava dışı firma ve davalıyla aralarında hukuki ve ticari ilişkisi bulunmadığını,davalının hırsızlık olayı neticesinde çeki eline geçirdiğini bu nedenle yetkili hamil olarak addedilemeyeceğini ileri sürerek, davaya konu çekin davalıdan istirdadını, takip neticesinde çek bedelinin müvekkili tarafından ödenmesi durumunda ise çek bedeli ve çek tazminatının yekunu olan 11.110,00 TL'nin 24.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, yapılan takip neticesinde çek bedelinin keşideci tarafından ödendiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, müvekkilinin davaya konu çeki aralarındaki ticari ilişki münasebetiyle önceki ciranta olan Remzi Kum’dan aldığını, çeki aldığı tarihte hırsızlık sonucunda tedavüle sokulduğunu bilebilecek durumda olmadığını, iyi niyetli olan müvekkilinin yetkili hamil olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının dava dışı şirketten ciro yoluyla devraldığı dava konusu çekin iş yerinde yapılan hırsızlık neticesinde çalındığı, çekin lehtar ciro imzasının sahte olduğu, davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, çekin lehtarı tarafından tedavüle konulmadığı, davalının çekin yetkili hamili olmadığı, davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığı, sahte ciro nedeniyle davalıya, keşideci tarafından yapılan ödemenin de geçerli bir ödeme olarak addedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, çek bedeli olan 11.110,00 TL’nin keşide tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı ...’nın 792. maddesi uyarınca açılmış bulunan çek istirdadı istemine ilişkindir. Davacı lehtar, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin yetkili hamili olduğunu savunmuştur. Davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde yer alan imzaların gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu bulunmayıp, 6102 sayılı ...’nın 686. maddesi hükmüne göre, bu hususta, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir. Dava konusu çekte mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmez.
Bu itibarla, çekin lehtar cirosunda bulunan imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığı bu nedenle davalının yetkili hamil olarak addedilemeyeceği şeklindeki mahkeme görüşü isabetli bulunmamıştır.
6102 sayılı ...'nın 792. maddesiyle, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olacağı hüküm altına alınmıştır. Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu ve yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Somut olayda, davacının bu husustaki ispat külfetini yerine getiremediği, davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğine veya iktisabında ağır kusurlu bulunduğuna dair delil ibraz edemediği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerde de, davalının davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiğini gösterir bir emare bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Belirtilen nedenlerle, davalının davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiğinin kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465492600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz