Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9362 E. 2011/2206 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işlemiş faiz↗ protokol↗ asıl alacak↗ yasal faiz↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hak sahibi olmayan kişilere yapılan ödemelerden ve işleyen faizinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.000,00 YTL asıl alacak ve 7.810,04 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.810,04 YTL’nin asıl alacak 6.000,00 YTL ’ye 01.11.2006 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı Kurum’dan yaşlılık aylığı almaktayken ölen ...’ın ölümünden sonra da hesabına yatan paraların çekilmiş olması nedeniyle uğranılan zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı Kurum’dan yaşlılık aylığı almaktayken 02.11.1993 tarihinde ölen ve ölüm tescili nüfus kaydına 30.11.1993 tarihinde yapılan ...’ın ölümünden sonra da 18.05.2005 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen protokolle üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
Taraflar arasında davacı Kurum’dan gelir ve aylık almakta olanlara banka şubeleri tarafından yapılacak ödemelerle ilgili olarak 27.09.1984 ve 15.12.2000 tarihli protokoller akdedilmiştir. Mahkemece, davalı bankanın ödemelerle ilgili olarak anılan protokollerde belirtilen hususlara riayet etmediği, bu nedenle oluşan Kurum zararından dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu sonucuna varılmış ise de sigortalı 02.11.1993 tarihinde ölmüş olup, buna ilişkin tescilin de nüfusa 30.11.1993 tarihinde yapılmış olmasına rağmen davacı Kurum tarafından 18.05.2005 tarihine kadar ölen sigortalının hesabına maaş gönderilmiş olup, sigortalının ölümüne ilişkin olarak davalı bankaya davacı tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.Bu durumda mahkemece ölen sigortalının maaş hesabından haksız olarak ödemelerin yapıldığı davaya konu 21.11.1993-18.05.2005 tarihleri arasındaki dönemde davacı Kurum’un yaşlılık aylığı alanlara ilişkin olarak kendi mevzuatı ve çalışma sistemi gereği belli dönemlerde yoklama yapma, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi alma yönünde bir sorumluluğunun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği protokol hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalının savunmasında bu hususu belirtmiş olmasına ve bilirkişi raporuna bu yönde yapmış olduğu itirazlara rağmen anılan hususlar üzerinde durulmayarak eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13075 E. 2013/10885 K.
Ortak:protokol · yasal faiz · cy/cy kaydı · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz karardaDavacı Kurum’dan yaşlılık aylığı almaktayken 02.11.1993 tarihinde ölen ve ölüm tescili nüfus «kaydına» 30.11.1993 tarihinde yapılan ...’ın ölümünden sonra da 18.05.2005 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
Mahkemece, davalı bankanın ödemelerle ilgili olarak anılan «protokollerde» belirtilen hususlara riayet etmediği, bu nedenle oluşan Kurum zararından dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu sonucuna varılmış ise de sigortalı 02.11.1993 tarihinde ölmüş olup, buna ilişkin tescilin de nüfusa 30.11.1993 tarihinde yapılmış olmasına rağmen davacı Kurum tarafından 18.05.2005 tarihine kadar ölen sigortalının hesabına maaş gönderilmiş olup, sigortalının ölümüne ilişkin olarak davalı bankaya davacı tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.Bu durumda mahkemece ölen sigortalının maaş hesabından haksız olarak ödemelerin yapıldığı davaya konu 21.11.1993-18.05.2005 tarihleri arasındaki dönemde davacı Kurum’un yaşlılık aylığı alanlara ilişkin olarak kendi mevzuatı ve çalışma sistemi gereği belli dönemlerde yoklama yapma, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi alma yönünde bir sorumluluğunun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği protokol hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalının savunmasında bu hususu belirtmiş olmasına ve bilirkişi raporuna bu yönde yapmış olduğu itirazlara rağmen anılan hususlar üzerinde durulmayarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hak sahibi olmayan kişilere yapılan ödemelerden ve işleyen faizinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.000,00 YTL «asıl alacak» ve 7.810,04 YTL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 13.810,04 YTL’nin asıl alacak 6.000,00 YTL ’ye 01.11.2006 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… alının ölümünden sonra hak edilmediği halde çekilen emekli aylıkları nedeni ile zarara uğradığı, davacı kurum ile davalı banka arasında yapılan 1984 ve 2000 tarihli «protokollerin» B/6, B/7, B/9 ila 4.6 ve 4.7 maddeleri gereğince davalı bankanın emekli aylıklarını öderken «kimlik tespiti» yapması gerektiği, yine yılın belli aylarında sigortalıların yaşayıp yaşamadıklarının tespiti açısından muhtarlık ilmuhaberi ve yoklama belgesi alma gerekliliğinin davalı bankaya yüklendiği, bu nedenle bankanın sigortalının ölümünden sonra haksız yere yapılan ödemelerde sorumluluğunun bulunduğu, 10 yıllık «zamanaşımı» süresini aşan kısım için davacının talepte bulunamayacağı, 10 yıllık süreyi doldurmayan kısmın ise 7.912,62 TL olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde faiz talep edilmesine rağmen bu «faizin başlangıç tarihinin» belirtilmediği bu nedenle asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.912,62 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar …
Davacı Kurum’dan yaşlılık aylığı almaktayken 27.05.1995 tarihinde ölen ve ölüm tescili nüfus «kaydına» aynı tarihte yapılan ...’ın ölümünden sonra da 17.06.2003 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
… unun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği «protokol» hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınarak, somut olayda mahkemece, «zamanaşımı» süresinin dolmadığı kabul edilen alacak miktarı yönünden davacı kurumun müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti, var ise «kusur oranlarının» belirlenmesi ile buna göre davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalının savunmasında bu hususu belirtmiş olmasına ve bilirkişi raporuna bu yönde yapmış olduğu itirazlara rağmen anılan hususlar üzerinde durulmayarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kimlik tespiti · faiz başlangıç tarihi · kusur oranı · kusur · zamanaşımı
Benzer bu kararda… alının ölümünden sonra hak edilmediği halde çekilen emekli aylıkları nedeni ile zarara uğradığı, davacı kurum ile davalı banka arasında yapılan 1984 ve 2000 tarihli «protokollerin» B/6, B/7, B/9 ila 4.6 ve 4.7 maddeleri gereğince davalı bankanın emekli aylıklarını öderken «kimlik tespiti» yapması gerektiği, yine yılın belli aylarında sigortalıların yaşayıp yaşamadıklarının tespiti açısından muhtarlık ilmuhaberi ve yoklama belgesi alma gerekliliğinin davalı bankaya yüklendiği, bu nedenle bankanın sigortalının ölümünden sonra haksız yere yapılan ödemelerde sorumluluğunun bulunduğu, 10 yıllık «zamanaşımı» süresini aşan kısım için davacının talepte bulunamayacağı, 10 yıllık süreyi doldurmayan kısmın ise 7.912,62 TL olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde faiz talep edilmesine rağmen bu «faizin başlangıç tarihinin» belirtilmediği bu nedenle asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.912,62 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar …
… unun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği «protokol» hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınarak, somut olayda mahkemece, «zamanaşımı» süresinin dolmadığı kabul edilen alacak miktarı yönünden davacı kurumun müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti, var ise «kusur oranlarının» belirlenmesi ile buna göre davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalının savunmasında bu hususu belirtmiş olmasına ve bilirkişi raporuna bu yönde yapmış olduğu itirazlara rağmen anılan hususlar üzerinde durulmayarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14065 E. 2018/1898 K.
Ortak:protokol · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı bankanın ödemelerle ilgili olarak anılan «protokollerde» belirtilen hususlara riayet etmediği, bu nedenle oluşan Kurum zararından dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu sonucuna varılmış ise de sigortalı 02.11.1993 tarihinde ölmüş olup, buna ilişkin tescilin de nüfusa 30.11.1993 tarihinde yapılmış olmasına rağmen davacı Kurum tarafından 18.05.2005 tarihine kadar ölen sigortalının hesabına maaş gönderilmiş olup, sigortalının ölümüne ilişkin olarak davalı bankaya davacı tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.Bu durumda mahkemece ölen sigortalının maaş hesabından haksız olarak ödemelerin yapıldığı davaya konu 21.11.1993-18.05.2005 tarihleri arasındaki dönemde davacı Kurum’un yaşlılık aylığı alanlara ilişkin olarak kendi mevzuatı ve çalışma sistemi gereği belli dönemlerde yoklama yapma, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi alma yönünde bir sorumluluğunun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği protokol hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalının savunmasında bu hususu belirtmiş olmasına ve bilirkişi raporuna bu yönde yapmış olduğu itirazlara rağmen anılan hususlar üzerinde durulmayarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı Kurum’dan yaşlılık aylığı almaktayken 02.11.1993 tarihinde ölen ve ölüm tescili nüfus «kaydına» 30.11.1993 tarihinde yapılan ...’ın ölümünden sonra da 18.05.2005 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
Taraflar arasında davacı Kurum’dan gelir ve aylık almakta olanlara banka şubeleri tarafından yapılacak ödemelerle ilgili olarak 27.09.1984 ve 15.12.2000 tarihli «protokoller» akdedilmiştir.
Benzer bu kararda… unun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği «protokol» hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunun ortadan kalktığını ileri süremeyeceği de göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalı Bankanın sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmayarak ve «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… 2008 dönemi aylıkları toplamı olan 16.160,00 TL'nin müteveffanın bankomat hesabından bankanın verdiği ATM kartı ile muhtelif yerlerde çekildiği, taraflar arasındaki «protokol» gereğince ATM kartına bir yıllık miad tarihi konulduğu, sigortalının hayatta olup olmadığı ve aylık alma koşullarının devam edip etmediğine dair takip ve tespit so …
Davacı Kurum’dan emekli aylığı almaktayken ....06.2003 tarihinde ölen ...’ün ölümünden sonra da 27.01.2008 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen ve asgari dikkat ve özeni göstermeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15010 E. 2014/4187 K.
Ortak:protokol · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı bankanın ödemelerle ilgili olarak anılan «protokollerde» belirtilen hususlara riayet etmediği, bu nedenle oluşan Kurum zararından dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu sonucuna varılmış ise de sigortalı 02.11.1993 tarihinde ölmüş olup, buna ilişkin tescilin de nüfusa 30.11.1993 tarihinde yapılmış olmasına rağmen davacı Kurum tarafından 18.05.2005 tarihine kadar ölen sigortalının hesabına maaş gönderilmiş olup, sigortalının ölümüne ilişkin olarak davalı bankaya davacı tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.Bu durumda mahkemece ölen sigortalının maaş hesabından haksız olarak ödemelerin yapıldığı davaya konu 21.11.1993-18.05.2005 tarihleri arasındaki dönemde davacı Kurum’un yaşlılık aylığı alanlara ilişkin olarak kendi mevzuatı ve çalışma sistemi gereği belli dönemlerde yoklama yapma, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi alma yönünde bir sorumluluğunun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği protokol hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalının savunmasında bu hususu belirtmiş olmasına ve bilirkişi raporuna bu yönde yapmış olduğu itirazlara rağmen anılan hususlar üzerinde durulmayarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı Kurum’dan yaşlılık aylığı almaktayken 02.11.1993 tarihinde ölen ve ölüm tescili nüfus «kaydına» 30.11.1993 tarihinde yapılan ...’ın ölümünden sonra da 18.05.2005 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
Taraflar arasında davacı Kurum’dan gelir ve aylık almakta olanlara banka şubeleri tarafından yapılacak ödemelerle ilgili olarak 27.09.1984 ve 15.12.2000 tarihli «protokoller» akdedilmiştir.
Benzer bu kararda… unun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği «protokol» hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınarak, somut olayda mahkemece, «zamanaşımı» süresinin dolmadığı kabul edilen alacak miktarı yönünden davacı kurumun müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti, var ise «kusur oranlarının» belirlenmesi ile buna göre davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalının savunmasında bu hususu belirtmiş olmasına ve bilirkişi raporuna bu yönde yapmış olduğu itirazlara rağmen anılan hususlar üzerinde durulmayarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı Kurum’dan emekli aylığı almakta iken 04.09.1999 tarihinde ölen A..T..'un ölümünden sonra da 01.11.2004 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
Taraflar arasında davacı Kurum’dan gelir ve aylık almakta olanlara banka şubeleri tarafından yapılacak ödemelerle ilgili olarak 27.09.1984 ve 15.12.2000 tarihli «protokoller» akdedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kimlik tespiti · müterafik kusur · icazet · kusur oranı · ticari faiz · denetime elverişlilik · kusur · zamanaşımı
Benzer bu karardaOysa, taraflar arasında yapılan 27.09.1984 tarihli ilk «protokolde» her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de, anılan protokolün ödemeler başlıklı 6'ncı maddesi “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu «temsil» eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre «kimlik tespitinden» sonra yapılacağı”, yine 7'nci maddesi “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair, yılda iki kez Mayıs ve Kasım aylarında muhtarlık ilmuhaberinin isteneceği” hükümlerini haiz olup, anılan açık hükümler karşısında davacı tarafından davalı bankanın ödeme şekline ilişkin olarak «icazetinin» bulunup bulunmadığı, bu ödeme türünü benimseyip benimsemediği, benimsemişse buna yönelik olarak kanıtların nelerden ibaret olduğunun mahkemece «denetime elverişli» bir şekilde tartışılmaması doğru görülmediği gibi davacının birinci protokol süresi içinde ATM kartı ile yapılan ödemelerden sonra emeklisi hesabına ödenmek üzere para yatırmasının davacı yönünden yalnızca «müterafik kusur» olarak değerlendirileceğinin dahi nazara alınmaması doğru bulunmamıştır.
… unun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği «protokol» hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınarak, somut olayda mahkemece, «zamanaşımı» süresinin dolmadığı kabul edilen alacak miktarı yönünden davacı kurumun müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti, var ise «kusur oranlarının» belirlenmesi ile buna göre davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalının savunmasında bu hususu belirtmiş olmasına ve bilirkişi raporuna bu yönde yapmış olduğu itirazlara rağmen anılan hususlar üzerinde durulmayarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… olduğu, dava dışı sigortalı Ahmet Torun'un ölümünden sonra 04.09.1999-01.11.2004 tarihleri arasında 10.185,67 TL'lik çekim gerçekleştirildiği ancak, davacı tarafın «zamanaşımı» süresini göz önünde bulundurarak 8.718,60 TL olarak talepte bulunduğu ve talebin hesap hareketleri ile doğrulandığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 8.718,60 TL'nin her bir maaşın ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12114 E. 2016/3235 K.
Ortak:protokol · yasal faiz · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı bankanın ödemelerle ilgili olarak anılan «protokollerde» belirtilen hususlara riayet etmediği, bu nedenle oluşan Kurum zararından dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu sonucuna varılmış ise de sigortalı 02.11.1993 tarihinde ölmüş olup, buna ilişkin tescilin de nüfusa 30.11.1993 tarihinde yapılmış olmasına rağmen davacı Kurum tarafından 18.05.2005 tarihine kadar ölen sigortalının hesabına maaş gönderilmiş olup, sigortalının ölümüne ilişkin olarak davalı bankaya davacı tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.Bu durumda mahkemece ölen sigortalının maaş hesabından haksız olarak ödemelerin yapıldığı davaya konu 21.11.1993-18.05.2005 tarihleri arasındaki dönemde davacı Kurum’un yaşlılık aylığı alanlara ilişkin olarak kendi mevzuatı ve çalışma sistemi gereği belli dönemlerde yoklama yapma, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi alma yönünde bir sorumluluğunun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği protokol hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalının savunmasında bu hususu belirtmiş olmasına ve bilirkişi raporuna bu yönde yapmış olduğu itirazlara rağmen anılan hususlar üzerinde durulmayarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hak sahibi olmayan kişilere yapılan ödemelerden ve işleyen faizinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.000,00 YTL «asıl alacak» ve 7.810,04 YTL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 13.810,04 YTL’nin asıl alacak 6.000,00 YTL ’ye 01.11.2006 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı Kurum’dan yaşlılık aylığı almaktayken 02.11.1993 tarihinde ölen ve ölüm tescili nüfus «kaydına» 30.11.1993 tarihinde yapılan ...’ın ölümünden sonra da 18.05.2005 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
Benzer bu kararda… unun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği «protokol» hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunun ortadan kalktığını ileri süremeyeceği de göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalı Bankanın sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmayarak ve «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
A.Ş. yönünden kabulü ile 11.756,33 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsili ili davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… ’un ölümünden sonra da 31.11.2004 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen ve asgari dikkat ve özeni göstermeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan ve b …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet indirimi · hakkaniyet
Benzer bu kararda… ibi kurumsal bir işletmenin yapılan para ödemesinde asgari özeni göstermesi durumunda bile haksız ödemeye sebebiyet verilmeyeceğinden zarar miktarında her hangi bir «hakkaniyet indirimi» yapılamayacağı gerekçesiyle davanın, davalı ... yönünden reddine, davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5012 E. 2015/11880 K.
Ortak:protokol · yasal faiz
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hak sahibi olmayan kişilere yapılan ödemelerden ve işleyen faizinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.000,00 YTL «asıl alacak» ve 7.810,04 YTL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 13.810,04 YTL’nin asıl alacak 6.000,00 YTL ’ye 01.11.2006 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı Kurum’dan yaşlılık aylığı almaktayken 02.11.1993 tarihinde ölen ve ölüm tescili nüfus «kaydına» 30.11.1993 tarihinde yapılan ...’ın ölümünden sonra da 18.05.2005 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
Taraflar arasında davacı Kurum’dan gelir ve aylık almakta olanlara banka şubeleri tarafından yapılacak ödemelerle ilgili olarak 27.09.1984 ve 15.12.2000 tarihli «protokoller» akdedilmiştir.
Benzer bu kararda… en 18/04/2005 tarihine kadar geçen süre içinde davalı Banka tarafından aylık ödenmesine devam edildiği, taraflar arasında akdedilen 27/09/1984 ve 15/12/2000 tarihli «protokol» hükümlerine aykırı davranarak gerekli dikkat ve özeni göstermeyen bankanın kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 19.022,74 TL'nin hükme esas alınan 17/11/2014 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «protokol» hükümlerine aykırı davrandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · kusur
Benzer bu karardaOysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumun da, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı Banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
Bu itibarla, tarafların «kusur» oranları belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10060 E. 2013/10259 K.
Ortak:protokol · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaDavacı Kurum’dan yaşlılık aylığı almaktayken 02.11.1993 tarihinde ölen ve ölüm tescili nüfus «kaydına» 30.11.1993 tarihinde yapılan ...’ın ölümünden sonra da 18.05.2005 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
Taraflar arasında davacı Kurum’dan gelir ve aylık almakta olanlara banka şubeleri tarafından yapılacak ödemelerle ilgili olarak 27.09.1984 ve 15.12.2000 tarihli «protokoller» akdedilmiştir.
Mahkemece, davalı bankanın ödemelerle ilgili olarak anılan «protokollerde» belirtilen hususlara riayet etmediği, bu nedenle oluşan Kurum zararından dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu sonucuna varılmış ise de sigortalı 02.11.1993 tarihinde ölmüş olup, buna ilişkin tescilin de nüfusa 30.11.1993 tarihinde yapılmış olmasına rağmen davacı Kurum tarafından 18.05.2005 tarihine kadar ölen sigortalının hesabına maaş gönderilmiş olup, sigortalının ölümüne ilişkin olarak davalı bankaya davacı tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.Bu durumda mahkemece ölen sigortalının maaş hesabından haksız olarak ödemelerin yapıldığı davaya konu 21.11.1993-18.05.2005 tarihleri arasındaki dönemde davacı Kurum’un yaşlılık aylığı alanlara ilişkin olarak kendi mevzuatı ve çalışma sistemi gereği belli dönemlerde yoklama yapma, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi alma yönünde bir sorumluluğunun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği protokol hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalının savunmasında bu hususu belirtmiş olmasına ve bilirkişi raporuna bu yönde yapmış olduğu itirazlara rağmen anılan hususlar üzerinde durulmayarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaEmsal olarak gösterilen Dairemiz kararında, aynı taraflar arasında görülen benzer uyuşmazlığın çözümünde taraflar arasında imzalanan 07/09/1998 tarihli «protokolün» 5. ve 9. maddelerine göre; davalı bankanın sadece veli, vasi, vekil veya kayyuma ödeme yapması halinde her yıl Mart ve Eylül aylarında hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus «kaydı» isteme yükümlülüğünün bulunduğu, ATM kartı aracılığıyla yapılan maaş ödemelerinde «kimlik tespitine» imkan bulunmadığı, hesap sahiplerinin sağ olup olmadığını denetleme görevinin davacı kurumun sorumluluğunda olduğu gözetilerek oluşan zarardan davalı bankanın soru …
… şı ...’nun 07/02/2000 tarihinde vefat etmesine rağmen sigortalının davalı bankada bulunan maaş hesabından ATM kartı ile 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında «mirasçıları» tarafından maaşının çekildiğinin tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında «yapılan protokol» uyarınca davalının kurumun uğradığı 5.159,27 TL zarardan sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan «protokol» uyarınca yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, dava konusu paranın müvekkilinin uhdesinde bulunmayıp sigortalının «mirasçıları» tarafından çekildiği için «husumetin» yanlış yöneltildiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını,müvekkilinin maaş ödemesi konusunda davacı ile aralarında «yapılan protokole» uygun hareket edildiğini, davacının sigortalısının ölümüne rağmen hesabına maaş gönderiminde bulunarak kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kimlik tespiti · yapılandırma protokolü · mirasçılık · yenileme · bilirkişi incelemesi · kusur · zamanaşımı · husumet
Benzer bu karardaDavalı vekili; taraflar arasında imzalanan «protokol» uyarınca yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, dava konusu paranın müvekkilinin uhdesinde bulunmayıp sigortalının «mirasçıları» tarafından çekildiği için «husumetin» yanlış yöneltildiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını,müvekkilinin maaş ödemesi konusunda davacı ile aralarında «yapılan protokole» uygun hareket edildiğini, davacının sigortalısının ölümüne rağmen hesabına maaş gönderiminde bulunarak kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… şı ...’nun 07/02/2000 tarihinde vefat etmesine rağmen sigortalının davalı bankada bulunan maaş hesabından ATM kartı ile 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında «mirasçıları» tarafından maaşının çekildiğinin tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında «yapılan protokol» uyarınca davalının kurumun uğradığı 5.159,27 TL zarardan sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davalının taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümlerine aykırı hareket ederek ATM kartlarını belli dönemlerde «yenilemeyip» kontrol etmediği ve hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus kayıtlarını istemeyerek kusurlu davrandığı, benzer bir dava olan Mahkemelerinin 2007/14 E.
2007/403 K sayılı dosyasının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği için yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasının gerekmediği, dava konusu ödemelerden davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13796 E. 2013/20015 K.
Ortak:protokol · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaDavacı Kurum’dan yaşlılık aylığı almaktayken 02.11.1993 tarihinde ölen ve ölüm tescili nüfus «kaydına» 30.11.1993 tarihinde yapılan ...’ın ölümünden sonra da 18.05.2005 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
Taraflar arasında davacı Kurum’dan gelir ve aylık almakta olanlara banka şubeleri tarafından yapılacak ödemelerle ilgili olarak 27.09.1984 ve 15.12.2000 tarihli «protokoller» akdedilmiştir.
Mahkemece, davalı bankanın ödemelerle ilgili olarak anılan «protokollerde» belirtilen hususlara riayet etmediği, bu nedenle oluşan Kurum zararından dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu sonucuna varılmış ise de sigortalı 02.11.1993 tarihinde ölmüş olup, buna ilişkin tescilin de nüfusa 30.11.1993 tarihinde yapılmış olmasına rağmen davacı Kurum tarafından 18.05.2005 tarihine kadar ölen sigortalının hesabına maaş gönderilmiş olup, sigortalının ölümüne ilişkin olarak davalı bankaya davacı tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.Bu durumda mahkemece ölen sigortalının maaş hesabından haksız olarak ödemelerin yapıldığı davaya konu 21.11.1993-18.05.2005 tarihleri arasındaki dönemde davacı Kurum’un yaşlılık aylığı alanlara ilişkin olarak kendi mevzuatı ve çalışma sistemi gereği belli dönemlerde yoklama yapma, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi alma yönünde bir sorumluluğunun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği protokol hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalının savunmasında bu hususu belirtmiş olmasına ve bilirkişi raporuna bu yönde yapmış olduğu itirazlara rağmen anılan hususlar üzerinde durulmayarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · mirasçılık · uyuşmazlık konusu · kusur
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan dava dışı sigortalının ölümüne rağmen, davalı bankaca «mirasçılarına» ATM kartı ile maaş ödemesi yapılmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava dışı sigortalıya 28.08.2000-27.02.2007 tarihleri arasında ödeme yapıldığı, sigortalının 05.08.2000 tarihinde vefat ettiği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Oysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumunda, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
Bu itibarla, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 03.06.2013 gün 2012/12999 E, 2013/11539 K sayılı onama ilamının kaldırılarak tarafların «kusur» oranları belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/9362 E. , 2011/2206 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.12.2007 tarih ve 2007/5-2007/611 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Kurum’dan yaşlılık aylığı almakta iken 02.11.1993 tarihinde ölen ...’ın 21.11.1993-18.05.2005 tarihleri arası maaşlarının toplamı olan 18.690,98 YTL’nin bankomat hesabından yersiz olarak çekildiğini, davalı bankanın müvekkili ile akdettiği protokolle üstlenmiş olduğu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkili Kurum’un zarara uğradığını, ölenin mirasçılarından yapılan tahsilatların mahsubu sonrasında kalan zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, asıl alacaktan kalan 6.000,00 YTL ile tahsil edilen ve edilmeyen asıl alacaklara uygulanan yasal faiz miktarı olan 7.810,04 YTL olmak üzere toplam 13.810,04 YTL ile asıl alacak olan 6.000,00 YTL’nin 31.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ölen ...’ın hesabına ölüm tarihinden itibaren 12 yıl boyunca davacı tarafından gönderilmeye devam edilen miktarın müvekkili bankadan değil, ölenin mirasçılarından talep edilmesi gerektiğini, meydana gelen zararın davacı Kurum’un kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemesinden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hak sahibi olmayan kişilere yapılan ödemelerden ve işleyen faizinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.000,00 YTL asıl alacak ve 7.810,04 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.810,04 YTL’nin asıl alacak 6.000,00 YTL ’ye 01.11.2006 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı Kurum’dan yaşlılık aylığı almaktayken ölen ...’ın ölümünden sonra da hesabına yatan paraların çekilmiş olması nedeniyle uğranılan zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı Kurum’dan yaşlılık aylığı almaktayken 02.11.1993 tarihinde ölen ve ölüm tescili nüfus kaydına 30.11.1993 tarihinde yapılan ...’ın ölümünden sonra da 18.05.2005 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen protokolle üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
Taraflar arasında davacı Kurum’dan gelir ve aylık almakta olanlara banka şubeleri tarafından yapılacak ödemelerle ilgili olarak 27.09.1984 ve 15.12.2000 tarihli protokoller akdedilmiştir. Mahkemece, davalı bankanın ödemelerle ilgili olarak anılan protokollerde belirtilen hususlara riayet etmediği, bu nedenle oluşan Kurum zararından dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu sonucuna varılmış ise de sigortalı 02.11.1993 tarihinde ölmüş olup, buna ilişkin tescilin de nüfusa 30.11.1993 tarihinde yapılmış olmasına rağmen davacı Kurum tarafından 18.05.2005 tarihine kadar ölen sigortalının hesabına maaş gönderilmiş olup, sigortalının ölümüne ilişkin olarak davalı bankaya davacı tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.Bu durumda mahkemece ölen sigortalının maaş hesabından haksız olarak ödemelerin yapıldığı davaya konu 21.11.1993-18.05.2005 tarihleri arasındaki dönemde davacı Kurum’un yaşlılık aylığı alanlara ilişkin olarak kendi mevzuatı ve çalışma sistemi gereği belli dönemlerde yoklama yapma, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi alma yönünde bir sorumluluğunun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği protokol hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalının savunmasında bu hususu belirtmiş olmasına ve bilirkişi raporuna bu yönde yapmış olduğu itirazlara rağmen anılan hususlar üzerinde durulmayarak eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016426100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz