Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/163 E. 2020/3849 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemi↗ kayyım↗ protokol↗ bilirkişi incelemesi↗ havale↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporlarına, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen 07.02.2003 tarihinde imzalanan işbirliği protokolündeki Madde 13 - " ... Kayyım, vasi, veli veya vekiline yapılacak ödemelerde, otomatik ödeme, ATM kartlı ödeme, internet ve telefon bankacılığı gibi işlemlerde dahil olmak üzere, asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus İdaresinden her yıl Ekim ayında alınacak vukuatlı nüfus kayıt örneği istenecektir.” ve Madde 16 - “.. Banka vereceği ATM kartlarına bir yıllık miad tarihi koyacak, bu tarihin güncellenmesi için kimlik isteyecektir" düzenlemelerine göre davalı bankanın, taraflar arasında imzalanan işbirliği protokol hükümlerine uygun olarak işlem yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle; yersiz ödenen 16.160 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödemesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı Kurum’dan dul aylığı almaktayken ölen...’ün ölümünden sonra da hesabına yatan paraların çekilmiş olması nedeniyle uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup Mahkemece Dairemizin 12.03.2018 tarih ve 2016/14065E.- 2018/1898K. sayılı bozma ilamına uyularak davacıya yükletilen kusurun varlığı ve davalıdan talep edilebilecek miktara ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyetinden alınan 19.12.2018 havale tarihli raporda, SGK tarafından çıkartılan Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliği’nin 73, 74, 75 ve 76. maddelerindeki düzenlemelere göre; davacı kurumun belli dönemlerde kendi mevzuat çalışma sistemi gereği ölen emekli yoklamasını yapması gerekirken bu yöndeki sorumluluğunu yerine getirmediği ve davalı bankanın ise taraflar arasında düzenlenen protokole uygun hareket etmeyerek ATM kartlı ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl ekim ayında alınacak vukuatlı nüfus kayıt örneğini almadığı, sigortalıya verdiği ATM kartına bir yıllık miat tarihi koymadığı, bu tarihin güncellenmesi için kimlik istemediği ve bu nedenlerle tarafların zararının meydana gelmesinde %50 kusurlu oldukları tespit edilmiştir. Tarafların rapora itirazları üzerine heyetten alınan 27.03.2019 havale tarihli ek raporda ise, bilirkişiler görüşlerini değiştirmemişler ve her iki tarafın da sorumluluğunu yerine getirmede kusurlu olduklarını bildirmişlerdir. Mahkemece, alınan ek rapora göre karar verildiği belirtilmiş ve yeniden davanın tamamen kabulüyle 16.160 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiş ise de; ek raporda her iki yanın asıl rapora itirazları reddedildiğinden mahkemenin bu gerekçesi hükme uygun olmamıştır. Bu durumda Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6650 E. 2013/6141 K.
Ortak:protokol · kusur · dahili dava
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporlarına, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen 07.02.2003 tarihinde imzalanan işbirliği «protokolündeki» Madde 13 - " ...
Kayyım, vasi, veli veya vekiline yapılacak ödemelerde, otomatik ödeme, ATM kartlı ödeme, internet ve telefon bankacılığı gibi işlemlerde «dahil» olmak üzere, asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus İdaresinden her yıl Ekim ayında alınacak vukuatlı nüfus kayıt örneği istenecektir.” ve Madde 16 - “..
Banka vereceği ATM kartlarına bir yıllık miad tarihi koyacak, bu tarihin güncellenmesi için kimlik isteyecektir" düzenlemelerine göre davalı bankanın, taraflar arasında imzalanan işbirliği «protokol» hükümlerine uygun olarak işlem yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle; yersiz ödenen 16.160 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödemesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaÖte yandan, taraflar arasında daha sonra imzalanan «protokolün» 16. maddesinde de sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı Bankanın anılan her iki «protokolden» ... sorumluğunu yerine getirmediği ilke olarak kabul edilerek, davacı kurumun da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemedeki ihmalinin ve maaş tahakkuk ettirmesinin ancak «müterafik kusur» olarak değerlendirilebileceği nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bozma ilamına uyulduğu halde tüm kusurun davacı kurumda olduğuna ilişkin …
Dava, davacı Kurum sigortalılarının davalı Banka aracılığı ile maaşlarının ödenmesine ilişkin «protokole» aykırılık iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kimlik tespiti · iyiniyet kuralı · müterafik kusur · haksız fiil sorumluluğu · internet bankacılığı · iyiniyet · sebepsiz zenginleşme · haksız fiil
Benzer bu kararda… na rağmen sigortalı kişi öldükten sonra uzun süre maaş hesabına maaş yatırılmaya devam edilip daha sonra ATM’lerden çekilen bu paraların davalıdan talep edilmesinin «iyiniyet kuralı» ile bağdaşmayacağı, «haksız fiil sorumlularına» ve «sebepsiz zenginleşenlere» karşı dava açılması gerektiği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasında yapılan 22.11.1989 tarihli «protokolde» her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de anılan protokolün ödemeler başlıklı 4'üncü maddesinde “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu «temsil» eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre «kimlik tespitinden» sonra yapılacağı”, “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden yılda bir kez vukuatlı nüfus kayıt örneği istene …
Öte yandan, taraflar arasında daha sonra imzalanan «protokolün» 16. maddesinde de sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı bankanın da ödeme yaparken «kimlik tespiti» yaptığı, her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıt örneğini istediği ve diğer yükümlülükleri yerine getirdiği iddia ve ispat olunmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3009 E. 2010/4452 K.
Ortak:protokol · dahili dava
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporlarına, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen 07.02.2003 tarihinde imzalanan işbirliği «protokolündeki» Madde 13 - " ...
Kayyım, vasi, veli veya vekiline yapılacak ödemelerde, otomatik ödeme, ATM kartlı ödeme, internet ve telefon bankacılığı gibi işlemlerde «dahil» olmak üzere, asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus İdaresinden her yıl Ekim ayında alınacak vukuatlı nüfus kayıt örneği istenecektir.” ve Madde 16 - “..
Banka vereceği ATM kartlarına bir yıllık miad tarihi koyacak, bu tarihin güncellenmesi için kimlik isteyecektir" düzenlemelerine göre davalı bankanın, taraflar arasında imzalanan işbirliği «protokol» hükümlerine uygun olarak işlem yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle; yersiz ödenen 16.160 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödemesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «protokolün» bu konuda davalı bankaya yükümlülük getiren 16. maddesinde sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki «protokole» göre davalının davacı kurumdan maaş alanların gerçe hak sahibi olup olmadığını araştırarak gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğünün bulunduğu, yine bu işlemleri yapmak için davacı kurumdan binde beş oranında «komisyon» alan davalı bankanın bu riske katlanması gerektiği, her ne kadar davacı kurumun da sigortalısının hayatta olup olmadığını takip etmesi gerektiği ileri sürülmüşse de davacının bunu tüm yurt çapında gerçekleştirmesinin mümkün görülmediği, olayda davacı kurumun bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (3.189,88) YTL «asıl alacak» ile (7.106) YTL «işlemiş faiz» alacağının, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yine «protokolün» 17. maddesi uyarınca sadece 6 ay hareketsiz kalmış hesaplar davacı kuruma aktarılacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kimlik tespiti · bankacılık işlemleri · internet bankacılığı · işlemiş faiz · komisyon · asıl alacak · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki «protokole» göre davalının davacı kurumdan maaş alanların gerçe hak sahibi olup olmadığını araştırarak gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğünün bulunduğu, yine bu işlemleri yapmak için davacı kurumdan binde beş oranında «komisyon» alan davalı bankanın bu riske katlanması gerektiği, her ne kadar davacı kurumun da sigortalısının hayatta olup olmadığını takip etmesi gerektiği ileri sürülmüşse de davacının bunu tüm yurt çapında gerçekleştirmesinin mümkün görülmediği, olayda davacı kurumun bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (3.189,88) YTL «asıl alacak» ile (7.106) YTL «işlemiş faiz» alacağının, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davalı bankanın gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve davacıdan «komisyon» aldığına göre bu işlemlerin risklerine katlanması gerektiği, davacı kurumdan ise tüm yurt çapında sigortalılarının hayatta olup olmadığını takip etmesinin beklenem …
Taraflar arasındaki «protokolün» bu konuda davalı bankaya yükümlülük getiren 16. maddesinde sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta gerçek hak sahibine verilen banka kartı ile ATM cihazlarından para çekildiğine göre bu durumda «kimlik tespitine» imkan bulunmadığı, yine vasi, veli veya vekil aracılığıyla ödeme yapılmadığına göre davalı bankanın asıl hak sahibinin nüfus kayıt örneğini istemesine gerek olmadığı açıktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12999 E. 2013/11539 K.
Ortak:protokol · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporlarına, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen 07.02.2003 tarihinde imzalanan işbirliği «protokolündeki» Madde 13 - " ...
Banka vereceği ATM kartlarına bir yıllık miad tarihi koyacak, bu tarihin güncellenmesi için kimlik isteyecektir" düzenlemelerine göre davalı bankanın, taraflar arasında imzalanan işbirliği «protokol» hükümlerine uygun olarak işlem yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle; yersiz ödenen 16.160 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödemesine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 19.12.2018 «havale» tarihli raporda, SGK tarafından çıkartılan Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliği’nin 73, 74, 75 ve 76. maddelerindeki düzenlemelere göre; davacı kurumun belli dönemlerde kendi mevzuat çalışma sistemi gereği ölen emekli yoklamasını yapması gerekirken bu yöndeki sorumluluğunu yerine getirmediği ve davalı bankanın ise taraflar arasında düzenlenen «protokole» uygun hareket etmeyerek ATM kartlı ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl ekim ayında alınacak vukuatlı nüfus kayıt örneğini alm …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14065 E. 2018/1898 K.
Ortak:protokol
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporlarına, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen 07.02.2003 tarihinde imzalanan işbirliği «protokolündeki» Madde 13 - " ...
Banka vereceği ATM kartlarına bir yıllık miad tarihi koyacak, bu tarihin güncellenmesi için kimlik isteyecektir" düzenlemelerine göre davalı bankanın, taraflar arasında imzalanan işbirliği «protokol» hükümlerine uygun olarak işlem yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle; yersiz ödenen 16.160 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödemesine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 19.12.2018 «havale» tarihli raporda, SGK tarafından çıkartılan Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliği’nin 73, 74, 75 ve 76. maddelerindeki düzenlemelere göre; davacı kurumun belli dönemlerde kendi mevzuat çalışma sistemi gereği ölen emekli yoklamasını yapması gerekirken bu yöndeki sorumluluğunu yerine getirmediği ve davalı bankanın ise taraflar arasında düzenlenen «protokole» uygun hareket etmeyerek ATM kartlı ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl ekim ayında alınacak vukuatlı nüfus kayıt örneğini alm …
Benzer bu kararda… 2008 dönemi aylıkları toplamı olan 16.160,00 TL'nin müteveffanın bankomat hesabından bankanın verdiği ATM kartı ile muhtelif yerlerde çekildiği, taraflar arasındaki «protokol» gereğince ATM kartına bir yıllık miad tarihi konulduğu, sigortalının hayatta olup olmadığı ve aylık alma koşullarının devam edip etmediğine dair takip ve tespit so …
Davacı Kurum’dan emekli aylığı almaktayken ....06.2003 tarihinde ölen ...’ün ölümünden sonra da 27.01.2008 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen ve asgari dikkat ve özeni göstermeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
… unun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği «protokol» hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunun ortadan kalktığını ileri süremeyeceği de göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalı Bankanın sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmayarak ve «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu kararda… unun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği «protokol» hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunun ortadan kalktığını ileri süremeyeceği de göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalı Bankanın sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmayarak ve «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13796 E. 2013/20015 K.
Ortak:protokol · kusur · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporlarına, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen 07.02.2003 tarihinde imzalanan işbirliği «protokolündeki» Madde 13 - " ...
Banka vereceği ATM kartlarına bir yıllık miad tarihi koyacak, bu tarihin güncellenmesi için kimlik isteyecektir" düzenlemelerine göre davalı bankanın, taraflar arasında imzalanan işbirliği «protokol» hükümlerine uygun olarak işlem yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle; yersiz ödenen 16.160 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödemesine karar verilmiştir.
2-Dava, davacı Kurum’dan dul aylığı almaktayken ölen...’ün ölümünden sonra da hesabına yatan paraların çekilmiş olması nedeniyle uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup Mahkemece Dairemizin 12.03.2018 tarih ve 2016/14065E.- 2018/1898K. sayılı bozma ilamına uyularak davacıya yükletilen «kusurun» varlığı ve davalıdan talep edilebilecek miktara ilişkin «bilirkişi incelemesi» yaptırılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumunda, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
Bu itibarla, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 03.06.2013 gün 2012/12999 E, 2013/11539 K sayılı onama ilamının kaldırılarak tarafların «kusur» oranları belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · mirasçılık · uyuşmazlık konusu · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan dava dışı sigortalının ölümüne rağmen, davalı bankaca «mirasçılarına» ATM kartı ile maaş ödemesi yapılmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava dışı sigortalıya 28.08.2000-27.02.2007 tarihleri arasında ödeme yapıldığı, sigortalının 05.08.2000 tarihinde vefat ettiği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumunda, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13995 E. 2010/5861 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik
Benzer bu karardaBankaların birer güven kurumları olmaları nedeniyle, mevduatları «sahtecilere» karşı özenle korumak zorunda olmaları ve bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak, hafif kusurlarından dahi sorumlu olmaları, hiçbir gerekçe ve bahane ile ya …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/163 E. , 2020/3849 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18.07.2019 tarih ve 2018/406-2019/424 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; Kurumlarında sigortalı olarak bulunan...'ün 21/06/2003 tarihinde vefat etmesine rağmen emekli maaşının 21/01/2008 tarihine kadar Vakıflar Bankasının farklı ATM'lerinden çekildiğini, müteveffanın mirasçılık belgesinin incelemesinde mirasçısının olmadığının fark edildiğini, Vakıfbank ile yapılan yazışmalarda ölenin maaşının vekalet ile çekilme hususunun olmadığını, maaş kartının süresiz olduğunun, süresiz olarak verildiğinin ve kimlik bilgilerinin güncelemesinin yapılmadığının bildirildiğini, operasyonel işlemlerden doğacak sorumluluğun bankaya ait olacağını, davalı banka yüzünden 16.160,00 TL yersiz ödeme yapıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 16.160,00 TL'nin aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
İhbar olunan... mirasçısı ...; davanın tarafları ve dava konusu ile hiçbir ilgisi olmadığını, annesinin sağlığında Adana'da yaşadığını, sağlığında dahi annesi ile uzun yıllar görüşmediğini, emekli aylığını ne zaman ne şekilde aldığını yada ölümünden sonra kim tarafından bu aylığın çekildiği konusunda hiçbir bilgisi ve ilgisi olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan... mirasçısı ...'ın; annesinin 2003 yılında öldüğünü, annesi ölmeden 1 yıl kadar önce annesi ile ilişkilerinin kötüleştiğini, babasından ayrılıp yeniden evlendikten sonra annesiyle irtibatını kopardığını, annesinin ölümünden sonra Vakıfbanktaki hesabından para çekilmesi olayına ilişkin herhangi bir bilgisi olmadığını, 2005-2008 yılları arasında genellikle yurtdışında olduğu için annesinin adına kayıtlı olan banka kartını kullanarak para çekmesinin mümkün olmadığını, dava konusu olay ile ilgisi olmadığından kendisi açısından davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporlarına, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen 07.02.2003 tarihinde imzalanan işbirliği protokolündeki Madde 13 - " ... Kayyım, vasi, veli veya vekiline yapılacak ödemelerde, otomatik ödeme, ATM kartlı ödeme, internet ve telefon bankacılığı gibi işlemlerde dahil olmak üzere, asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus İdaresinden her yıl Ekim ayında alınacak vukuatlı nüfus kayıt örneği istenecektir.” ve Madde 16 - “.. Banka vereceği ATM kartlarına bir yıllık miad tarihi koyacak, bu tarihin güncellenmesi için kimlik isteyecektir" düzenlemelerine göre davalı bankanın, taraflar arasında imzalanan işbirliği protokol hükümlerine uygun olarak işlem yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle;
yersiz ödenen 16.160 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödemesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı Kurum’dan dul aylığı almaktayken ölen...’ün ölümünden sonra da hesabına yatan paraların çekilmiş olması nedeniyle uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup Mahkemece Dairemizin 12.03.2018 tarih ve 2016/14065E.- 2018/1898K. sayılı bozma ilamına uyularak davacıya yükletilen kusurun varlığı ve davalıdan talep edilebilecek miktara ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyetinden alınan 19.12.2018 havale tarihli raporda, SGK tarafından çıkartılan Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliği’nin 73, 74, 75 ve 76. maddelerindeki düzenlemelere göre; davacı kurumun belli dönemlerde kendi mevzuat çalışma sistemi gereği ölen emekli yoklamasını yapması gerekirken bu yöndeki sorumluluğunu yerine getirmediği ve davalı bankanın ise taraflar arasında düzenlenen protokole uygun hareket etmeyerek ATM kartlı ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl ekim ayında alınacak vukuatlı nüfus kayıt örneğini almadığı, sigortalıya verdiği ATM kartına bir yıllık miat tarihi koymadığı, bu tarihin güncellenmesi için kimlik istemediği ve bu nedenlerle tarafların zararının meydana gelmesinde %50 kusurlu oldukları tespit edilmiştir.
Tarafların rapora itirazları üzerine heyetten alınan 27.03.2019 havale tarihli ek raporda ise, bilirkişiler görüşlerini değiştirmemişler ve her iki tarafın da sorumluluğunu yerine getirmede kusurlu olduklarını bildirmişlerdir. Mahkemece, alınan ek rapora göre karar verildiği belirtilmiş ve yeniden davanın tamamen kabulüyle 16.160 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiş ise de; ek raporda her iki yanın asıl rapora itirazları reddedildiğinden mahkemenin bu gerekçesi hükme uygun olmamıştır. Bu durumda Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/607312200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz