6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hasar ihbarı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11581 E. 2011/4008 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hasar ihbarı halefiyet ibraname sigorta ettiren hırsızlık riziko alacak davası temlik ihbar geçersizlik hasar

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 162 · TTK — TTK 1279TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, hırsızlık olayının 03.10.2005 tarihinde meydana geldiği, her iki sigortalıya ilişkin hasar ihbar, poliçe teklif ve tanzim tarihinin 06.10.2005 tarihi olduğu, TTK'nun 1279. maddesinin, "mukavelenin yapıldığı sırada sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimse, rizikonun gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür" hükmünü havi olduğu, sunulan abonman poliçelerinde sigortalı dava dışı Atlas Gıda A.Ş. ve Atlantik Gıda A.Ş.'nin isimlerinin TTK'nun 1279. maddesini bertaraf etmek için sonradan yazıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, birleşen davada sigortalıya ödenen miktarın davacıya temliki sözkonusu olmamasına göre birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

2-Asıl dava bakımından ise; Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca açılan rücuan alacak davası olup, her ne kadar TTK'nun 1279. maddesi uyarınca spesifik poliçenin hasarın gerçekleştiğinin bilinmesinden sonra düzenlenmesi nedeniyle sigorta akdi geçersiz ve bu nedenle davacının sigorta hukuku hükümleri uyarınca halefiyet elde etmesi mümkün değil ise de, dosya içerisinde bulunan ibraname başlıklı belgeden sigortalının zararını davacıdan tahsil ederek taşıma ilişkisinden kaynaklanan haklarını BK 162.madde uyarınca davacıya temlik etmiş olduğu anlaşıldığından ve bu suretle de davacı söz konusu ilişki nedeniyle dava açma hakkını haiz bulunduğundan, mahkemece bu husus nazara alınmak suretiyle uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Halefiyet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12252 E. 2010/3142 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Nakliyat abonman sigorta poliçesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14264 E. 2016/853 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7580 E. 2012/15713 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Nakliyat abonman sigorta poliçesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12047 E. 2018/4971 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Taşıyıcı sorumluluk sigortası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13705 E. 2015/13422 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/11581 E.  ,  2011/4008 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

BİRLEŞEN DAVA

Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi 2006/1229 Es.

Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/03/2009 tarih ve 2006/262-2009/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkiline nakliyat rizikolarına karşı sigortalı muhtelif gıda maddelerinin davalıya ait araçla tışınırken verilen mola sırasında çalındığını, bu olay nedeniyle sigortalılara ödeme yapıldığını ileri sürerek, asıl davada 57.412,00 TL'nın birleşen davada 2.120,98 TL'nın temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, hırsızlık olayının 03.10.2005 tarihinde meydana geldiği, her iki sigortalıya ilişkin hasar ihbar, poliçe teklif ve tanzim tarihinin 06.10.2005 tarihi olduğu, TTK'nun 1279. maddesinin, "mukavelenin yapıldığı sırada sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimse, rizikonun gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür" hükmünü havi olduğu, sunulan abonman poliçelerinde sigortalı dava dışı Atlas Gıda A.Ş. ve Atlantik Gıda A.Ş.'nin isimlerinin TTK'nun 1279. maddesini bertaraf etmek için sonradan yazıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, birleşen davada sigortalıya ödenen miktarın davacıya temliki sözkonusu olmamasına göre birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

2-Asıl dava bakımından ise; Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca açılan rücuan alacak davası olup, her ne kadar TTK'nun 1279. maddesi uyarınca spesifik poliçenin hasarın gerçekleştiğinin bilinmesinden sonra düzenlenmesi nedeniyle sigorta akdi geçersiz ve bu nedenle davacının sigorta hukuku hükümleri uyarınca halefiyet elde etmesi mümkün değil ise de, dosya içerisinde bulunan ibraname başlıklı belgeden sigortalının zararını davacıdan tahsil ederek taşıma ilişkisinden kaynaklanan haklarını BK 162.madde uyarınca davacıya temlik etmiş olduğu anlaşıldığından ve bu suretle de davacı söz konusu ilişki nedeniyle dava açma hakkını haiz bulunduğundan, mahkemece bu husus nazara alınmak suretiyle uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, asıl davada ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018966900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.