Hasar ihbarı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11581 E. 2011/4008 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hasar ihbarı↗ halefiyet↗ ibraname↗ sigorta ettiren↗ hırsızlık↗ riziko↗ alacak davası↗ temlik↗ ihbar↗ geçersizlik↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, hırsızlık olayının 03.10.2005 tarihinde meydana geldiği, her iki sigortalıya ilişkin hasar ihbar, poliçe teklif ve tanzim tarihinin 06.10.2005 tarihi olduğu, TTK'nun 1279. maddesinin, "mukavelenin yapıldığı sırada sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimse, rizikonun gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür" hükmünü havi olduğu, sunulan abonman poliçelerinde sigortalı dava dışı Atlas Gıda A.Ş. ve Atlantik Gıda A.Ş.'nin isimlerinin TTK'nun 1279. maddesini bertaraf etmek için sonradan yazıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, birleşen davada sigortalıya ödenen miktarın davacıya temliki sözkonusu olmamasına göre birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
2-Asıl dava bakımından ise; Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca açılan rücuan alacak davası olup, her ne kadar TTK'nun 1279. maddesi uyarınca spesifik poliçenin hasarın gerçekleştiğinin bilinmesinden sonra düzenlenmesi nedeniyle sigorta akdi geçersiz ve bu nedenle davacının sigorta hukuku hükümleri uyarınca halefiyet elde etmesi mümkün değil ise de, dosya içerisinde bulunan ibraname başlıklı belgeden sigortalının zararını davacıdan tahsil ederek taşıma ilişkisinden kaynaklanan haklarını BK 162.madde uyarınca davacıya temlik etmiş olduğu anlaşıldığından ve bu suretle de davacı söz konusu ilişki nedeniyle dava açma hakkını haiz bulunduğundan, mahkemece bu husus nazara alınmak suretiyle uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12252 E. 2010/3142 K.
Ortak:halefiyet · ibraname · riziko · alacak davası · temlik · geçersizlik · hasar
İncelediğiniz kararda2-Asıl dava bakımından ise; Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca açılan rücuan «alacak davası» olup, her ne kadar TTK'nun 1279. maddesi uyarınca spesifik poliçenin «hasarın» gerçekleştiğinin bilinmesinden sonra düzenlenmesi nedeniyle sigorta akdi «geçersiz» ve bu nedenle davacının sigorta hukuku hükümleri uyarınca «halefiyet» elde etmesi mümkün değil ise de, dosya içerisinde bulunan «ibraname» başlıklı belgeden sigortalının zararını davacıdan tahsil ederek taşıma ilişkisinden kaynaklanan haklarını BK 162.madde uyarınca davacıya «temlik» etmiş olduğu anlaşıldığından ve bu suretle de davacı söz konusu ilişki nedeniyle dava açma hakkını haiz bulunduğundan, mahkemece bu husus nazara alınmak suretiyle …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «hırsızlık» olayının 03.10.2005 tarihinde meydana geldiği, her iki sigortalıya ilişkin «hasar ihbar», poliçe teklif ve tanzim tarihinin 06.10.2005 tarihi olduğu, TTK'nun 1279. maddesinin, "mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür" hükmünü havi olduğu, sunulan abonm …
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, birleşen davada sigortalıya ödenen miktarın davacıya «temliki» sözkonusu olmamasına göre birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca açılan rücuan «alacak davası» olup, her ne kadar TTK'nun 1279. maddesi uyarınca spesifik poliçenin «hasarın» gerçekleşmesinden sonra düzenlenmesi nedeniyle sigorta akdi «geçersiz» ve bu nedenle davacının sigorta hukuku hükümleri uyarınca «halefiyet» elde etmesi mümkün değil ise de, dosya içerisinde bulunan «ibraname» başlıklı belgeden sigortalının zararın davacıdan tahsil ederek taşıma ilişkisinden kaynaklanan haklarını davacıya «temlik» etmiş olduğu anlaşıldığından ve bu suretle de davacı söz konusu ilişki nedeniyle dava açma hakkın haiz bulunduğundan mahkemece uyuşmazlığın esasına girilmek gereki …
Mahkemece, «rizikonun» 03/01/2006 tarihinde gerçekleştiği, «sigorta poliçesinin» imzalandığı 05/01/2006 tarihi itibariyle sigortalı emtianın çalındığını bildiğinden, riziko meydana geldikten sonra yapılan sigorta mukavelesinin hükümsüz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, «rizikonun» 03/01/2006 tarihinde gerçekleştiği, «sigorta poliçesinin» imzalandığı 05/01/2006 tarihi itibariyle sigortalı emtianın çalındığını bildiğinden, riziko meydana geldikten sonra yapılan sigorta mukavelesinin hükümsüz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Nakliyat abonman sigorta poliçesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14264 E. 2016/853 K.
Ortak:halefiyet · ibraname · sigorta ettiren · riziko · temlik
İncelediğiniz kararda2-Asıl dava bakımından ise; Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca açılan rücuan «alacak davası» olup, her ne kadar TTK'nun 1279. maddesi uyarınca spesifik poliçenin «hasarın» gerçekleştiğinin bilinmesinden sonra düzenlenmesi nedeniyle sigorta akdi «geçersiz» ve bu nedenle davacının sigorta hukuku hükümleri uyarınca «halefiyet» elde etmesi mümkün değil ise de, dosya içerisinde bulunan «ibraname» başlıklı belgeden sigortalının zararını davacıdan tahsil ederek taşıma ilişkisinden kaynaklanan haklarını BK 162.madde uyarınca davacıya «temlik» etmiş olduğu anlaşıldığından ve bu suretle de davacı söz konusu ilişki nedeniyle dava açma hakkını haiz bulunduğundan, mahkemece bu husus nazara alınmak suretiyle …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «hırsızlık» olayının 03.10.2005 tarihinde meydana geldiği, her iki sigortalıya ilişkin «hasar ihbar», poliçe teklif ve tanzim tarihinin 06.10.2005 tarihi olduğu, TTK'nun 1279. maddesinin, "mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür" hükmünü havi olduğu, sunulan abonm …
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, birleşen davada sigortalıya ödenen miktarın davacıya «temliki» sözkonusu olmamasına göre birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Benzer bu kararda6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1279. maddesi “Mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür; şu kadar ki; birinci halde sigortacı sigorta «primini» istiyebilir.” hükmünü haizdir.
Öte yandan, dosya içerisindeki tazminat makbuzu ve «ibranameye» göre, sigortalısının zararını ödeyen davacı ... şirketi yararına «temlik» beyanında bulunulmamıştır.
Somut olayda, davacı ile dava dışı «sigorta ettiren» .... .... arasındaki «nakliyat abonman sigorta poliçesi» yanında dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat abonman sigorta poliçesi · nakliyat abonman sigortası · abonman sigorta poliçesi · rücu davası · nakliyat emtia sigortası · sigorta sözleşmesi · ek prim · rücu
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 1301. maddesi uyarınca «rücu davası» açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir «sigorta sözleşmesinin» mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir.
Somut olayda, davacı ile dava dışı «sigorta ettiren» .... .... arasındaki «nakliyat abonman sigorta poliçesi» yanında dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan rucüan tazminat istemine ilişkindir.
Zira abonman «sigorta sözleşmeleri» birer çerçeve anlaşma niteliğinde olup, sigortacı ile «sigorta ettiren» arasında, sigorta ile ilgili bir hukuki ilişkiyi oluşturur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7580 E. 2012/15713 K.
Ortak:halefiyet · ibraname · sigorta ettiren · riziko · temlik
İncelediğiniz kararda2-Asıl dava bakımından ise; Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca açılan rücuan «alacak davası» olup, her ne kadar TTK'nun 1279. maddesi uyarınca spesifik poliçenin «hasarın» gerçekleştiğinin bilinmesinden sonra düzenlenmesi nedeniyle sigorta akdi «geçersiz» ve bu nedenle davacının sigorta hukuku hükümleri uyarınca «halefiyet» elde etmesi mümkün değil ise de, dosya içerisinde bulunan «ibraname» başlıklı belgeden sigortalının zararını davacıdan tahsil ederek taşıma ilişkisinden kaynaklanan haklarını BK 162.madde uyarınca davacıya «temlik» etmiş olduğu anlaşıldığından ve bu suretle de davacı söz konusu ilişki nedeniyle dava açma hakkını haiz bulunduğundan, mahkemece bu husus nazara alınmak suretiyle …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «hırsızlık» olayının 03.10.2005 tarihinde meydana geldiği, her iki sigortalıya ilişkin «hasar ihbar», poliçe teklif ve tanzim tarihinin 06.10.2005 tarihi olduğu, TTK'nun 1279. maddesinin, "mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür" hükmünü havi olduğu, sunulan abonm …
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, birleşen davada sigortalıya ödenen miktarın davacıya «temliki» sözkonusu olmamasına göre birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Benzer bu karardaOlayda uygulanması gereken 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1279. maddesi “Mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür; şu kadar ki; birinci halde sigortacı sigorta «primini» istiyebilir.” hükmünü haizdir.
Dosyada bulunan «ibranamede» de herhangi bir «temlik» beyanı yer almamaktadır.
Dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere poliçede teklif tarihi 22/08/2005, yükleme tarihi 20/08/2005 olarak gösterilmiş; kaza tespit tutanağında ise «riziko» tarihinin 20/08/2005 olarak kayıtlandırıldığı anlaşılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:emtia nakliyat sigortası · nakliyat sigortası · rücuen tahsil · ek prim · eksik inceleme · temerrüt
Benzer bu karardaDava, «emtia nakliyat sigortasından» kaynaklandığı iddia olunan tazminatın «rücuen tahsiline» ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücüsü ...’ın %100 oranında kusurlu bulunduğu, davacının sigortalısına 17.335,00 TL ödediği, davacının sigortalısına ödeme yapmakla haklarına halef olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne 17.335,00 TL'nın «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Olayda uygulanması gereken 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1279. maddesi “Mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür; şu kadar ki; birinci halde sigortacı sigorta «primini» istiyebilir.” hükmünü haizdir.
Bu itibarla, mahkemece «rizikonun» sigorta akdinin oluşmasından önce gerçekleşip geçekleşmediği üzerinde durulup buna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Nakliyat abonman sigorta poliçesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12047 E. 2018/4971 K.
Ortak:halefiyet · ibraname · sigorta ettiren · riziko · temlik · hasar
İncelediğiniz kararda2-Asıl dava bakımından ise; Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca açılan rücuan «alacak davası» olup, her ne kadar TTK'nun 1279. maddesi uyarınca spesifik poliçenin «hasarın» gerçekleştiğinin bilinmesinden sonra düzenlenmesi nedeniyle sigorta akdi «geçersiz» ve bu nedenle davacının sigorta hukuku hükümleri uyarınca «halefiyet» elde etmesi mümkün değil ise de, dosya içerisinde bulunan «ibraname» başlıklı belgeden sigortalının zararını davacıdan tahsil ederek taşıma ilişkisinden kaynaklanan haklarını BK 162.madde uyarınca davacıya «temlik» etmiş olduğu anlaşıldığından ve bu suretle de davacı söz konusu ilişki nedeniyle dava açma hakkını haiz bulunduğundan, mahkemece bu husus nazara alınmak suretiyle …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «hırsızlık» olayının 03.10.2005 tarihinde meydana geldiği, her iki sigortalıya ilişkin «hasar ihbar», poliçe teklif ve tanzim tarihinin 06.10.2005 tarihi olduğu, TTK'nun 1279. maddesinin, "mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür" hükmünü havi olduğu, sunulan abonm …
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, birleşen davada sigortalıya ödenen miktarın davacıya «temliki» sözkonusu olmamasına göre birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Benzer bu kararda6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1279. maddesi “Mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür; şu kadar ki; birinci halde sigortacı sigorta «primini» istiyebilir.” hükmünü haizdir.
Öte yandan, dosya içerisindeki tazminat makbuzu ve «ibranameye» göre, sigortalısının zararını ödeyen davacı ... şirketi yararına «temlik» beyanında bulunulmamıştır.
Bu itibarla, «rizikonun» gerçekleşmesinden sonra yapılan teklif üzerine «sigorta poliçesi» düzenlenmesinin önceden meydana gelen rizikoyu «teminat» altına alma olanağının bulunmadığı hususu dikkate alınarak, emtianın sevkiyatından önce dava dışı sigortalı tarafından davacı sigortalıya bildirim yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa ne zaman yapıldığı, «davaya konusu» «hasarın» sigorta örtüsü altında olup olmadığı hususları değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmey …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat abonman sigorta poliçesi · nakliyat abonman sigortası · abonman sigorta poliçesi · rücu davası · nakliyat emtia sigortası · sigorta teminatı · davanın konusu · davanın açılmamış sayılması
Benzer bu karardaPetrol Rafinerileri A.Ş. arasındaki «nakliyat abonman sigorta poliçesi» yanında «dava konusu» taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya «ibraz» edilmiştir.
… içenin risk tarihinden sonra akdedildiği, ancak davacı ile dava dışı sigortalı arasında imzalanan nakliyat abonman sözleşmesinin 01.04.2011-2012 tarihini kapsadığı, «rizikonun» 18.07.2011 tarihinde meydana geldiği, «abonman sigorta poliçesine» bağlı olarak düzenlenen spesifik poliçenin sonradan düzenlenmiş olmasının davacı tarafından hatır ödemesi yaptığı anlamına gelmeyeceği, davacının dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin «sigorta teminatında» olduğu, rizikonun 18.07.2011 tarihinde gerçekleştiği, davanın muhabere yoluyla 18.07.2012 tarihinde açıldığı ve harcının aynı tarihte yatırıldığı, dolayısıyla davanın 1 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde açıldığı gerekçesiyle, davalı ...
Ve Tic Ltd Şti. aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», davalı ...ile ...aleyhine açılan davanın kabulüne, 46.724,18 TL tazminatın 25/10/2011 ödeme tarihinden itibaren değişen ve değişecek «avans faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacağın rucüan tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13705 E. 2015/13422 K.
Ortak:ibraname · sigorta ettiren · riziko · temlik · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «hırsızlık» olayının 03.10.2005 tarihinde meydana geldiği, her iki sigortalıya ilişkin «hasar ihbar», poliçe teklif ve tanzim tarihinin 06.10.2005 tarihi olduğu, TTK'nun 1279. maddesinin, "mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür" hükmünü havi olduğu, sunulan abonm …
2-Asıl dava bakımından ise; Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca açılan rücuan «alacak davası» olup, her ne kadar TTK'nun 1279. maddesi uyarınca spesifik poliçenin «hasarın» gerçekleştiğinin bilinmesinden sonra düzenlenmesi nedeniyle sigorta akdi «geçersiz» ve bu nedenle davacının sigorta hukuku hükümleri uyarınca «halefiyet» elde etmesi mümkün değil ise de, dosya içerisinde bulunan «ibraname» başlıklı belgeden sigortalının zararını davacıdan tahsil ederek taşıma ilişkisinden kaynaklanan haklarını BK 162.madde uyarınca davacıya «temlik» etmiş olduğu anlaşıldığından ve bu suretle de davacı söz konusu ilişki nedeniyle dava açma hakkını haiz bulunduğundan, mahkemece bu husus nazara alınmak suretiyle …
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, birleşen davada sigortalıya ödenen miktarın davacıya «temliki» sözkonusu olmamasına göre birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavacı sigorta şirketince düzenlenen 2383277 sayılı «sigorta poliçesi» ile her ne kadar 10.06.2004 tarihinden itibaren gerçekleşen «rizikolara» karşı «teminat» verilmiş ise de, bu poliçenin rizikonun gerçekleşmesinden sonra geriye dönük olarak düzenlendiği, 1126965 sayılı poliçenin ise sunulduğu şekliyle herhangi bir tarih «kaydı» ihtiva etmediği açıktır.İbranamede sigortalının davacı sigorta şirketine dava konusu ile ilgili 818 sayılı BK'nın 162 vd. maddelerine uygun bir «temlikinin» de bulunmaması karşısında davacının «aktif husumetine» ilişkin olarak «alacağın temliki» hükümlerinin de uygulanamayacağı açıktır.
Davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu 2383277 sayılı Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi'nin 13.08.2004 tarihinde tanzim edildiği, bu poliçede «teminat» başlangıç tarihinin 10.06.2004 tarihi olarak belirtildiği, «rücuen alacak» istemine konu «hasarın» meydana geldiği taşımanın ise 29.07.2004 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1279'ncu maddesine göre, «sigorta sözleşmesinin» yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan riskin gerçekleşmiş olduğunu bilmekte iseler sigorta sözleşmesi hükümsüzdür.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücuen alacak · alacağın temliki · aktif husumet · sigorta sözleşmesi · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu karardaDavacı sigorta şirketince düzenlenen 2383277 sayılı «sigorta poliçesi» ile her ne kadar 10.06.2004 tarihinden itibaren gerçekleşen «rizikolara» karşı «teminat» verilmiş ise de, bu poliçenin rizikonun gerçekleşmesinden sonra geriye dönük olarak düzenlendiği, 1126965 sayılı poliçenin ise sunulduğu şekliyle herhangi bir tarih «kaydı» ihtiva etmediği açıktır.İbranamede sigortalının davacı sigorta şirketine dava konusu ile ilgili 818 sayılı BK'nın 162 vd. maddelerine uygun bir «temlikinin» de bulunmaması karşısında davacının «aktif husumetine» ilişkin olarak «alacağın temliki» hükümlerinin de uygulanamayacağı açıktır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, öncelikle davacının «aktif husumete» ehil olup olmadığının «denetime elverişli» bir şekilde karar yerinde değerlendirilip tartışılmak ve sonucuna göre işin esasına girilmek gerekirken bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı ... ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesine dayalı «rücuen alacak» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu 2383277 sayılı Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi'nin 13.08.2004 tarihinde tanzim edildiği, bu poliçede «teminat» başlangıç tarihinin 10.06.2004 tarihi olarak belirtildiği, «rücuen alacak» istemine konu «hasarın» meydana geldiği taşımanın ise 29.07.2004 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/11581 E. , 2011/4008 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA
Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi 2006/1229 Es.
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/03/2009 tarih ve 2006/262-2009/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkiline nakliyat rizikolarına karşı sigortalı muhtelif gıda maddelerinin davalıya ait araçla tışınırken verilen mola sırasında çalındığını, bu olay nedeniyle sigortalılara ödeme yapıldığını ileri sürerek, asıl davada 57.412,00 TL'nın birleşen davada 2.120,98 TL'nın temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, hırsızlık olayının 03.10.2005 tarihinde meydana geldiği, her iki sigortalıya ilişkin hasar ihbar, poliçe teklif ve tanzim tarihinin 06.10.2005 tarihi olduğu, TTK'nun 1279. maddesinin, "mukavelenin yapıldığı sırada sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimse, rizikonun gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür" hükmünü havi olduğu, sunulan abonman poliçelerinde sigortalı dava dışı Atlas Gıda A.Ş. ve Atlantik Gıda A.Ş.'nin isimlerinin TTK'nun 1279. maddesini bertaraf etmek için sonradan yazıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, birleşen davada sigortalıya ödenen miktarın davacıya temliki sözkonusu olmamasına göre birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
2-Asıl dava bakımından ise; Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca açılan rücuan alacak davası olup, her ne kadar TTK'nun 1279. maddesi uyarınca spesifik poliçenin hasarın gerçekleştiğinin bilinmesinden sonra düzenlenmesi nedeniyle sigorta akdi geçersiz ve bu nedenle davacının sigorta hukuku hükümleri uyarınca halefiyet elde etmesi mümkün değil ise de, dosya içerisinde bulunan ibraname başlıklı belgeden sigortalının zararını davacıdan tahsil ederek taşıma ilişkisinden kaynaklanan haklarını BK 162.madde uyarınca davacıya temlik etmiş olduğu anlaşıldığından ve bu suretle de davacı söz konusu ilişki nedeniyle dava açma hakkını haiz bulunduğundan, mahkemece bu husus nazara alınmak suretiyle uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, asıl davada ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018966900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz