Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7580 E. 2012/15713 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
emtia nakliyat sigortası↗ nakliyat sigortası↗ halefiyet↗ ibraname↗ sigorta ettiren↗ rücuen tahsil↗ riziko↗ ek prim↗ temlik↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücüsü ...’ın %100 oranında kusurlu bulunduğu, davacının sigortalısına 17.335,00 TL ödediği, davacının sigortalısına ödeme yapmakla haklarına halef olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne 17.335,00 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, emtia nakliyat sigortasından kaynaklandığı iddia olunan tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir. Olayda uygulanması gereken 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1279. maddesi “Mukavelenin yapıldığı sırada sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimse, rizikonun gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür; şu kadar ki; birinci halde sigortacı sigorta primini istiyebilir.” hükmünü haizdir. Dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere poliçede teklif tarihi 22/08/2005, yükleme tarihi 20/08/2005 olarak gösterilmiş; kaza tespit tutanağında ise riziko tarihinin 20/08/2005 olarak kayıtlandırıldığı anlaşılmıştır. Metni yukarıya alınan yasa hükmüne göre rizikonun gerçekleşmesinden sonra yapılan sigorta akti hükümsüzdür. Hükümsüz bulunan bir sigorta ilişkisine nazaran yapılan ödeme de 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301. maddesi uyarınca davacıya halefiyet hakkı sağlamaz. Dosyada bulunan ibranamede de herhangi bir temlik beyanı yer almamaktadır. Bu itibarla, mahkemece rizikonun sigorta akdinin oluşmasından önce gerçekleşip geçekleşmediği üzerinde durulup buna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Nakliyat abonman sigorta poliçesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14264 E. 2016/853 K.
Ortak:halefiyet · ibraname · sigorta ettiren · riziko · ek prim · temlik
İncelediğiniz karardaOlayda uygulanması gereken 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1279. maddesi “Mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür; şu kadar ki; birinci halde sigortacı sigorta «primini» istiyebilir.” hükmünü haizdir.
Dosyada bulunan «ibranamede» de herhangi bir «temlik» beyanı yer almamaktadır.
Dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere poliçede teklif tarihi 22/08/2005, yükleme tarihi 20/08/2005 olarak gösterilmiş; kaza tespit tutanağında ise «riziko» tarihinin 20/08/2005 olarak kayıtlandırıldığı anlaşılmıştır.
Benzer bu kararda6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1279. maddesi “Mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür; şu kadar ki; birinci halde sigortacı sigorta «primini» istiyebilir.” hükmünü haizdir.
Öte yandan, dosya içerisindeki tazminat makbuzu ve «ibranameye» göre, sigortalısının zararını ödeyen davacı ... şirketi yararına «temlik» beyanında bulunulmamıştır.
Somut olayda, davacı ile dava dışı «sigorta ettiren» .... .... arasındaki «nakliyat abonman sigorta poliçesi» yanında dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat abonman sigorta poliçesi · nakliyat abonman sigortası · abonman sigorta poliçesi · rücu davası · nakliyat emtia sigortası · sigorta sözleşmesi · rücu · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 1301. maddesi uyarınca «rücu davası» açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir «sigorta sözleşmesinin» mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir.
Somut olayda, davacı ile dava dışı «sigorta ettiren» .... .... arasındaki «nakliyat abonman sigorta poliçesi» yanında dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan rucüan tazminat istemine ilişkindir.
Bu husus aktif dava «ehliyetine» ilişkin olup mahkemece re'sen nazara alınması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11581 E. 2011/4008 K.
Ortak:halefiyet · ibraname · sigorta ettiren · riziko · temlik
İncelediğiniz karardaOlayda uygulanması gereken 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1279. maddesi “Mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür; şu kadar ki; birinci halde sigortacı sigorta «primini» istiyebilir.” hükmünü haizdir.
Dosyada bulunan «ibranamede» de herhangi bir «temlik» beyanı yer almamaktadır.
Dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere poliçede teklif tarihi 22/08/2005, yükleme tarihi 20/08/2005 olarak gösterilmiş; kaza tespit tutanağında ise «riziko» tarihinin 20/08/2005 olarak kayıtlandırıldığı anlaşılmıştır.
Benzer bu kararda2-Asıl dava bakımından ise; Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca açılan rücuan «alacak davası» olup, her ne kadar TTK'nun 1279. maddesi uyarınca spesifik poliçenin «hasarın» gerçekleştiğinin bilinmesinden sonra düzenlenmesi nedeniyle sigorta akdi «geçersiz» ve bu nedenle davacının sigorta hukuku hükümleri uyarınca «halefiyet» elde etmesi mümkün değil ise de, dosya içerisinde bulunan «ibraname» başlıklı belgeden sigortalının zararını davacıdan tahsil ederek taşıma ilişkisinden kaynaklanan haklarını BK 162.madde uyarınca davacıya «temlik» etmiş olduğu anlaşıldığından ve bu suretle de davacı söz konusu ilişki nedeniyle dava açma hakkını haiz bulunduğundan, mahkemece bu husus nazara alınmak suretiyle …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «hırsızlık» olayının 03.10.2005 tarihinde meydana geldiği, her iki sigortalıya ilişkin «hasar ihbar», poliçe teklif ve tanzim tarihinin 06.10.2005 tarihi olduğu, TTK'nun 1279. maddesinin, "mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür" hükmünü havi olduğu, sunulan abonm …
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, birleşen davada sigortalıya ödenen miktarın davacıya «temliki» sözkonusu olmamasına göre birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · hırsızlık · alacak davası · ihbar · geçersizlik · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «hırsızlık» olayının 03.10.2005 tarihinde meydana geldiği, her iki sigortalıya ilişkin «hasar ihbar», poliçe teklif ve tanzim tarihinin 06.10.2005 tarihi olduğu, TTK'nun 1279. maddesinin, "mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür" hükmünü havi olduğu, sunulan abonm …
2-Asıl dava bakımından ise; Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca açılan rücuan «alacak davası» olup, her ne kadar TTK'nun 1279. maddesi uyarınca spesifik poliçenin «hasarın» gerçekleştiğinin bilinmesinden sonra düzenlenmesi nedeniyle sigorta akdi «geçersiz» ve bu nedenle davacının sigorta hukuku hükümleri uyarınca «halefiyet» elde etmesi mümkün değil ise de, dosya içerisinde bulunan «ibraname» başlıklı belgeden sigortalının zararını davacıdan tahsil ederek taşıma ilişkisinden kaynaklanan haklarını BK 162.madde uyarınca davacıya «temlik» etmiş olduğu anlaşıldığından ve bu suretle de davacı söz konusu ilişki nedeniyle dava açma hakkını haiz bulunduğundan, mahkemece bu husus nazara alınmak suretiyle …
-
Nakliyat abonman sigorta poliçesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12047 E. 2018/4971 K.
Ortak:halefiyet · ibraname · sigorta ettiren · riziko · ek prim · temlik
İncelediğiniz karardaOlayda uygulanması gereken 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1279. maddesi “Mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür; şu kadar ki; birinci halde sigortacı sigorta «primini» istiyebilir.” hükmünü haizdir.
Dosyada bulunan «ibranamede» de herhangi bir «temlik» beyanı yer almamaktadır.
Dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere poliçede teklif tarihi 22/08/2005, yükleme tarihi 20/08/2005 olarak gösterilmiş; kaza tespit tutanağında ise «riziko» tarihinin 20/08/2005 olarak kayıtlandırıldığı anlaşılmıştır.
Benzer bu kararda6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1279. maddesi “Mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür; şu kadar ki; birinci halde sigortacı sigorta «primini» istiyebilir.” hükmünü haizdir.
Öte yandan, dosya içerisindeki tazminat makbuzu ve «ibranameye» göre, sigortalısının zararını ödeyen davacı ... şirketi yararına «temlik» beyanında bulunulmamıştır.
… içenin risk tarihinden sonra akdedildiği, ancak davacı ile dava dışı sigortalı arasında imzalanan nakliyat abonman sözleşmesinin 01.04.2011-2012 tarihini kapsadığı, «rizikonun» 18.07.2011 tarihinde meydana geldiği, «abonman sigorta poliçesine» bağlı olarak düzenlenen spesifik poliçenin sonradan düzenlenmiş olmasının davacı tarafından hatır ödemesi yaptığı anlamına gelmeyeceği, davacının dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin «sigorta teminatında» olduğu, rizikonun 18.07.2011 tarihinde gerçekleştiği, davanın muhabere yoluyla 18.07.2012 tarihinde açıldığı ve harcının aynı tarihte yatırıldığı, dolayısıyla davanın 1 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde açıldığı gerekçesiyle, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat abonman sigorta poliçesi · nakliyat abonman sigortası · abonman sigorta poliçesi · rücu davası · nakliyat emtia sigortası · sigorta teminatı · davanın konusu · davanın açılmamış sayılması
Benzer bu karardaPetrol Rafinerileri A.Ş. arasındaki «nakliyat abonman sigorta poliçesi» yanında «dava konusu» taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya «ibraz» edilmiştir.
… içenin risk tarihinden sonra akdedildiği, ancak davacı ile dava dışı sigortalı arasında imzalanan nakliyat abonman sözleşmesinin 01.04.2011-2012 tarihini kapsadığı, «rizikonun» 18.07.2011 tarihinde meydana geldiği, «abonman sigorta poliçesine» bağlı olarak düzenlenen spesifik poliçenin sonradan düzenlenmiş olmasının davacı tarafından hatır ödemesi yaptığı anlamına gelmeyeceği, davacının dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin «sigorta teminatında» olduğu, rizikonun 18.07.2011 tarihinde gerçekleştiği, davanın muhabere yoluyla 18.07.2012 tarihinde açıldığı ve harcının aynı tarihte yatırıldığı, dolayısıyla davanın 1 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde açıldığı gerekçesiyle, davalı ...
Ve Tic Ltd Şti. aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», davalı ...ile ...aleyhine açılan davanın kabulüne, 46.724,18 TL tazminatın 25/10/2011 ödeme tarihinden itibaren değişen ve değişecek «avans faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacağın rucüan tahsili istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/176 E. 2013/2524 K.
Ortak:Rücuen Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7580 E. , 2012/15713 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2011 tarih ve 2006/351-2011/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigortalarına karşı sigortalanan üzümlerin taşınması sırasında oluşan trafik kazası sebebiyle hasar gördüğünü, davacı ... şirketinin sigortalısına hasar bedelini ödediğini ve sigortalının haklarına halef olduğunu ileri sürerek;
17. 335,00 TL'nın ödeme tarihi olan 05.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket aracını kullanan sürücünün olayda kusursuz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücüsü ...’ın %100 oranında kusurlu bulunduğu, davacının sigortalısına 17.335,00 TL ödediği, davacının sigortalısına ödeme yapmakla haklarına halef olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne 17.335,00 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, emtia nakliyat sigortasından kaynaklandığı iddia olunan tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir. Olayda uygulanması gereken 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1279. maddesi “Mukavelenin yapıldığı sırada sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimse, rizikonun gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür; şu kadar ki; birinci halde sigortacı sigorta primini istiyebilir.” hükmünü haizdir. Dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere poliçede teklif tarihi 22/08/2005, yükleme tarihi 20/08/2005 olarak gösterilmiş; kaza tespit tutanağında ise riziko tarihinin 20/08/2005 olarak kayıtlandırıldığı anlaşılmıştır. Metni yukarıya alınan yasa hükmüne göre rizikonun gerçekleşmesinden sonra yapılan sigorta akti hükümsüzdür.
Hükümsüz bulunan bir sigorta ilişkisine nazaran yapılan ödeme de 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301. maddesi uyarınca davacıya halefiyet hakkı sağlamaz. Dosyada bulunan ibranamede de herhangi bir temlik beyanı yer almamaktadır. Bu itibarla, mahkemece rizikonun sigorta akdinin oluşmasından önce gerçekleşip geçekleşmediği üzerinde durulup buna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063970800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz