Limited şirket müdürlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10224 E. 2010/5305 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürlüğü↗ çıkma payı↗ limited şirket ortaklığı↗ ortaklıktan çıkarılma↗ şirket müdürlüğü↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ şirket zararı↗ muvafakat↗ fesih↗ işlemiş faiz↗ taraf ehliyeti↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ haksız rekabet↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, üç ortaklı davalı limited şirketin diğer iki ortağının şirketi temsilen davacının ortaklıktan çıkarılmasına izin talebi ile dava açmasından "ortaklar arasında ihtilafın baş gösterdiği, karşılıklı güven duygusunun ortadan kalktığı, diğer iki ortağın şirketin devamı arzusunda oldukları" sonucuna varıldığı, TTK' nun 551/2.maddesinde yazılı şartlar oluştuğundan davacı ...' in ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi gerektiği, bu durumda fesih ve tasfiye isteğinin incelenmesine gerek bulunmadığını, davacı ...'in çıkma payının hüküm tarihine en yakın tarihe göre belirlenmesi gerekeceğinden işlemiş faiz talep edilemeyeceği; karşı davada, şirket ortakları olan karşı davacı ... ve ...' in ...dava ehliyeti bulunmadığı, TTK' nun 551/3.maddesi uyarınca esas sermayenin yarısından fazlasına sahip olan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından muvafakat edilmek şartı ile muhik sebepten dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceği, dava konusu olayda böyle bir ortaklar kurulu kararı alınmadığı, karşı davalı ...' in limited şirkete zarar verdiği iddiasının da kanıtlanamadığı sonucuna varılarak, davacı ...' in limited şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 54.065,63 YTL tasfiye payının davalı şirketten alınıp davacı ...' e verilmesine, şirketin fesih ve tasfiyesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşı dava ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar (karşı davacı şirket) vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve karşı davalı ...'in karşı davacı limited şirket müdürlüğünden ayrılma tarihinin 17.06.2004 olup, dava dışı ...Ltd Şti'ni kurması ve o şirketin müdürü olarak 25.08.2004 tarihinde tayin edilmiş olmasına, haksız rekabet iddiasıyla istenen tazminat talebinin reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar (ve karşı davacı şirket) vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalılar (ve karşı davacı şirket) vekili, davacı (karşı davalı) ...'in ortağı olduğu limited şirketten çıkma hakkının kabulü, olmadığı takdirde davalı limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine yönelik asıl davanın reddini istemiş, karşı dava ile de, karşı davalının karşı davacı limited şirkete verdiği zararın tespiti ile şimdilik 6.000 YTL'nın tahsiline, karşı davalı ...'in şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini istemiştir.
TTK'nun 551/3.maddesine göre, esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından muvafakat edilmek şartıyla şirket, muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebilir. Karşı davalı limited şirketin 19.04.2005 tarih ve 8 numaralı ve ... ve ... tarafından imzalanan ortaklar kurulu kararı ile “(karşı davalı) ...'in haklı nedenlerle TTK'nun 551/3.maddesi gereğince şirketten çıkmasına izin verilmesine, bu konuda karşı dava açılmasına” karar verilmiştir. Alınan ortaklar kurulu kararı sonrası 02.05.2005 tarihinde de karşı dava açılmıştır. Asıl ve karşı davalar ayrı ayrı davalar olup, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerekir. Karşı davanın açıldığı tarih itibariyle TTK'nun 551/3.maddesi gereğince usulüne uygun ortaklar kurulu kararı alınmış olup, bu kararın asıl davanın açıldığı tarihten sonra alındığı gerekçesi ile karşı davanın reddedilerek, asıl davanın kısmen kabul edilmesi doğru değildir.
Öte yandan; karşı davacı limited şirket, karşı davalı ...'in limited şirkete ait hesaplardan şahsi harcamalarda bulunduğunu iddia ederek, talebini açıkladığı 23.06.2006 tarihli dilekçesinde 3.000 YTL'nın haksız rekabetten doğan tazminat, 3.000 YTL'nın da ...'in şirket hesabından kendi hesabına yaptığı harcamalar ve para transferleri gibi işlemlerle verdiği zarar karşılığında talep ettiklerini belirtmiştir. Karşı davalı şirket vekili tarafından bir dosya halinde sunulan ve üzerinde “kasa defteri” olduğu yazılı defter suretinde bazı “telefon, sayısal lota, digitürk, visa, kredi kartı” gibi harcamaların karşı davalı ... adına olduğu açıklamalarının yapıldığı görülmektedir. Mahkemece, karşı davalı ...'in şahsi harcamalarını karşı davacı limited şirket hesaplarından yaptığı yönündeki karşı davacı şirket vekilinin iddiaları üzerinde durularak, limited şirkete ait defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir inceleme yapılmaması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1815 E. 2012/8594 K.
Ortak:limited şirket ortaklığı · ortaklıktan çıkarılma · ortaklar kurulu kararı · muvafakat · limited şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, üç ortaklı davalı «limited şirketin» diğer iki ortağının şirketi «temsilen» davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» izin talebi ile dava açmasından "ortaklar arasında ihtilafın baş gösterdiği, karşılıklı güven duygusunun ortadan kalktığı, diğer iki ortağın şirketin devamı arzusunda oldukları" sonucuna varıldığı, TTK' nun 551/2.maddesinde yazılı şartlar oluştuğundan davacı ...' in ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi gerektiği, bu durumda «fesih» ve «tasfiye» isteğinin incelenmesine gerek bulunmadığını, davacı ...'in «çıkma payının» hüküm tarihine en yakın tarihe göre belirlenmesi gerekeceğinden «işlemiş faiz» talep edilemeyeceği; karşı davada, şirket ortakları olan karşı davacı ... ve ...' in ...dava «ehliyeti» bulunmadığı, TTK' nun 551/3.maddesi uyarınca esas sermayenin yarısından fazlasına sahip olan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından «muvafakat» edilmek şartı ile muhik sebepten dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceği, dava konusu olayda böyle bir «ortaklar kurulu» kararı alınmadığı, karşı davalı ...' in limited «şirkete zarar» verdiği iddiasının da kanıtlanamadığı sonucuna varılarak, davacı ...' in «limited şirket ortaklığından» çıkmasına izin verilmesine, 54.065,63 YTL tasfiye payının davalı şirketten alınıp davacı ...' e verilmesine, şirketin fesih ve tasfiyesi talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», karşı dava ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karşı davalı «limited şirketin» 19.04.2005 tarih ve 8 numaralı ve ... ve ... tarafından imzalanan «ortaklar kurulu» kararı ile “(karşı davalı) ...'in haklı nedenlerle TTK'nun 551/3.maddesi gereğince şirketten çıkmasına izin verilmesine, bu konuda karşı dava açılmasına” karar verilmiştir.
… mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve karşı davalı ...'in karşı davacı «limited şirket müdürlüğünden» ayrılma tarihinin 17.06.2004 olup, dava dışı ...Ltd Şti'ni kurması ve o «şirketin müdürü» olarak 25.08.2004 tarihinde tayin edilmiş olmasına, «haksız rekabet» iddiasıyla istenen tazminat talebinin reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar (ve karşı davacı şirket) vekilinin aşağıdaki bent dışında kala …
Benzer bu karardaDava, «limited şirkette ortaklıktan çıkarılmaya» ilişkin «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Dava konusu «ortaklar kurulu» kararı incelendiğinde, söz konusu kararın TTK'nun 551. maddesine göre davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» ilişkin olarak diğer ortaklarca alınmış «muvafakat» niteliğinde bir karar olduğu, tek başına icra edilebilir nitelikte bulunmadığı anlaşılmaktadır.
TTK'nun 551. maddesinde, esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan şirket ortaklarının mutlak ekseriyeti tarafından «muvafakat» edilmek şartıyla şirketin, muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarma · ortaklar kurulu kararının iptali · iptal davası · hukuki yarar
Benzer bu karardaEsasen, iptali istenilen karar ile kararda belirtilen şirket «ortaklığından çıkarmayı» gerektirir muhik sebepler, bu kararın alınmasından sonra yasa gereği şirket ortaklıktan çıkarma istemiyle açılacak davada değerlendirilecek olup, davacının dava konusu «ortaklar kurulu kararının iptalini» istemekte «hukuki yararının» bulunmadığı anlaşılmaktadır.
… davacıya usulüne uygun olarak bildirim yapılmadığı, kendisi ile ilgili karar alınan toplantıya katılmasının engellendiği, TTK'nun 368. maddesi kapsamında davacının «iptal davası» açma hakkının bulunduğu, «ortaklıktan çıkarmaya» gerekçe olarak açıklanan hususların ana sözleşme ve kanun hükümlerine uygun bulunmadığı, ortaklıktan çıkarma sebeplerinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabu …
Dava, «limited şirkette ortaklıktan çıkarılmaya» ilişkin «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10163 E. 2012/2406 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:haklı sebep · dava sebebi
Benzer bu kararda… davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce "mahkemece kabul edilen hususların muhik sebep niteliğinde olmadığı, tek başına davacıların şirketten çıkması için «haklı sebep» niteliğinde bulunmadığı, bu itibarla, davacıların dayandığı tüm sebeplerin ve buna ilişkin delillerin değerlendirilerek T.T.K.'nun 551. maddesi anlamında davacıların şirketten çıkmasını gerektirecek haklı ve muhik bir «sebebin» bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13520 E. 2010/12948 K.
Ortak:çıkma payı · ortaklıktan çıkarılma · muvafakat · fesih · kâr payı · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, üç ortaklı davalı «limited şirketin» diğer iki ortağının şirketi «temsilen» davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» izin talebi ile dava açmasından "ortaklar arasında ihtilafın baş gösterdiği, karşılıklı güven duygusunun ortadan kalktığı, diğer iki ortağın şirketin devamı arzusunda oldukları" sonucuna varıldığı, TTK' nun 551/2.maddesinde yazılı şartlar oluştuğundan davacı ...' in ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi gerektiği, bu durumda «fesih» ve «tasfiye» isteğinin incelenmesine gerek bulunmadığını, davacı ...'in «çıkma payının» hüküm tarihine en yakın tarihe göre belirlenmesi gerekeceğinden «işlemiş faiz» talep edilemeyeceği; karşı davada, şirket ortakları olan karşı davacı ... ve ...' in ...dava «ehliyeti» bulunmadığı, TTK' nun 551/3.maddesi uyarınca esas sermayenin yarısından fazlasına sahip olan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından «muvafakat» edilmek şartı ile muhik sebepten dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceği, dava konusu olayda böyle bir «ortaklar kurulu» kararı alınmadığı, karşı davalı ...' in limited «şirkete zarar» verdiği iddiasının da kanıtlanamadığı sonucuna varılarak, davacı ...' in «limited şirket ortaklığından» çıkmasına izin verilmesine, 54.065,63 YTL tasfiye payının davalı şirketten alınıp davacı ...' e verilmesine, şirketin fesih ve tasfiyesi talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», karşı dava ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
2-Davalılar (ve karşı davacı şirket) vekili, davacı (karşı davalı) ...'in ortağı olduğu «limited şirketten» çıkma hakkının kabulü, olmadığı takdirde davalı limited şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine yönelik asıl davanın reddini istemiş, karşı dava ile de, karşı davalının karşı davacı limited şirkete verdiği zararın tespiti ile şimdilik 6. …
TTK'nun 551/3.maddesine göre, esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından «muvafakat» edilmek şartıyla şirket, muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebilir.
Benzer bu kararda… p, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile açılan davada davalı pay sahibi ...’in şirketten çıkarılması isteminin yanında davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesinin de istenmiş olması nedeniyle şirketin de davada hasım olarak gösterilmesinde bir usulsüzlük bulunmayıp, her ne kadar davadan önce TTK’nun 551/3 ncü maddesi uyarınca esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından «muvafakat» edilmek şartıyla şirketin muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiş ise de dava açan ortakların şirkette çoğunluk pay sahibi olmaları nedeniyle anılan hükümdeki karar alınmasına ilişkin hususun neticeye etkili olmadığı, davalı ...’e ödenmesi gereken «çıkma payının» ise bu kararın kesinleşmesinden sonra ayrı bir davaya konu edilmesinin mümkün bulunması karşısında davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yeri …
… uyarınca davalı ...’in davalı şirketten çıkartılmasına, davacılar diğer taleplerini ve müdahil davacı ... davasını takip etmediğinden dolayı yasal süresi içerisinde «yenileninceye» kadar HUMK’nun 409 ncu maddesi uyarınca davacıların diğer taleplerinin ve müdahil davacının davasının «işlemden kaldırılmasına», yasal süresi dolduğunda ek karar yazılmasına karar verilmiş, 23.07.2009 tarihinde verilen ek karar ile davacıların tespit, «kayyım», «fesih», iptal, «tasfiye» talepleri yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
2-Ancak, davacı tarafın davalı ...’in «ortaklıktan çıkarılması» dışında kalan diğer istemlerle ilgili davaları takip etmediği, bu nedenle diğer istemler yönünden açılan davalar hakkında ek karar ile bu istemler yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de bu kararda davayı vekil vasıtasıyla takip eden davalılar yararına «vekalet ücretine» karar verilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · işlemden kaldırma · kayyım · davanın açılmamış sayılması · ara karar · açılmamış sayılma · yenileme · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… uyarınca davalı ...’in davalı şirketten çıkartılmasına, davacılar diğer taleplerini ve müdahil davacı ... davasını takip etmediğinden dolayı yasal süresi içerisinde «yenileninceye» kadar HUMK’nun 409 ncu maddesi uyarınca davacıların diğer taleplerinin ve müdahil davacının davasının «işlemden kaldırılmasına», yasal süresi dolduğunda ek karar yazılmasına karar verilmiş, 23.07.2009 tarihinde verilen ek karar ile davacıların tespit, «kayyım», «fesih», iptal, «tasfiye» talepleri yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 nci maddesinde «davanın açılmamış sayılması» kararının «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce verilmesi durumunda Tarife’de yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunacağının, ancak davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücretinin ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemeyeceği belirtilmiştir.Bu durumda mahkemece, davalılar yararına açıklanan Tarife hükmü uyarınca «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, bu konuda karar verilmemiş olması doğru görülmeyip, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Ancak, davacı tarafın davalı ...’in «ortaklıktan çıkarılması» dışında kalan diğer istemlerle ilgili davaları takip etmediği, bu nedenle diğer istemler yönünden açılan davalar hakkında ek karar ile bu istemler yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de bu kararda davayı vekil vasıtasıyla takip eden davalılar yararına «vekalet ücretine» karar verilmemiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12060 E. 2012/3563 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklı sebep · şirketin feshi · kıyasen uygulama · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, davacının ileri sürdüğü şirketin faaliyetinin bulunmaması «sebebinin» «şirketin feshi» sebebi sayılabileceği, şirketten çıkma için «haklı sebep» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, TTK'nın 551. maddesinde, her ortağın, muhik sebeplere dayanmak şartıyla şirketten çıkmasına müsaade edilmesini veya şirketin feshini mahkemeden isteyebileceğinin öngörülmüş olmasına ve bu konuda «kıyasen uygulanması» mümkün bulunan TTK'nın 187/1. maddesinde de, şirketin faaliyet alanı itibariyle amacının gerçekleşmesinin imkansız hale gelmesinin haklı sebep olarak sayılmış bulu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10366 E. 2016/6884 K.
Ortak:ortaklıktan çıkarılma · muvafakat · taraf ehliyeti · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, üç ortaklı davalı «limited şirketin» diğer iki ortağının şirketi «temsilen» davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» izin talebi ile dava açmasından "ortaklar arasında ihtilafın baş gösterdiği, karşılıklı güven duygusunun ortadan kalktığı, diğer iki ortağın şirketin devamı arzusunda oldukları" sonucuna varıldığı, TTK' nun 551/2.maddesinde yazılı şartlar oluştuğundan davacı ...' in ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi gerektiği, bu durumda «fesih» ve «tasfiye» isteğinin incelenmesine gerek bulunmadığını, davacı ...'in «çıkma payının» hüküm tarihine en yakın tarihe göre belirlenmesi gerekeceğinden «işlemiş faiz» talep edilemeyeceği; karşı davada, şirket ortakları olan karşı davacı ... ve ...' in ...dava «ehliyeti» bulunmadığı, TTK' nun 551/3.maddesi uyarınca esas sermayenin yarısından fazlasına sahip olan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından «muvafakat» edilmek şartı ile muhik sebepten dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceği, dava konusu olayda böyle bir «ortaklar kurulu» kararı alınmadığı, karşı davalı ...' in limited «şirkete zarar» verdiği iddiasının da kanıtlanamadığı sonucuna varılarak, davacı ...' in «limited şirket ortaklığından» çıkmasına izin verilmesine, 54.065,63 YTL tasfiye payının davalı şirketten alınıp davacı ...' e verilmesine, şirketin fesih ve tasfiyesi talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», karşı dava ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nun 551/3.maddesine göre, esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından «muvafakat» edilmek şartıyla şirket, muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebilir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının davacı şirketin ortağı olduğu, her nekadar müdür sıfatını haiz olmasa da kendisine verilen sınırlı «temsil yetkisi» nedeniyle aynı iş kolunda faaliyette bulunan başka bir şirketin yetkilisi olmakla 6762 sayılı TTK'nın 187. maddesinde sayılan haklı nedenlerin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ... ...'in, ...
Şti. «ortaklığından çıkarılmasına» karar verilmiştir.
2- Dava, davalının şirket «ortaklığından çıkarılması» istemine ilişkin olup, mahkemece, şirket ve ortakları tarafından ...lan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil yetkisi · dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının davacı şirketin ortağı olduğu, her nekadar müdür sıfatını haiz olmasa da kendisine verilen sınırlı «temsil yetkisi» nedeniyle aynı iş kolunda faaliyette bulunan başka bir şirketin yetkilisi olmakla 6762 sayılı TTK'nın 187. maddesinde sayılan haklı nedenlerin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ... ...'in, ...
Kanun koyucu bu düzenleme ile muhik sebeplerin varlığı halinde bir ortağın şirketten çıkarılmasını talep etme hakkını yalnızca şirkete tanımış olup, şirket ortaklarına işbu davada taraf olabilme «ehliyeti» tanımadığından, mahkemece gerçek şahıs davacılar yönünden aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmesi gerektiğinden, yerel mahkeme kararının davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6402 E. 2014/12534 K.
Ortak:ortaklıktan çıkarılma · limited şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, üç ortaklı davalı «limited şirketin» diğer iki ortağının şirketi «temsilen» davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» izin talebi ile dava açmasından "ortaklar arasında ihtilafın baş gösterdiği, karşılıklı güven duygusunun ortadan kalktığı, diğer iki ortağın şirketin devamı arzusunda oldukları" sonucuna varıldığı, TTK' nun 551/2.maddesinde yazılı şartlar oluştuğundan davacı ...' in ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi gerektiği, bu durumda «fesih» ve «tasfiye» isteğinin incelenmesine gerek bulunmadığını, davacı ...'in «çıkma payının» hüküm tarihine en yakın tarihe göre belirlenmesi gerekeceğinden «işlemiş faiz» talep edilemeyeceği; karşı davada, şirket ortakları olan karşı davacı ... ve ...' in ...dava «ehliyeti» bulunmadığı, TTK' nun 551/3.maddesi uyarınca esas sermayenin yarısından fazlasına sahip olan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından «muvafakat» edilmek şartı ile muhik sebepten dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceği, dava konusu olayda böyle bir «ortaklar kurulu» kararı alınmadığı, karşı davalı ...' in limited «şirkete zarar» verdiği iddiasının da kanıtlanamadığı sonucuna varılarak, davacı ...' in «limited şirket ortaklığından» çıkmasına izin verilmesine, 54.065,63 YTL tasfiye payının davalı şirketten alınıp davacı ...' e verilmesine, şirketin fesih ve tasfiyesi talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», karşı dava ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
… mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve karşı davalı ...'in karşı davacı «limited şirket müdürlüğünden» ayrılma tarihinin 17.06.2004 olup, dava dışı ...Ltd Şti'ni kurması ve o «şirketin müdürü» olarak 25.08.2004 tarihinde tayin edilmiş olmasına, «haksız rekabet» iddiasıyla istenen tazminat talebinin reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar (ve karşı davacı şirket) vekilinin aşağıdaki bent dışında kala …
2-Davalılar (ve karşı davacı şirket) vekili, davacı (karşı davalı) ...'in ortağı olduğu «limited şirketten» çıkma hakkının kabulü, olmadığı takdirde davalı limited şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine yönelik asıl davanın reddini istemiş, karşı dava ile de, karşı davalının karşı davacı limited şirkete verdiği zararın tespiti ile şimdilik 6. …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; TTK'nın hükümleri uyarınca haklı sebeplerle «limited şirket ortağının» «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilebilmesi için esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından muvaffakat edilmesi şartıyla dava açılabileceği …
1-Davacı vekili; davalıların ortağı olduğu «limited şirketin» anasözleşmesi uyarınca sermayenin 1/4'ünün peşin geri kalanının 31.8.1998 tarihine kadar ödenmesinin gerektiğini, buna rağmen davalıların peşin «sermaye koyma borcu» haricindeki sermaye borçlarını «ifa» etmediklerini ileri sürerek davalıların şirket «ortaklığından çıkarılmalarına» karar verilmesini talep etmiştir.
33) Davacı vekilinin bu iddiası ve iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle dava; 6762 sayılı mülga TTK'nın 529. maddesi uyarınca sermaye «koyma» borcunun yerine getirilmemesinden kaynaklı «ortaklıktan çıkarılma» davasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sermaye koyma borcu · limited şirket ortağı · el koyma · ifa · eksik inceleme
Benzer bu kararda1-Davacı vekili; davalıların ortağı olduğu «limited şirketin» anasözleşmesi uyarınca sermayenin 1/4'ünün peşin geri kalanının 31.8.1998 tarihine kadar ödenmesinin gerektiğini, buna rağmen davalıların peşin «sermaye koyma borcu» haricindeki sermaye borçlarını «ifa» etmediklerini ileri sürerek davalıların şirket «ortaklığından çıkarılmalarına» karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; TTK'nın hükümleri uyarınca haklı sebeplerle «limited şirket ortağının» «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilebilmesi için esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından muvaffakat edilmesi şartıyla dava açılabileceği …
33) Davacı vekilinin bu iddiası ve iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle dava; 6762 sayılı mülga TTK'nın 529. maddesi uyarınca sermaye «koyma» borcunun yerine getirilmemesinden kaynaklı «ortaklıktan çıkarılma» davasıdır.
Mahkemece davanın hukuki nitelendirmesinde yanılgıya düşülerek davanın TTK'nın 551. maddesi uyarınca açıldığının kabulü, bu kabul uyarınca anılan madde koşullarının gerçekleşmediğinden bahisle ve «eksik inceleme» sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/10224 E. , 2010/5305 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.12.2007 tarih ve 2005/140-2007/873 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar (karşı davacı şirket) vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.05.2010 gününde davalı-karşı davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı-karşı davalı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı limited şirketin kurucu ortağı olup, şirketin kurulduğu günden itibaren davacıya kâr payı verilmediğini, şirketin iktisadi ve mali durumu ile ticari faaliyetler hakkında da davacıya bilgi verilmediğini, şirket ortakları arasında çıkan derin ihtilaftan dolayı davacı yönünden ortaklığın idamesinin çekilmez bir hal aldığını ileri sürerek, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketten çıkma hakkının kabulüne, olmadığı takdirde davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, davacının hissesine düşen tasfiye veya çıkma payının davacıya ödenmesine, birleşen dava ile de çıkma payına 17.12.2004 tarihli ihtarnameden itibaren reeskont faiz yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı (karşı davacı) limited şirket ve davalı gerçek kişiler vekili, TTK' nun 551/2.maddesine dayanılarak açılan davada şirket ortakları olan davalı ... ile ...'e husumet yöneltilemeyeceğini, 2001 ve 2002 yıllarına ait kâr payının dağıtılmamasına dair ortaklar kurulu kararlarında davacı imzasının da bulunduğunu, 2003 ve 2004 yıllarına ait kâr payı ile ilgili karar alınmadığı halde resmi olmayan kâr payı dağıtımlarının yapıldığını ve davacıya da ödendiğini, şirket ortakları arasında çıkan derin ihtilafta kusurun davacı ...' de olduğunu, şirket hesabından kendi harcamalarını
karşılamak, kendi hesabına para aktarmak ve müvekkiline ait müşteri portföyünü kendi şirketine aktarmak suretiyle şirketi zarara uğrattığını belirterek asıl davanın reddine, karşı dava ile de davacının (karşı davalının) müvekkili şirketi zarara uğrattığının tespiti ile şimdilik 6.000 YTL'nın karşı davalı ...' den faiziyle birlikte tahsili ile karşı davalı ...' in şirket ortaklığından çıkarılmasına, davalıya ait payın diğer ortaklar tarafından şahsi malvarlıklarından karşılanmak suretiyle devralınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, üç ortaklı davalı limited şirketin diğer iki ortağının şirketi temsilen davacının ortaklıktan çıkarılmasına izin talebi ile dava açmasından "ortaklar arasında ihtilafın baş gösterdiği, karşılıklı güven duygusunun ortadan kalktığı, diğer iki ortağın şirketin devamı arzusunda oldukları" sonucuna varıldığı, TTK' nun 551/2.maddesinde yazılı şartlar oluştuğundan davacı ...' in ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi gerektiği, bu durumda fesih ve tasfiye isteğinin incelenmesine gerek bulunmadığını, davacı ...'in çıkma payının hüküm tarihine en yakın tarihe göre belirlenmesi gerekeceğinden işlemiş faiz talep edilemeyeceği; karşı davada, şirket ortakları olan karşı davacı ...
ve ...' in ...dava ehliyeti bulunmadığı, TTK' nun 551/3.maddesi uyarınca esas sermayenin yarısından fazlasına sahip olan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından muvafakat edilmek şartı ile muhik sebepten dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceği, dava konusu olayda böyle bir ortaklar kurulu kararı alınmadığı, karşı davalı ...' in limited şirkete zarar verdiği iddiasının da kanıtlanamadığı sonucuna varılarak, davacı ...' in limited şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 54.065,63 YTL tasfiye payının davalı şirketten alınıp davacı ...' e verilmesine, şirketin fesih ve tasfiyesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşı dava ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar (karşı davacı şirket) vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve karşı davalı ...'in karşı davacı limited şirket müdürlüğünden ayrılma tarihinin 17.06.2004 olup, dava dışı ...Ltd Şti'ni kurması ve o şirketin müdürü olarak 25.08.2004 tarihinde tayin edilmiş olmasına, haksız rekabet iddiasıyla istenen tazminat talebinin reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar (ve karşı davacı şirket) vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalılar (ve karşı davacı şirket) vekili, davacı (karşı davalı) ...'in ortağı olduğu limited şirketten çıkma hakkının kabulü, olmadığı takdirde davalı limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine yönelik asıl davanın reddini istemiş, karşı dava ile de, karşı davalının karşı davacı limited şirkete verdiği zararın tespiti ile şimdilik 6.000 YTL'nın tahsiline, karşı davalı ...'in şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini istemiştir.
TTK'nun 551/3.maddesine göre, esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından muvafakat edilmek şartıyla şirket, muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebilir. Karşı davalı limited şirketin 19.04.2005 tarih ve 8 numaralı ve ... ve ... tarafından imzalanan ortaklar kurulu kararı ile “(karşı davalı) ...'in haklı nedenlerle TTK'nun 551/3.maddesi gereğince şirketten çıkmasına izin verilmesine, bu konuda karşı dava açılmasına” karar verilmiştir. Alınan ortaklar kurulu kararı sonrası 02.05.2005 tarihinde de karşı dava açılmıştır. Asıl ve karşı davalar ayrı ayrı davalar olup, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerekir.
Karşı davanın açıldığı tarih itibariyle TTK'nun 551/3.maddesi gereğince usulüne uygun ortaklar kurulu kararı alınmış olup, bu kararın asıl davanın açıldığı tarihten sonra alındığı gerekçesi ile karşı davanın reddedilerek, asıl davanın kısmen kabul edilmesi doğru değildir.
Öte yandan; karşı davacı limited şirket, karşı davalı ...'in limited şirkete ait hesaplardan şahsi harcamalarda bulunduğunu iddia ederek, talebini açıkladığı 23.06.2006 tarihli dilekçesinde 3.000 YTL'nın haksız rekabetten doğan tazminat, 3.000 YTL'nın da ...'in şirket hesabından kendi hesabına yaptığı harcamalar ve para transferleri gibi işlemlerle verdiği zarar karşılığında talep ettiklerini belirtmiştir. Karşı davalı şirket vekili tarafından bir dosya halinde sunulan ve üzerinde “kasa defteri” olduğu yazılı defter suretinde bazı “telefon, sayısal lota, digitürk, visa, kredi kartı” gibi harcamaların karşı davalı ... adına olduğu açıklamalarının yapıldığı görülmektedir. Mahkemece, karşı davalı ...'in şahsi harcamalarını karşı davacı limited şirket hesaplarından yaptığı yönündeki karşı davacı şirket vekilinin iddiaları üzerinde durularak, limited şirkete ait defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir inceleme yapılmaması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar(ve karşı davacı şirket) vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar (ve karşı davacı şirket) yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750,00 vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacı Detay Sigorta ve Reasürans Brokerliği Ltd. Şti.'ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018437800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz