6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çıkma payı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13520 E. 2010/12948 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çıkma payı delillerin toplanmaması ortaklıktan çıkarılma işlemden kaldırma avukatlık asgari ücret tarifesi kayyım davanın açılmamış sayılması ara karar açılmamış sayılma muvafakat yenileme fesih kâr payı ek tasfiye vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 409 · TTK — TTK 551

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’in şirkete ait gayrimenkulleri sattığı ve elde edilen gelirin şirket bilançosunda gözükmediği, şirketin borçlarına ilişkin icra dosyaları da değerlendirildiğinde davalı ...’in şirkete yönelik sorumluluklarını yerine getirmediği sonucuna varılarak, TTK’nun 551 nci maddesi uyarınca davalı ...’in davalı şirketten çıkartılmasına, davacılar diğer taleplerini ve müdahil davacı ... davasını takip etmediğinden dolayı yasal süresi içerisinde yenileninceye kadar HUMK’nun 409 ncu maddesi uyarınca davacıların diğer taleplerinin ve müdahil davacının davasının işlemden kaldırılmasına, yasal süresi dolduğunda ek karar yazılmasına karar verilmiş, 23.07.2009 tarihinde verilen ek karar ile davacıların tespit, kayyım, fesih, iptal, tasfiye talepleri yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile açılan davada davalı pay sahibi ...’in şirketten çıkarılması isteminin yanında davalı şirketin fesih ve tasfiyesinin de istenmiş olması nedeniyle şirketin de davada hasım olarak gösterilmesinde bir usulsüzlük bulunmayıp, her ne kadar davadan önce TTK’nun 551/3 ncü maddesi uyarınca esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından muvafakat edilmek şartıyla şirketin muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiş ise de dava açan ortakların şirkette çoğunluk pay sahibi olmaları nedeniyle anılan hükümdeki karar alınmasına ilişkin hususun neticeye etkili olmadığı, davalı ...’e ödenmesi gereken çıkma payının ise bu kararın kesinleşmesinden sonra ayrı bir davaya konu edilmesinin mümkün bulunması karşısında davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak, davacı tarafın davalı ...’in ortaklıktan çıkarılması dışında kalan diğer istemlerle ilgili davaları takip etmediği, bu nedenle diğer istemler yönünden açılan davalar hakkında ek karar ile bu istemler yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de bu kararda davayı vekil vasıtasıyla takip eden davalılar yararına vekalet ücretine karar verilmemiştir.

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 nci maddesinde davanın açılmamış sayılması kararının delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce verilmesi durumunda Tarife’de yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunacağının, ancak davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücretinin ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemeyeceği belirtilmiştir.Bu durumda mahkemece, davalılar yararına açıklanan Tarife hükmü uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, bu konuda karar verilmemiş olması doğru görülmeyip, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tapu İptali Ve Tescil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5273 E. 2015/12447 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Delillerin toplanmaması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13828 E. 2014/3793 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4033 E. 2013/19479 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14188 E. 2016/4432 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/13520 E.  ,  2010/12948 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/04/2009 tarih ve 2006/187-2009/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortaklarından olup, 13.11.2005 tarihinde ölen ...’in mirasçıları olduklarını, davalı şirketin diğer ortaklarının ...ve ... olduğunu, ...’in şirkete müdür olarak seçildiğini ancak müdürlük görevlerini ihmal ettiğini hatta kötüye kullandığını ileri sürerek, davalı ...’in müdürlük görevinin askıya alınarak yerine bir kayyım tayini yapıldıktan sonra şirketten çıkarılmasına, olmadığı takdirde şirketin tasfiyesine, usulsüz olarak yapılan işlemlerin tespit ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... savunmasında, şirketle ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davayı kabul etmediğini bildirmiştir.

Davalı şirket vekili, davacıların murisi...’in şirketi borca batık duruma getirdiğini, davacıların şirkete hiçbir katkılarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Müdahil davacı ..., bu davada kendisinin de hukuki menfaatinin olduğunu, bu nedenle müdahil davacı olarak dava ve duruşmalara kabulünü, babasına ait şirket hisselerinin üzerine devrinin sağlanmasını ve şirketi kötü yöneten davalı ...’in şirketten çıkarılmasına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’in şirkete ait gayrimenkulleri sattığı ve elde edilen gelirin şirket bilançosunda gözükmediği, şirketin borçlarına ilişkin icra dosyaları da değerlendirildiğinde davalı ...’in şirkete yönelik sorumluluklarını yerine getirmediği sonucuna varılarak, TTK’nun 551 nci maddesi uyarınca davalı ...’in davalı şirketten çıkartılmasına, davacılar diğer taleplerini ve müdahil davacı ... davasını takip etmediğinden dolayı yasal süresi içerisinde yenileninceye kadar HUMK’nun 409 ncu maddesi uyarınca davacıların diğer taleplerinin ve müdahil davacının davasının işlemden kaldırılmasına, yasal süresi dolduğunda ek karar yazılmasına karar verilmiş, 23.07.2009 tarihinde verilen ek karar ile davacıların tespit, kayyım, fesih, iptal, tasfiye talepleri yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile açılan davada davalı pay sahibi ...’in şirketten çıkarılması isteminin yanında davalı şirketin fesih ve tasfiyesinin de istenmiş olması nedeniyle şirketin de davada hasım olarak gösterilmesinde bir usulsüzlük bulunmayıp, her ne kadar davadan önce TTK’nun 551/3 ncü maddesi uyarınca esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından muvafakat edilmek şartıyla şirketin muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiş ise de dava açan ortakların şirkette çoğunluk pay sahibi olmaları nedeniyle anılan hükümdeki karar alınmasına ilişkin hususun neticeye etkili olmadığı, davalı ...’e ödenmesi gereken çıkma payının ise bu kararın kesinleşmesinden sonra ayrı bir davaya konu edilmesinin mümkün bulunması karşısında davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak, davacı tarafın davalı ...’in ortaklıktan çıkarılması dışında kalan diğer istemlerle ilgili davaları takip etmediği, bu nedenle diğer istemler yönünden açılan davalar hakkında ek karar ile bu istemler yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de bu kararda davayı vekil vasıtasıyla takip eden davalılar yararına vekalet ücretine karar verilmemiştir.

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 nci maddesinde davanın açılmamış sayılması kararının delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce verilmesi durumunda Tarife’de yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunacağının, ancak davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücretinin ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemeyeceği belirtilmiştir.Bu durumda mahkemece, davalılar yararına açıklanan Tarife hükmü uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, bu konuda karar verilmemiş olması doğru görülmeyip, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046926400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.