Çıkma payı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13520 E. 2010/12948 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çıkma payı↗ delillerin toplanmaması↗ ortaklıktan çıkarılma↗ işlemden kaldırma↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ kayyım↗ davanın açılmamış sayılması↗ ara karar↗ açılmamış sayılma↗ muvafakat↗ yenileme↗ fesih↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’in şirkete ait gayrimenkulleri sattığı ve elde edilen gelirin şirket bilançosunda gözükmediği, şirketin borçlarına ilişkin icra dosyaları da değerlendirildiğinde davalı ...’in şirkete yönelik sorumluluklarını yerine getirmediği sonucuna varılarak, TTK’nun 551 nci maddesi uyarınca davalı ...’in davalı şirketten çıkartılmasına, davacılar diğer taleplerini ve müdahil davacı ... davasını takip etmediğinden dolayı yasal süresi içerisinde yenileninceye kadar HUMK’nun 409 ncu maddesi uyarınca davacıların diğer taleplerinin ve müdahil davacının davasının işlemden kaldırılmasına, yasal süresi dolduğunda ek karar yazılmasına karar verilmiş, 23.07.2009 tarihinde verilen ek karar ile davacıların tespit, kayyım, fesih, iptal, tasfiye talepleri yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile açılan davada davalı pay sahibi ...’in şirketten çıkarılması isteminin yanında davalı şirketin fesih ve tasfiyesinin de istenmiş olması nedeniyle şirketin de davada hasım olarak gösterilmesinde bir usulsüzlük bulunmayıp, her ne kadar davadan önce TTK’nun 551/3 ncü maddesi uyarınca esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından muvafakat edilmek şartıyla şirketin muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiş ise de dava açan ortakların şirkette çoğunluk pay sahibi olmaları nedeniyle anılan hükümdeki karar alınmasına ilişkin hususun neticeye etkili olmadığı, davalı ...’e ödenmesi gereken çıkma payının ise bu kararın kesinleşmesinden sonra ayrı bir davaya konu edilmesinin mümkün bulunması karşısında davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı tarafın davalı ...’in ortaklıktan çıkarılması dışında kalan diğer istemlerle ilgili davaları takip etmediği, bu nedenle diğer istemler yönünden açılan davalar hakkında ek karar ile bu istemler yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de bu kararda davayı vekil vasıtasıyla takip eden davalılar yararına vekalet ücretine karar verilmemiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 nci maddesinde davanın açılmamış sayılması kararının delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce verilmesi durumunda Tarife’de yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunacağının, ancak davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücretinin ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemeyeceği belirtilmiştir.Bu durumda mahkemece, davalılar yararına açıklanan Tarife hükmü uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, bu konuda karar verilmemiş olması doğru görülmeyip, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5273 E. 2015/12447 K.
Ortak:işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda… uyarınca davalı ...’in davalı şirketten çıkartılmasına, davacılar diğer taleplerini ve müdahil davacı ... davasını takip etmediğinden dolayı yasal süresi içerisinde «yenileninceye» kadar HUMK’nun 409 ncu maddesi uyarınca davacıların diğer taleplerinin ve müdahil davacının davasının «işlemden kaldırılmasına», yasal süresi dolduğunda ek karar yazılmasına karar verilmiş, 23.07.2009 tarihinde verilen ek karar ile davacıların tespit, «kayyım», «fesih», iptal, «tasfiye» talepleri yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
2-Ancak, davacı tarafın davalı ...’in «ortaklıktan çıkarılması» dışında kalan diğer istemlerle ilgili davaları takip etmediği, bu nedenle diğer istemler yönünden açılan davalar hakkında ek karar ile bu istemler yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de bu kararda davayı vekil vasıtasıyla takip eden davalılar yararına «vekalet ücretine» karar verilmemiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 nci maddesinde «davanın açılmamış sayılması» kararının «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce verilmesi durumunda Tarife’de yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunacağının, ancak davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücretinin ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemeyeceği belirtilmiştir.Bu durumda mahkemece, davalılar yararına açıklanan Tarife hükmü uyarınca «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, bu konuda karar verilmemiş olması doğru görülmeyip, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafın duruşmaya katılmaması nedeniyle davanın HMK'nın 150/1 maddesi gereğince «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç aylık yasal süre geçtiği halde davacı tarafın «yenileme» talebinde bulunmadığı gerekçesiyle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirkete» ait gayrimenkulün satışının iptali ve «tapu iptal tescil» istemine ilişkin olup, mahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» ve davacı aleyhine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 nci maddesinde «davanın açılmamış sayılmasına» ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar karar verilmesi halinde tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi halinde tamamına hükmolunaca …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme tutanağı · dosyanın işlemden kaldırılması · tapu iptali ve tescil · nispi vekalet ücreti · maktu vekalet ücreti · limited şirket
Benzer bu karardaDava, «limited şirkete» ait gayrimenkulün satışının iptali ve «tapu iptal tescil» istemine ilişkin olup, mahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» ve davacı aleyhine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davalılar yararına açıklanan Tarife hükmü uyarınca «maktu vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın duruşmaya katılmaması nedeniyle davanın HMK'nın 150/1 maddesi gereğince «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç aylık yasal süre geçtiği halde davacı tarafın «yenileme» talebinde bulunmadığı gerekçesiyle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 nci maddesinde «davanın açılmamış sayılmasına» ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar karar verilmesi halinde tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi halinde tamamına hükmolunaca …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13828 E. 2014/3793 K.
Ortak:delillerin toplanmaması · ara karar
İncelediğiniz karardaHüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 nci maddesinde «davanın açılmamış sayılması» kararının «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce verilmesi durumunda Tarife’de yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunacağının, ancak davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücretinin ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemeyeceği belirtilmiştir.Bu durumda mahkemece, davalılar yararına açıklanan Tarife hükmü uyarınca «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, bu konuda karar verilmemiş olması doğru görülmeyip, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararları gereğinin yerine getirilmesinden önce davanın «feragat» nedeniyle reddine karar verildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca Tarife hükümleriyle belirlenen üc …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feragat
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «feragat» sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararları gereğinin yerine getirilmesinden önce davanın «feragat» nedeniyle reddine karar verildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca Tarife hükümleriyle belirlenen üc …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4033 E. 2013/19479 K.
Ortak:delillerin toplanmaması · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · ara karar · açılmamış sayılma · yenileme · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaHüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 nci maddesinde «davanın açılmamış sayılması» kararının «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce verilmesi durumunda Tarife’de yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunacağının, ancak davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücretinin ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemeyeceği belirtilmiştir.Bu durumda mahkemece, davalılar yararına açıklanan Tarife hükmü uyarınca «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, bu konuda karar verilmemiş olması doğru görülmeyip, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
… uyarınca davalı ...’in davalı şirketten çıkartılmasına, davacılar diğer taleplerini ve müdahil davacı ... davasını takip etmediğinden dolayı yasal süresi içerisinde «yenileninceye» kadar HUMK’nun 409 ncu maddesi uyarınca davacıların diğer taleplerinin ve müdahil davacının davasının «işlemden kaldırılmasına», yasal süresi dolduğunda ek karar yazılmasına karar verilmiş, 23.07.2009 tarihinde verilen ek karar ile davacıların tespit, «kayyım», «fesih», iptal, «tasfiye» talepleri yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
2-Ancak, davacı tarafın davalı ...’in «ortaklıktan çıkarılması» dışında kalan diğer istemlerle ilgili davaları takip etmediği, bu nedenle diğer istemler yönünden açılan davalar hakkında ek karar ile bu istemler yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de bu kararda davayı vekil vasıtasıyla takip eden davalılar yararına «vekalet ücretine» karar verilmemiştir.
Benzer bu karardaAvukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesinde, «davanın açılmamış sayılmasına», «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada is …
Mahkemece, «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden sonra, davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiş olmasına rağmen, yukarıda anılan hüküm uyarınca mümeyyiz davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden y …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından açılan davanın, «işlemden kaldırıldığı» tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri
Benzer bu karardaMahkemece, «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden sonra, davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiş olmasına rağmen, yukarıda anılan hüküm uyarınca mümeyyiz davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden y …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14188 E. 2016/4432 K.
Ortak:işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda… uyarınca davalı ...’in davalı şirketten çıkartılmasına, davacılar diğer taleplerini ve müdahil davacı ... davasını takip etmediğinden dolayı yasal süresi içerisinde «yenileninceye» kadar HUMK’nun 409 ncu maddesi uyarınca davacıların diğer taleplerinin ve müdahil davacının davasının «işlemden kaldırılmasına», yasal süresi dolduğunda ek karar yazılmasına karar verilmiş, 23.07.2009 tarihinde verilen ek karar ile davacıların tespit, «kayyım», «fesih», iptal, «tasfiye» talepleri yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
2-Ancak, davacı tarafın davalı ...’in «ortaklıktan çıkarılması» dışında kalan diğer istemlerle ilgili davaları takip etmediği, bu nedenle diğer istemler yönünden açılan davalar hakkında ek karar ile bu istemler yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de bu kararda davayı vekil vasıtasıyla takip eden davalılar yararına «vekalet ücretine» karar verilmemiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 nci maddesinde «davanın açılmamış sayılması» kararının «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce verilmesi durumunda Tarife’de yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunacağının, ancak davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücretinin ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemeyeceği belirtilmiştir.Bu durumda mahkemece, davalılar yararına açıklanan Tarife hükmü uyarınca «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, bu konuda karar verilmemiş olması doğru görülmeyip, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… , savunma ve tüm dosya kapsamına göre; yapılan yargılama esnasında duruşmanın bırakılmış olduğu 17.09.2014 tarihinde davacının duruşmaya katılmadığı ve herhangi bir «mazeret» de bildirmediği, taraflarca takip edilmeyen davanın taraflardan birince «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği ve 3 ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle, yenilenmeyen davanın HMK'nın 150. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, devlet destekli hayvan «hayat sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7'nci maddesinde «davanın açılmamış sayılmasına» ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar karar verilmesi halinde tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi halinde tamamına hükmolunaca …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme tutanağı · mazeret · hayat sigortası · maktu vekalet ücreti · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, devlet destekli hayvan «hayat sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
… , savunma ve tüm dosya kapsamına göre; yapılan yargılama esnasında duruşmanın bırakılmış olduğu 17.09.2014 tarihinde davacının duruşmaya katılmadığı ve herhangi bir «mazeret» de bildirmediği, taraflarca takip edilmeyen davanın taraflardan birince «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği ve 3 ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle, yenilenmeyen davanın HMK'nın 150. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7'nci maddesinde «davanın açılmamış sayılmasına» ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar karar verilmesi halinde tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi halinde tamamına hükmolunaca …
Bu durumda, mahkemece davalı ... yararına açıklanan tarife hükmü uyarınca «maktu vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılarak vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13520 E. , 2010/12948 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/04/2009 tarih ve 2006/187-2009/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortaklarından olup, 13.11.2005 tarihinde ölen ...’in mirasçıları olduklarını, davalı şirketin diğer ortaklarının ...ve ... olduğunu, ...’in şirkete müdür olarak seçildiğini ancak müdürlük görevlerini ihmal ettiğini hatta kötüye kullandığını ileri sürerek, davalı ...’in müdürlük görevinin askıya alınarak yerine bir kayyım tayini yapıldıktan sonra şirketten çıkarılmasına, olmadığı takdirde şirketin tasfiyesine, usulsüz olarak yapılan işlemlerin tespit ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... savunmasında, şirketle ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davayı kabul etmediğini bildirmiştir.
Davalı şirket vekili, davacıların murisi...’in şirketi borca batık duruma getirdiğini, davacıların şirkete hiçbir katkılarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Müdahil davacı ..., bu davada kendisinin de hukuki menfaatinin olduğunu, bu nedenle müdahil davacı olarak dava ve duruşmalara kabulünü, babasına ait şirket hisselerinin üzerine devrinin sağlanmasını ve şirketi kötü yöneten davalı ...’in şirketten çıkarılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’in şirkete ait gayrimenkulleri sattığı ve elde edilen gelirin şirket bilançosunda gözükmediği, şirketin borçlarına ilişkin icra dosyaları da değerlendirildiğinde davalı ...’in şirkete yönelik sorumluluklarını yerine getirmediği sonucuna varılarak, TTK’nun 551 nci maddesi uyarınca davalı ...’in davalı şirketten çıkartılmasına, davacılar diğer taleplerini ve müdahil davacı ... davasını takip etmediğinden dolayı yasal süresi içerisinde yenileninceye kadar HUMK’nun 409 ncu maddesi uyarınca davacıların diğer taleplerinin ve müdahil davacının davasının işlemden kaldırılmasına, yasal süresi dolduğunda ek karar yazılmasına karar verilmiş, 23.07.2009 tarihinde verilen ek karar ile davacıların tespit, kayyım, fesih, iptal, tasfiye talepleri yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile açılan davada davalı pay sahibi ...’in şirketten çıkarılması isteminin yanında davalı şirketin fesih ve tasfiyesinin de istenmiş olması nedeniyle şirketin de davada hasım olarak gösterilmesinde bir usulsüzlük bulunmayıp, her ne kadar davadan önce TTK’nun 551/3 ncü maddesi uyarınca esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından muvafakat edilmek şartıyla şirketin muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiş ise de dava açan ortakların şirkette çoğunluk pay sahibi olmaları nedeniyle anılan hükümdeki karar alınmasına ilişkin hususun neticeye etkili olmadığı, davalı ...’e ödenmesi gereken çıkma payının ise bu kararın kesinleşmesinden sonra ayrı bir davaya konu edilmesinin mümkün bulunması karşısında davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı tarafın davalı ...’in ortaklıktan çıkarılması dışında kalan diğer istemlerle ilgili davaları takip etmediği, bu nedenle diğer istemler yönünden açılan davalar hakkında ek karar ile bu istemler yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de bu kararda davayı vekil vasıtasıyla takip eden davalılar yararına vekalet ücretine karar verilmemiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 nci maddesinde davanın açılmamış sayılması kararının delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce verilmesi durumunda Tarife’de yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunacağının, ancak davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücretinin ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemeyeceği belirtilmiştir.Bu durumda mahkemece, davalılar yararına açıklanan Tarife hükmü uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, bu konuda karar verilmemiş olması doğru görülmeyip, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046926400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz