İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5762 E. 2014/7866 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 586↗ kat ihtarnamesi↗ kat ihtarı↗ hesap kat↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ ipotek↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ tebligat↗ haciz↗ ihtarname↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, kat ihtarnamesi düzenlenmesiyle alacak muaccel hale gelmiş olsa da, alacak taşınmaz rehniyle teminat altına alındığından müteselsil kefillere başvurulabilmesi için TBK'nın 586/1. maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olmasının gerektiği, asıl borçlu ve kefillere çıkartılan tebligat parçalarının dönmediği, asıl borçlu yönünden ihtarın sonuçsuz kalması şartının oluşmadığı, asıl borçlu için ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil sunulmadığı, bu durumda müteselsil kefiller yönünden ipotekle teminat altına alınan miktar için başvuru şartlarının oluşmadığı, taşınmaz rehni bulunmayan kısım yönünden ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, 567.568,93 TL alacak için asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Alacaklı banka tarafından hesap kat edilerek asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı talep edilmiş, mahkemece asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefillerle ilgili olarak ipotekle teminat altına alınan kısmı aşan miktar için ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Müteselsil kefillere başvurulabilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve mütesselsil kefillere alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, söz konusu kat ihtarının asıl borçluya 07.01.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen ihtara rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine, ipoteğin borçlu lehine verilmesi nedeniyle ipotek miktarı ve aşan kısım için kefillere başvurulabileceğine göre, müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10095 E. 2014/13366 K.
Ortak:kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar
İncelediğiniz karardaMahkemece, «kat ihtarnamesi» düzenlenmesiyle alacak «muaccel» hale gelmiş olsa da, alacak taşınmaz rehniyle «teminat» altına alındığından müteselsil kefillere başvurulabilmesi için TBK'nın 586/1. maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olmasının gerektiği, asıl borçlu ve kefillere çıkartılan «tebligat» parçalarının dönmediği, asıl borçlu yönünden «ihtarın» sonuçsuz kalması şartının oluşmadığı, asıl borçlu için ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil sunulmadığı, bu durumda «müteselsil kefiller» yönünden «ipotekle» teminat altına alınan miktar için başvuru şartlarının oluşmadığı, taşınmaz rehni bulunmayan kısım yönünden «ihtiyati haciz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, 567.568,93 TL alacak için asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefillerle ilgili olarak «ipotekle» «teminat» altına alınan kısmı aşan miktar için ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine, ipoteğin borçlu lehine verilmesi nedeniyle «ipotek» miktarı ve aşan kısım için kefillere başvurulabileceğine göre, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu, borçlulara «hesap kat ihtarnamesi» tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle İİK «257». maddesinde belirtilen «muacceliyet» şartının aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıslar bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Müteselsil kefillere başvurulabilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefillere alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, söz konusu «kat ihtarının» asıl borçluya 19.09.2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarnamesi · i̇i̇k 257 · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu, borçlulara «hesap kat ihtarnamesi» tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle İİK «257». maddesinde belirtilen «muacceliyet» şartının aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıslar bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9225 E. 2013/14683 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, «kat ihtarnamesi» düzenlenmesiyle alacak «muaccel» hale gelmiş olsa da, alacak taşınmaz rehniyle «teminat» altına alındığından müteselsil kefillere başvurulabilmesi için TBK'nın 586/1. maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olmasının gerektiği, asıl borçlu ve kefillere çıkartılan «tebligat» parçalarının dönmediği, asıl borçlu yönünden «ihtarın» sonuçsuz kalması şartının oluşmadığı, asıl borçlu için ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil sunulmadığı, bu durumda «müteselsil kefiller» yönünden «ipotekle» teminat altına alınan miktar için başvuru şartlarının oluşmadığı, taşınmaz rehni bulunmayan kısım yönünden «ihtiyati haciz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, 567.568,93 TL alacak için asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefillerle ilgili olarak «ipotekle» «teminat» altına alınan kısmı aşan miktar için ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine, ipoteğin borçlu lehine verilmesi nedeniyle «ipotek» miktarı ve aşan kısım için kefillere başvurulabileceğine göre, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBorçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile «ihtara» gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefiller» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamı uyarınca TBK 586/1. maddesi ikinci cümlesi uyarınca «müteselsil kefile» müracaat için, borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması şartlarının birlikte arandığı, borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil bulunmadığı, asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması üzerine müteselsil kefile müracaat edilebileceği, kefiller yönünden alacağın henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle müteselsil kefiller yönünden istemin reddine, asıl borçlu yönünden istemin %15 oranında «teminat» karşılığında kabulüne karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlık bakımından müteselsil kefillere başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefillere tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 29.11.2012 tarihinde asıl borçlu ve kefillere tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 06.12.2012 tarihinde «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefalet · kefalet
Benzer bu kararda6098 sayılı TBK'nın "«müteselsilen kefalet»" karar başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden «kefili» takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17821 E. 2014/936 K.
Ortak:kat ihtarı · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, «kat ihtarnamesi» düzenlenmesiyle alacak «muaccel» hale gelmiş olsa da, alacak taşınmaz rehniyle «teminat» altına alındığından müteselsil kefillere başvurulabilmesi için TBK'nın 586/1. maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olmasının gerektiği, asıl borçlu ve kefillere çıkartılan «tebligat» parçalarının dönmediği, asıl borçlu yönünden «ihtarın» sonuçsuz kalması şartının oluşmadığı, asıl borçlu için ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil sunulmadığı, bu durumda «müteselsil kefiller» yönünden «ipotekle» teminat altına alınan miktar için başvuru şartlarının oluşmadığı, taşınmaz rehni bulunmayan kısım yönünden «ihtiyati haciz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, 567.568,93 TL alacak için asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefillerle ilgili olarak «ipotekle» «teminat» altına alınan kısmı aşan miktar için ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine, ipoteğin borçlu lehine verilmesi nedeniyle «ipotek» miktarı ve aşan kısım için kefillere başvurulabileceğine göre, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefil» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 05.02.2013 tarihli ihtarla, borçlu ve «müteselsil kefile» aynı «ihtarname» ile birlikte başvurulduğu, müteselsil kefil yönünden; asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefile müracaat edilebileceğine ilişkin TBK 586/1 ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1.,2. ve 3. maddeleri uyarınca …
Sonuç: 🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3714 E. 2016/4278 K.
Ortak:müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, «kat ihtarnamesi» düzenlenmesiyle alacak «muaccel» hale gelmiş olsa da, alacak taşınmaz rehniyle «teminat» altına alındığından müteselsil kefillere başvurulabilmesi için TBK'nın 586/1. maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olmasının gerektiği, asıl borçlu ve kefillere çıkartılan «tebligat» parçalarının dönmediği, asıl borçlu yönünden «ihtarın» sonuçsuz kalması şartının oluşmadığı, asıl borçlu için ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil sunulmadığı, bu durumda «müteselsil kefiller» yönünden «ipotekle» teminat altına alınan miktar için başvuru şartlarının oluşmadığı, taşınmaz rehni bulunmayan kısım yönünden «ihtiyati haciz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, 567.568,93 TL alacak için asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefillerle ilgili olarak «ipotekle» «teminat» altına alınan kısmı aşan miktar için ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine, ipoteğin borçlu lehine verilmesi nedeniyle «ipotek» miktarı ve aşan kısım için kefillere başvurulabileceğine göre, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, «ihtarnamenin» asıl borçluya tebliğine ilişkin bir belgeye dosya içerisinde rastlanmadığı halde, mahkemece, tebliğ şerhli ihtarnamelere göre borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle asıl borçlu yönünden talebin kabulüne karar verildiğine göre, «müteselsil kefiller» bakımından yazılı şekilde «ihtiyati haciz» talebinin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesine göre «ihtarın» sonuçsuz kalmasının «kefiller» yönünden takip edilebilirlik şartı olduğu, somut olayda «ihtarnamenin» kefillere tebliğ edilmediği, alacaklı bankanın TBK'nın 586/1. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden ve taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefilleri takip edemeyeceği, «genel kredi sözleşmesi» ile tebliğ şerhli ihtarnamelere göre asıl borçlu şirket yönünden borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle kefillere yönelik istemine reddine, borçlu A..
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefalet · kefalet · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesine göre «ihtarın» sonuçsuz kalmasının «kefiller» yönünden takip edilebilirlik şartı olduğu, somut olayda «ihtarnamenin» kefillere tebliğ edilmediği, alacaklı bankanın TBK'nın 586/1. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden ve taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefilleri takip edemeyeceği, «genel kredi sözleşmesi» ile tebliğ şerhli ihtarnamelere göre asıl borçlu şirket yönünden borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle kefillere yönelik istemine reddine, borçlu A..
6098 sayılı TBK'nın "«müteselsilen kefalet»" başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden «kefili» takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür.
Talep, «kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7934 E. 2014/11348 K.
Ortak:kat ihtarı · hesap kat · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, «kat ihtarnamesi» düzenlenmesiyle alacak «muaccel» hale gelmiş olsa da, alacak taşınmaz rehniyle «teminat» altına alındığından müteselsil kefillere başvurulabilmesi için TBK'nın 586/1. maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olmasının gerektiği, asıl borçlu ve kefillere çıkartılan «tebligat» parçalarının dönmediği, asıl borçlu yönünden «ihtarın» sonuçsuz kalması şartının oluşmadığı, asıl borçlu için ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil sunulmadığı, bu durumda «müteselsil kefiller» yönünden «ipotekle» teminat altına alınan miktar için başvuru şartlarının oluşmadığı, taşınmaz rehni bulunmayan kısım yönünden «ihtiyati haciz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, 567.568,93 TL alacak için asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefillerle ilgili olarak «ipotekle» «teminat» altına alınan kısmı aşan miktar için ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine, ipoteğin borçlu lehine verilmesi nedeniyle «ipotek» miktarı ve aşan kısım için kefillere başvurulabileceğine göre, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAlacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece, asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefil ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 31/01/2014 tarihli ihtarla borçlu ve mütselsil «kefile» aynı «ihtarname» ile birlikte başvurulduğu, TBK’nın 586/1.maddesi ikinci cümlesinde «müteselsil kefile» müracaat için borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması gerektiğinin öngörüldüğü, borçlunun açıkça ödeme güçlüğü içinde olduğuna dair delil de bulunmadığı, TBK’nın 390. maddesi hükmü uyarınca «hesabın kat edilmesiyle» birlikte borcun «muaccel» hale geleceğine dair hüküm bakımından artık anılan yasa hükümleri kapsamında kefil açısından muacceliyet şartının önce borçluya ihtarda bulunulması şartına bağlı k …
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, TBK'nın 586/1. maddesi hükmü uyarınca «müşterek borçlu müteselsil kefil» yönünden de talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kefil yönünden talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesabın kat edilmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 31/01/2014 tarihli ihtarla borçlu ve mütselsil «kefile» aynı «ihtarname» ile birlikte başvurulduğu, TBK’nın 586/1.maddesi ikinci cümlesinde «müteselsil kefile» müracaat için borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması gerektiğinin öngörüldüğü, borçlunun açıkça ödeme güçlüğü içinde olduğuna dair delil de bulunmadığı, TBK’nın 390. maddesi hükmü uyarınca «hesabın kat edilmesiyle» birlikte borcun «muaccel» hale geleceğine dair hüküm bakımından artık anılan yasa hükümleri kapsamında kefil açısından muacceliyet şartının önce borçluya ihtarda bulunulması şartına bağlı k …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13422 E. 2013/18079 K.
Ortak:kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, «kat ihtarnamesi» düzenlenmesiyle alacak «muaccel» hale gelmiş olsa da, alacak taşınmaz rehniyle «teminat» altına alındığından müteselsil kefillere başvurulabilmesi için TBK'nın 586/1. maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olmasının gerektiği, asıl borçlu ve kefillere çıkartılan «tebligat» parçalarının dönmediği, asıl borçlu yönünden «ihtarın» sonuçsuz kalması şartının oluşmadığı, asıl borçlu için ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil sunulmadığı, bu durumda «müteselsil kefiller» yönünden «ipotekle» teminat altına alınan miktar için başvuru şartlarının oluşmadığı, taşınmaz rehni bulunmayan kısım yönünden «ihtiyati haciz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, 567.568,93 TL alacak için asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefillerle ilgili olarak «ipotekle» «teminat» altına alınan kısmı aşan miktar için ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine, ipoteğin borçlu lehine verilmesi nedeniyle «ipotek» miktarı ve aşan kısım için kefillere başvurulabileceğine göre, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile «ihtara» gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefiller» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, İİK 68/b maddesine göre; «hesap kat ihtarının tebliğ tarihi» olan 05/06/2013 tarihinden itibaren bir aylık süre geçmediği ve ...'a hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesabın kat edilmesi · hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · tebliğ tarihi
Benzer bu karardaMahkemece, İİK 68/b maddesine göre; «hesap kat ihtarının tebliğ tarihi» olan 05/06/2013 tarihinden itibaren bir aylık süre geçmediği ve ...'a hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme gerekçesinde dayanılan İİK'nun 68/b maddesi uyarınca asıl borçlu şirket yönünden «hesabın kat edilmesiyle» banka kredi alacağı «muaccel» hale gelmiş olup, ayrıca «kat ihtarnamesinin» tebliği zorunlu değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15230 E. 2013/20112 K.
Ortak:kat ihtarı · hesap kat · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname
İncelediğiniz karardaMahkemece, «kat ihtarnamesi» düzenlenmesiyle alacak «muaccel» hale gelmiş olsa da, alacak taşınmaz rehniyle «teminat» altına alındığından müteselsil kefillere başvurulabilmesi için TBK'nın 586/1. maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olmasının gerektiği, asıl borçlu ve kefillere çıkartılan «tebligat» parçalarının dönmediği, asıl borçlu yönünden «ihtarın» sonuçsuz kalması şartının oluşmadığı, asıl borçlu için ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil sunulmadığı, bu durumda «müteselsil kefiller» yönünden «ipotekle» teminat altına alınan miktar için başvuru şartlarının oluşmadığı, taşınmaz rehni bulunmayan kısım yönünden «ihtiyati haciz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, 567.568,93 TL alacak için asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefillerle ilgili olarak «ipotekle» «teminat» altına alınan kısmı aşan miktar için ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine, ipoteğin borçlu lehine verilmesi nedeniyle «ipotek» miktarı ve aşan kısım için kefillere başvurulabileceğine göre, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlık bakımından «müteselsil kefile» başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefile tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 24.06.2013 tarihinde asıl borçlu ve kefile tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 08.07.2013 tarihinde «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Maddesi gereğince usulüne uygun olarak aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «müteselsil kefile» başvurma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile «ihtara» gerek bulunmadığı nazara alınıp, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap sözleşmesi · müteselsil kefalet · tebliğ tarihi · cari hesap · kefalet · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaİİK'nın 68/b. maddesinde "borçlu «cari hesap» veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın «kredi sözleşmesinde» belirttiği adresine, borçlu «cari hesap sözleşmesinde» belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır.
6098 sayılı TBK'nın "«müteselsilen kefalet»" karar başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden «kefili» takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür.
Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih «tebliğ tarihi» sayılır." düzenlemesi getirilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5762 E. , 2014/7866 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/01/2014
NUMARASI 2014/8-2014/8 D.İŞ
Bakırköy 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/01/2014 tarih ve 2014/8-2014/8 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, E. K. San. ve Tic. A.Ş.'nin bankalarından kullandığı kredilere diğer borçluların müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarını, borcun kat ihtarı tebliğine rağmen ödenmediğini, asıl kredi borcunun teminatı için alınan ipoteklerin alacağın 567.568,93 TL'lik kısmını karşılamadığını, ipoteklerin müşterek borçlu müteselsil kefillerin borçlarının teminatı olmadığını ileri sürerek, asıl borçlu yönünden 567.568,93 TL üzerinden, müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden 4.362.041,03 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kat ihtarnamesi düzenlenmesiyle alacak muaccel hale gelmiş olsa da, alacak taşınmaz rehniyle teminat altına alındığından müteselsil kefillere başvurulabilmesi için TBK'nın 586/1. maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olmasının gerektiği, asıl borçlu ve kefillere çıkartılan tebligat parçalarının dönmediği, asıl borçlu yönünden ihtarın sonuçsuz kalması şartının oluşmadığı, asıl borçlu için ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil sunulmadığı, bu durumda müteselsil kefiller yönünden ipotekle teminat altına alınan miktar için başvuru şartlarının oluşmadığı, taşınmaz rehni bulunmayan kısım yönünden ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, 567.568,93 TL alacak için asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Alacaklı banka tarafından hesap kat edilerek asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı talep edilmiş, mahkemece asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefillerle ilgili olarak ipotekle teminat altına alınan kısmı aşan miktar için ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Müteselsil kefillere başvurulabilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve mütesselsil kefillere alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, söz konusu kat ihtarının asıl borçluya 07.01.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen ihtara rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine, ipoteğin borçlu lehine verilmesi nedeniyle ipotek miktarı ve aşan kısım için kefillere başvurulabileceğine göre, müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101843400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz