İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3714 E. 2016/4278 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 586↗ müteselsil kefalet↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesine göre ihtarın sonuçsuz kalmasının kefiller yönünden takip edilebilirlik şartı olduğu, somut olayda ihtarnamenin kefillere tebliğ edilmediği, alacaklı bankanın TBK'nın 586/1. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden ve taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefilleri takip edemeyeceği, genel kredi sözleşmesi ile tebliğ şerhli ihtarnamelere göre asıl borçlu şirket yönünden borcun muaccel hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle kefillere yönelik istemine reddine, borçlu A.. Ş.. hakkındaki talebin kabulü ile 51.334,78 TL alacağın temini için adı geçen borçlunun menkul, gayrimenkul mal varlıkları ile üçüncü şahıslardaki alacaklarından haczi kabil ve borca yeter miktardaki kesiminin ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın "müteselsilen kefalet" başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür. Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya veya taşınmaz rehnine başvurulması ve şayet bu yolla alacağın tahsili mümkün olmaz ise bu takdirde kefile müracaat edilmesi gerekmektedir.
./..
Somut uyuşmazlık bakımından müteselsil kefillere başvurulabilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçluya ve kefillere alacağının ödenmesini isteyen 14.11.2013 tarihli ihtarnameleri gönderdiği, ihtarda borcun ödenmesi için asıl borçluya 24 saat süre verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, ihtarnamenin asıl borçluya tebliğine ilişkin bir belgeye dosya içerisinde rastlanmadığı halde, mahkemece, tebliğ şerhli ihtarnamelere göre borcun muaccel hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle asıl borçlu yönünden talebin kabulüne karar verildiğine göre, müteselsil kefiller bakımından yazılı şekilde ihtiyati haciz talebinin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9225 E. 2013/14683 K.
Ortak:müteselsil kefalet · müteselsil kefil · kefalet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz kararda6098 sayılı TBK'nın "«müteselsilen kefalet»" başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden «kefili» takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür.
Ancak, «ihtarnamenin» asıl borçluya tebliğine ilişkin bir belgeye dosya içerisinde rastlanmadığı halde, mahkemece, tebliğ şerhli ihtarnamelere göre borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle asıl borçlu yönünden talebin kabulüne karar verildiğine göre, «müteselsil kefiller» bakımından yazılı şekilde «ihtiyati haciz» talebinin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesine göre «ihtarın» sonuçsuz kalmasının «kefiller» yönünden takip edilebilirlik şartı olduğu, somut olayda «ihtarnamenin» kefillere tebliğ edilmediği, alacaklı bankanın TBK'nın 586/1. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden ve taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefilleri takip edemeyeceği, «genel kredi sözleşmesi» ile tebliğ şerhli ihtarnamelere göre asıl borçlu şirket yönünden borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle kefillere yönelik istemine reddine, borçlu A..
Benzer bu karardaBorçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile «ihtara» gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefiller» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
6098 sayılı TBK'nın "«müteselsilen kefalet»" karar başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden «kefili» takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamı uyarınca TBK 586/1. maddesi ikinci cümlesi uyarınca «müteselsil kefile» müracaat için, borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması şartlarının birlikte arandığı, borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil bulunmadığı, asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması üzerine müteselsil kefile müracaat edilebileceği, kefiller yönünden alacağın henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle müteselsil kefiller yönünden istemin reddine, asıl borçlu yönünden istemin %15 oranında «teminat» karşılığında kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamı uyarınca TBK 586/1. maddesi ikinci cümlesi uyarınca «müteselsil kefile» müracaat için, borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması şartlarının birlikte arandığı, borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil bulunmadığı, asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması üzerine müteselsil kefile müracaat edilebileceği, kefiller yönünden alacağın henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle müteselsil kefiller yönünden istemin reddine, asıl borçlu yönünden istemin %15 oranında «teminat» karşılığında kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15230 E. 2013/20112 K.
Ortak:müteselsil kefalet · müteselsil kefil · kefalet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz kararda6098 sayılı TBK'nın "«müteselsilen kefalet»" başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden «kefili» takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür.
Ancak, «ihtarnamenin» asıl borçluya tebliğine ilişkin bir belgeye dosya içerisinde rastlanmadığı halde, mahkemece, tebliğ şerhli ihtarnamelere göre borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle asıl borçlu yönünden talebin kabulüne karar verildiğine göre, «müteselsil kefiller» bakımından yazılı şekilde «ihtiyati haciz» talebinin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesine göre «ihtarın» sonuçsuz kalmasının «kefiller» yönünden takip edilebilirlik şartı olduğu, somut olayda «ihtarnamenin» kefillere tebliğ edilmediği, alacaklı bankanın TBK'nın 586/1. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden ve taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefilleri takip edemeyeceği, «genel kredi sözleşmesi» ile tebliğ şerhli ihtarnamelere göre asıl borçlu şirket yönünden borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle kefillere yönelik istemine reddine, borçlu A..
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlık bakımından «müteselsil kefile» başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefile tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 24.06.2013 tarihinde asıl borçlu ve kefile tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 08.07.2013 tarihinde «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Maddesi gereğince usulüne uygun olarak aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «müteselsil kefile» başvurma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın "«müteselsilen kefalet»" karar başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden «kefili» takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap sözleşmesi · kat ihtarı · tebliğ tarihi · hesap kat · cari hesap
Benzer bu karardaİİK'nın 68/b. maddesinde "borçlu «cari hesap» veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın «kredi sözleşmesinde» belirttiği adresine, borçlu «cari hesap sözleşmesinde» belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır.
Alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek borçlu ve kefillere «ihtarname» gönderilmiştir.
Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih «tebliğ tarihi» sayılır." düzenlemesi getirilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta «kat ihtarı» asıl borçlunun adresine gönderilmiş ve verilen sürede asıl borçlu borcu ödememiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12505 E. 2014/13512 K.
Ortak:müteselsil kefil · kefalet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaAncak, «ihtarnamenin» asıl borçluya tebliğine ilişkin bir belgeye dosya içerisinde rastlanmadığı halde, mahkemece, tebliğ şerhli ihtarnamelere göre borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle asıl borçlu yönünden talebin kabulüne karar verildiğine göre, «müteselsil kefiller» bakımından yazılı şekilde «ihtiyati haciz» talebinin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesine göre «ihtarın» sonuçsuz kalmasının «kefiller» yönünden takip edilebilirlik şartı olduğu, somut olayda «ihtarnamenin» kefillere tebliğ edilmediği, alacaklı bankanın TBK'nın 586/1. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden ve taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefilleri takip edemeyeceği, «genel kredi sözleşmesi» ile tebliğ şerhli ihtarnamelere göre asıl borçlu şirket yönünden borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle kefillere yönelik istemine reddine, borçlu A..
Talep, «kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Somut olayda, asıl borçluya yönelik bir istem olmaması ve dosyaya «ibraz» edilen «kredi sözleşmesinde» «kefil» ...'nun taşınmazının «ipotek» verildiğinin belirtilmesi karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirtilerek ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa karşı taraf kefillerin «kefaleti» için mi verildiğinin tespiti ile sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi · ipotek · iflas · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, asıl borçluya yönelik bir istem olmaması ve dosyaya «ibraz» edilen «kredi sözleşmesinde» «kefil» ...'nun taşınmazının «ipotek» verildiğinin belirtilmesi karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirtilerek ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa karşı taraf kefillerin «kefaleti» için mi verildiğinin tespiti ile sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Talep, «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
İİK'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapabilir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, alacak miktarının «ipotekle» temin edildiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12116 E. 2013/16987 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaAncak, «ihtarnamenin» asıl borçluya tebliğine ilişkin bir belgeye dosya içerisinde rastlanmadığı halde, mahkemece, tebliğ şerhli ihtarnamelere göre borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle asıl borçlu yönünden talebin kabulüne karar verildiğine göre, «müteselsil kefiller» bakımından yazılı şekilde «ihtiyati haciz» talebinin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesine göre «ihtarın» sonuçsuz kalmasının «kefiller» yönünden takip edilebilirlik şartı olduğu, somut olayda «ihtarnamenin» kefillere tebliğ edilmediği, alacaklı bankanın TBK'nın 586/1. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden ve taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefilleri takip edemeyeceği, «genel kredi sözleşmesi» ile tebliğ şerhli ihtarnamelere göre asıl borçlu şirket yönünden borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle kefillere yönelik istemine reddine, borçlu A..
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaKararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Somut olayda «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin talebi bu yönden değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · teminat
Benzer bu karardaMahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın «ipotek» ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12116 E. 2013/16987 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaAncak, «ihtarnamenin» asıl borçluya tebliğine ilişkin bir belgeye dosya içerisinde rastlanmadığı halde, mahkemece, tebliğ şerhli ihtarnamelere göre borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle asıl borçlu yönünden talebin kabulüne karar verildiğine göre, «müteselsil kefiller» bakımından yazılı şekilde «ihtiyati haciz» talebinin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesine göre «ihtarın» sonuçsuz kalmasının «kefiller» yönünden takip edilebilirlik şartı olduğu, somut olayda «ihtarnamenin» kefillere tebliğ edilmediği, alacaklı bankanın TBK'nın 586/1. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden ve taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefilleri takip edemeyeceği, «genel kredi sözleşmesi» ile tebliğ şerhli ihtarnamelere göre asıl borçlu şirket yönünden borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle kefillere yönelik istemine reddine, borçlu A..
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaKararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Somut olayda «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin talebi bu yönden değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · teminat
Benzer bu karardaMahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın «ipotek» ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9242 E. 2013/14692 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaAncak, «ihtarnamenin» asıl borçluya tebliğine ilişkin bir belgeye dosya içerisinde rastlanmadığı halde, mahkemece, tebliğ şerhli ihtarnamelere göre borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle asıl borçlu yönünden talebin kabulüne karar verildiğine göre, «müteselsil kefiller» bakımından yazılı şekilde «ihtiyati haciz» talebinin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesine göre «ihtarın» sonuçsuz kalmasının «kefiller» yönünden takip edilebilirlik şartı olduğu, somut olayda «ihtarnamenin» kefillere tebliğ edilmediği, alacaklı bankanın TBK'nın 586/1. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden ve taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefilleri takip edemeyeceği, «genel kredi sözleşmesi» ile tebliğ şerhli ihtarnamelere göre asıl borçlu şirket yönünden borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle kefillere yönelik istemine reddine, borçlu A..
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaYukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı Banka tarafından, talep dışı borçlu ile karşı taraf/borçlu müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinde alacağının ödenmesini istediği «kat ihtarnamesi» borçluya 26.03.2013, «müteselsil kefiller» ...'e 21.03.2013, ...'a 26.03.2013, ...'e 22.03.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacaklı Banka vekilince 11.04.2013 tarihinde …
… Borçlar Kanunu'nun 586. maddesi hükmü uyarınca, alacaklı tarafça öncelikle borcun ödenmesi konusunda asıl borçluya başvurularak kendisine borcunu ödemesi konusunda «ihtar» çekilmesinin gerektiği, bu ihtarın sonuçsuz kalmasından sonra müteselsil kefillere keşide edilecek ihtar ile asıl borçlunun borcunu ödemediği belirtilerek borcun ödemesinin istenebileceği, «ihtiyati haciz» isteyen/alacaklı bankaca sadece asıl borçlu ile kefillere aynı «ihtarname» ile borç ödeme ihtarında bulunduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nun 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefilin temerrüdü · ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · temerrüt tarihi · tebligat · temerrüt
Benzer bu karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nun 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Müteselsil «kefile» «ihtar» çekilmesi, sadece onun takipten önce «temerrüde» düşürülmesi ile ilgili bir sorundur.
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı Banka tarafından, talep dışı borçlu ile karşı taraf/borçlu müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinde alacağının ödenmesini istediği «kat ihtarnamesi» borçluya 26.03.2013, «müteselsil kefiller» ...'e 21.03.2013, ...'a 26.03.2013, ...'e 22.03.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacaklı Banka vekilince 11.04.2013 tarihinde …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/422 E. 2014/1788 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname
İncelediğiniz karardaAncak, «ihtarnamenin» asıl borçluya tebliğine ilişkin bir belgeye dosya içerisinde rastlanmadığı halde, mahkemece, tebliğ şerhli ihtarnamelere göre borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle asıl borçlu yönünden talebin kabulüne karar verildiğine göre, «müteselsil kefiller» bakımından yazılı şekilde «ihtiyati haciz» talebinin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesine göre «ihtarın» sonuçsuz kalmasının «kefiller» yönünden takip edilebilirlik şartı olduğu, somut olayda «ihtarnamenin» kefillere tebliğ edilmediği, alacaklı bankanın TBK'nın 586/1. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden ve taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefilleri takip edemeyeceği, «genel kredi sözleşmesi» ile tebliğ şerhli ihtarnamelere göre asıl borçlu şirket yönünden borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle kefillere yönelik istemine reddine, borçlu A..
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefillere müracaat edilebileceğine ilişkin TBK'nın 586/1. maddesinin ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1., 2. ve 3. maddeleri uyarınca, «müteselsil kefiller» yönünden alacağın talep tarihindeki şartlar itibarıyla henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle, müteselsil kefillere yönelik «ihtiyati haciz» isteminin reddine, alacak rehinle temin edilmemiş ve karşı tarafla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı yeterli «teminat» da alınmış bulunduğundan asıl borçlu E.
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Ayrıca kanunda «müteselsil kefile» «ihtar» çekilmesi şartı aranmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefilin temerrüdü · taşınır rehni · ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · temerrüt tarihi · tebligat · temerrüt · teminat
Benzer bu karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefillere müracaat edilebileceğine ilişkin TBK'nın 586/1. maddesinin ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1., 2. ve 3. maddeleri uyarınca, «müteselsil kefiller» yönünden alacağın talep tarihindeki şartlar itibarıyla henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle, müteselsil kefillere yönelik «ihtiyati haciz» isteminin reddine, alacak rehinle temin edilmemiş ve karşı tarafla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı yeterli «teminat» da alınmış bulunduğundan asıl borçlu E.
Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan «müteselsil kefile» gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya veya «taşınır rehnine» başvurulması ve şayet bu yolla alacağın tahsili mümkün olmaz ise bu takdirde kefile müracaat edilmesi gerekmektedir.
Müteselsil «kefile» «ihtar» çekilmesi, sadece onun takipten önce «temerrüde» düşürülmesi ile ilgili bir sorundur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3714 E. , 2016/4278 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ..ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/11/2013
NUMARASI 2013/522-2013/522 D.İŞ
...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/11/2013 tarih ve 2013/522-2013/522 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkilince A.. Ş..'ye kullandırılan kredinin ödenmediğini, diğer borçluların kredi sözleşmesini müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini ileri sürerek 51.334,78 TL alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesine göre ihtarın sonuçsuz kalmasının kefiller yönünden takip edilebilirlik şartı olduğu, somut olayda ihtarnamenin kefillere tebliğ edilmediği, alacaklı bankanın TBK'nın 586/1. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden ve taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefilleri takip edemeyeceği, genel kredi sözleşmesi ile tebliğ şerhli ihtarnamelere göre asıl borçlu şirket yönünden borcun muaccel hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle kefillere yönelik istemine reddine, borçlu A.. Ş.. hakkındaki talebin kabulü ile 51.334,78 TL alacağın temini için adı geçen borçlunun menkul, gayrimenkul mal varlıkları ile üçüncü şahıslardaki alacaklarından haczi kabil ve borca yeter miktardaki kesiminin ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın "müteselsilen kefalet" başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür. Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya veya taşınmaz rehnine başvurulması ve şayet bu yolla alacağın tahsili mümkün olmaz ise bu takdirde kefile müracaat edilmesi gerekmektedir.
./..
Somut uyuşmazlık bakımından müteselsil kefillere başvurulabilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçluya ve kefillere alacağının ödenmesini isteyen 14.11.2013 tarihli ihtarnameleri gönderdiği, ihtarda borcun ödenmesi için asıl borçluya 24 saat süre verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, ihtarnamenin asıl borçluya tebliğine ilişkin bir belgeye dosya içerisinde rastlanmadığı halde, mahkemece, tebliğ şerhli ihtarnamelere göre borcun muaccel hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle asıl borçlu yönünden talebin kabulüne karar verildiğine göre, müteselsil kefiller bakımından yazılı şekilde ihtiyati haciz talebinin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın alacaklı banka yararına BOZULMASINA, 18/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/202237800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz